bir araya getirmek - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

bir araya getirmek



"bir araya getirmek" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 32 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
bir araya getirmek gather f.
bir araya getirmek gather f.
General
bir araya getirmek gather f.
bir araya getirmek collect f.
bir araya getirmek gather up f.
bir araya getirmek knock together f.
bir araya getirmek piece together f.
bir araya getirmek rake together f.
bir araya getirmek concentrate f.
bir araya getirmek make up f.
bir araya getirmek amass f.
bir araya getirmek band together f.
bir araya getirmek conflate f.
bir araya getirmek agglomerate f.
bir araya getirmek congregate f.
bir araya getirmek pool f.
bir araya getirmek assemble f.
bir araya getirmek rally f.
bir araya getirmek aggregate f.
bir araya getirmek fabricate f.
bir araya getirmek raise f.
bir araya getirmek draw together f.
bir araya getirmek accoil [obsolete] f.
bir araya getirmek assemble f.
bir araya getirmek band f.
Phrasals
bir araya getirmek tack together f.
bir araya getirmek rake up f.
bir araya getirmek put people or things together
bir araya getirmek throw together
bir araya getirmek unite together
Slang
bir araya getirmek combobulate
Law
bir araya getirmek combine

"bir araya getirmek" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 30 sonuç

Türkçe İngilizce
General
bir araya getirmek (birilerini) throw together f.
iki yakasını bir araya getirmek get by f.
bir şeyin parçalarını bir araya getirmek piece something together f.
güçlükle bir araya getirmek scrape up f.
güçlükle bir araya getirmek scrape together f.
biçimsiz parçalar halinde bir araya getirmek lump f.
iki ucunu bir araya getirmek make ends meet f.
parçaları bir araya getirmek join parts together f.
aileyi bir araya getirmek draw the family together f.
kaynakları (derleyip) toparlamak/bir araya getirmek marshall the resources f.
yeniden bir araya getirmek reaggregate f.
yeniden bir araya getirmek recollect f.
yeniden bir araya getirmek reconstruct f.
bir araya getirmek için çağrı yapan ralling i.
Phrasals
güçlükle bir araya getirmek rake up f.
birilerini toplamak/bir araya getirmek huddle someone together
bir araya toplamak/getirmek marshal someone or something together
etrafında toplamak/bir araya getirmek gather someone or something to oneself
ile bir araya getirmek get together with
birini başka biri ile buluşturmak/bir araya getirmek reunite someone with someone
(parçaları) bir araya getirmek tack together
Idioms
iki ucunu bir araya getirmek make both ends meet
iki yakayı zorlukla bir araya getirmek eke out
zar zor iki yakasını bir araya getirmek make both ends meet
Formal
(iki kişiyi/şeyi) yeniden bir araya getirmek recouple f.
Politics
işgücü arzı ve talebini bir araya getirmek bring offers of employment into touch with applications for employment
Technical
toplayıp bir araya getirmek compile
birleştirmek bir araya getirmek assemble
parçaları bir araya getirmek build
Aeronautic
parçaları bir araya getirmek built