ağız - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

ağız



"ağız" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 90 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
ağız opening i.
ağız mouth i.
ağız dialect i.
General
ağız jaw i.
ağız lip i.
ağız embouchure i.
ağız provincialism i.
ağız vernacular i.
ağız brim i.
ağız maw i.
ağız debouchment i.
ağız brink i.
ağız vent i.
ağız beestings i.
ağız shibboleth i.
ağız blade i.
ağız idiom i.
ağız gob i.
ağız mug i.
ağız dialect i.
ağız crossroads i.
ağız edge i.
ağız opening i.
ağız beak i.
ağız cutting edge i.
ağız junction i.
ağız muzzle (gun) i.
ağız first milk i.
ağız kisser i.
ağız biestings i.
ağız potato trap i.
ağız colostrum i.
ağız eyewash i.
ağız jaws i.
ağız talk i.
ağız persuasive talk i.
ağız muzzle i.
ağız rim i.
ağız chop i.
ağız anulus i.
ağız keen edge i.
ağız inlet i.
ağız accent i.
ağız mouth i.
ağız intake i.
ağız foramen i.
ağız hydrant i.
ağız jet i.
ağız orifice i.
ağız outlet i.
ağız port i.
ağız register i.
ağız stoma i.
ağız beastings i.
ağız talk i.
ağız oral s.
Colloquial
ağız bunghole i.
ağız cakehole
Slang
ağız trap i.
Trade/Economic
ağız outlet
Technical
ağız port
ağız nozzle
ağız jet
ağız intake
ağız lead-in
ağız orifice
Marine
ağız opening width
ağız outfall
Medical
ağız orifice
Dentistry
ağız mouth
Astronomy
ağız achernar i.
Zoology
ağız bill
Linguistics
ağız tongue i.
ağız dialect
ağız local dialect
ağız local language
ağız mouth
ağız oral
ağız subdialect
ağız vocational slang
ağız variety
British Slang
ağız bake (irish/scottish)
ağız beak
ağız chops
ağız gob
ağız laughing gear
ağız mush
ağız mug
ağız cake-hole
ağız pie-hole

"ağız" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 500 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
ağız kavgası etmek squabble f.
ağız kavgası squabble i.
ağız dalaşı squabble i.
ağız kavgası quarrel i.
General
ağız ağıza vermek whisper privately to each other f.
ağız kavgası etmek cross swords with f.
ağız kavgası yapmak fight verbally f.
ağız kokusu çekmek grin and bear it f.
ağız dalaşı yapmak have a row f.
ağız kalabalığı etmek be verbose f.
ağız kavgasına tutuşmak squabble f.
ağız aramak see how the wind blows f.
ağız aramak take a sounding f.
ağız ile çiğnemek chew f.
son söz birinin olmak (bir tartışmanın/ağız kavgasının sonunda) have the last word f.
ağız kavgası yapmak wrangle f.
ağız kavgası etmek bandy words f.
ağız aramak sound out somebody f.
ağız yapmak shuffle f.
ağız kavgası etmek have a row f.
ağız aramak pump f.
ağız açmamak be silent f.
ağız kalabalığına getirmek confuse by a flow of words f.
ağız kavgası etmek spat f.
ağız dalaşı yapmak brawl f.
ile ağız kavgası yapmak bandy words with f.
ağız aramak put out a feeler f.
ağız yoklamak sound somebody out f.
ağız aramak feel the pulse f.
ağız yapmak try to explain away a matter f.
ağız kavgası yapmak squabble f.
ağız değiştirmek change one's tune f.
ağız kavgası etmek spar f.
ağız yoluyla almak incept f.
ağız dalaşına girmek cross swords f.
ağız şapırdatmak smack one's mouth f.
ağız şapırdatmak slurp one's mouth f.
ağız çalkalamak rinse one's mouth f.
ağız çalkalamak gargle one's mouth f.
ağız dalaşına girmek lock horns with f.
ağız dalaşı yapmak lock horns with f.
ağız dalaşı yapmak bandy f.
bir antibiyotiği ağız yoluyla vermek give an antibiotic orally f.
ağız şapırdatmak chew loudly f.
ağız kavgası spar i.
ağız (korkunç bir yere açılan) maw i.
ağız bardak brim i.
ağız sıkılığı discretion i.
ağız sıkılığı secrecy i.
ağız tadı gusto i.
ağız kavgası quarrel i.
ağız şakası jesting i.
ağız dalaşı argument i.
ağız kavgası row i.
ağız (kaya, uçurum) brink i.
ağız kımıldat mouth i.
ağız armonikası harmonica i.
ağız değişikliği variety in food i.
ağız mızıkası mouthorgan i.
ağız tadı palate i.
ağız dalaşı spat i.
ağız dolusu mouthful i.
ağız kavgası wordy warfare i.
ağız dalaşı bicker i.
ağız mızıkası harmonica i.
ağız kavgası altercation i.
ağız kavgası bickering i.
ağız tadı relish i.
ağız parçası mouth part i.
ağız sıkılığı discreetness i.
ağız kavgası spat i.
ağız sapı manubrium i.
ağız alışkanlığı the habit of using a certain expression i.
ağız kavgası wrangle i.
ağız mızıkası mouth organ i.
ağız kalabalığı rant i.
ağız kalabalığı loquacity i.
ağız kavgası yapma wrangle i.
ağız tadı enjoyment i.
kemiriclerde bulunan ağız kesesi cheek pouch i.
ağız bozukluğu scurrility i.
ağız kavgası battle of words i.
ağız tamburası jew's harp i.
ağız tadı harmony i.
ağız (bardak vb) brim i.
ağız sıkılığı reserve i.
içinden su akan ağız spout i.
ağız bozukluğu profanity i.
ağız kavgası words i.
ağız kısmı embouchure i.
ağız tadı peace i.
ağız kavgası slanging match i.
bayramlık ağız cursing i.
keskin ağız sharp edge i.
ağız dalaşı row i.
ilk ağız first person i.
ağız kavgası yapma flyte i.
hayvanın ağız ve burnu muzzle i.
ağız şakası joke i.
ağız veya kulak yarası canker i.
ağız kokusu foul breath i.
ağız sütü colostrum i.
ağız sütü beestings i.
ağız dalaşına giren kimse scuffler i.
ağız değiştiren kimse shuffler i.
ağız tıkacı gag i.
(kesici şeyde) ağız blade i.
ağız spreyi mouth spray i.
ağız boşluğu oral cavity i.
ağız birliği concurrence i.
ağız birliği agreement i.
ağız dalaşı brawl i.
ağız ve burnu örten koruyucu maske respirator i.
ağız dalaşı screaming match i.
ağız dalaşı quarrel i.
ağız dalaşı battle of words i.
ağız dalaşı slanging match i.
ağız dalaşı passage of (or at) arms i.
ağız dalaşı argle-bargle i.
şiddetli ağız kavgası a knock-down drag-out fight i.
ağız dalaşı argy-bargy i.
ağız kavgası bust-up i.
ağız kavgası set-to i.
çatal ağız delta i.
bozuk ağız filth i.
ağız boşluğu mouth cavity i.
ağız kokusu jungle mouth i.
ağız temizliği oral cleaning i.
şom ağız evil tongue i.
ağız kokusu pastili cachous i.
ağız dalaşı etme squabbling i.
ağız kokusu pastili cachou i.
ağız sütü beastings i.
ağız dalaşı war of words i.
yarım ağız gülme half smile i.
ağız topu ball gag i.
ağız (uçurum için) ragged edge i.
atın geminin ağız içindeki parçası canon bit i.
ağız dolusu ısırıkla çıkan ses champ i.
ağız dolusu ısıran kimse champer i.
ağız dolusu ısırıkla ses çıkaran kimse champer i.
(yıkıcı ve zararlı bir oluşumda) ağız kısmı throat [obsolete] i.
ağız dalaşı tift [dialectal] i.
ağız kavgası turnup i.
ağız ağıza dolu completely full s.
ağız sulandırıcı juicy s.
ağız sulandırıcı mouth-watering s.
ağız ve yüz orofacial s.
ağız tadı ile with full enjoyment zf.
ağız ağıza to the brim zf.
ağız ile by mouth zf.
ağız dalaşı yaparak brawly zf.
yarım ağız halfheartedly zf.
Phrasals
ağız kavgası etmek word it f.
ağız aramak fish around f.
ağız yoklamak fish around f.
(birisiyle bir konu hakkında) ağız dalaşına girmek bicker with (someone) over (something) f.
(bir şey hakkında) ağız dalaşına girmek bicker over (something) f.
biriyle tartışmak/ağız dalaşına girmek spar with someone
ağız dalaşına girmek toss something back and forth
Phrases
ağız sulandırıyor the mouth waters expr.
Colloquial
ağız aramak fly a kite
sarımsak ağız kokusu yapar garlic causes bad breath
birinin zevkine/ağız tadına/beğenisine (uyan) to someone's liking
ağız dalaşı run-in
ağız dalaşı row
Idioms
ağız dalaşına girmek take someone on f.
ağız dolusu gülmek/kahkaha atmak beam from ear to ear f.
ağız dolusu gülmek/kahkaha atmak grin from ear to ear f.
ağız dolusu gülmek/kahkaha atmak smile from ear to ear f.
ağız değiştirmek whistle a different tune f.
ağız dalaşı corn squabble i.
ağız aramak how the wind blows expr.
ağız birliği yapmak agree on all hands
ağız kokusu çekmek grin and bear it
ağız aramak put out feelers
ağız kavgası etmek bandy words with
ağız dalaşında bulunmak bandy words with
ağız değiştirmek change one's tune
ağız aramak see how the wind blows
ağız dalaşı yapmak bandy words with
ağız dalaşına girmek bandy words with
ağız değiştirmek sing another tune
ağız dalaşına girmek have an argy-bargy
ağız dalaşı free-for-all
ağız dalaşına girmek fall out with
ağız dalaşı yapmak exchange words with
ağız dalaşı fighting talk it out
ağız dalaşı yapmak have words
ağız değiştirmek sing a different tune
ağız değiştirmek laugh out of the other side of one's face
ağız değiştirmek laugh out of the other side of one's mouth
ağız değiştirmek dance to another tune
ağız değiştirmek dance to a different tune
ağız arama kite-flying
ağız arama kiteflying
ağız yoklama kiteflying
ağız yoklama kite-flying
ağız dalaşı knock-down-drag-out (us)
ağız dalaşına girmek get into a knock-down-drag-out fight (us)
biriyle ağız dalaşına girmek get into a shouting match with someone
ağız dalaşı a slanging match
ağız dalaşı a shouting match
ağız aramak sound someone out
biriyle ağız dalaşına girmek get into a slanging match with someone
ağız dalaşına girmek thrust and parry
Informal
ağız dalaşı rammy i.
Slang
ağız kavgasına tutuşmak wrangle for an ass's shadow f.
ağız kavgası etmek wrangle for an ass's shadow f.
ağız dalaşına girmek wrangle for an ass's shadow f.
ağız ishali oral diarrhea
felçli ağız dead mouth
Law
ağız birliği etmek be in cahoots
Institutes
ağız hastalıkları derneği turkish society of oral medicine
Technical
sapının ağız kısmına doğru sivrileştiği, tutma kısmında şekillendiği kaşık tarzı rat-tail i.
segman ağız açıklığı ring gap
kesici ağız cutting blade
ağız boşluğu buccal cavity
ölçülü ağız calibrated orifice
ağız hazırlama edge preparation
genişletilmiş ağız bell-mouth
civata bağlantılı ağız bıçağı bolt on cutting edge
ağız uyarlacı nozzle adapter
pürüzalan ağız reamer cone
batık ağız submerged orifice
sualtı ağız submerged orifice
ağız kavgası quarrel
ağız basınç dalgası gun wave
ağız alevi muzzle flash
ağız tütünü plug
ağız basınç dalgası muzzle wave
yüksek fırın ağız sahanlığı blast furnace charging gallery
destekli ağız reinforced rim
ağız kesme makinesi fire finisher
ağız içi küresel genişliği undercut ring
ağız düzlüğü (cam) lip
ağız genişletme (cam) flaring
ağız açma aleti flaring tool
ağız içi mastarı bore gauge
ağız açma flaring
ağız yakma fire finishing
alevle parlatılmış ağız fire finished rim
camın ağız kenarı rim
ağız açma (şişe) corkage
ağız yakma hatası bad glaze
ağız kenar kalınlığı edge thickness
ağız açma raybası pucella
ağız mızıkası harmonium
ağız çatlakları (cam) rim splits
ağız yuvarlatma rounding of rim
camın ağız kenarı brim
oval ağız oval mouth
genişletilmiş ağız flared end
kırık ağız chipped ring
kesici ağız cutting edge
sabit dişli açık ağız aletler open throat tools with fixed dies
boru ağız parçası pipe stub
yan kesici ağız açısı side cutting edge angle
ağız genişleme deneyi drift-expanding test
ağız kaynağı groove weld
ağız genişliği width across flats
Mechanic
yan ağız açısı end cutting edge angle
kırma ağız break corner
uç ağız chisel edge
uç ağız açısı chisel edge angle
yığma ağız built-up edge
açık ağız anahtar open-end wrench
radyal ağız chisel edge
Textile
özel tip yüksek ağız açan dip trol ağı special type high opening bottom trawl net
Automotive
segman ağız aralığı piston ring end gap
segman ağız aralığı ring end gap
segman ağız aralığı ring gap
segman ağız açıklığı compressed gap
segman ağız aralığı gap
serbest ağız aralığı free gap
ağız aralığı end gap
ağız genişletme swaging
ağız kısmı pahlı segman bevel joint ring
yan ağız açısı end cutting edge angle
yıldız ağız çakma anahtar ring ended slogging spanner
düz ağız ayarlı kaynakçı pensesi sheet metal clamp
düz kesimli ağız butt
bindirmeli segman ağız aralığı lapped gap
piston segman ağız aralığı piston ring gap
çatal ağız çakma anahtar open ended slogging spanner
konik segman ağız aralığı beveled gap
güvenlik pimli segman ağız aralığı pinned gap
Marine
derinliğin kıyıya doğru azaldığı dar ağız ria
gel-gitle oluşan doğal ağız tidal inlet
ağız kuşağı sheer strake
Medical
ağız ve yutak oropharyngeal s.
ağız yoluyla olmayan nonoral s.
ağız dışında üreyen ya da salgılanan nonoral s.
ağız mukoza damlası oromucosal drops
ağız sütü colostrum
ağız mukozası mouth mucosa
ağız sağlığı oral health
ağız kuruluğu xerostomia
ağız kuruluğu için kullanılan bir ilaç pilocarpine
ağız yoluyla oral
ağız cerrahi işlemleri oral surgical procedures
ağız hastalıkları mouth diseases
ağız tümörleri mouth neoplasms
ağız ağıza solunum yöntemi mouth to mouth respiration
ağız mukoza süspansiyonu oromucosal suspension
ağız içi uygulama intraoral application
ağız yıkama mouth wash
ağız yoluyla etkili olan bir tür antikoagülan dicoumarol
sinüs ağız deliği sinus opening
ağız hijyeni oral hygiene
ağız içi tableti buccal tablet
ağız yoluyla uygulama peroral application
ağız ağıza solunum mouth to mouth respiration
ağız mukozası yolu ile uygulama oromucosal use
ağız patolojisi oral pathology
ağız anomalileri mouth abnormalities
ağız mukoza sıvısı oromucosal liquid
ağız tabanında bulunan kas grubu geniohyoid muscles
ağız ilaç uygulanması oral administration
ağız mukoza kapsülü oromucosal capsule
ağız mukoza jeli oromucosal gel
ağız mukoza patı oromucosal paste
ağız rehabilitasyonu mouth rehabilitation
mukozaya yapışan ağız içi tableti muco adhesive buccal tablet
dişsiz ağız edentulous mouth
ağız tabanı kanseri floor of mouth cancer
ağız yıkama çözelti tableti mouth wash tablet for solution
ağız belirtileri oral manifestations
ağız içi oral
ağız mukoza spreyi oromucosal spray
ağız mukoza çözeltisi oromucosal solution
ağız ve diş sağlığı mouth and dental health
ağız ve diş sağlığı orthodontics
üst çenedeki dişin ağız boşluğuna uzak lobu tritocone
ağız yoluyla alınan ingestant
trigliserit ve ldl kolesterol tedavisinde kullanılan ağız yoluyla alınan bir ilaç atorvastatin
ağız ve diş sağlığı mouth and teeth health
ağız ve diş sağlığı oral and dental health
ağız kanseri oral cancer
ağız kanseri mouth cancer
ağız kuruluğu cotton mouth
ağız kuruluğu desert mouth
ağız kuruluğu dryness of the mouth
protez öncesi ağız cerrahisi oral preprosthetic surgery
ağız cerrahisi oral surgery
protez öncesi ağız cerrahisi preprosthetic oral surgery
ağız içi in-mouth
ağız-yutak yolu ile uygulama oropharyngeal use
ağız iltihabı stomatitis
ağız boşluğu vestibule of mouth
ağız gargarası mouthwash
ağız çalkalama suyu mouthwash
ağız yolu ile tatbikat oral application
ağız ülseri aphthae
ağız-dışı kullanım extraoral use
ağız ülseri mouth ulcer
ağız ülseri oral ulcer
ağız motor problemleri oral-motor problems
ağız mukosası mouth mucosa
ağız bakımı oral care
estetik ağız ameliyatı stomatoplasty
ağız yangısı stomatitis
ağız yangısı yapan stomatitic
ağız yarası canker
ağız bilimi stomatology
ağız rehabilitasyonu oral rehabilitation
ağız kokusu halitosis
ağız kokusu oral malodor
ağız kokusu foul breath
ağız ağza suni solunum mouth-to-mouth resuscitation
ağız kokusu breath odor
ağız kokusu fetor oris
ağız kokusu bad breath
ağız bakımı oral health care
ağız hijyeni kötü olan hastalar patients with poor oral hygiene
sağ ağız kenarı right side of mouth
ağız ağıza solunum yöntemleri mouth to mouth breathing methods
ağız içi tıkanma basıncı mouth occlusion pressure
ağız mukozası buccal mucosa
ağız yoluyla alınan aşı edible vaccine
ağız ve burun girişi portals of the nose and mouth
ağız çevresi circumoral
ağız kanserinin erken tespit edilmesi early detection of oral cancer
ağız kanserinin erken teşhis edilmesi early detection of oral cancer
ağız kanserinin erken teşhisi early detection of oral cancer
ağız kanserinin erken tespiti early detection of oral cancer
ağız kanserinin erken teşhis edilmesi early diagnosis of oral cancer
ağız çevresinde çökük noktasal skarlar perioral pitted scars
ağız dışı extra oral
ağız dışı extraoral
kuru göz ve kuru ağız dry eyes and mouth
ağız yarası mouth sore
follikül ağız follicular opening
ağız tabanı kanseri floor of the mouth cancer
ağız mukoza kesi yara iyileşmesi incisional oral mucosal wound healing
ağız içi değişiklikler intraoral changes
ağız ve diş sağlığı kliniği oral and dental health clinics
ağız çevresini saran kası orbicularis oris muscle
ağız yolu oral tract
yanan ağız sendromu burning mouth syndrome
Anatomy
mandibula tabanından ağız ve üst dudağa uzanan üçgen biçimli düz kas triangularis i.
ağız boşluğu mouth cavity
ağız açıklığı mouth opening
ağız boşluğu oral fissure
ağız boşluğu rima oris
ağız boşluğu oral cavity
ağız boşluğu buccal cavity
Psychology
ağız-göz kuruluğu semptomları symptoms of mouth-eye dryness
Dentistry
ağız bakım suyu toothwash i.
ağız cerrahı oral surgeon
ağız kokusu halitosis
ağız aynası mouth mirror
ağız hastalıkları oral medicine
ağız kokusu bad breath
ağız suyu mouthwash
ağız koruyucusu mouth guard
ağız cerrahisi oral surgery
ağız hastalıkları oral diseases
ağız kokusu malodor
ağız suyu oral rinse
ağız dışı extraoral
ağız hijyeni oral hygiene
ağız temizliği mamulleri oral hygiene products
ağız çalkalayıcı oral rinse
ağız çalkalayıcı mouth rinse
ağız çalkalayıcı mouthwash
ağız hijyeni eğitimi oral hygiene instruction
ağız dışı fistül extraoral fistula
ağız açıklığında azalma limited mouth opening
ağız içi kalıbı custom tray
ağız sağlığı cihazları oral hygiene appliances
ağız açacağı mouth gag
ağız içi muayenesi intraoral examination
ağız içi muayene intraoral examination
ağız açma mouth opening
ağız kokusu malodour
ağız diş çene radyolojisi dental and maxillofacial radiology
ağız diş çene radyolojisi oral and maxillofacial radiology
ağız yanması sendromu glossalgia
ağız yanması sendromu glossodynia
yanan ağız sendromu glossalgia
ağız yanması sendromu burning mouth syndrome
yanan ağız sendromu glossodynia
Pathology
ağız boşluğu kandidiyazı thrush i.
Pharmaceutics
ağız ya da deri yoluyla alınan antihipertansif bir ilaç catapres® i.
Veterinary
genelde sığırlarda derin ağız yangısıyla seyreden, actinobasillus lignierisi'nin sebep olduğu bakteriyel bir hastalık actinobacillosis i.
genelde sığırlarda derin ağız yangısıyla seyreden, actinobasillus lignierisi'nin sebep olduğu bakteriyel bir hastalık wooden tongue i.
genelde sığırlarda derin ağız yangısıyla seyreden, actinobasillus lignierisi'nin sebep olduğu bakteriyel bir hastalık woody tongue i.
genelde sığırlarda derin ağız yangısıyla seyreden, actinobasillus lignierisi'nin sebep olduğu bakteriyel bir hastalık cruels i.
kuşlarda ağız, göz kapakları, kulak ve kloakı etkileyen bir hastalık canker i.
hayvanlarda görülen ağız boşluğu kandidiyazına benzer hastalıklara verilen ad thrush i.
ağız mukozasının yangısı stomatitis
ülserli ağız yangısı stomatitis ulcerosa
gangrenli ağız yangısı stomatitis gangrenosa
flegmonlu ağız yangısı stomatitis phlegmonosa
Food Engineering
ağız hissi mouthfeel
Gastronomy
iskorpit mavi ağız blue mouth
Biology
ağız tabanı palate
ağız sütü colostrum
ağız biyokimyası oral biochemistry
Marine Biology
kabuklu deniz hayvanlarının ağız arkasında bulunan tabakalı uzantı labium i.
ağız ve sindirim boşluğuna sahip bileşik hidroid veya mercanın zooidi nutritive polyp i.
ağız contası oral fimbria
ağız genişliği fishing spread
bazı balıkların ağız kenarlarında bulunan duyargalar barbel
sarı ağız balığı meagre
ağız gebeliği oral incubation
ağız yüksekliği height
ağız açıklığı spread
ağız gebeliği oral gestation
ağız yüksekliği fishing height
hidrotermal ağız hydrothermal vent
ağız ile mideyi birbirne bağlayan tüp esophagus
kızıl ağız hastalığı enteric redmouth disease
sarı ağız balığı meager
ağız ile mideyi birbirne bağlayan tüp oesophagus
Astronomy
ağız yıldızı achernar i.
Zoology
örümceklerde ağız bölgesinde yer alan dudaksı uzantı labrum i.
örümcekler, eklem bacaklılar ve atnalı yengeçlerinde ağız yanındaki diş benzeri iki uzantıdan her biri chelicera i.
ağız keseleri ve büyük kesici dişleri olan bir güney amerika yarasası noctilio i.
ilk ağız blastopore
ağız sapı manubrium
ağız parçaları mouth parts
ağız alanı peristome
ağız boşluğu mouth cavity
(böceğin) ağız kısmındaki yapılar mouthparts
Linguistics
ağız boşluğundan çıkan havanın dudaklara çarpıp patlaması veya dudak aralığından sızmasıyla telaffuz edilen ünsüz labial consonant i.
ağız boşluğundan çıkan havanın dudak aralığından sızmasıyla üretilen patlamalı ünsüz labial stop i.
(dil) telaffuzda ağız içerisindeki uç konumlar arasında bir yerlerde olma neutralness i.
bir veya daha fazla bölgenin karakteristik ağız özelliklerini taşıyan bölge transition area i.
bir veya daha fazla bölgenin karakteristik ağız özelliklerini taşıyan bölge graded area i.
ağız boşluğunun tam ortasından telaffuz edilen (ünlü) central s.
a sesinde olduğu gibi dil ağız boşluğunun ortasında, ne yüksek ne de alçakken, çıkartılan (ses) neutral s.
(dil) telaffuzda ağız içerisindeki uç konumlar arasında bir yerlerde neutrally zf.
ağız yolu oral passage
ağız boşluğu mouth cavity
ağız boşluğu oral cavity
yerel ağız local dialect
yerel ağız vernacular
Archaeology
dışa açılan ağız kenarı flaring rim