üretmek - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

üretmek



"üretmek" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 39 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
üretmek generate f.
üretmek produce f.
General
üretmek produce f.
üretmek manufacture f.
üretmek procreate f.
üretmek procure f.
üretmek spawn f.
üretmek come up with f.
üretmek fabricate f.
üretmek bring out f.
üretmek turn out f.
üretmek generating f.
üretmek bring something out f.
üretmek reproduce f.
üretmek put out f.
üretmek raise f.
üretmek turn something out f.
üretmek propagate f.
üretmek breed f.
üretmek put something out f.
üretmek churn out f.
üretmek produced f.
üretmek incubate f.
üretmek grow f.
üretmek obtain f.
Trade/Economic
üretmek produce
üretmek manufacture
üretmek fabricate
üretmek output
üretmek generate
üretmek make of
üretmek turn out
Law
üretmek fabricate
Technical
üretmek propagate
üretmek produce
üretmek manufacture
üretmek pro fabricate
Telecom
üretmek generate
Linguistics
üretmek generate

"üretmek" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 94 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
yeniden üretmek reproduce f.
General
(alkollü içecek) üretmek vint f.
bahane üretmek pretext f.
bahane üretmek allege as a pretext f.
bahaneler üretmek pretext f.
bahaneler üretmek make excuses f.
bilgi üretmek produce knowledge f.
bilgi üretmek produce information f.
çok büyük miktarda üretmek overproduce f.
çözüm üretmek produce a solution f.
çözüm üretmek generate a solution f.
çözüm üretmek work out f.
çözüm üretmek find a solution f.
çözüm üretmek bring a matter to a solution f.
çözüm üretmek work towards a solution f.
çözüm üretmek solve f.
çözüm üretmek produce solution f.
çözüm üretmek create a solution f.
çözüm üretmek suss out f.
çözüm üretmek find a way (out) f.
çözüm üretmek deliver solution f.
daha fazla üretmek outproduce f.
düşünce üretmek come up with ideas f.
düşünce üretmek create ideas f.
düşünce üretmek produce ideas f.
düşünce üretmek generate ideas f.
düşünce üretmek generate an idea f.
enerji üretmek produce energy f.
fazla üretmek overproduce f.
fikir üretmek produce an idea f.
fikir üretmek generate an idea f.
fikir üretmek produce ideas f.
fikir üretmek think up an idea f.
gereğinden fazla üretmek overproduce f.
ham maddeden üretmek create from raw stuff f.
ham maddeden üretmek create from raw material f.
harita bilgisi üretmek produce map information f.
harita üretmek produce map f.
hizmet üretmek serve f.
katalog üretmek produce catalogue f.
madeni parayı eritip yenisini üretmek remint f.
melez ırk üretmek cross f.
önceden üretmek prefabricate f.
politika üretmek produce a policy f.
politika üretmek develop a policy f.
proje üretmek devise a project f.
proje üretmek produce a project f.
saat üretmek watchmake f.
saat üretmek watchmaking f.
seri olarak üretmek mass-produce f.
talebi aşan miktarda üretmek overproduce f.
teknoloji üretmek produce technology f.
teknoloji üretmek develop technology f.
toplu üretmek mass produce f.
yasadışı alkol üretmek moonshine f.
Phrasals
'a amacıyla üretmek produce for
bolca üretmek churn out
-den üretmek produce from
'e için üretmek produce for
kalitesine bakmaksızın çok sayıda üretmek crank out
kalitesine bakmaksızın çok sayıda üretmek grind out
yeni problemler ya da fikirler üretmek throw up
Idioms
sipariş geldikçe üretmek build something to order
siparişe göre üretmek build something to order
Slang
yasa dışı alkol üretmek make moonshine
Trade/Economic
bir siparişin ilk bölümünü üretmek için gereken süre first piece time
-den üretmek make of
tarımsal üretim faaliyetlerinde belli bir ürün miktarını üretmek üzere yoğun biçimde makine kullanılarak işgücü miktarının azaltılması annuity method
yeniden üretmek remanufacture
yeniden üretmek reproduce
Technical
basınçlı hava üretmek amacıyla kullanılan su ile çalışan pompa trompe
buhar üretmek steam
elektrik üretmek generate power
elektrik üretmek produce power
elektrik üretmek generate electricity
elektrik üretmek produce electricity
fotoğrafçılık ile klişe üretmek photoengrave
gerilim üretmek için bir elektrolit içinde etki yapan benzer olmayan iki metal levha veya elektrot voltaic couple
polarizasyon üretmek polarise
polarizasyon üretmek polarize
rezonans üretmek resonate
tekrar üretmek reproduce
Computer
yeniden üretmek regenerate
Construction
parçalarını önceden üretmek prefabricate
Marine
dalga enerjisi üretmek için yapılan dalgakıran wave power extracting breakwater
Medical
(kanserli hücrelerin yaptığı gibi) gereğinden fazla üretmek overexpress
aşırı üretmek overexpress
proteoglikanlar üretmek produce proteoglycans
sarkom üretmek sarcomagenic
Chemistry
amonyak içeren bileşik üretmek ammoniate
Biology
laboratuvarda mikrop üretmek culture
mikroorganizmaları uygun ortamda üretmek cultivate
sporlar üretmek sporulate
Military
ateş üretmek için ağaç yüzeye sürtülen çubuk fire plough