çok kötü - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

çok kötü



"çok kötü" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 56 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
çok kötü awful s.
General
çok kötü arrant s.
çok kötü calamitous s.
çok kötü sad s.
çok kötü appalling s.
çok kötü abominable s.
çok kötü atrocious s.
çok kötü terrible s.
çok kötü vicious s.
çok kötü wretched s.
çok kötü egregious s.
çok kötü miserable s.
çok kötü unspeakable s.
çok kötü nefarious s.
çok kötü abysmal s.
çok kötü evil s.
çok kötü villainous s.
çok kötü bad s.
çok kötü deplorable s.
çok kötü diabolical s.
çok kötü ghastly s.
çok kötü criminal s.
çok kötü execrable s.
çok kötü unmentionable s.
çok kötü dire s.
çok kötü chronic s.
çok kötü abominable s.
çok kötü ungodly s.
çok kötü unholy s.
çok kötü awfully zf.
Colloquial
çok kötü bliddy s.
çok kötü crumbum s.
çok kötü dreadful s.
çok kötü dook s.
çok kötü duke s.
çok kötü festy s.
çok kötü a (damn) sight worse expr.
çok kötü a deuce of a expr.
çok kötü the deuce of a expr.
çok kötü something awful expr.
Idioms
çok kötü a dog's breakfast i.
çok kötü a dog's dinner i.
çok kötü no good to gundy [obsolete] [australia] s.
çok kötü to high heaven zf.
Speaking
çok kötü that's awful expr.
çok kötü it is too bad expr.
Gastronomy
çok kötü very bad s.
Archaic
çok kötü rascally s.
Slang
çok kötü wack (rap slang) s.
çok kötü hellacious s.
çok kötü (something) blows expr.
çok kötü wigity-wack (rap slang) expr.
çok kötü sucks ass expr.
çok kötü fubar (fucked up but all right) expr.
çok kötü fubar (fouled up beyond any/all recognition) expr.
British Slang
çok kötü total pants expr.

"çok kötü" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 109 sonuç

Türkçe İngilizce
General
çok kötü dövmek wallop f.
çok kötü hissetmek feel terrible f.
bilgisayar oyununa yeni başlayıp da çok kötü oynamak noob f.
çok kötü olma atrociousness i.
çok kötü olma ickiness i.
çok kötü durum ruin i.
çok kötü bir durum misery i.
çok kötü olma beastliness i.
çok kötü olma terribility [rare] i.
çok kötü halde at a low ebb s.
çok kötü (şey) wicked s.
çok kötü durumda at a low ebb s.
çok kötü yazılmış (kitap/yazı) putdownable s.
çok kötü ve itici minging s.
çok kötü durumda on the rack zf.
çok kötü bir şekilde calamitously zf.
çok kötü biçimde atrociously zf.
çok kötü biçimde abominably zf.
çok kötü bir şöhretle nefariously zf.
-den çok daha kötü far worse than ed.
Phrases
çok kötü/çirkin as sin zf.
en/çok (komik/iyi/kötü) quite the (most something) expr.
ya çok iyi ya da çok kötü sonuçlanan durum boom or bust expr.
Colloquial
çok kötü durumda olmak be up against it f.
çok kötü olmak bite the big one f.
çok kötü düşmek take a nasty fall f.
çok kötü sonuçlar doğurmak explode in someone's face f.
çok kötü sonuçlar doğurmak blow up in someone's face f.
gönlünü çok kötü kaptırmak have got it bad f.
kötü bir durumdan mümkün olduğunca çok yarar sağlamaya çalışmak make the best of it f.
çok kötü/zayıf durumda olmak have had it f.
çok kötü bir şey the pits i.
çok kötü boksör tomato can i.
çok kötü durumda far gone s.
rezil/çok kötü/bombok (bir şey veya kişi) a hell of a someone or something zf.
rezil/çok kötü/bombok (bir şey veya kişi) a helluva someone or something zf.
(daha çok kadın için) kötü yola girmiş/kötü yola düşmüş no better than (one) ought to be expr.
(daha çok kadın için) kötü yola girmiş/kötü yola düşmüş no better than (one) should be expr.
berbat/çok kötü/tam bir baş belası (kişi/şey) one heck of a (something or someone) expr.
bu çok kötü that's sucks expr.
çok kötü bir durumda out of it expr.
çok kötü! so gross! expr.
çok kötü durumda at its lowest ebb expr.
çok kötü/berbat (something) from hell expr.
sigara içmek çok kötü bir alışkanlıktır smoking is a very bad habit expr.
gönlünü çok kötü kaptırmış got it bad expr.
Idioms
olumsuz/fena/çok kötü eleştirmek rip (someone or something) apart f.
olumsuz/fena/çok kötü eleştirmek rip (someone or something) to pieces f.
kötü bir alışkanlığı devam ettirebilmek için çok para/emek/çaba harcamak feed the beast f.
çok kötü bir iş çıkarmak make a poor fist of (something) f.
birisini çok kötü benzetmek knock the stuffing out of someone f.
birisini çok kötü benzetmek kick the natural stuffing out of someone f.
birisini çok kötü benzetmek knock the starch out of someone f.
bir şeyi berbat etmek/çok kötü yapmak make a dog's breakfast of something f.
birisini çok kötü benzetmek take the stuffing out of someone f.
bir işte çok kötü/beceriksiz olmak can’t do something for toffee f.
birine karşı çok kötü olmak be hard on f.
birisini çok kötü benzetmek beat the stuffing out of someone f.
birine çok kötü davranmak be hard on f.
birisini çok kötü benzetmek beat the natural stuffing out of someone f.
birisini çok kötü benzetmek kick the stuffing out of someone f.
çok kötü öksürmek cough up a storm f.
çok kötü duruma düşmek go all to pieces f.
çok kötü dalaşmak fight like kilkenny cats f.
olumsuz/fena/çok kötü eleştirmek rip someone to bits f.
çok kötü sonuçlar yaşamadan vazgeçmek quit while the going is good f.
stadyum ya da tiyatroların ucuz ama çok kötü bir görüş açısı olan oturma bölümleri the nosebleeds i.
çok kötü (bir şey) a deuce of a (something) i.
çok daha kötü a (damn) sight worse zf.
kötü etkiledi/çok derinden etkiledi hit the hardest expr.
(bir yer) gerçekten çok kötü kokuyor! it smells like someone died in (some place)! expr.
burası çok kötü kokuyor! somebody died in here! expr.
burası gerçekten çok kötü kokuyor? who died in here? expr.
Speaking
bu çok kötü that's too bad expr.
bu çok kötü that's pretty awful expr.
çok kötü soğuk almışım I had a really bad cold expr.
çok kötü üşütmüşüm I had a really bad cold expr.
çok kötü bir anda yakaladınız beni you caught me at just a bad time expr.
çok kötü görünmüyor it doesn't look so bad expr.
çok kötü görünmüyor it doesn't look very bad expr.
çok kötü görünmüyor it doesn't look too bad expr.
gerçekten çok kötü bir gün geçiriyorum I'm having a really bad day expr.
sesin çok kötü geliyor you sound terrible expr.
(geçmiş zaman) çok kötü olmalı it must have been so bad expr.
Medical
habis ve çok kötü bir santral sinir sistemi tümörü glioblastoma multiforme i.
habis ve çok kötü bir santral sinir sistemi tümörü glioblastoma i.
Botanic
tohumları saflık bozucu madde olarak kahveye karıştırılan çok yapraklı kötü kokulu bitki cassia occidentalis (senna occidentalis) i.
tohumları saflık bozucu madde olarak kahveye karıştırılan çok yapraklı kötü kokulu bitki coffee senna i.
tohumları saflık bozucu madde olarak kahveye karıştırılan çok yapraklı kötü kokulu bitki mogdad coffee i.
tohumları saflık bozucu madde olarak kahveye karıştırılan çok yapraklı kötü kokulu bitki stinking weed i.
tohumları saflık bozucu madde olarak kahveye karıştırılan çok yapraklı kötü kokulu bitki styptic weed i.
Military
çok kötü durumdayız this is fucking fubar expr.
Music
bir müzik parçasını çok kötü çalmak murder the piece of music f.
Latin
çok kötü bir yıl annus horribilis i.
Slang
birine/bir şeye çok kötü davranmak shit all over somebody/something f.
çok kötü olmak suck f.
eline yüzüne bulaştırmak/çok kötü yapmak be (totally) fucked up f.
çok kötü olmak suck balls f.
çok kötü olmak suck donkey balls f.
(birine) çok kötü davranmak hate on (someone) f.
çok kötü kokan osuruk cheezer i.
çok kötü kimse scumbag i.
bir şeyin çok kötü ya da yetersiz olduğunu vurgulamak için kullanılan sıfat naffing s.
çok/aşırı/korkunç kötü shit-ass s.
çok/aşırı/korkunç kötü shitass s.
bu çok kötü that's a pisser expr.
British Slang
çok kötü kokan smellies i.
çok kötü! that’s total pants! expr.
çok başarısız/kötü piss poor expr.