açılmak - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

açılmak



"açılmak" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 69 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
açılmak open f.
açılmak be opened f.
General
açılmak burst forth f.
açılmak disperse f.
açılmak unfurl f.
açılmak ravel out f.
açılmak widen f.
açılmak overspend f.
açılmak become relaxed f.
açılmak clear f.
açılmak air f.
açılmak fine f.
açılmak disclose one's secret f.
açılmak expand f.
açılmak clarify f.
açılmak open in f.
açılmak thaw f.
açılmak move away f.
açılmak stretch f.
açılmak lay f.
açılmak open oneself f.
açılmak untwist f.
açılmak untwine f.
açılmak disentangle f.
açılmak come loose f.
açılmak gape f.
açılmak unload f.
açılmak unroll f.
açılmak unfold f.
açılmak come untied f.
açılmak flower f.
açılmak put to sea f.
açılmak get loose f.
açılmak bare f.
açılmak rise f.
açılmak loosen up f.
açılmak blossom f.
açılmak unstick f.
açılmak loosen f.
açılmak unclose f.
açılmak give f.
açılmak come open f.
açılmak refresh f.
açılmak admit somebody f.
açılmak unbend f.
açılmak open up f.
açılmak uncoil f.
açılmak unwrap f.
açılmak spread f.
açılmak open out f.
açılmak be in the clear f.
açılmak diverge f.
açılmak come out of one's shell f.
açılmak unfasten f.
açılmak come undone f.
açılmak dilate f.
açılmak yawn f.
açılmak work loose f.
açılmak effuse f.
açılmak unwind f.
açılmak admit somebody into one's confidence f.
açılmak get opened f.
açılmak confide f.
açılmak get back f.
Slang
açılmak spill guts
Trade/Economic
açılmak open
Aeronautic
açılmak unlatch
açılmak fade in
Marine
açılmak stand off

"açılmak" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 147 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
denize açılmak sail f.
açılmak (kapı) be opened f.
General
kısmeti açılmak receive a marriage proposal f.
araları açılmak fall out f.
denize açılmak put off f.
yurtdışı pazarlara açılmak enter the foreign markets f.
açılmak (halka şeklinde sarılı bir şey) uncoil f.
birdenbire açılmak spring f.
fermuarı açılmak unzip f.
denize açılmak stand off f.
denize açılmak put out to sea f.
yelpaze şeklinde açılmak fan f.
açılmak (sarılı bir şey) unwind f.
denize açılmak protrude to sea f.
kısmeti açılmak be in luck f.
gözü açılmak become shrewd f.
uykusu açılmak pass off f.
denize açılmak shove off f.
denize açılmak put away f.
yurtdışına açılmak open abroad f.
içi açılmak feel relieved f.
açılmak (katlanmış bir şey) unfold f.
açılmak (sarılı bir şey) unwrap f.
birbirine açılmak (odalar) communicate f.
birbirine açılmak communicate f.
arası açılmak fall out with somebody f.
açılmak (sıkılmış el) unclench f.
kabak çiçeği gibi açılmak become free and easy f.
kısmeti açılmak (gelin olma) receive a marriage proposal f.
gözü açılmak awaken f.
yurtdışına açılmak do business abroad f.
gözü gönlü açılmak be cheered up f.
tekrar açılmak reopen f.
denize açılmak put to sea f.
açılmak (gökyüzü/hava) be in the clear f.
gözü açılmak awake f.
dikişleri açılmak rip f.
zihni açılmak feel mentally alert f.
arası açılmak have a falling out with somebody f.
arası açılmak fall out with f.
dikişleri açılmak (stitches) be opened f.
dışa açılmak open to foreign countries f.
dikişi açılmak (stitches) be opened f.
tekneyle açılmak take a boat out f.
yerleşime açılmak be opened for settlement f.
yerleşime açılmak be opened to settlement f.
piyasa açılmak (market) pick up f.
piyasa açılmak (market) rally f.
ziyarete açılmak be opened to visit f.
turizme açılmak be opened to tourism f.
hakkında dava açılmak be sued f.
kıyıdan açılmak sail from the shore f.
kullanıma açılmak be opened for use f.
hizmete açılmak put into service f.
kullanıma açılmak be opened to use f.
(hava) açılmak clear up f.
piyasaya açılmak break into market f.
piyasaya açılmak get into market f.
araları açılmak be a odds with f.
ibadete açılmak be opened to worship f.
yurtdışına açılmak expand abroad f.
yurt dışına açılmak expand abroad f.
yurt dışına açılmak expand overseas f.
yurtdışına açılmak expand overseas f.
gözleri fal taşı gibi açılmak be moon-eyed f.
-e açılmak open out on f.
-e açılmak open into f.
-e açılmak open onto f.
yüzemeyeceği kadar açılmak get out of one's depth f.
boyunu aşacak kadar açılmak get out of one's depth f.
açılmak (bir oda başka bir odaya) communicate with f.
araları açılmak fall to loggerheads f.
bilinci açılmak restore to consciousness f.
bilinci açılmak resuscitate f.
bilinci açılmak regain consciousness f.
içeriden açılmak be opened from the inside f.
dışarıdan açılmak be opened from the outside f.
bilinci açılmak recover consciousness f.
birisine açılmak bare to someone f.
trafik açılmak the traffic jam to break up f.
dışa açılmak/şubeleşmek branch out to f.
oturma odasına açılmak open into the living room f.
terasa açılmak open out onto the terrace f.
bahçeye açılmak open out onto the terrace f.
hakkında soruşturma açılmak be indicted f.
(kapı) hemen merdivene açılmak swing over stairs f.
pazara açılmak get into market f.
denize açılmak go sailing f.
yelkenliyle açılmak go sailing f.
ibadete açılmak be opened for worship f.
aniden açılmak pop open f.
açılmak (bahçeye/odaya) admit f.
denize çıktıktan sonra açılmak üzere kaptana verilen kapalı zarf içindeki emir sealed orders i.
Phrasals
şansı açılmak luck out
(bir yere) açılmak lead up to something
-ile açmak/açılmak open with
yanmak/açılmak (lamba/ışık) come on
açılmak (bir oda başka bir odaya) open into
Colloquial
hızla açılmak fly open
birdenbire açılmak fly open
aniden açılmak fly open
şansı açılmak one's lucky number comes up
yırtılıp açılmak rip open
sinüsleri açılmak one’s sinuses to clear
Idioms
araları açılmak be at odds with someone
araları açılmak be at loggerheads
yüzü gözü açılmak learn about the birds and bees
denize açılmak go to sea
içi açılmak cheer up
şaşkınlıktan gözleri faltaşı gibi açılmak raise an eyebrow
birine açılmak bare one's heart
birine açılmak bare one's soul
şansı açılmak hit the jackpot
iştahı açılmak work up an appetite
(özellikle bir şeyler yaptıktan sonra) iştahı açılmak get up an appetite
birisine açılmak bare one's soul to someone
birisine açılmak bare one's soul
birisine açılmak bare one's heart
(av vb) sezonu başlamak/açılmak come into season
gözleri açılmak the scales fall from somebody's eyes
birine açılmak have a heart-to-heart talk
şansı açılmak strike lucky
şansı açılmak strike it lucky
(fırsat anlamında) kapılar açılmak doors open up
birine açılmak pour out one's soul
kullanıma açılmak come into service
işletmeye açılmak come on stream
birine açılmak unbosom oneself to someone
birine açılmak unburden oneself to someone
arası açılmak be caught up in a row with
Slang
başına ciddi işler açılmak get in some serious shit
Trade/Economic
dünyaya açılmak globalize
(şirket) halka açılmak go public
halka açılmak go public
dünyaya açılmak globalise
Politics
dünyaya açılmak open up to the world
Computer
açılmak (mail vb) get opened
Marine
denize açılmak outstand
yavaş yavaş açılmak edge away from
kıyıdan açılmak lay off
denize açılmak set sail for
kıyıdan iterek açılmak shove off
Marine Biology
denize açılmak debouch
Botanic
yarılıp açılmak dehisce f.
(tohum kabuğu) yarılıp açılmak dehisce
Cinema
açılmak (tv) fade in
açılmak (tv) fade-in