cezalandırmak - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

cezalandırmak



"cezalandırmak" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 44 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
cezalandırmak punish f.
General
cezalandırmak slate f.
cezalandırmak come down on f.
cezalandırmak crime f.
cezalandırmak plague f.
cezalandırmak castigate f.
cezalandırmak inflict punishment on f.
cezalandırmak impose a penalty on f.
cezalandırmak charge f.
cezalandırmak penalize f.
cezalandırmak fine f.
cezalandırmak penalise f.
cezalandırmak cop it f.
cezalandırmak trounce f.
cezalandırmak give somebody gyp f.
cezalandırmak chastise f.
cezalandırmak scourge f.
cezalandırmak skin f.
cezalandırmak discipline f.
cezalandırmak sconce f.
cezalandırmak be charged f.
cezalandırmak correct f.
cezalandırmak censure f.
cezalandırmak dish out f.
cezalandırmak recompense f.
cezalandırmak give smb. gyp f.
cezalandırmak get one's own back f.
cezalandırmak fustigate f.
Phrasals
cezalandırmak discipline someone for something
Colloquial
cezalandırmak skin
cezalandırmak throw the book of rules at someone
Idioms
cezalandırmak give someone a bawling out
cezalandırmak give someone a good bawling out
cezalandırmak knock one's heads together
cezalandırmak hang someone out to dry
cezalandırmak throw the book at
Trade/Economic
cezalandırmak penalize
cezalandırmak penalise
Law
cezalandırmak discipline
cezalandırmak penalise
cezalandırmak penalize
cezalandırmak amerce
cezalandırmak punish
Aeronautic
cezalandırmak sentence

"cezalandırmak" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 58 sonuç

Türkçe İngilizce
General
adli para cezası ile cezalandırmak impose punitive fine f.
başkalarına ibret olsun diye cezalandırmak punish as a warning or deterrent to others f.
birini ibret olsun diye cezalandırmak make an example of someone f.
birisini tokat atarak cezalandırmak give someone a thick ear f.
dayakla cezalandırmak chastise f.
dizine yatırıp dövmek/cezalandırmak put somebody over your knee f.
döverek cezalandırmak chastise f.
ıslah etmek için cezalandırmak chasten f.
ibret olsun diye cezalandırmak make an example of f.
ibreti alem için cezalandırmak punish as a warning or deterrent to others f.
ibret-i alem olsun diye cezalandırmak punish as a warning or deterrent to others f.
için cezalandırmak punish someone for something f.
ile cezalandırmak punish someone by something f.
ile cezalandırmak punish someone with something f.
katran ve tüye bulayıp demiryolunda cezalandırmak ride someone on a rail f.
sopa ile cezalandırmak ferule f.
şiddetle cezalandırmak scourge f.
yakalamak (cezalandırmak/dövmek için) lay hands on f.
yakalamak (cezalandırmak/dövmek için) lay one's hands on f.
özellikle siyasi suçluları cezalandırmak amacıyla kullanılan sovyet çalışma kampı gulag i.
Phrasals
-den dolayı cezalandırmak penalize someone for something
Colloquial
acil ve şiddetli bir şekilde cezalandırmak short sharp shock
başkalarına ibret olsun diye cezalandırmak make an example of
cezalandırmak üzere olmak be for the high jump
ibret-i alem olsun diye cezalandırmak make an example of
Idioms
(cezalandırmak amacıyla) cetvelle eline vurmak rap someone's knuckles
(cezalandırmak amacıyla) cetvelle eline vurmak rap someone on the knuckles
(cezalandırmak amacıyla) cetvelle eline vurmak rap someone across the knuckles
ağır şekilde cezalandırmak nail somebody to the wall
ağzını sabunla yıkayarak cezalandırmak wash someone's mouth out with soap
ağzını sabunla yıkayarak cezalandırmak rinse someone's mouth out with soap
başkalarına ders olsun diye cezalandırmak make an example of
birini cezalandırmak tan someone's hide
birini cezalandırmak give someone what for
birini cezalandırmak have someone's hide
birisini ağır biçimde cezalandırmak nail someone to a cross
birisini ağır biçimde cezalandırmak nail someone's hide to the wall
ibret olsun diye cezalandırmak make an example of
ibreti alem için cezalandırmak make an example of
kendini cezalandırmak/suçlamak beat oneself up
kendini yok yere cezalandırmak cut off one's nose to spite one's face
kendini yok yere cezalandırmak cut off nose to spite face
konuşmayarak cezalandırmak send to coventry
öldürmek/cezalandırmak/intikam için peşine düşmek be after somebody's blood
sopayla vurarak cezalandırmak give someone six of the best
sopayla vurarak cezalandırmak six of the best
Trade/Economic
sendika aidatını vermeyen işçiyi cezalandırmak amacıyla eşyalarının sendika mensuplarınca saklanması rattening
Law
cezai yaptırım altına almak/cezalandırmak penalize
cezai yaptırım altına almak/cezalandırmak penalise
cezalandırmak amacıyla birinin dizine vurma kneecapping
dayakla cezalandırmak chastise
falakayla cezalandırmak chastise
hapisle cezalandırmak sentence prison
herhangi bir takdir veya keyfi ceza vermek suretiyle cezalandırmak amerce
para cezasıyla cezalandırmak fine
para cezasıyla cezalandırmak sentence fine
tekrar cezalandırmak resentence
yeniden cezalandırmak resentence