bring something out - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

bring something out

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


"bring something out" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 1 sonuç

İngilizce Türkçe
General
bring something out f. üretmek

"bring something out" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 58 sonuç

İngilizce Türkçe
Phrasals
bring something out of someone f. ağzından laf almak
bring something out f. konuşturmak
bring someone or something out of something f. sokağa/balkonlara dökmek
bring (someone or something) out of (somewhere or someone) f. ağzından laf almak
bring (someone or something) out of (somewhere or someone) f. söyletmek
bring something out f. ağzından laf almak
bring someone or something out of something f. (bir yerden/durumdan) ortaya çıkmasını/kurtulmasını sağlamak
bring something out f. ağzından zorla/gıdım gıdım laf almak
bring someone or something out of something f. (bir yerden/durumdan) çıkmasını sağlamak
bring something out of someone f. konuşturmak
bring (someone or something) out of (somewhere or someone) f. konuşturmak
bring someone or something out f. (bir yerden/durumdan) çıkmasını sağlamak
bring someone or something out f. (bir yerden/durumdan) ortaya çıkmasını/kurtulmasını sağlamak
bring (someone or something) out of (somewhere or someone) f. (bir yerden/durumdan) ortaya çıkmasını/kurtulmasını sağlamak
bring (someone or something) out of (somewhere or someone) f. (bir yerden/durumdan) çıkmasını sağlamak
bring (someone or something) out of (somewhere or someone) f. ağzından zorla/gıdım gıdım laf almak
bring something out f. söyletmek
bring something out of someone f. ağzından zorla/gıdım gıdım laf almak
bring someone or something out f. sokağa/balkonlara dökmek
bring something out of someone f. söyletmek
bring someone out (on something) f. alkışlarla sahneye getirmek
bring someone out (on something) f. sahneye çıkarmak
bring something out of someone f. birinin ağzından zorla laf almak
bring something out f. piyasaya çıkarmak
bring something out f. anlattırmak
bring something out of someone f. birine zorla bildiklerini söyletmek
bring something out (in someone) f. (birinin içindeki) bir şeyi açığa çıkarmak
bring something out f. (bir yayın) çıkartmak
bring something out of someone f. birinin ağzından gıdım gıdım laf almak
bring something out of someone f. birine zorla anlattırmak
bring something out f. halka sunmak
bring something out f. yayınlamak
bring something out f. söyletmek
bring something out (in someone) f. (birinin içindeki) bir şeyi ortaya çıkarmak
bring something out f. söylemesini/anlatmasını sağlamak
bring something out of someone f. birini zorla konuşturmak
bring something out of someone f. birinin ötmesini sağlamak
bring something out f. yayımlamak
Idioms
bring something out of mothballs f. naftalinlerin/tozlu yapraklar arasından (sandıktan) çıkarmak
bring something out of mothballs f. tozlu raflardan çıkarmak
bring someone or something out in droves f. insanların/canlıların ilgisini/dikkatini (bir yere) çekmek
bring (someone or something) out in droves f. (bir yerin) insanlarla dolup taşmasını sağlamak
bring (someone or something) out in droves f. insanların/hayvanların (bir yere) üşüşmesini sağlamak
bring someone or something out in droves f. (bir yerin) insanlarla dolup taşmasını sağlamak
bring someone or something out in droves f. insanların/hayvanların (bir yere) üşüşmesini sağlamak
bring (someone or something) out in droves f. insanların/canlıların ilgisini/dikkatini (bir yere) çekmek
bring someone or something out in droves f. insanları/hayvanları bir yere çekmek için aklını çelmek
bring someone or something out in droves f. insanların/hayvanların bir yere akın etmesini/akın akın gelmesini sağlamak
bring someone or something out in droves f. insanları/hayvanları bir yere toplamak/çekmek için kandırmak/ayartmak
bring someone or something out in droves f. bir insan/hayvan seli yaratmak
bring someone or something out in droves f. insanları/hayvanları sürü halinde bir araya getirmek
bring someone or something out in droves f. insanları/hayvanları büyük gruplar halinde bir yere çekmek
bring someone or something out in droves f. insanları/hayvanları kalabalık bir grup halinde bir araya toplamak/getirmek
bring (something) out of mothballs f. uygulamak
bring (something) out of mothballs f. (bir şeyi) kullanmaya başlamak
bring (something) out of mothballs f. (bir şeyi) kullanıma sokmak
bring (something) out of mothballs f. kullanmaya başlamak
bring (something) out of mothballs f. yürürlüğe koymak