büyütmek - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

büyütmek



"büyütmek" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 59 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
büyütmek aggrandize f.
büyütmek amplify f.
büyütmek enlarge f.
General
büyütmek dramatize f.
büyütmek blow up f.
büyütmek enhance f.
büyütmek wean f.
büyütmek exaggerate f.
büyütmek grow f.
büyütmek raise f.
büyütmek glorify f.
büyütmek make big f.
büyütmek nurture f.
büyütmek bulk f.
büyütmek make the most of f.
büyütmek make much of something f.
büyütmek heighten f.
büyütmek swell f.
büyütmek nourish f.
büyütmek soup up f.
büyütmek augment f.
büyütmek scale up f.
büyütmek extend f.
büyütmek stretch f.
büyütmek dignify f.
büyütmek bring up f.
büyütmek foster f.
büyütmek dilate f.
büyütmek embosom f.
büyütmek overplay f.
büyütmek greaten f.
büyütmek overstate f.
büyütmek rear f.
büyütmek expand f.
büyütmek magnify f.
büyütmek maximize f.
büyütmek breed f.
büyütmek develop f.
büyütmek fill out f.
büyütmek overrate f.
büyütmek amplify f.
büyütmek upbring f.
büyütmek maximise f.
büyütmek aggrandise f.
büyütmek dramatise f.
büyütmek cradle f.
büyütmek rax f.
büyütmek reenforce f.
büyütmek re-enforce f.
büyütmek thicken f.
Phrasals
büyütmek fetch up [dialect] f.
büyütmek blow up f.
Idioms
büyütmek draw a long bow f.
büyütmek blow the coals f.
Politics
büyütmek increase
Technical
büyütmek zoom
Computer
büyütmek upgrade
büyütmek zoom in
Archaic
büyütmek tragedize f.

"büyütmek" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 91 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
boyutunu büyütmek enlarge f.
büyütmek (çocuk) raise f.
General
gözünde büyütmek overrate f.
işleri büyütmek drum up business f.
gözünde büyütmek overestimate f.
nazlı büyütmek spoonfeed f.
gözde büyütmek overrate f.
gözünde büyütmek over estimate f.
mümkün olduğu kadar büyütmek maximize f.
gözünde büyütmek exaggerate f.
gözünde büyütmek make an idol of f.
gözünde büyütmek hold somebody in awe f.
işi büyütmek expand business f.
işi büyütmek expand one's business f.
çocuk büyütmek raise a kid f.
çocuk büyütmek raise a child f.
çocuk büyütmek bring up a child f.
şirket büyütmek expand the company f.
şirketi büyütmek grow the company f.
şirketi büyütmek expand the company f.
şirket büyütmek grow the company f.
(çocuk) büyütmek bring up f.
gözünde büyütmek make heavy weather of f.
gözünde büyütmek over-estimate f.
tek başına büyütmek raise someone single-handedly f.
büyütmek (bir bitkiyi belirli bir yöne doğru veya belirli bir biçimde) train f.
vites büyütmek change up f.
ebadını büyütmek scale something up f.
boyutunu büyütmek scale something up f.
bebek büyütmek bring up a baby f.
çocuk büyütmek care for f.
bebek büyütmek raise a baby f.
(fotoğraf) büyütmek blow up f.
vites büyütmek shift up f.
bir maaşla iki çocuk büyütmek raise two kids on one salary f.
boyutunu büyütmek enlarge the size of f.
uyuşturucu işini büyütmek expand one’s drug business f.
mümkün olduğu kadar büyütmek maximise f.
ağaç büyütmek grow a tree f.
çocuk büyütmek raise children f.
çocuk büyütmek raise children f.
tekrar boyutunu büyütmek re-enlarge f.
yeniden büyütmek re-enlarge f.
tekrar büyütmek re-enlarge f.
içinde büyütmek nourish f.
(çocuğu/bebeği) büyütmek nurse f.
(şirketi) kar ettirerek büyütmek nurse f.
besleyip büyütmek nuzzle [obsolete] f.
gözünde büyütmek think much f.
işi büyütmek grow business i.
Phrasals
bir olayı büyütmek take on f.
(birini/bir şeyi) zihninde büyütmek brood about (someone or something) f.
(birini/bir şeyi) zihninde büyütmek brood about someone or something f.
(birini/bir şeyi) zihninde büyütmek brood on someone or something f.
(birini/bir şeyi) zihninde büyütmek brood over someone or something f.
(bir yapıyı bir yere) doğru uzatmak/genişletmek/büyütmek build out onto (something) f.
(bir yapıyı bir alanın) içine doğru uzatmak/genişletmek/büyütmek build out onto (something) f.
(bir yapıyı bir yere) doğru uzatmak/genişletmek/büyütmek build out onto something f.
(bir yapıyı bir alanın) içine doğru uzatmak/genişletmek/büyütmek build out onto something f.
Colloquial
göğüslerini büyütmek have one's breasts enlarged
Idioms
sorunu büyütmek make it strange f.
bol bol (bir şey) yedirerek/yaptırarak çocuğunu büyütmek/yetiştirmek bring (one) up on (something) f.
çocuğunu (bir şeyle) büyütmek/beslemek bring (one) up on (something) f.
bol bol (bir şey) yedirerek/yaptırarak çocuğunu büyütmek/yetiştirmek bring someone up on something f.
çocuğunu (bir şeyle) büyütmek/beslemek bring someone up on something f.
büyütmek (durumu vb) blow out of proportion
gözünde büyütmek make heavy weather of
olayı büyütmek make something out of nothing
gözünde büyütmek think someone hung the moon and stars
hedef büyütmek aim for the sky
hedef büyütmek shoot for the sky
hedef büyütmek reach for the sky
(büyütülecek bir şey değil) sadece kafasında büyütmek be all in the mind
bir şeyi gereğinden fazla büyütmek make a federal case out of something
bir şeyi gereğinden fazla büyütmek make a big deal about something
kafasında büyütmek be all in one's mind
bir şeyi çok büyütmek make a federal case of out of something
olayı iyice büyütmek make a big thing of it
bir şeyi abartmak/büyütmek make a song and dance about something
birini gözünde çok büyütmek make too much of someone
bir şeyi büyütmek/abartmak make a point of something
bir şeyi büyütmek/abartmak make an issue of someone or something
hedefini büyütmek raise one's sights
Politics
daha fazla bölge ele geçirerek (ülkeyi) büyütmek territorialise f.
daha fazla bölge ele geçirerek (ülkeyi) büyütmek territorialize f.
Technical
delikleri büyütmek için kullanılan bir alet hand reamer
Computer
yazıyı büyütmek enlarge the text
metni büyütmek enlarge the text
Automotive
çap büyütmek overbore
Medical
ölçek büyütmek scale-up
Biochemistry
bakteri kültürlerini kontrollü besin ortamında sabit hızda büyütmek için kullanılan bir aparat chemostat i.