döndürmek - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

döndürmek



"döndürmek" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 50 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
döndürmek spin f.
döndürmek turn f.
döndürmek rotate f.
General
döndürmek veer f.
döndürmek swerve f.
döndürmek convert f.
döndürmek slew f.
döndürmek deflect f.
döndürmek flip over f.
döndürmek manage f.
döndürmek swing f.
döndürmek run f.
döndürmek reverse f.
döndürmek swirl f.
döndürmek roll f.
döndürmek troll f.
döndürmek twiddle f.
döndürmek wheel f.
döndürmek grind f.
döndürmek twist f.
döndürmek turn f.
döndürmek whirl f.
döndürmek rotate f.
döndürmek torquer f.
döndürmek wind up f.
döndürmek revolve f.
döndürmek twirl f.
döndürmek reduce f.
döndürmek tirl [scottish] f.
döndürmek trill f.
döndürmek tweedle [dialect] f.
döndürmek twingle [dialect] f.
döndürmek twistify f.
döndürmek bend f.
döndürmek birl f.
Phrasals
döndürmek turn aside f.
döndürmek turn again f.
Technical
döndürmek revolve f.
döndürmek twist f.
döndürmek rotate f.
döndürmek twirl f.
döndürmek turn on f.
döndürmek defect f.
döndürmek thread f.
döndürmek wind f.
Computer
döndürmek rotate f.
Automotive
döndürmek turn f.
Archaic
döndürmek throse f.
döndürmek thraw f.
döndürmek avert f.

"döndürmek" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 271 sonuç

Türkçe İngilizce
General
öfkeden deliye döndürmek send somebody berserk f.
başını döndürmek inebriate f.
fırıl fırıl döndürmek spin something round f.
hayata döndürmek revivify f.
başını döndürmek turn somebody's head f.
çorbaya döndürmek make a mess of f.
fırıl fırıl döndürmek swirl f.
geriye doğru döndürmek reverse f.
kendi dinine döndürmek proselytize f.
yüzseksen derece döndürmek rotate 180° degrees f.
başını döndürmek turn one's head f.
geri döndürmek turn back f.
birinin başını döndürmek turn someone's head f.
döndürmek (topaç) whip f.
eski haline döndürmek rehabilitate f.
mil etrafında döndürmek traverse f.
döndürmek (etrafında) revolve about f.
döndürmek (etrafında) revolve around f.
ters döndürmek evert f.
yaşama döndürmek resuscitate f.
hayata döndürmek quicken f.
hayata döndürmek revive f.
hızla döndürmek twirl f.
hızla döndürmek whirl f.
yılan hikayesine döndürmek turn into an unresolved mess f.
başını döndürmek go to one's head f.
tersine döndürmek reverse f.
girdap gibi döndürmek swirl f.
başını döndürmek go to somebody's head f.
yaşama döndürmek resurrect f.
etrafında döndürmek wheel around f.
fırıl fırıl döndürmek whirl f.
bir şeyi çalkalayarak döndürmek give something a swirl f.
fırıl fırıl döndürmek twirl f.
ırgat pazarına döndürmek mess up f.
aleyhine döndürmek turn against f.
başını döndürmek dizzy f.
yaşama döndürmek restore somebody to life f.
gemiyi iskeleye döndürmek port f.
hayata döndürmek bring back to life f.
çılgına döndürmek freak f.
helezonlaştırarak döndürmek swirl f.
mil üzerinde döndürmek swivel f.
dininden döndürmek convert f.
yeniden hayata döndürmek revive f.
dengeyi döndürmek swing the balance f.
eski durumuna döndürmek rehabilitate f.
hristiyanlığa döndürmek evangelise f.
yaşama döndürmek bestow hand on somebody f.
curcunaya döndürmek fill (a place) with the clamor of voices f.
curcunaya döndürmek turn a place in a very noisy disordered state f.
cehenneme döndürmek turn to hell f.
kararından döndürmek dissuade f.
yüzünü -e doğru döndürmek face f.
-den döndürmek dissuade someone from f.
-e döndürmek reduce to f.
yılan hikayesine döndürmek turn into a long-winded story f.
(birini/bir şeyi) yerine döndürmek get back f.
doğuya döndürmek orient f.
180 derece döndürmek rotate something by 180 degrees f.
180 derece döndürmek rotate 180 degrees f.
küçültüp gerçek boyutlarına döndürmek cut down to size f.
inancından döndürmek bring around f.
inancından döndürmek bring round f.
geriye döndürmek turn around f.
yaşama döndürmek bring to f.
yaşama döndürmek bring back f.
hayata döndürmek bring around f.
hayata döndürmek bring back f.
yaşama döndürmek restore someone to life f.
hayata döndürmek resuscitate f.
hayata döndürmek recover or restore from apparent death f.
yaşama döndürmek recover or restore from apparent death f.
hayata döndürmek revive a person f.
yaşama döndürmek return someone to consciousness f.
yaşama döndürmek bring round f.
hayata döndürmek bring to f.
yaşama döndürmek revivify f.
yaşama döndürmek revive a person f.
hayata döndürmek resurrect f.
yaşama döndürmek revive f.
hayata döndürmek bring round f.
hayata döndürmek return someone to consciousness f.
hayata döndürmek restore someone to life f.
yaşama döndürmek bring around f.
ölüleri hayata döndürmek bring the dead back to life f.
zamanı geri döndürmek turn back time f.
bir şeyi döndürmek turn something f.
bir şeyi döndürmek whirl something around f.
hristiyanlığa döndürmek evangelize f.
kendi dinine döndürmek proselytise f.
serseme döndürmek bumfuzzle f.
çarkı döndürmek spin the wheel f.
geri döndürmek reverse f.
eski haline döndürmek restore to a previous state f.
eski haline döndürmek rebuild f.
(bir yere/birine) döndürmek present f.
barbar dönemlere geri döndürmek rebarbarize f.
yanlıştan döndürmek reclaim f.
eski haline döndürmek reconstruct f.
eski haline döndürmek reconvert f.
normale döndürmek rectify f.
hayata döndürmek reduce [obsolete] f.
eski haline döndürmek remit f.
yaşama döndürmek bring one round f.
tersine döndürmek turn round f.
ters döndürmek tump over f.
tersine döndürmek turn f.
girdap gibi döndürmek eddy f.
tersine döndürmek underturn f.
iskelete döndürmek unflesh f.
(karakterini) dışa döndürmek exteriorize f.
(karakterini) dışa döndürmek exteriorise f.
çöplüğe döndürmek litter f.
(yüzen bir kütüğü) ayağıyla ittirerek hızla döndürmek birl f.
(yüzen kütüğü) ayağıyla ittirerek döndürmek birle f.
(malzemeleri) karıştırmak veya döndürmek whiz f.
(hızla) döndürmek whiz f.
(malzemeleri) karıştırmak veya döndürmek whizz f.
(hızla) döndürmek whizz f.
hızla döndürmek querl [dialect] f.
(atı) sola döndürmek wind f.
avı istenen yöne döndürmek için konumlandırılmış kimse veya nesne blancher [obsolete] i.
döndürmek veya çevirmek gibi fiilleri pekiştirir about zf.
Phrasals
eski haline döndürmek throw back f.
geri döndürmek draw back f.
başka yöne döndürmek put about f.
yavaş yavaş eski haline dönmek/döndürmek pull around f.
hızla geriye döndürmek spin around f.
kendi etrafında döndürmek/tur attırmak spin around f.
tersine/arkaya/geriye döndürmek swing around f.
birden geriye/kendi etrafında döndürmek spin around f.
başını döndürmek carry away f.
eksi haline döndürmek change something back f.
hızla döndürmek whip someone around f.
(birini başka birine, eski sevgilisine) geri döndürmek drive (one) back to (someone) f.
birini başka birine (eski sevgilisi, annesi, babası) geri döndürmek drive someone back to someone f.
birini/bir şeyi (bir şeye) bakacak şekilde döndürmek face into (something) f.
(birini/bir şeyi) bir şeye bakacak şekilde döndürmek face (someone or something) into something f.
birini/bir şeyi bir yere geri döndürmek force back f.
bir şeye geri döndürmek force back f.
birini/bir şeyi geri döndürmek force back f.
(bir şeyi bir durumdan) yaşama döndürmek resurrect (something) from (something) f.
(birini veya bir şeyi) eski haline döndürmek switch back f.
(birini veya bir şeyi) önceki markaya/firmaya/tarifeye döndürmek switch back f.
normale döndürmek bring down f.
birini normale döndürmek bring someone down f.
(birini/bir şeyi/kendini bir şeyle) hayata döndürmek refresh (someone, something, or oneself) with (something) f.
-e döndürmek swap over f.
hızla (bir duruma) geri döndürmek sweep back into (something) f.
kesin olarak (bir konuma) geri döndürmek sweep back into (something) f.
hızla (bir duruma) geri döndürmek sweep back to (something) f.
kesin olarak (bir konuma) geri döndürmek sweep back to (something) f.
(bir şeye, görüşe, inanca, duyguya) döndürmek swing to (something) f.
hemen geriye döndürmek wheel around f.
hızlıca ters yöne döndürmek wheel around f.
'-e döndürmek turn to f.
'-e doğru döndürmek turn to f.
yüzünü bir şeye döndürmek turn to f.
birini/bir şeyi bir şeye döndürmek/çevirmek turn someone or something to something f.
birinin/bir şeyin yüzünü bir şeye döndürmek/çevirmek turn someone or something to something f.
birini/bir şeyi bir şeye doğru döndürmek/çevirmek turn someone or something to something f.
yüzü (birine/bir şeye) döndürmek point toward (someone or something) f.
önü (bir yere/bir şeye) döndürmek point toward (someone or something) f.
Colloquial
(birinin) başını döndürmek knock somebody dead f.
Idioms
şaşkına döndürmek knock someone off stride [usa] f.
şaşkına döndürmek throw someone off stride [usa] f.
şaşkına döndürmek throw off stride [usa] f.
şaşkına döndürmek knock off stride [usa] f.
şaşkına döndürmek knock someone off his/her stride [usa] f.
şaşkına döndürmek throw someone off his/her stride [usa] f.
geminin burnunu rüzgara döndürmek luff round f.
her şeyin başladığı yere döndürmek/getirmek bring (something) full circle f.
başlangıç noktasına döndürmek bring (something) full circle f.
dönüp dolaşıp her şeyin başladığı yere döndürmek bring (something) full circle f.
başa döndürmek bring (something) full circle f.
dönüp dolaşıp başa döndürmek bring (something) full circle f.
dönüp dolaşıp aynı noktaya geri döndürmek bring (something) full circle f.
eski haline geri döndürmek bring (something) full circle f.
başını döndürmek rock (one) to (one's) core f.
birini eşekten düşmüş karpuza döndürmek knock someone for a loop f.
birinin başını döndürmek make someone's head swim f.
bir şeyi hızla çevirmek/döndürmek flip something over f.
birini eşekten düşmüş karpuza döndürmek throw someone for a loop f.
birini gerçeğe döndürmek bring someone back to reality f.
birinin başını döndürmek make someone's head spin f.
birini beyninden vurulmuşa döndürmek set one back on one's heels f.
birinin başını döndürmek space someone out f.
hayata döndürmek bring back to life f.
hayata döndürmek give someody spirit f.
korkudan deliye döndürmek make someone's hair stand on end f.
muma döndürmek make somebody putty in one´s hands f.
mezarında ters döndürmek make turn over in his grave f.
mezarında ters döndürmek make turn in his grave f.
kısa yoldan köşeyi döndürmek be a licence to print money (brit) f.
kısa yoldan köşeyi döndürmek be a license to print money (us) f.
mezarında ters döndürmek make someone turn in his grave f.
(makine vb.) kendini döndürmek pay its way f.
(birisini) dışa döndürmek lead out f.
ölümün eşiğinden döndürmek raise (someone or something) from the dead f.
birini sinirden deliye döndürmek/sinir küpüne çevirmek annoy the hell out of somebody f.
(birini) normale döndürmek get (one) on one's feet f.
(birini) normal hayatına döndürmek get (one) on one's feet f.
(birini) normale döndürmek put one on one's feet f.
(birini) normal hayatına döndürmek put one on one's feet f.
(birini) beyninden vurulmuşa döndürmek put (one) back on (one's) heels f.
(birini) şaşkına döndürmek put (one) back on (one's) heels f.
tersine döndürmek/çevirmek put something into reverse f.
birinin başını döndürmek turn someone's head f.
birini dışa döndürmek take somebody out of himself, herself f.
(birini/bir şeyi) hayata döndürmek juice (someone or something) back to life f.
(birini/bir şeyi) hayata döndürmek juice (someone or something) back up f.
(birini) şaşkına çevirmek/döndürmek knock (one) on the ground f.
kuralları/parametreleri kendi tarafına/lehine döndürmek move the yardsticks f.
durumu (birinin/bir şeyin) aleyhine döndürmek flip the script on (someone or something) f.
birini normale döndürmek bring one to oneself f.
askeri güçleri, teknolojileri, fikirleri barışçıl amaçlarla döndürmek beat swords into plowshares f.
Trade/Economic
(piyasayı) döndürmek turn f.
kendini döndürmek wash its face f.
Law
(mülkü, metayı vb.) ilk haline döndürmek reconvert f.
Technical
katı ve sıvı maddeleri birbirinden ayırmak için çok hızlı döndürmek centrifugate f.
katı ve sıvı maddeleri birbirinden ayırmak için çok hızlı döndürmek centrifuge out f.
etüt ölçümünde hatayı en aza indirmek için aynı nesneye tekrar bakmak amacıyla ölçme aracını yatay ve dikey olarak 180 derece döndürmek change face f.
başlangıç değerine döndürmek restore f.
başaşağı döndürmek invert f.
çevresinde döndürmek twirl f.
çözmek için zıt yönde döndürmek untwist f.
dönmek döndürmek circulate f.
hızlı bir şekilde dönmek veya döndürmek whirl f.
start dışı sebepler için motoru startelerle döndürmek motoring f.
yanal olarak döndürmek traverse f.
(topu) döndürmek whip f.
yuvarlak nesneleri döndürmek için kullanılan bir torna tezgahı desteği ball rest i.
tren vagonlarının tekerleklerini döndürmek için kullanılan torna tezgahı wheel lathe i.
Computer
başlangıç değerine döndürmek restore f.
özgün hale döndürmek reset f.
Informatics
geriye döndürmek restore f.
Automotive
aşağı döndürmek pivot down f.
bir tur döndürmek round f.
Aeronautic
aniden yukarıya döndürmek (uçak) hoik f.
aniden yukarıya döndürmek (uçak) hoick f.
uçağı aniden yukarı döndürmek hoick f.
sadece jet motorunun itme gücüne dayanmak yerine pervane döndürmek üzere tasarlanmış jet motoru turboprop i.
hafif hava aracına takılıp yardımcı motoru döndürmek için rüzgarla çalışan pervane windmill i.
Marine
rotayı tersine döndürmek cast f.
(meltemde yönünü şaşırmış gemiyi) dümenle rotasına geri döndürmek chapel f.
yelkenleri geriye doğru itecek şekilde döndürmek bagpipe the mizzen f.
yelkenli geminin dümen ve rüzgar etkisiyle gittiği yönü tersine döndürmek brace about f.
prasyanın yönünü değiştirerek döndürmek brace in f.
(sereni) gemi donanımının izin verdiği kadar döndürmek brace up sharp f.
geminin burnunu rüzgarın estiği yöne döndürmek haul the wind f.
rıhtım halatlarını çekmekte kullanılan halatı saran çıkrığı döndürmek heave taut f.
seren direğinin ucunu döndürmek trip f.
(rüzgarın diğer tarafına çarpması için) tekneyi veya gemiyi döndürmek wind [uk] f.
çapayı rüzgarın geldiği yöne döndürmek için verilen emir up anchor i.
Petrol
matkabı engelin bir tarafına döndürmek için petrol kuyusuna yerleştirilen uzun takoz whipstock i.
Medical
vücudun bir bölümünü tersine döndürmek evaginate f.
Chemistry
(metali) metalik formuna döndürmek vivificate f.
Astronomy
(teodolit teleskobu) düşeyde tersine döndürmek transit f.
Religious
(birini) eski dinine döndürmek reconvert f.
muhammed'in dinine döndürmek mahometanize [obsolete] f.
muhammed'in dinine döndürmek mahometanise [obsolete] f.
Military
topu ekseninde yanlamasına döndürmek traverse i.
Sport
krikette (topu) döndürmek turn f.
vücut döndürmek trunk turning f.
(kaykayda) zıplarken kaykayın arka kısmına baskı uygulayıp iniş yapmadan önce kaykayı tam tur döndürmek kickflip f.
Archaic
eski sahibine ya da yerine döndürmek reconvey f.
doğru yola döndürmek reduce f.
ters yöne döndürmek unturn f.
Engineering
bir yüzü eksenine dik olarak döndürmek için kullanılan bir torna aleti facer i.
Slang
(birini) dili tutulmuşa döndürmek/çevirmek strike (someone) dumb f.