düşürmek - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

düşürmek



"düşürmek" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 60 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
düşürmek lower f.
düşürmek reduce f.
düşürmek drop f.
General
düşürmek topple f.
düşürmek tumble down f.
düşürmek flop f.
düşürmek cause to fall f.
düşürmek slim down f.
düşürmek step down f.
düşürmek knock off f.
düşürmek overshadow f.
düşürmek deflate f.
düşürmek precipitate f.
düşürmek tumble f.
düşürmek pull down f.
düşürmek mark down f.
düşürmek let fall f.
düşürmek bring down f.
düşürmek down f.
düşürmek throw f.
düşürmek get something easily f.
düşürmek get something cheaply f.
düşürmek get cheaply f.
düşürmek beat down f.
düşürmek depress f.
düşürmek droop f.
düşürmek unhorse f.
düşürmek fling f.
düşürmek get easily f.
düşürmek spill f.
düşürmek overthrow f.
düşürmek drop f.
düşürmek send down f.
düşürmek let down f.
düşürmek scale down f.
düşürmek take from f.
düşürmek reduce to f.
düşürmek put down f.
düşürmek fell f.
düşürmek undermine f.
düşürmek curtail f.
düşürmek sink f.
düşürmek roll back f.
düşürmek reduce f.
düşürmek detract f.
düşürmek dip f.
düşürmek pare down f.
düşürmek trip f.
düşürmek downscale f.
düşürmek minimalise f.
düşürmek minimalize f.
düşürmek cast f.
düşürmek tipple [dialect] f.
Phrasals
düşürmek throw down f.
düşürmek take down f.
Slang
düşürmek dial down f.
Trade/Economic
düşürmek deduct f.
Technical
düşürmek reduce f.
düşürmek decrease f.
Archaic
düşürmek rebate f.

"düşürmek" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 500 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
küme düşürmek relegate f.
hayrete düşürmek astonish f.
pusuya düşürmek ambush f.
tuzağa düşürmek entrap f.
küçük düşürmek humiliate f.
kolesterolü düşürmek reduce cholesterol f.
çocuk düşürmek abort f.
General
kuvvetten düşürmek emasculate f.
tuzağa düşürmek gin f.
ateşi düşürmek reduce fever f.
tuzağa düşürmek ambuscade f.
bitkin düşürmek exhaust f.
dehşete düşürmek shock f.
küçük düşürmek snub f.
güçsüz düşürmek prostrate f.
birini dehşete düşürmek strike terror into f.
gözden düşürmek disgrace f.
sıçrayıp binicisini düşürmek buck f.
personel sayısını düşürmek retrench f.
şüpheye düşürmek discredit f.
fiyat düşürmek mark down f.
çocuk düşürmek have an abortion f.
iz düşürmek project f.
değerini düşürmek alloy f.
küçük düşürmek make somebody feel small f.
değerini düşürmek bemean f.
gölge düşürmek call in question f.
küçük düşürmek humiliate f.
gölge düşürmek compromise f.
tuzağa düşürmek enmesh f.
değerini düşürmek detract f.
gözden düşürmek put somebody's nose out of joint f.
gözden düşürmek discredit f.
önem derecesini düşürmek marginalize f.
dehşete düşürmek make one's blood run cold f.
tuzağa düşürmek springe f.
hayrete düşürmek stagger f.
pusuya düşürmek trap f.
değerini düşürmek bring down f.
düşürmek (dölütü) abort f.
dehşete düşürmek alarm f.
küçük düşürmek score somebody off f.
küçük düşürmek detract f.
alçak bir duruma düşürmek degrade f.
gölge düşürmek bring into disrepute f.
küçük düşürmek degrade f.
kendini gülünç duruma düşürmek make a fool of oneself f.
önem derecesini düşürmek marginalise f.
tuzağa düşürmek mesh f.
dehşete düşürmek gally f.
gölge düşürmek detract from f.
tuzağa düşürmek entrammel f.
sefalete düşürmek beggar f.
kötü yola düşürmek debauch f.
binicisini düşürmek unseat f.
gözden düşürmek disfavor f.
küçük düşürmek affront f.
zayıf düşürmek weaken f.
kendi çıkarı için başkalarını birbirine düşürmek play both ends against the middle f.
toprağı kuvvetten düşürmek empoverish f.
küçük düşürmek disprize f.
attan düşürmek unseat f.
dehşete düşürmek funk f.
küçük düşürmek lessen f.
dehşete düşürmek dismay f.
tuzağa düşürmek net f.
kuvvetten düşürmek depress f.
ucuza düşürmek buy cheaply f.
kendini küçük düşürmek lower oneself f.
küçük düşürmek give affront to f.
çocuk düşürmek have a miscarriage f.
küçük düşürmek demean f.
dehşete düşürmek frighten f.
değerini düşürmek depreciate f.
gölge düşürmek take away from f.
tuzağa düşürmek trammel f.
maskesini düşürmek debunk f.
attan düşürmek unsaddle f.
dehşete düşürmek appal f.
değerini düşürmek cheapen f.
tuzağa düşürmek entrap f.
birbirine düşürmek set at loggerheads f.
bir kimseyi küçük düşürmek take someone down a peg f.
kendini gülünç duruma düşürmek become a laughing stock f.
adına gölge düşürmek tarnish one's reputation f.
uyak düşürmek rhyme f.
kuvvetten düşürmek enfeeble f.
ateş düşürmek reduce fever f.
tuzağa düşürmek circumvent f.
ağına düşürmek trap f.
topu düşürmek (oyunda) fumble f.
küçük düşürmek bring into contempt f.
fiyatı düşürmek discount f.
kuvvetten düşürmek debilitate f.
yatağa düşürmek lay somebody up f.
pusuya düşürmek ambuscade f.
birbirine düşürmek play off against f.
küçük düşürmek lower f.
birini heyecana düşürmek put someone in a flutter f.
aptal durumuna düşürmek stultify f.
hayrete düşürmek nonplus f.
ucuza düşürmek buy something cheaply f.
birisini gözden düşürmek put one's nose out of joint f.
tehlikeye düşürmek imperil f.
zayıf düşürmek pull somebody down f.
yorgun düşürmek poop f.
endişeye düşürmek fret f.
telaşa düşürmek flurry f.
gölge düşürmek sully f.
kuvvetten düşürmek castrate f.
değerini düşürmek damage f.
itibarını düşürmek debase f.
insanı hayrete düşürmek boggle the mind f.
telaşa düşürmek alarm f.
pusuya düşürmek ambush f.
fiyatı düşürmek decrease the price f.
değerini düşürmek devalue f.
tuzağa düşürmek snare f.
kendisini küçük düşürmek make oneself cheap f.
umutsuzluğa düşürmek reduce to despair f.
hayrete düşürmek puzzle f.
kendini küçük düşürmek demean oneself f.
tuzağa düşürmek decoy f.
gölge düşürmek overshadow f.
dehşete düşürmek curdle one's blood f.
çocuk düşürmek suffer a miscarriage f.
ucuza düşürmek get cheaply f.
tuzağa düşürmek entoil f.
hayrete düşürmek bowl somebody over f.
ateş edip düşürmek shoot down f.
suya düşürmek wreck f.
küçük düşürmek abase f.
küçük düşürmek mortify f.
maskesini düşürmek unmask f.
dehşete düşürmek horrify f.
umutsuzluğa düşürmek drive to despair f.
kefeki taşı ile düşürmek scale f.
kuvvetten düşürmek enervate f.
açmaza düşürmek drive somebody into a corner f.
fiyatı düşürmek reduce the price of f.
küçük düşürmek stigmatize f.
ucuza düşürmek get something cheaply f.
itibardan düşürmek discredit f.
tuzağa düşürmek ensnare f.
suya düşürmek dash f.
birini kendine doğru çekerek yere düşürmek pull someone over f.
çarpıp yere düşürmek run down f.
düşürmek (birini olumsuz bir duruma) enmesh in f.
suya düşürmek blight f.
yatağa düşürmek lay low f.
küçük düşürmek take somebody down a peg f.
uçağa ateş edip düşürmek shoot down f.
gölge düşürmek cloud f.
değerini düşürmek adulterate f.
küçük düşürmek run down f.
borsa fiyatlarını düşürmek bear f.
zayıf düşürmek enfeeble f.
şüpheye düşürmek throw suspicion on f.
kendini küçük düşürmek abase oneself f.
değerini düşürmek bastardize f.
attan düşürmek unhorse f.
derecesini düşürmek downgrade f.
hayrete düşürmek surprise f.
değerini düşürmek attenuate f.
çocuk düşürmek miscarry f.
dehşete düşürmek appall f.
bağırsaklarındaki kurtları düşürmek (bir hayvanın) worm f.
fiyat düşürmek screw down f.
kendi malının fiyatını düşürmek come down in one's price f.
bir şeyi silkeleyip düşürmek shake something down f.
itibardan düşürmek disgrace f.
hayrete düşürmek amaze f.
dehşete düşürmek terrorize f.
gülünç/rezil duruma düşürmek travesty f.
ağına düşürmek ensnare f.
küçük düşürmek stultify f.
şüpheye düşürmek misgive f.
yavrusunu düşürmek slink f.
küçük düşürmek depreciate f.
ağa düşürmek enmesh f.
suya düşürmek defeat f.
tuzağa düşürmek trap f.
silahla vurup düşürmek shoot down f.
değerini düşürmek devaluate f.
fiyatı düşürmek lower the price f.
düşmanı bitap düşürmek wear the enemy down f.
değerini düşürmek debase f.
küçük düşürmek debase f.
küçük düşürmek disparage f.
dehşete düşürmek terrify f.
itibardan düşürmek bring into disrepute f.
mağdur duruma düşürmek aggrieve f.
mağdur duruma düşürmek victimize f.
notunu düşürmek lower one's grade f.
ayarını düşürmek regulate down f.
tuzağa düşürmek nett f.
değerini düşürmek decrease one's value f.
elinden düşürmek drop down from one's hands f.
ağa düşürmek inmesh f.
ağına düşürmek immesh f.
tansiyonu düşürmek defuse f.
ateşini düşürmek die of the fever f.
ateşini düşürmek reduce the fever f.
ateşini düşürmek bring down the fever f.
kaliteyi düşürmek impair the quality f.
fiyatını düşürmek cut one's price f.
fiyatı düşürmek bring down the price f.
fiyatını düşürmek lower one's price f.
suya düşürmek drop into the water f.
fiyatını düşürmek bring down one's price f.
fiyatı düşürmek cut the price f.
limit düşürmek lower the limit f.
fiyatı düşürmek mark down the price f.
fiyatını düşürmek mark down one's price f.
hızını düşürmek decrease one's speed f.
basıncını düşürmek reduce one's pressure f.
kaliteyi düşürmek reduce the quality f.
fiyatını düşürmek push down one's price f.
fiyatı düşürmek reduce the price f.
fiyatını düşürmek reduce one's price f.
fiyatı düşürmek push down price f.
fiyatı düşürmek slash the price f.
basınç düşürmek reduce the pressure f.
küçük düşürmek stigmatise f.
faiz oranlarını düşürmek decrease the interest rates f.
faiz düşürmek decrease the interest rates f.
kararsızlığa düşürmek unhinge f.
kalitesini düşürmek affect one's quality f.
maliyeti düşürmek bring down the cost f.
maliyeti düşürmek lower the cost f.
maliyeti düşürmek cut the cost f.
kalitesini düşürmek reduce one's quality f.
maliyeti düşürmek reduce the cost f.
fiyatları düşürmek bring down the prices f.
fiyatları düşürmek cut the prices f.
fiyatları düşürmek push down the prices f.
fiyatları düşürmek lower the prices f.
delil yetersizliğinden davayı düşürmek throw out the case for lack of evidence f.
fiyatları düşürmek slash the prices f.
fiyatları düşürmek mark down the prices f.
yanlış düşürmek (telefon numarası) call the wrong number f.
yanlış düşürmek (telefon numarası) dial the wrong number f.
maliyeti düşürmek keep down the cost f.
maliyet düşürmek reduce the cost f.
maliyet düşürmek keep down the cost f.
maliyet düşürmek bring down the cost f.
maliyet düşürmek lower the cost f.
maliyet düşürmek cut the cost f.
umutsuzluğa düşürmek dishearten f.
kalite düşürmek reduce the quality f.
kalite düşürmek impair the quality f.
zayıf düşürmek overcome f.
bebek düşürmek miscarry f.
bebek düşürmek have a miscarriage f.
hız düşürmek reduce the speed f.
hız düşürmek curb the speed f.
hız düşürmek lower the speed f.
yanlış düşürmek get the wrong number f.
tempoyu düşürmek slow (down) the tempo f.
tongaya düşürmek come to the raw prawn f.
zor duruma düşürmek paint into a corner f.
kendi kendisini tuzağa düşürmek paint oneself into a corner f.
bitap düşürmek exhaust f.
hayrete düşürmek take someone unawares f.
takatten düşürmek debilitate f.
böbrek taşı düşürmek pee a kidney stone f.
böbrek taşı düşürmek pass a kidney stone f.
paranın değerini düşürmek devalue f.
kendini gülünç duruma düşürmek make a spectacle of oneself f.
küçük düşürmek downgrade f.
kesip düşürmek cut down f.
-i dehşete düşürmek awe f.
-e gölge düşürmek bring into disrepute f.
hızını düşürmek de-escalate f.
itibarını düşürmek cheapen f.
gölge düşürmek dampen f.
para sıkıntısına düşürmek embarrass f.
çarpıp düşürmek knock over f.
(hastalık) yatağa düşürmek lay up f.
çelişkiye düşürmek put into contradiction f.
uygun düşürmek suit f.
güçsüz düşürmek weaken f.
güçsüz düşürmek incapacitate f.
tuzağa düşürmek lay an ambush f.
pusuya düşürmek lay an ambush f.
güçten düşürmek enfeeble f.
gülünç duruma düşürmek have the laugh on f.
dehşete düşürmek make one's hair stand on end f.
güçten düşürmek drain f.
bitkin düşürmek tire out f.
(at) binicisini düşürmek unseat f.
(yönetimi) düşürmek bring down f.
perdeye görüntü düşürmek project f.
fiyatını düşürmek reduce the price of f.
birbirine düşürmek set somebody against somebody f.
birbirine düşürmek play off f.
tuzağına düşürmek lure someone into one's trap f.
birbirine düşürmek set at odds f.
birbirine düşürmek set against f.
çaptan düşürmek bring into discredit f.
fiyatı düşürmek fall in price f.
tehlikeye düşürmek endanger f.
birini düşürmek make someone fall f.
birini düşürmek trip someone up f.
gündemden düşürmek take something off the agenda f.
gündemden düşürmek leave something off the agenda f.
gündemden düşürmek remove something from the agenda f.
mertebesine düşürmek degrade someone into f.
çaresizliğe düşürmek drive to desperation f.
taş düşürmek pass a kidney stone f.
dehşete düşürmek consternate f.
halkın gözünden düşürmek discredit f.
verimliliği düşürmek decrease the productivity f.
birisini bir duruma düşürmek put someone in a situation f.
okulun itibarına gölge düşürmek tarnish the school's reputation f.
çelişkiye düşürmek put someone into a dilemma f.
kitabını düşürmek drop one’s book f.
dalalete düşürmek lead astray f.
topu düşürmek drop the ball f.
bir babayı kendi kızının gözleri önünde küçük düşürmek humiliate a father in front of his own daughter f.
faiz oranlarını %1'e düşürmek cut the interest rates to one-percent f.
bir şeyi yere düşürmek drop something to the floor f.
hız limitini düşürmek lower the speed limit f.
hızı düşürmek slow down the speed f.
hızı düşürmek lower down the speed f.
suç oranını düşürmek decrease the rate of crime f.
suç oranını düşürmek decrease the crime rate f.
suç oranını düşürmek reduce the crime rate f.
ateşi düşürmek bring the fever down f.
şüpheye düşürmek bring into doubt f.
fiyatları düşürmek reduce the prices f.
fiyat düşürmek reduce the price f.
fiyat düşürmek lower the price f.
birini küçük düşürmek humiliate someone f.
birini küçük düşürmek pull someone down f.
birisinin harçlığını iki dolar azaltmak/düşürmek reduce one's allowance by two dollars f.
yarıya düşürmek cut in half f.
bir şeyin hızını düşürmek downshift f.
aracın vitesini düşürmek downshift f.
dillere düşürmek bandy about someone's name f.
güçten düşürmek debilitate f.
birinin enerjisini düşürmek drain someone's energy f.
maskesini düşürmek uncloak f.
tansiyonu düşürmek defuze f.
mağdur duruma düşürmek victimise f.
hayrete düşürmek non-plus f.
değerini düşürmek bastardise f.
dehşete düşürmek terrorise f.
gözden düşürmek disfavour f.
endişeye düşürmek worry f.
stoktan düşürmek remove/drop/eliminate something from inventory f.
tuvalete düşürmek drop in the toilet f.
seviyesini düşürmek downgrade f.
değerini düşürmek downrate f.
modunu düşürmek spoil mood f.
dehşete düşürmek amay f.
toplum içinde küçük düşürmek throw shade f.
yanlış düşürmek misdial f.
pozisyonunu düşürmek soften one's position f.
dehşete düşürmek affright [obsolete] f.
dehşete düşürmek afear [obsolete] f.
dehşete düşürmek affear [obsolete] f.
dehşete düşürmek affray [obsolete] f.
değerini/kıymetini düşürmek abase f.
(rütbe) düşürmek abase f.
bebek düşürmek abort f.
bedensel şehvet ile itibarını düşürmek carnalise f.
bedensel şehvet ile itibarını düşürmek carnalize f.
küçük düşürmek castrate f.
(kalite, miktar vb.) düşürmek redact [obsolete] f.
kıymetini düşürmek reduce f.
küçük düşürmek regrade f.
tuzağa düşürmek nousel [obsolete] f.
konumunu düşürmek relegate f.
hayrete düşürmek throw f.
kendini zor duruma düşürmek pain one's self f.
tuzağa düşürmek tole f.
tuzağa düşürmek toll f.
tuzağa düşürmek trepan f.
umutsuzluğa düşürmek dismay i.
diğer kuşları tuzağa düşürmek için eğitilmiş kuş call bird i.
Phrasals
öğüt vererek küçük düşürmek preach down f.
değerini düşürmek run down f.
kendini komik duruma düşürmek cut up f.
(iftirayla/yalanla/şikayetle/dedikoduyla) adına leke düşürmek/sürmek besmirch (someone or something) with (something) f.
(iftirayla/yalanla/şikayetle/dedikoduyla) adına leke düşürmek/sürmek besmirch someone or something with something f.
tongaya düşürmek trip up f.
(şüphe) düşürmek cast on f.
bir şeyi bir şeye düşürmek/indirmek abbreviate something to something f.
bir şeyi tekmeleyerek düşürmek kick something off f.
bir şeyi tekmeleyerek düşürmek kick something off of something f.
bir şeyi tekmeleyerek düşürmek kick something off something f.
birinin maskesini düşürmek show someone up as something f.
birini bitap düşürmek knock someone out f.
birbirine düşürmek set against f.
çekip düşürmek pull someone over f.
fiyatını düşürmek make down f.
fiyatını düşürmek mark down f.
pazarlık edip fiyatı düşürmek bargain down
pazarlık edip fiyatı düşürmek beat down
küçük düşürmek tear apart
(dalgalar) tekneden denize düşürmek wash someone or something overboard
-den düşürmek/indirmek reduce from
küçük düşürmek tear down
tuzağa düşürmek trap someone into something
tuzağa düşürmek trap someone or something in something
seviyeyi düşürmek dumb down
komik duruma düşürmek shoot down
vurarak düşürmek shoot down
yoğunluğunu düşürmek ratchet down
Colloquial
kendini gülünç duruma düşürmek make an ass of one's self f.
ketenpereye düşürmek/getirmek burn f.
tava düşürmek burn f.
(birini) eline düşürmek have (one) cold [us] f.
birbirine düşürmek set at odds f.
birbirine düşürmek play off against f.
birbirlerine düşürmek play one against another f.
birbirine düşürmek play one against another f.
birbirlerine düşürmek set at odds f.
küçük düşürmek cast aspersions on
küçük düşürmek bring into contempt
uçağı düşürmek make the plane crash
Idioms
kuşkuya düşürmek throw into question f.
hayrete düşürmek strike dumb f.
zor/müşkül duruma düşürmek/sokmak catch flat-footed f.
(birini) zor/güç bir duruma düşürmek/sokmak put (one) at a disadvantage f.
(birini) sözünden çıkmayacak bir duruma düşürmek make (one's) beard f.
(birinin) üstüne/başına düşürmek bring (something) down on (one's) head f.
üstüne/başına düşürmek bring (something) down on (oneself) f.
üstüne/başına düşürmek bring something down on f.
(birinin) seviyesine indirmek/düşürmek bring (something) down to (one's) level f.
(birinin) seviyesine indirmek/düşürmek bring something down to something f.
kuşkuya düşürmek throw (something) into question f.
umutlarını suya düşürmek pop (one's) bubble f.
zor duruma düşürmek pull the carpet (out) from under (one's) feet f.
zor duruma düşürmek pull the carpet out from under somebody’s feet f.
zor duruma düşürmek pull the rug out from under somebody’s feet f.
aptal durumuna düşürmek make a fool of f.
bir şeye gölge düşürmek put a damper on something f.
birisini gülünç duruma düşürmek take the starch out of f.
birisini dehşete düşürmek curl somebody's toes f.
birbirine düşürmek play both ends against the middle f.
birini dehşete düşürmek freak someone out f.
birini küçük düşürmek knock off someone's perch f.
beklentilerini/hedeflerini azaltmak/düşürmek lower one's sights f.
beklentilerini/hedeflerini azaltmak/düşürmek set one's sights lower f.
birisini dehşete düşürmek make somebody's toes curl f.
birini küçük düşürmek bring someone low f.
dile düşürmek set tongues wagging f.
dehşete düşürmek make somebody's blood run cold f.
dehşete düşürmek make somebody's blood curdle f.
dehşete düşürmek make one's hair stand on end f.
dehşete düşürmek hold terror for someone f.
dehşete düşürmek curdle someone's blood f.
dehşete düşürmek make someone's blood run cold f.
fiyat düşürmek close out f.
gölge düşürmek put a damper on f.
gardını düşürmek lower one's guard f.
hayrete düşürmek boggle one's mind f.
gölge düşürmek cast a damper over f.
gardını düşürmek drop/lower/let down your guard f.
gölge düşürmek strike a sour note f.
gölge düşürmek make a travesty of f.
gardını düşürmek drop one's guard f.
gölge düşürmek reflect badly on something f.
gölge düşürmek cast doubt on f.
fiyatları düşürmek drive a price down f.
fiyatları düşürmek roll prices back f.
gülünç duruma düşürmek make a mockery of f.
gardını düşürmek let one's guard down f.
hayrete düşürmek boggle someone's mind f.
gölge düşürmek cast a pall over something f.
gölge düşürmek put a dampener on something f.
hasta/yorgun/bitap düşürmek lay somebody low f.
gölge düşürmek cast a shadow upon f.
hayrete düşürmek boggle the mind f.
gölge düşürmek cast a slur on f.
gölge düşürmek hit a sour note f.
gölge düşürmek cast a pall on something f.
suya düşürmek knock into a cocked hat
tuzağa düşürmek lay an ambush
yanlışlığa düşürmek lead astray
tongaya düşürmek lay an ambush
pusuya düşürmek lay an ambush
kötü yola düşürmek lead astray
küçük düşürmek fuck about
küçük düşürmek fuck around
ününe gölge düşürmek cast a slur on
(birini) suçlu duruma düşürmek put out of countenance
(birini) suçlu duruma düşürmek stare out of countenance
zayıf noktalarını göstererek gözden düşürmek drive a coach and horses through
kendini küçük düşürmek abase oneself
kuşkuya düşürmek cast doubt on
komik duruma düşürmek make nonsense of
tuzağa düşürmek take for a ride
komik duruma düşürmek make a monkey out of
küçük düşürmek make a monkey out of
seviyeyi düşürmek lower the tone
küçük düşürmek knock the wind out of someone's sails
planı suya düşürmek throw a monkey wrench in the works