bağlı olmak - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

bağlı olmak



"bağlı olmak" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 43 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
bağlı olmak depend f.
General
bağlı olmak depend f.
bağlı olmak pivot f.
bağlı olmak pay homage to f.
bağlı olmak hinge on f.
bağlı olmak contingent upon f.
bağlı olmak turn on f.
bağlı olmak be bound up with f.
bağlı olmak hang on f.
bağlı olmak be bound up f.
bağlı olmak reside f.
bağlı olmak be affiliated with f.
bağlı olmak be attached to f.
bağlı olmak cleave f.
bağlı olmak consist in f.
bağlı olmak be based on f.
bağlı olmak be interdepend f.
bağlı olmak gear to f.
bağlı olmak rest on f.
bağlı olmak hinge f.
bağlı olmak consist f.
bağlı olmak be linked f.
bağlı olmak depend upon f.
bağlı olmak subjected to f.
bağlı olmak hang f.
bağlı olmak sit under f.
bağlı olmak connect f.
bağlı olmak reside in f.
bağlı olmak adhere to f.
bağlı olmak be subject to f.
bağlı olmak be contingent upon f.
bağlı olmak interconnect f.
bağlı olmak adhere f.
bağlı olmak belong to f.
bağlı olmak appertain f.
bağlı olmak relate f.
bağlı olmak subject to f.
bağlı olmak be tied to f.
Trade/Economic
bağlı olmak depend
bağlı olmak be affiliated to
bağlı olmak be bound
Technical
bağlı olmak depend on
Medical
bağlı olmak cleave into

"bağlı olmak" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 62 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
(fikir) sıkı sıkıya bağlı olmak hug f.
General
bağlı olmak (birine) be up to f.
bağlı olmak (hatıra vb'ne) cling f.
başı bağlı olmak be tied down f.
başı bağlı olmak be dependent f.
bir şey başka bir şeye bağlı olmak be conditioned by f.
birine bağlı olmak depend on someone f.
birine fazla bağlı olmak be tied to someone's apron strings f.
birine yürekten bağlı olmak be bond with somebody at heart f.
derinden bağlı olmak be deeply bound up with f.
derinden bağlı olmak be deeply committed to f.
derinden bağlı olmak be deeply loyal to f.
derinden bağlı olmak be deeply attached f.
-e bağlı olmak hinge on f.
-e bağlı olmak hinge upon f.
geçmişine bağlı olmak cling f.
gönülden bağlı olmak carry a torch f.
kendi fikirlerine sıkı sıkıya bağlı olmak be unduly attached to one's own opinions f.
limite bağlı olmak be bound at the limit f.
ön şartına dayanmak/bağlı olmak presuppose f.
seruma bağlı olmak be on a drip f.
sıkı sıkıya bağlı olmak be tight-knit f.
son derece bağlı/sadık olmak be fiercely loyal f.
şansa bağlı olmak be dependent on chance f.
şansa bağlı olmak be occasional f.
şansa bağlı olmak be dependent on luck f.
şansa bağlı olmak depend on chance f.
şansa bağlı olmak be contingent upon a future event f.
şansa bağlı olmak depend on luck f.
şansa bağlı olmak be depending on luck f.
şansa bağlı olmak be aleatory f.
şarta bağlı olmak be conditioned f.
şarta bağlı olmak be dependent on a condition f.
tarikata bağlı olmak be a dedicated follower of a cult f.
tarikata bağlı olmak be a member of a religious order f.
ülkeye bağlı olmak be loyal to the country f.
vatana bağlı olmak be loyal to the country f.
yakından bağlı olmak be closely linked with f.
yürekten bağlı olmak be bonded at the heart f.
yürekten bağlı olmak be bond with somebody at heart f.
bağlı adaları hariç olmak üzere kesintisiz büyük kara parçası mainland i.
Phrasals
(insanlar için) birbirlerine bağlı olmak belong together
birine/bir şeye bağlı olmak (bir konu/durumda) rest upon
-e bağlı/tabi olmak ride on something
sıkı sıkıya bağlı olmak anchor in
Colloquial
(mecaz) eli kolu bağlı olmak hamstrung
Idioms
birbirlerine etle tırnak gibi bağlı olmak be joined at the hip
eli kolu bağlı olmak be bound hand and foot
eli kolu bağlı olmak be tied hand and foot
eli kolu bağlı olmak have one's hands tied
ilkelerine bağlı olmak stick to one's principles
ilkelerine bağlı olmak live up to one's principles
pamuk ipliğine bağlı olmak be on a knife edge
pamuk ipliğine bağlı olmak hang on by a hair
pamuk ipliğine bağlı olmak hang on by a thread
pamuk ipliğiyle bağlı olmak hang on by one's eyelids
prensiplerine bağlı olmak live up to one's principles
prensiplerine bağlı olmak stick to one's principles
Slang
kıçların bağlı/yapışık olmak be attached at the hip
Law
bir şarta bağlı olmak be subject to a condition
Politics
koşuluna bağlı olmak be conditional upon
Marine
güvertenin üzerindeki kalasta gözleri bağlı olarak yürümeye mecbur olmak walk the plank