at one - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

at one



"at one" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 102 sonuç

İngilizce Türkçe
General
clock someone at speeds of up to one hundred miles per hour f. birini saatte yüz mil hız yaparken yakalamak
fly at one another's throat f. gırtlak gırtlağa gelmek
fly at one anothers throats f. boğaz boğaza gelmek
go cold at one point f. bir yerden sonra soğumak
look at one another f. bakışmak
value the vase at one million dollars f. vazoya bir milyon dolar değer biçmek
walk up the stairs one at a time f. basamakları tek tek çıkmak
at the age of one s. bir yaşında
at least one time zf. en az bir kez
at one and the same time zf. aynı zamanda
at one and the same time zf. aynı anda
at one blow zf. bir vuruşta
at one draught zf. bir fırtta
at one draught zf. bir yudumda
at one end zf. bir ucu
at one heat zf. birden
at one heat zf. bir defada
at one o'clock sharp zf. saat tam 1'de
at one point zf. bir yerde
at one point zf. bir noktada
at one scoop zf. bir vuruşta
at one scoop zf. bir hamlede
at one scoop zf. bir darbede
at one sitting zf. tek celsede
at one sitting zf. bir oturuşta
at one sitting zf. bir celsede
at one swoop zf. bir hamlede
at one swoop zf. bir çırpıda
at one time zf. bir zamanlar
at one time zf. vaktiyle eskiden
at one time zf. eskiden
at one time zf. zamanında
at one time zf. vaktiyle
at one whack zf. bir kalemde
one day at a time zf. bir dönem içerisinde bir gün
one or two at a time zf. birer ikişer
Phrasals
be at one with aynı fikirde olmak
be at one with aynı şeyleri düşünmek
be at one with uyum içinde olmak
be at one with aynı bakış açısına sahip olmak
be at one with anlaşmak
Phrases
at any one time herhangi bir zamanda
at least one week before the delivery date teslim tarihinden en az bir hafta önce
at one end bir uçta
at one extreme bir uçta
at one occasion bir keresinde
at one occasion bir seferinde
at one point bir keresinde
at one point bir seferinde
at one time or another zaman zaman
at one time or another bazen
at one time or another ara sıra
Proverb
he puts his pants on one leg at a time senin benim gibi biri
he puts his pants on one leg at a time etten kemikten insan
he puts his pants on one leg at a time sıradan insan
one cannot be in two places at once on tane elim yok. her yere aynı anda koşamam/yetişemem
Colloquial
at one point or another öyle ya da böyle
at one stage bir ara
Idioms
at one fell swoop bir hamlede
at one fell swoop müthiş ani bir darbe ile
at one fell swoop bir çırpıda
at one sitting tek oturuşta/seferde
at one sitting bir oturuşta
at one stroke aniden
at one stroke bir çırpıda
at one stroke bir anda
be at one with -ile anlaşmak
go at one another tooth and nail kedi köpek gibi kavga etmek
go at one another tooth and nail birbirlerine girmek
go at one another tooth and nail birbirleriyle kavga etmek
go in at one ear and out at the other bir kulağından girip öbüründen çıkmak
go in at one ear and out at the other bir kulağından girip öbür kulağından çıkmak
more someone or something than one can shake a stick at çok fazla
more someone or something than one can shake a stick at çok sayıda
more someone or something than one can shake a stick at sayılamayacak kadar çok
more than one can shake a stick at kıyamet gibi
more than one can shake a stick at sürüsüne bereket
one at a time birer birer
one at a time teker teker
one step at a time adım adım
one step at a time yavaş yavaş
put one at (one's) ease içini rahatlatmak
put one at (one's) ease yüreğine su serpmek
put one at ease birini rahat hissettirmek
put one at ease birini rahatlatmak
put one at ease birini dinlendirmek
put one at one's ease birini rahat hissettirmek
put one at one's ease birini rahatlatmak
put one at one's ease birini dinlendirmek
take it one day at a time günü birlik yaşamak
take it one day at a time plansız yaşamak
take it one day at a time anı yaşamak
take one at one's word birinin sözüne güvenmek
take one at one's word birinin sözünü senet saymak
Speaking
at one o'clock sharp saat tam birde
I thought you might want to take a look at this one bunu görmek isteyeceğini düşündüm
will you look at this one? bir de şuna bakın hele!
you're looking at one şu an bir tanesine bakıyorsun
Technical
brass threaded at one end bir ucu pirinç vida dişli
Computer
password must contain at least one letter şifre en az bir harf içermelidir
your password must be 8-16 characters, and include at least one lowercase letter, one uppercase letter, and a number şifreniz 8 ile 16 karakterden oluşmalı ve en az bir küçük harf, bir büyük harf ve bir de rakam içermeli
Sport
knocking down of all pins at one time bowling oyununda tek atışta bütün şişelerin devrilmesi