ağız - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

ağız



"ağız" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 104 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
ağız opening i.
ağız mouth i.
ağız dialect i.
General
ağız jaw i.
ağız maw i.
ağız lip i.
ağız embouchure i.
ağız vent i.
ağız beestings i.
ağız shibboleth i.
ağız provincialism i.
ağız vernacular i.
ağız brim i.
ağız idiom i.
ağız gob i.
ağız mug i.
ağız dialect i.
ağız crossroads i.
ağız edge i.
ağız debouchment i.
ağız brink i.
ağız opening i.
ağız beak i.
ağız cutting edge i.
ağız junction i.
ağız muzzle (gun) i.
ağız first milk i.
ağız blade i.
ağız kisser i.
ağız biestings i.
ağız potato trap i.
ağız colostrum i.
ağız eyewash i.
ağız jaws i.
ağız talk i.
ağız persuasive talk i.
ağız muzzle i.
ağız rim i.
ağız chop i.
ağız anulus i.
ağız keen edge i.
ağız inlet i.
ağız accent i.
ağız mouth i.
ağız intake i.
ağız foramen i.
ağız hydrant i.
ağız jet i.
ağız orifice i.
ağız outlet i.
ağız port i.
ağız register i.
ağız stoma i.
ağız beastings i.
ağız talk i.
ağız head i.
ağız gab [scotland] i.
ağız gam [scotland] i.
ağız oral s.
Colloquial
ağız cakehole i.
ağız bunghole i.
ağız hatch i.
ağız north and south (north and south rhyming with mouth) [uk] i.
ağız hole i.
Idioms
ağız word hole i.
ağız cake hole i.
ağız pie hole i.
Trade/Economic
ağız outlet i.
Technical
ağız port i.
ağız nozzle i.
ağız jet i.
ağız intake i.
ağız lead-in i.
ağız orifice i.
Marine
ağız opening width i.
ağız outfall i.
Medical
ağız orifice i.
Dentistry
ağız mouth i.
Astronomy
ağız achernar i.
ağız alpha eridani i.
Zoology
ağız bill i.
Linguistics
ağız dialect i.
ağız local dialect i.
ağız local language i.
ağız mouth i.
ağız subdialect i.
ağız vocational slang i.
ağız variety i.
ağız tongue i.
ağız oral s.
Geography
ağız emboguing i.
Slang
ağız trap i.
ağız yap i.
ağız bazoo i.
ağız puke hole i.
British Slang
ağız bake [irish/scottish] i.
ağız beak i.
ağız chops i.
ağız gob i.
ağız laughing gear i.
ağız mush i.
ağız mug i.
ağız cake-hole i.
ağız pie-hole i.

"ağız" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 500 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
ağız kavgası etmek squabble f.
ağız kavgası squabble i.
ağız dalaşı squabble i.
ağız kavgası quarrel i.
General
ağız ağıza vermek whisper privately to each other f.
ağız kavgası etmek cross swords with f.
ağız kalabalığı etmek be verbose f.
ağız kavgası yapmak fight verbally f.
ağız kokusu çekmek grin and bear it f.
ağız dalaşı yapmak have a row f.
ağız kavgasına tutuşmak squabble f.
ağız aramak see how the wind blows f.
ağız aramak take a sounding f.
ağız ile çiğnemek chew f.
son söz birinin olmak (bir tartışmanın/ağız kavgasının sonunda) have the last word f.
ağız kavgası yapmak wrangle f.
ağız kavgası etmek bandy words f.
ağız aramak sound out somebody f.
ağız yapmak shuffle f.
ağız kavgası etmek have a row f.
ağız aramak pump f.
ağız açmamak be silent f.
ağız kalabalığına getirmek confuse by a flow of words f.
ağız kavgası etmek spat f.
ile ağız kavgası yapmak bandy words with f.
ağız aramak put out a feeler f.
ağız dalaşı yapmak brawl f.
ağız aramak feel the pulse f.
ağız yoklamak sound somebody out f.
ağız yapmak try to explain away a matter f.
ağız kavgası yapmak squabble f.
ağız değiştirmek change one's tune f.
ağız kavgası etmek spar f.
ağız yoluyla almak incept f.
ağız dalaşına girmek cross swords f.
ağız şapırdatmak smack one's mouth f.
ağız şapırdatmak slurp one's mouth f.
ağız çalkalamak rinse one's mouth f.
ağız çalkalamak gargle one's mouth f.
ağız dalaşına girmek lock horns with f.
ağız dalaşı yapmak lock horns with f.
ağız dalaşı yapmak bandy f.
bir antibiyotiği ağız yoluyla vermek give an antibiotic orally f.
ağız şapırdatmak chew loudly f.
(kaş, ağız etrafındaki) buruşuklukları gidermek unpucker f.
ağız kalabalığı etmek verbalize f.
ağız kalabalığı etmek verbalise f.
ağız kavgası yaparak kazanmak wrangle f.
ağız kavgası yaparak elde etmek wrangle f.
ağız veya dişlerle çiğnemek mouth f.
ağız kavgası etmek yike f.
ağız kavgasına tutuşmak yike f.
ağız açacağı ile ağzı açık tutmak gag f.
ağız kısmı embouchure i.
ağız tadı peace i.
ağız kavgası words i.
ağız mızıkası mouthorgan i.
ağız tadı palate i.
ağız kokusu foul breath i.
hayvanın ağız ve burnu muzzle i.
ağız şakası joke i.
ağız veya kulak yarası canker i.
ağız tadı harmony i.
ağız (bardak vb) brim i.
ağız sıkılığı reserve i.
içinden su akan ağız spout i.
ağız bozukluğu profanity i.
ağız kavgası slanging match i.
bayramlık ağız cursing i.
keskin ağız sharp edge i.
ağız dalaşı row i.
ilk ağız first person i.
ağız kavgası yapma flyte i.
ağız kavgası altercation i.
ağız kavgası bickering i.
ağız tadı gusto i.
ağız kavgası quarrel i.
ağız sıkılığı discretion i.
ağız kavgası spar i.
ağız bardak brim i.
ağız (korkunç bir yere açılan) maw i.
ağız şakası jesting i.
ağız dalaşı argument i.
ağız kavgası row i.
ağız kımıldat mouth i.
ağız armonikası harmonica i.
ağız değişikliği variety in food i.
ağız (kaya, uçurum) brink i.
ağız dalaşı spat i.
ağız dolusu mouthful i.
ağız kavgası wordy warfare i.
ağız dalaşı bicker i.
ağız tadı relish i.
ağız mızıkası harmonica i.
ağız sıkılığı secrecy i.
ağız parçası mouth part i.
ağız sıkılığı discreetness i.
ağız kavgası spat i.
ağız sapı manubrium i.
ağız alışkanlığı the habit of using a certain expression i.
ağız kavgası wrangle i.
ağız mızıkası mouth organ i.
ağız kalabalığı rant i.
ağız kalabalığı loquacity i.
ağız kavgası yapma wrangle i.
ağız tadı enjoyment i.
kemiriclerde bulunan ağız kesesi cheek pouch i.
ağız bozukluğu scurrility i.
ağız kavgası battle of words i.
ağız tamburası jew's harp i.
ağız sütü beestings i.
ağız sütü colostrum i.
ağız dalaşına giren kimse scuffler i.
ağız değiştiren kimse shuffler i.
ağız tıkacı gag i.
(kesici şeyde) ağız blade i.
ağız spreyi mouth spray i.
ağız boşluğu oral cavity i.
ağız birliği concurrence i.
ağız birliği agreement i.
ağız dalaşı brawl i.
ağız ve burnu örten koruyucu maske respirator i.
ağız dalaşı screaming match i.
ağız dalaşı quarrel i.
ağız dalaşı battle of words i.
ağız dalaşı slanging match i.
ağız dalaşı passage of (or at) arms i.
ağız dalaşı argle-bargle i.
şiddetli ağız kavgası a knock-down drag-out fight i.
ağız dalaşı argy-bargy i.
ağız kavgası bust-up i.
ağız kavgası set-to i.
çatal ağız delta i.
bozuk ağız filth i.
ağız boşluğu mouth cavity i.
ağız kokusu jungle mouth i.
ağız temizliği oral cleaning i.
şom ağız evil tongue i.
ağız kokusu pastili cachous i.
ağız dalaşı etme squabbling i.
ağız kokusu pastili cachou i.
ağız sütü beastings i.
ağız dalaşı war of words i.
yarım ağız gülme half smile i.
ağız topu ball gag i.
ağız (uçurum için) ragged edge i.
atın geminin ağız içindeki parçası canon bit i.
ağız dolusu ısırıkla çıkan ses champ i.
ağız dolusu ısıran kimse champer i.
ağız dolusu ısırıkla ses çıkaran kimse champer i.
(yıkıcı ve zararlı bir oluşumda) ağız kısmı throat [obsolete] i.
ağız dalaşı tift [dialectal] i.
ağız kavgası turnup i.
ağız veya burundan nefes vererek oluşturulan sesler egressive i.
ağız kenarı wick [dialect] i.
ağız tüfeği blow tube i.
böceklerde, çokayaklılarda, kabuklularda ve bazı eklembacaklılarda görülen, alt çenenin arkasındaki ağız uzuvlarının ilk veya ikinci çifti maxillae i.
bazı yumuşakçaların ağız kısmında yer alan bir tür çıkıntı mentum i.
ağız dalaşı brabble [rare] i.
ağız kokusu morning breath i.
kullanan kimsenin bıyığının ıslanmaması için ağız kısmında koruyucu aparat bulunan fincan moustache cup i.
(kayak maskesinde) ağız için bırakılmış açıklık mouth hole i.
spor müsabakasında heyecanlı ağız dalaşı rhubarb i.
ağız dalaşı yike i.
insanda ağız ve çene bölgesi mug i.
ağız ağıza dolu completely full s.
ağız sulandırıcı juicy s.
ağız sulandırıcı mouth-watering s.
ağız ve yüz orofacial s.
ağız dalaşı yaparak brawly zf.
ağız tadı ile with full enjoyment zf.
ağız ağıza to the brim zf.
ağız ile by mouth zf.
yarım ağız halfheartedly zf.
Phrasals
biriyle tartışmak/ağız dalaşına girmek spar with someone f.
ağız dalaşına girmek toss something back and forth f.
ağız kavgası etmek word it f.
ağız aramak fish around f.
ağız yoklamak fish around f.
(birisiyle bir konu hakkında) ağız dalaşına girmek bicker with (someone) over (something) f.
(bir şey hakkında) ağız dalaşına girmek bicker over (something) f.
kavga etmek/ağız dalaşına girmek bicker with (someone) about (something) f.
(bir konu hakkında) ağız dalaşına girmek squabble about (something) f.
ağız dalaşına girmek throw (something) back and forth f.
biriyle ağız dalaşına girmek get into it f.
ağız dalaşına girmek throw down f.
(biriyle) ağız dalaşına girmek squabble with (one) f.
(biriyle) ağız kavgasına tutuşmak squabble with (one) f.
biriyle ağız dalaşına girmek squabble with someone f.
biriyle ağız kavgasına tutuşmak squabble with someone f.
bir şey hakkında ağız dalaşına girmek squabble with something f.
bir şey hakkında ağız kavgasına tutuşmak squabble with something f.
karşılıklı ağız dalaşı yapmak fight amongst f.
karşılıklı ağız dalaşı yapmak fight among f.
(biriyle biri/bir şey üzerine) ağız dalaşına girmek argue (with someone) (over someone or something) f.
(biriyle biri/bir şey üzerine) ağız dalaşına girmek argue (with someone) (about someone or something) f.
(biriyle) ağız dalaşına girmek argue with (one) f.
(biriyle bir şey) hakkında) ağız dalaşına girmek argue with (someone) about (something) f.
biriyle ağız dalaşı yapmak bandy with someone f.
ile ağız dalaşı yapmak bandy with f.
(biriyle biri/bir şey hakkında) ağız dalaşına girmek bicker (with someone) (about someone or something) f.
(biriyle biri/bir şey hakkında) ağız dalaşına girmek bicker (with someone or something) (over someone or something) f.
(bir şey) hakkında ağız dalaşına girmek bicker about (something) f.
(biriyle) ağız dalaşına girmek bicker with (someone) f.
(biriyle) ağız dalaşına girmek cross swords (with somebody) f.
(biriyle) ağız dalaşına girmek cross swords with (one) f.
Phrases
ağız sulandırıyor the mouth waters expr.
Colloquial
ağız aramak fly a kite f.
ağız dalaşı run-in i.
ağız dalaşı row i.
gevşek ağız a big mouth i.
ağız dalaşı argy i.
sarımsak ağız kokusu yapar garlic causes bad breath expr.
birinin zevkine/ağız tadına/beğenisine (uyan) to someone's liking expr.
Idioms
ağız aramak put out feelers f.
ağız kokusu çekmek grin and bear it f.
ağız birliği yapmak agree on all hands f.
ağız kavgası etmek bandy words with f.
ağız dalaşında bulunmak bandy words with f.
ağız değiştirmek change one's tune f.
ağız aramak see how the wind blows f.
ağız dalaşı yapmak bandy words with f.
ağız dalaşına girmek bandy words with f.
ağız değiştirmek sing another tune f.
ağız dalaşına girmek have an argy-bargy f.
ağız dalaşına girmek fall out with f.
ağız dalaşı yapmak exchange words with f.
ağız dalaşı yapmak have words f.
ağız değiştirmek sing a different tune f.
ağız değiştirmek laugh out of the other side of one's face f.
ağız değiştirmek laugh out of the other side of one's mouth f.
ağız değiştirmek dance to another tune f.
ağız değiştirmek dance to a different tune f.
ağız dalaşına girmek get into a knock-down-drag-out fight (us) f.
biriyle ağız dalaşına girmek get into a shouting match with someone f.
ağız aramak sound someone out f.
biriyle ağız dalaşına girmek get into a slanging match with someone f.
ağız dalaşına girmek thrust and parry f.
ağız dalaşına girmek take someone on f.
ağız dolusu gülmek/kahkaha atmak beam from ear to ear f.
ağız dolusu gülmek/kahkaha atmak grin from ear to ear f.
ağız dolusu gülmek/kahkaha atmak smile from ear to ear f.
ağız değiştirmek whistle a different tune f.
ağız değiştirmek reverse (one's) course f.
ağız aramak put out feelers f.
ağız yoklamak put out feelers f.
ağız aramak have feelers f.
ağız yoklamak have feelers f.
birden ağız değiştirmek sing a different song f.
birden ağız değiştirmek sing a different song/tune f.
birine ağız dolusu küfretmek give someone a mouthful [uk] f.
ağız değiştirmek change someone's tune f.
ağız değiştirmek change tune f.
ağız değiştirmek change your tune f.
ağız dalaşı free-for-all i.
ağız dalaşı fighting talk it out i.
ağız arama kite-flying i.
ağız arama kiteflying i.
ağız yoklama kiteflying i.
ağız yoklama kite-flying i.
ağız dalaşı knock-down-drag-out (us) i.
ağız dalaşı a slanging match i.
ağız dalaşı a shouting match i.
ağız dalaşı corn squabble i.
(iki futbolcu arasında) ağız dalaşı handbags at dawn [uk] i.
ağız kavgası handbags at dawn [uk] i.
ağız dalaşı handbags at dawn [uk] i.
ağız kavgası handbags at ten paces [uk] i.
ağız dalaşı handbags at ten paces [uk] i.
gevşek ağız loose lip i.
gevşek ağız loose lips i.
ağız dalaşı a war of words i.
gevşek ağız big mouth i.
ağız aramak how the wind blows expr.
her şey zevkine/ağız tadına uygun the goose hangs high expr.
Informal
ağız dalaşı rammy i.
Law
ağız birliği etmek be in cahoots f.
Institutes
ağız hastalıkları derneği turkish society of oral medicine i.
Technical
kesici ağız cutting blade i.
segman ağız açıklığı ring gap i.
ağız boşluğu buccal cavity i.
ölçülü ağız calibrated orifice i.
ağız hazırlama edge preparation i.
genişletilmiş ağız bell-mouth i.
civata bağlantılı ağız bıçağı bolt on cutting edge i.
ağız uyarlacı nozzle adapter i.
pürüzalan ağız reamer cone i.
batık ağız submerged orifice i.
sualtı ağız submerged orifice i.
ağız alevi muzzle flash i.
ağız basınç dalgası gun wave i.
ağız kavgası quarrel i.
ağız tütünü plug i.
ağız basınç dalgası muzzle wave i.
yüksek fırın ağız sahanlığı blast furnace charging gallery i.
destekli ağız reinforced rim i.
ağız içi mastarı bore gauge i.
ağız yakma fire finishing i.
ağız açma flaring i.
ağız genişletme (cam) flaring i.
ağız açma aleti flaring tool i.
ağız kesme makinesi fire finisher i.
ağız içi küresel genişliği undercut ring i.
ağız düzlüğü (cam) lip i.
alevle parlatılmış ağız fire finished rim i.
ağız yuvarlatma rounding of rim i.
ağız mızıkası harmonium i.
ağız çatlakları (cam) rim splits i.
ağız yakma hatası bad glaze i.
ağız kenar kalınlığı edge thickness i.
ağız açma raybası pucella i.
ağız açma (şişe) corkage i.
camın ağız kenarı rim i.
camın ağız kenarı brim i.
oval ağız oval mouth i.
genişletilmiş ağız flared end i.
kırık ağız chipped ring i.
kesici ağız cutting edge i.
sabit dişli açık ağız aletler open throat tools with fixed dies i.
boru ağız parçası pipe stub i.
yan kesici ağız açısı side cutting edge angle i.
ağız genişleme deneyi drift-expanding test i.
ağız kaynağı groove weld i.
ağız genişliği width across flats i.
sapının ağız kısmına doğru sivrileştiği, tutma kısmında şekillendiği kaşık tarzı rat-tail i.
ocak ağız kapağı bell and hopper i.
ahşap bir geminin dışındaki ağız kuşağının üstündeki kaplama berthing i.
elektrik süpürgesinin emiş borusuna takılan ağız renovator i.
(kovan) ağız bölümüne ivme kazandıran toz haznesi olan hot s.
Mechanic
yan ağız açısı end cutting edge angle i.
kırma ağız break corner i.
uç ağız chisel edge i.
uç ağız açısı chisel edge angle i.
yığma ağız built-up edge i.
açık ağız anahtar open-end wrench i.
radyal ağız chisel edge i.
Textile
özel tip yüksek ağız açan dip trol ağı special type high opening bottom trawl net i.
Automotive
segman ağız aralığı piston ring end gap i.
segman ağız aralığı ring end gap i.
segman ağız aralığı ring gap i.
segman ağız açıklığı compressed gap i.
segman ağız aralığı gap i.
serbest ağız aralığı free gap i.
ağız aralığı end gap i.
ağız genişletme swaging i.
ağız kısmı pahlı segman bevel joint ring i.
yan ağız açısı end cutting edge angle i.
yıldız ağız çakma anahtar ring ended slogging spanner i.
düz ağız ayarlı kaynakçı pensesi sheet metal clamp i.
düz kesimli ağız butt i.
bindirmeli segman ağız aralığı lapped gap i.
piston segman ağız aralığı piston ring gap i.
çatal ağız çakma anahtar open ended slogging spanner i.
konik segman ağız aralığı beveled gap i.
güvenlik pimli segman ağız aralığı pinned gap i.
Marine
derinliğin kıyıya doğru azaldığı dar ağız ria i.
gel-gitle oluşan doğal ağız tidal inlet i.
ağız kuşağı sheer strake i.
Medical
ağız mukoza damlası oromucosal drops i.
ağız cerrahi işlemleri oral surgical procedures i.
ağız tümörleri mouth neoplasms i.
ağız hastalıkları mouth diseases i.
ağız sağlığı oral health i.
ağız ağıza solunum yöntemi mouth to mouth respiration i.
ağız kuruluğu xerostomia i.
ağız mukozası mouth mucosa i.
ağız kuruluğu için kullanılan bir ilaç pilocarpine i.
ağız sütü colostrum i.
ağız ilaç uygulanması oral administration i.
ağız mukoza kapsülü oromucosal capsule i.
ağız mukoza jeli oromucosal gel i.
ağız mukoza patı oromucosal paste i.
ağız rehabilitasyonu mouth rehabilitation i.
mukozaya yapışan ağız içi tableti muco adhesive buccal tablet i.
dişsiz ağız edentulous mouth i.
ağız tabanı kanseri floor of mouth cancer i.
ağız yıkama çözelti tableti mouth wash tablet for solution i.
ağız belirtileri oral manifestations i.
ağız içi tableti buccal tablet i.
ağız mukoza spreyi oromucosal spray i.
ağız mukoza çözeltisi oromucosal solution i.
ağız mukoza süspansiyonu oromucosal suspension i.
ağız içi uygulama intraoral application i.
sinüs ağız deliği sinus opening i.
ağız yıkama mouth wash i.
ağız yoluyla uygulama peroral application i.
ağız hijyeni oral hygiene i.
ağız tabanında bulunan kas grubu geniohyoid muscles i.
ağız anomalileri mouth abnormalities i.
ağız yoluyla etkili olan bir tür antikoagülan dicoumarol i.
ağız patolojisi oral pathology i.
ağız mukozası yolu ile uygulama oromucosal use i.
ağız ağıza solunum mouth to mouth respiration i.
ağız mukoza sıvısı oromucosal liquid i.
ağız ve diş sağlığı mouth and dental health i.
ağız ve diş sağlığı orthodontics i.
üst çenedeki dişin ağız boşluğuna uzak lobu tritocone i.
trigliserit ve ldl kolesterol tedavisinde kullanılan ağız yoluyla alınan bir ilaç atorvastatin i.
ağız ve diş sağlığı mouth and teeth health i.
ağız ve diş sağlığı oral and dental health i.
ağız kanseri oral cancer i.
ağız kanseri mouth cancer i.
ağız kuruluğu desert mouth i.
ağız kuruluğu cotton mouth i.
ağız kuruluğu dryness of the mouth i.
protez öncesi ağız cerrahisi oral preprosthetic surgery i.
ağız cerrahisi oral surgery i.
protez öncesi ağız cerrahisi preprosthetic oral surgery i.
ağız-yutak yolu ile uygulama oropharyngeal use i.
ağız iltihabı stomatitis i.
ağız boşluğu vestibule of mouth i.
ağız gargarası mouthwash i.
ağız çalkalama suyu mouthwash i.
ağız yolu ile tatbikat oral application i.
ağız ülseri aphthae i.
ağız-dışı kullanım extraoral use i.
ağız ülseri mouth ulcer i.
ağız ülseri oral ulcer i.
ağız motor problemleri oral-motor problems i.
ağız mukosası mouth mucosa i.
ağız bakımı oral care i.
estetik ağız ameliyatı stomatoplasty i.
ağız yangısı stomatitis i.
ağız bilimi stomatology i.
ağız yarası canker i.
ağız rehabilitasyonu oral rehabilitation i.
ağız kokusu oral malodor i.
ağız kokusu halitosis i.
ağız kokusu foul breath i.
ağız kokusu fetor oris i.
ağız kokusu bad breath i.
ağız ağza suni solunum mouth-to-mouth resuscitation i.
ağız kokusu breath odor i.
ağız bakımı oral health care i.
ağız hijyeni kötü olan hastalar patients with poor oral hygiene i.
sağ ağız kenarı right side of mouth i.
ağız ağıza solunum yöntemleri mouth to mouth breathing methods i.
ağız içi tıkanma basıncı mouth occlusion pressure i.
ağız mukozası buccal mucosa i.
ağız yoluyla alınan aşı edible vaccine i.
ağız ve burun girişi portals of the nose and mouth i.
ağız çevresi circumoral i.
ağız kanserinin erken tespit edilmesi early detection of oral cancer i.
ağız kanserinin erken teşhis edilmesi early detection of oral cancer i.
ağız kanserinin erken tespiti early detection of oral cancer i.
ağız kanserinin erken teşhisi early detection of oral cancer i.
ağız kanserinin erken teşhis edilmesi early diagnosis of oral cancer i.
ağız çevresinde çökük noktasal skarlar perioral pitted scars i.
kuru göz ve kuru ağız dry eyes and mouth i.
ağız yarası mouth sore i.
follikül ağız follicular opening i.
ağız tabanı kanseri floor of the mouth cancer i.
ağız mukoza kesi yara iyileşmesi incisional oral mucosal wound healing i.
ağız içi değişiklikler intraoral changes i.
ağız ve diş sağlığı kliniği oral and dental health clinics i.
ağız çevresini saran kası orbicularis oris muscle i.
ağız yolu oral tract i.
yanan ağız sendromu burning mouth syndrome i.
ağız veya burundan soluk borusuna yerleştirilerek hava yolunun açık tutulmasını sağlayan katater endotracheal tube i.
el, ayak ve ağız hastalığı hand, foot, and mouth disease i.
el, ayak ve ağız hastalığı hand-foot-and-mouth disease i.
aşırı küçük ağız microstomus i.
ağız kabarcıkları herpangina i.
genellikle frengiden kaynaklanıp ağız ve anüsün mukoza zarlarında görülen kabarık lezyonlar mucous patches i.
ağız yoluyla oral s.
ağız içi oral s.
ağız yoluyla alınan ingestant s.
ağız içi in-mouth s.
ağız yangısı yapan stomatitic s.
ağız dışı extra oral s.
ağız dışı extraoral s.
ağız ve yutak oropharyngeal s.
ağız yoluyla olmayan nonoral s.
ağız dışında üreyen ya da salgılanan nonoral s.
Anatomy
ağız boşluğu mouth cavity i.
ağız açıklığı mouth opening i.
ağız boşluğu oral fissure i.
ağız boşluğu rima oris i.
ağız boşluğu oral cavity i.
ağız boşluğu buccal cavity i.
mandibula tabanından ağız ve üst dudağa uzanan üçgen biçimli düz kas triangularis i.
sürüngenlerde ağız çatısında bulunan bir çift koku alma cebi jacobsons organ i.
sürüngenlerde ağız çatısında bulunan bir çift koku alma cebi jacobson's organ i.
dil ve ağız tabanından kanı alan ve iç boyun toplardamarı ve fasiyel damara boşaltan bir damar vena lingualis i.
dil ve ağız tabanından kanı alan ve iç boyun toplardamarı ve fasiyel damara boşaltan bir damar lingual vein i.
ağız boşluğunun diş ve diş etlerinin dışındaki kısmı vestibule i.
burun ve ağız arasındaki sapan kemiğine ait vomeronasal s.
burun ve ağız arasındaki sapan kemiği ile ilgili vomeronasal s.
burun ve ağız arasındaki sapan kemiği yakınında olan vomeronasal s.
Psychology
ağız-göz kuruluğu semptomları symptoms of mouth-eye dryness i.
Dentistry
ağız kokusu halitosis i.
ağız aynası mouth mirror i.
ağız hastalıkları oral medicine i.
ağız cerrahı oral surgeon i.
ağız kokusu bad breath i.
ağız suyu mouthwash i.
ağız koruyucusu mouth guard i.
ağız cerrahisi oral surgery i.
ağız hastalıkları oral diseases i.
ağız suyu oral rinse i.