yönetmek - Turc Anglais Dictionnaire
Historique

yönetmek



Sens de "yönetmek" dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 48 résultat(s)

Turc Anglais
Common Usage
yönetmek conduct v.
yönetmek administer v.
yönetmek manage v.
yönetmek direct v.
General
yönetmek mastermind v.
yönetmek direct v.
yönetmek boss v.
yönetmek administrate v.
yönetmek captain v.
yönetmek command v.
yönetmek edit v.
yönetmek chair v.
yönetmek run v.
yönetmek oversee v.
yönetmek lead v.
yönetmek superintend v.
yönetmek steer v.
yönetmek supervise v.
yönetmek operate v.
yönetmek police v.
yönetmek run the show v.
yönetmek dispensate v.
yönetmek guide v.
yönetmek head v.
yönetmek govern v.
yönetmek administer v.
yönetmek preside v.
yönetmek rule v.
yönetmek manage business v.
yönetmek steward v.
yönetmek imperate v.
yönetmek administrate v.
Phrasals
yönetmek work with
Trade/Economic
yönetmek administer
yönetmek preside
yönetmek manage
yönetmek rule
yönetmek control
yönetmek run
Law
yönetmek rule
yönetmek conduct
Politics
yönetmek head
yönetmek oversee
yönetmek govern
Technical
yönetmek manage
yönetmek govern
yönetmek rule
Textile
yönetmek handle

Sens de "yönetmek" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 79 résultat(s)

Turc Anglais
Common Usage
gözetip denetleyerek yönetmek supervise v.
General
hasta yatağından ülkeyi yönetmek rule a country while lying sick in bed v.
ayin yönetmek (din görevlisi) officiate v.
hile ile yönetmek rig v.
kötü yönetmek mishandle v.
yönetmek (ayin) celebrate v.
kötü yönetmek misgovern v.
bir şirket yönetmek run a company v.
aşai rabbani ayinini yönetmek celebrate v.
kötü yönetmek mismanage v.
kötü yönetmek misrule v.
bilinç altındaki güdüleri yönetmek sublime v.
despotça yönetmek tyrannise v.
baskıyla yönetmek tyrannise v.
şirketi yönetmek head the company v.
davayı yönetmek conduct a case v.
liman yönetmek manage a harbour v.
fon yönetmek administer fund v.
fon yönetmek manage fund v.
perde arkasından yönetmek pull the wires v.
maç yönetmek refree a match v.
maç yönetmek conduct a match v.
oturumu yönetmek preside over the session v.
oturumu yönetmek manage the session v.
iyi yönetmek manage well v.
katı bir şekilde yönetmek rule with an iron hand v.
toplantı yönetmek chair a meeting v.
katı bir şekilde yönetmek rule with an iron fist v.
katı bir şekilde yönetmek rule with a rod of iron v.
toplantı yönetmek preside over a meeting v.
toplantı yönetmek conduct a meeting v.
ustalıkla yönetmek manipulate v.
dümenle yönetmek steer v.
zalimce yönetmek grind down v.
zalimce yönetmek tyrannize v.
zalimce yönetmek tyrannise v.
parayı yönetmek manage money v.
ülke yönetmek rule a country v.
ülke yönetmek govern a country v.
toplumu yönetmek govern the society v.
ülkeyi idare etmek/yönetmek govern the country v.
ülkeyi idare etmek/yönetmek run the country v.
ülkeyi idare etmek/yönetmek rule the country v.
baskıyla yönetmek tyrannize v.
despotça yönetmek tyrannize v.
dünyayı yönetmek/idare etmek run the world v.
bir bölüm yönetmek run a department v.
filmi yönetmek direct the picture v.
(birkaç rahibin) kilise ayinini birlikte yönetmek concelebrate v.
(mirası) yönetmek administer v.
bir işi yönetmek run a business n.
Phrasals
ile yönetmek act through
yoluyla yönetmek act through
ile yönetmek govern by means of
yoluyla yönetmek govern by means of
Colloquial
ev yönetmek keep house
yan şirketlerden birini yönetmek run one of the subsidiaries
Idioms
kadife eldivenle yönetmek rule with a velvet glove
yumuşak ve nazik bir şekilde yönetmek rule with a velvet glove
düzenli ve disiplinli yönetmek run a tight ship
düzenli ve disiplinli yönetmek run a taut ship
demir yumrukla yönetmek rule with an iron fist
demir yumrukla yönetmek use a firm hand
demir yumrukla yönetmek exercise a firm hand
katı bir biçimde yönetmek rule somebody with a rod of iron
katı bir biçimde yönetmek rule somebody with an iron fist/hand
sıkı yönetmek run a tight ship
sıkı yönetmek run a taut ship
Trade/Economic
bir işi planlayıp başarı ile yürütmek, yönetmek, düzenlemek mastermind
haberleşmeyi yönetmek conduct the correspondence
kötü yönetmek maladminister
kötü yönetmek manage poorly
Technical
bisiklet motosiklet vb ini yönetmek için kullanılan ve ön tekere kumanda eden kısım handle bar
bir gemiyi yönetmek con
Computer
paylaştırılan klasörleri yönetmek için komutlar commands for administering shared folders
Traffic
trafiği yönetmek direct the traffic
Football
maçı yönetmek refree the match
maçı yönetmek conduct the match
Music
orkestra yönetmek conduct