açmak - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

açmak



"açmak" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 135 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
açmak open f.
General
açmak amplify f.
açmak clear away f.
açmak unbind f.
açmak throw open f.
açmak draw out f.
açmak usher f.
açmak evolve f.
açmak thaw out f.
açmak unlace f.
açmak clear f.
açmak clear off f.
açmak open up f.
açmak turn f.
açmak vacate f.
açmak unthread f.
açmak cut loose f.
açmak suit f.
açmak introduce f.
açmak loose f.
açmak tune in on f.
açmak develop f.
açmak untwist f.
açmak cleave f.
açmak loosen up f.
açmak ravel out f.
açmak unfurl f.
açmak disentangle f.
açmak roll out f.
açmak unlatch f.
açmak cave f.
açmak unwrap f.
açmak unseal f.
açmak unsnarl f.
açmak sleave f.
açmak acuminate f.
açmak splay out f.
açmak begin f.
açmak untie f.
açmak unravel f.
açmak unclothe f.
açmak extricate f.
açmak spread out f.
açmak unmask f.
açmak turn something on f.
açmak dilate f.
açmak unbosom f.
açmak unloose f.
açmak bloom f.
açmak inaugurate f.
açmak set f.
açmak flatten f.
açmak bare f.
açmak unhitch f.
açmak lay open f.
açmak ring up f.
açmak unveil f.
açmak unstop f.
açmak fade f.
açmak expand f.
açmak undo f.
açmak deploy f.
açmak unfasten f.
açmak turn up f.
açmak untwine f.
açmak switch something on f.
açmak uncase f.
açmak drill f.
açmak thaw f.
açmak elaborate f.
açmak spread f.
açmak wage f.
açmak disclose f.
açmak roll f.
açmak whet f.
açmak unclose f.
açmak lay bare f.
açmak site f.
açmak bring up the subject f.
açmak denude f.
açmak bring up in conversation f.
açmak unburden f.
açmak put f.
açmak ravel f.
açmak clear up f.
açmak untangle f.
açmak widen f.
açmak uncover f.
açmak evoive f.
açmak jimmy f.
açmak strip f.
açmak sharpen f.
açmak broach f.
açmak loosen f.
açmak uncloak f.
açmak cut f.
açmak unfold f.
açmak unmuffle f.
açmak cave in f.
açmak denudate f.
açmak open out f.
açmak unwind f.
açmak unroll f.
açmak uncoil f.
açmak institute f.
açmak unlock f.
açmak turn on f.
açmak unpack f.
açmak open f.
açmak unreave f.
açmak wind up f.
açmak confide f.
açmak commence f.
açmak display f.
açmak switch f.
açmak unloosen f.
açmak jemmy f.
açmak abstringe f.
Idioms
açmak make up
Trade/Economic
açmak open
Technical
açmak unzip
açmak unpin
açmak tune on
açmak expose
açmak power on
Computer
açmak set on
açmak switch on
açmak decompress
açmak power on
açmak vary-on
Informatics
açmak power on
Aeronautic
açmak trip
Botanic
açmak dehisce f.
Hunting
açmak exlend
Archaic
açmak ope f.

"açmak" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 500 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
(katlanmış bir seyi) açmak unfold f.
(sarılı bir şeyi) açmak unfurl f.
çiçek açmak blossom f.
çiçek açmak bloom f.
dava açmak sue f.
dava açmak file suit f.
güvenip sırrını açmak confide f.
kilidini açmak unlock f.
yol açmak cause f.
General
(ambalajını) açmak unwrap f.
(araba) camı açmak roll down window (of a car) f.
(av) sezonu/mevsimi açmak declare open season f.
(düğmeye basıp) açmak switch on f.
(karışık bir şeyi) açmak disentagle f.
(katlanmış bir şeyi) açmak unfold f.
(kilidi) maymuncukla/telle açmak pick f.
(paket vb.) açmak unpack f.
(savaş vb) açmak wage f.
(savaş) açmak wage f.
(savaş) açmak offer f.
(ses/görüntü) yavaş yavaş açmak fade-up f.
(şişenin) tıpasını açmak uncork f.
(tabancanın) emniyetini açmak turn off the safety f.
(zarara vb) yol açmak wreak f.
açmak (bağdaş) uncross f.
açmak (bavul) open f.
açmak (belirli bir sayfayı) turn to f.
açmak (bir konuyu) broach f.
açmak (bir yeri birine) throw open to f.
açmak (cihaz vb) turn on f.
açmak (çiçek/yaprak) be out f.
açmak (delik) prick f.
açmak (fermuarı) unzip f.
açmak (halka şeklinde sarılı bir şeyi) uncoil f.
açmak (ışığı/radyoyu vb'ni) put on f.
açmak (iştahı) give an edge to f.
açmak (kangal) uncurl f.
açmak (kapı, pencere) open f.
açmak (karışık bir şeyi) untangle f.
açmak (kasayı) crack f.
açmak (katlanmış bir şeyi) unfold f.
açmak (kilit) pass f.
açmak (koli/paket vb) open f.
açmak (kuyu, maden ocağı vb'ni) sink f.
açmak (makaraya sarılı bir şeyi) uncoil f.
açmak (mühür vb) unseal f.
açmak (örtü vb) unveil f.
açmak (örtü, kapak vb) uncover f.
açmak (paket vb) unpack f.
açmak (rulo) unroll f.
açmak (sarılı bir paket vb) unwind f.
açmak (sarılı bir şeyi) unwrap f.
açmak (sarılı bir şeyi) unwind f.
açmak (sıkılmış eli) unclench f.
açmak (şemsiye) put up f.
açmak (tıkanık bir şeyi) unclog f.
açmak (tıkanmış lavabo vb'ni) unplug f.
açmak (tıkanmış yeri) unstop f.
açmak (tokayı) unclasp f.
açmak (vida vb) unpin f.
açmak (yelken, bayrak gibi sarılı bir şeyi) unfurl f.
açmak (yol) wind f.
açmak/çözmek unreel or unwind something f.
adisyon açmak start a tab f.
ağzını açmak open one's mouth f.
ağzını havaya açmak left empty-handed f.
ağzını havaya açmak be left empty-handed f.
aksamalara yol açmak cause hitches f.
aksamalara yol açmak cause impediments f.
aleyhinde dava açmak sue against f.
aleyhinde dava açmak file charges against f.
aleyhine dava açmak indict f.
anahtarsız açmak (kilidi) pick f.
aniden açmak burst f.
araba camını açmak wind up f.
arabanın ön camına kurşun delikleri açmak put bullet holes through the windshield f.
aralarını açmak cause a rift between f.
aralarını açmak alienate f.
aralarını açmak create a rift f.
aralarını açmak set at variable f.
aralarını açmak disunite f.
aralarını açmak make bad blood f.
aralarını açmak estrange f.
arazi açmak clear land f.
arızalanıp stop etmesine yol açmak (motorun) stall f.
ateş açmak open fire f.
ateş açmak commence fire f.
avuç açmak cadge f.
avuç açmak beg f.
avuçlarını bitiştirerek çanak gibi açmak cup one's hands f.
bacakları 180 derece açmak do a split f.
bacakları 180 derece açmak do the split f.
bağcıklarını açmak unlace f.
bağcıklarını açmak (ayakkabı) unlace f.
bağları açmak loosen the ties f.
bağlarını açmak unlace f.
bahar açmak blossom f.
bahis açmak bring up f.
bahis açmak bring up a subject f.
baklava açmak roll out the dough for baklava f.
banka hesabı açmak open a bank account f.
bankada hesap açmak open a bank account f.
baş parmağıyla açmak flip open f.
başına dert açmak bring trouble on f.
başına dert açmak get one's knife into f.
başına dert açmak borrow trouble f.
başına iş açmak bring trouble on f.
başına iş açmak get into a scrape f.
başına iş açmak/bela olmak raise the dickens (with someone or something) f.
bayi açmak open dealership f.
bayrak açmak unfurl f.
bayrak açmak unfurl a flag f.
bayramlık ağzını açmak swear f.
bayramlık ağzını açmak talk inappropriate f.
belirli bir istasyonu açmak tune in f.
beyaz bir sayfa açmak back to square one f.
beyaz bir sayfa açmak start with a clean slate f.
beyaz bir sayfa açmak turn over a new leaf f.
beyaz sayfa açmak back to square one f.
beyaz sayfa açmak start with a clean slate f.
beyaz sayfa açmak turn over a new leaf f.
bilgisayarı açmak turn on the computer f.
bilinçsizce/gayri ihtiyari açmak drop open f.
bir dizi delik açmak perforate f.
bir grubun çılgınca kaçışmasına yol açmak stampede f.
bir klinik açmak open a clinic f.
bir kuruma karşı dava açmak file a suit against the institution f.
bir patlamaya yol açmak cause an explosion f.
bir şeyi buhara tutarak açmak steam something open f.
bir şeyi manivela görevini gören bir şeyle açmak pry something open f.
bir şeyi manivela görevini gören bir şeyle açmak prize something open f.
bir şeyi yırtarak açmak rip something open f.
bir şeyi yırtarak açmak tear something open f.
bir şeyin fermuarını açmak zipper something open f.
bir şeyin fermuarını açmak unzip f.
biraz açmak half-open f.
birdenbire açmak spring f.
biri için yer açmak make room for someone f.
birine (karşı) kuşku uyandıran/sağlam temellere dayanmayan (şüpheli/soru işaretli) bir dava açmak mount a questionable case against someone f.
birine karşı savaş açmak levy war on f.
birine telefon açmak telephone someone f.
birinin (bir başkasından) hoşlanmamasına yol açmak put someone off f.
birinin aleyhine dava açmak proceed against f.
birinin aleyhine dava açmak bring an action f.
birinin başına iş açmak make things lively for someone f.
birinin düşünmesine yol açmak give someone pause f.
birinin gözünü açmak open someone's eyes f.
birinin iştahını açmak whet someone's appetite f.
birinin kendi nefsiyle mücadele etmesine yol açmak tempt f.
birisi aleyhine dava açmak bring an action against one f.
boşanma davası açmak sue for a divorce f.
boşanma davası açmak file for divorce f.
bozulmasına yol açmak disrupt f.
-cek şekilde/üzere genişletmek/genişlemek/açmak expand to f.
celseyi açmak open the session f.
cennetin kapısını açmak be worthy of heaven f.
çağ açmak open a period f.
çatısını açmak unroof f.
çevirerek açmak unscrew f.
çevirip açmak twist off f.
çığır açmak begin f.
çığır açmak break fresh ground f.
çığır açmak blaze a trail f.
çığır açmak break new ground f.
çığır açmak mark an era f.
çığır açmak mark a new epoch f.
çığır açmak make a breakthrough f.
çığır açmak pioneer f.
çığır açmak break ground f.
çıtçıtını açmak unsnap f.
çiçek açmak flower f.
çiçek açmak be in flower f.
çiçek açmak effloresce f.
çiçek açmak come into flower f.
çiçek açmak blow f.
çiçek açmak bust out f.
çiçek açmak be in blossom f.
çiçek açmak blossom f.
çiçek açmak bloom f.
çukur açmak dig f.
çukur açmak saucerize f.
çukur açmak dent f.
çukur açmak hollow f.
çukur açmak dig a hole f.
çukur açmak hollow out f.
çukur açmak scoop out f.
çukur açmak excavate f.
çukurlar açmak (bir yerde) pit f.
damar yolu açmak establish vascular access f.
dava açmak prefer charges f.
dava açmak commence a suit f.
dava açmak claim f.
dava açmak open a case f.
dava açmak file a lawsuit f.
dava açmak enter an action f.
dava açmak bring a suit against f.
dava açmak proceed f.
dava açmak claim against f.
dava açmak press a charge f.
dava açmak commence f.
dava açmak indict f.
dava açmak take an action f.
dava açmak bring a suit f.
dava açmak prosecute f.
dava açmak call f.
dava açmak go law f.
dava açmak process f.
dava açmak present a case f.
dava açmak litigate f.
dava açmak take action f.
dava açmak bring suit f.
dava açmak file a claim f.
dava açmak make a plea f.
dava açmak sue f.
dava açmak bring an action against f.
dava açmak plead f.
dava açmak enter a lawsuit against f.
dava açmak go to law f.
dava açmak complain f.
dava açmak bring an action f.
dava açmak bring a lawsuit f.
delik açmak dig a hole f.
delik açmak run through f.
delik açmak honeycomb f.
delik açmak make a hole f.
delik açmak make a hole in f.
delik açmak bore a hole in f.
delik açmak drill f.
delik açmak perforate f.
delik açmak empierce f.
delik açmak burrow f.
delik açmak ream out f.
delik açmak slot f.
delik açmak trepan f.
delik açmak hole f.
delik açmak ream f.
delik açmak puncture f.
delik açmak vent f.
delik açmak pierce f.
delik açmak broach f.
delik açmak bore f.
delik açmak (gaz veya sıvının giriş çıkışını sağlamak için) vent f.
derdini açmak unburden f.
derdini açmak confide one's troubles f.
derdini açmak get something off one's chest f.
derin bir çukur açmak yawn f.
derin yara açmak gash f.
dert açmak lead to trouble f.
dert açmak cause trouble f.
devam etmesine yol açmak cause to continue f.
devir açmak open an era f.
devreyi açmak switch on f.
diş açmak tooth f.
diyalog açmak open dialog f.
dolanmış şeyi açmak unwind f.
dolanmış şeyi açmak unreave f.
dosya açmak open a file f.
düğmelerini açmak unbutton f.
düğmesini çevirerek elektrikli bir aygıtı açmak switch on f.
düğmeye basıp açmak/kapatmak switch f.
düğüm açmak undo f.
düğüm açmak untie a knot f.
dükkan açmak set up shop f.
dükkan açmak set up a shop f.
dükkan açmak open a shop f.
dünyaya gözlerini açmak open one's eyes to the world f.
dünyaya gözlerini açmak be born f.
dünyaya gözünü açmak open one's eyes to the world f.
dürülmüş şeyi açmak roll out f.
düşmana ateş açmak open fire on the enemy f.
düşüncesini açmak express one's thought f.
-e açmak open up f.
-e yer açmak make room for f.
-e yol açmak occasion f.
-e yol açmak trigger f.
-e yol açmak prompt f.
-e yol açmak set f.
-e yol açmak create f.
el açmak beg for f.
elbisesinin fermuarını açmak unzip one’s dress f.
elektronik eşyaları açmak switch on f.
elektronik eşyaları açmak turn on f.
ellerini açmak open your hands f.
emniyet mandalını açmak release the safety catch f.
enflasyona neden olmak/yol açmak cause inflation f.
enflasyona neden olmak/yol açmak lead to inflation f.
evde şemsiye açmak open an umbrella indoors f.
evde şemsiye açmak open an umbrella in the house f.
evin içinde şemsiye açmak open an umbrella indoors f.
evin içinde şemsiye açmak open an umbrella in the house f.
evini açmak open up one's house f.
facebook hesabı açmak create a facebook account f.
fal açmak tell fortunes f.
fal taşı gibi açmak open one's eyes wide f.
femuarı açmak unzip f.
fermuarını açmak unzip f.
fermuarla açmak unzip f.
fıçıda delik açmak stave in f.
fırını açmak turn on the oven f.
geçmişte başına iş açmak bring a trouble in the past f.
gedik açmak make inroads into f.
gedik açmak breach f.
gedik açmak make a breach in f.
gizli bir mevziden ateş açmak snipe at f.
gönül açmak cheer somebody up f.
gözlerini açmak unblind f.
gözlerini açmak wake up f.
gözlerini açmak be born f.
gözlerini dünyaya açmak be born f.
gözünü açmak disabuse of f.
gözünü açmak awake f.
gözünü açmak disillusion f.
gözünü açmak wake f.
gözünü açmak undeceive f.
gözünü açmak disabuse f.
gözünü açmak shake up f.
gözünü açmak keep one's eyes open f.
gözünü açmak beware f.
gözünü açmak open one's eyes f.
gözünü açmak disenchant f.
gözünü açmak waken f.
gözünü açmak keep one's eyes peeled f.
gözünü açmak keep one's eyes skinned f.
gözünü açmak alert f.
gözünü dört açmak be watchful f.
gözünü dört açmak be on the alert f.
gözünü dört açmak keep one's eyes peeled f.
gözünü dört açmak keep one's eyes open f.
gözünü dört açmak look sharp f.
gözünü dört açmak keep one's eyes skinned f.
gözünü dört açmak be all eyes f.
gözünü hastanede açmak end up in the hospital f.
güneş açmak become sunny f.
hak talebi davası açmak revendicate f.
hakkında kamu davası açmak file a criminal case against f.
hakkında kovuşturma açmak prosecute f.
halka açmak open to public f.
halkın hizmetine açmak bring into use f.
halkın hizmetine açmak bring into service f.
hamur açmak roll out dough f.
harp açmak wage war against f.
harp açmak wage war f.
harp açmak wage war on f.
hastane açmak open a hospital f.
hastanın ölümüyle sonuçlanan krize yol açmak cause the crisis which led to patient’s death f.
hat açmak (telefon) install a telephone line f.
hediyesini açmak open one's gift f.
hendek açmak gutter f.
hendek açmak dike f.
hesap açmak open an account f.
hizmete açmak put into service f.
hizmete açmak take into service f.
hizmete açmak bring into service f.
huzursuzluğa yol açmak cause dissatisfaction f.
huzursuzluğa yol açmak cause discontent f.
ışığı açmak switch on the light f.
ışığı açmak put on the light f.
ışığı açmak flick on the light f.
ışığı açmak turn the light on f.
ışığı açmak turn on the light f.
ışıkları açmak switch on the lights f.
ışıkları açmak turn on the lights f.
-i açmak bring out f.
-i değiştirerek bozulmasına yol açmak tamper with f.
ibadete açmak open to worship f.
içini açmak unburden one's heart f.
içini açmak bare one's soul f.
içini açmak bare one's heart f.
iftar açmak break fast f.
iftarını açmak break fast f.
ihale açmak initiate a tender f.
ihale açmak issue invitations for tender f.
ihale açmak invite bids f.
iki yana açmak spread f.
iletişim kanallarını açmak open the communication channels f.
ilik açmak buttonhole f.
ilk çaldırışta telefonu açmak pick (it) up on the first ring f.
imara açmak develop f.
imara açmak be zoned for construction f.
imara açmak be zoned for housing f.
-in yolunu açmak pave the way for f.
istihkak davası açmak file a claim in court f.
işletmeye açmak put into operation f.
işletmeye açmak operationalise f.
işletmeye açmak operationalize f.
iştah açmak appetize f.
iştah açmak whet f.
iştahını açmak whet one's appetite f.
iştahını açmak give an edge to one's appetite f.
iştahını açmak increase one's appetite f.
ite kaka yol açmak elbow f.
iz açmak furrow f.
kalabalığa ateş açmak fire into the crowd f.
kalbini açmak open one's heart to f.
kalbini açmak open one's heart f.
kalem açmak sharpen a pencil f.
kalem açmak point a reed (for use as a pen) f.
kamera açmak turn on the camera f.
kanal açmak canalise f.
kanal açmak canalize f.
kanal açmak channel f.
kanat açmak protect f.
kanat açmak defend f.
kangalı açmak uncoil f.
kanuni kovuşturma açmak take legal proceedings f.
kapağını açmak uncap f.
kapağını açmak uncover f.
kapalı yerde şemsiye açmak open an umbrella indoors f.
kapalı yerde şemsiye açmak open an umbrella in the house f.
kapılarını açmak open one's doors f.
kapısını açmak open one's door to f.
kapıyı açmak open the door f.
kapıyı açmak answer the door f.
kapıyı anahtarla açmak open the door with a key f.
kargaşaya yol açmak riot f.
karışık bir şeyi açmak untangle f.
karışıklığa yol açmak lead to disorder f.
karışıklığa yol açmak lead to confusion f.
karışıklığa yol açmak cause confusion f.
karşı ateş açmak shoot back f.
karşı dava açmak counterclaim f.
kart açmak card f.
kartlarını açmak lay the cards on the table f.
kasa açmak safecrack f.
katını açmak unfold f.
kayıt açmak create an account f.
kayıt açmak sign up f.
kazaya yol açmak cause an accident f.
kelepçesini açmak unclamp f.
kendine yol açmak worm one's way f.
kesenin ağzını açmak loosen one's purse strings f.
kesenin ağzını açmak push the boat out f.
kesilmesine yol açmak (toplantının) disrupt f.
kesip içini açmak lay open f.
kesip iki yana doğru açmak butterfly f.
kılıçla yol açmak slash f.
kırarak delik açmak stave in f.
kıskacını açmak unclamp f.
kilidi açmak unlock f.
kilidi açmak unbar f.
kilidini açmak unlock f.
kilit açmak unlock f.
kim olduğunu öğrenmek için kapıyı açmak open the door to see who it is f.
klinik açmak open up a clinic f.
klinik açmak open a medical clinic f.
klinik açmak open a clinic f.
klipsini açmak unclip f.
kod açmak decipher f.
kod açmak decode f.
koli/paket açmak unwrap f.
kollarını alabildiğine açmak spread one's arms wide f.
konserve açmak open a can f.
kontağı açmak switch on the motor f.
konu açmak open a topic f.
konu açmak open a subject f.
konu açmak start a topic f.
konusunu açmak raise f.
konuyu açmak open up the subject f.
konuyu açmak broach the subject f.
konuyu açmak bring up the subject f.
kovuşturma açmak start a prosecution f.
kovuşturma açmak prosecute f.
kredi açmak issue a credit f.
kredi açmak accredit f.
kredi açmak give somebody a loan of money f.
kriptolu bir metni açmak decrypt f.
kristalize olmasına yol açmak cause to crystallize f.
krize yol açmak cause crisis f.
krize yol açmak lead to crisis f.
krize yol açmak result in crisis f.
kucak açmak receive with open arms f.
kucak açmak embrace f.
kulağını açmak open one's ears f.
kullanıma açmak bring into use f.
kullanıma açmak bring into service f.
kullanıma açmak put into service f.
kumarhane açmak open a casino f.
kumarhane açmak open up a casino f.
kutuyu açmak open the box f.
kuyu açmak drill a well f.
kuyu açmak drill f.
kuyu açmak dig a pit f.
kuyu açmak dig a well f.
lağım açmak build a sewer f.
lambayı açmak turn up the wick f.
levye ile açmak jemmy f.
levye ile açmak jimmy f.
mağaza açmak set up a shop f.
mağaza açmak open a shop f.
mahkeme açmak bring a lawsuit f.
mahkeme açmak file a lawsuit f.
mahkemede dava açmak file a lawsuit f.
makası açmak increase the gap f.
mandalını açmak unlatch f.
manivela ile açmak prise f.
manivela ile açmak prize f.
masa açmak set a table f.
masa açmak lay a table f.
masraf açmak cause expense f.
masraf açmak put someone to expense f.