dağıtmak - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

dağıtmak



"dağıtmak" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 100 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
dağıtmak distribute f.
dağıtmak scatter f.
dağıtmak deal f.
dağıtmak hand out f.
General
dağıtmak disjoint f.
dağıtmak throw about f.
dağıtmak break up f.
dağıtmak dispatch f.
dağıtmak dissolve f.
dağıtmak defuse f.
dağıtmak strew f.
dağıtmak evoive f.
dağıtmak pass out f.
dağıtmak send f.
dağıtmak divide among f.
dağıtmak freak out f.
dağıtmak dismantle f.
dağıtmak erogate f.
dağıtmak circulate f.
dağıtmak drown f.
dağıtmak dispose of f.
dağıtmak clutter f.
dağıtmak demount f.
dağıtmak disincorporate f.
dağıtmak turn in f.
dağıtmak mete out f.
dağıtmak disject f.
dağıtmak disarrange f.
dağıtmak dole out f.
dağıtmak dispose f.
dağıtmak dot f.
dağıtmak serve out f.
dağıtmak lose one's self-control f.
dağıtmak fling off f.
dağıtmak distribute f.
dağıtmak dissipate f.
dağıtmak deliver f.
dağıtmak disrupt f.
dağıtmak litter f.
dağıtmak disaggregate f.
dağıtmak sparge f.
dağıtmak apportion f.
dağıtmak send out f.
dağıtmak shed f.
dağıtmak dispense f.
dağıtmak allocate f.
dağıtmak disperse f.
dağıtmak defuze f.
dağıtmak spread f.
dağıtmak disband f.
dağıtmak ruffle f.
dağıtmak be on the loose f.
dağıtmak dispel f.
dağıtmak muddle f.
dağıtmak disintegrate f.
dağıtmak rag f.
dağıtmak dispensate f.
dağıtmak smash f.
dağıtmak deal out f.
dağıtmak divide f.
dağıtmak issue f.
dağıtmak dish out f.
dağıtmak divide up among f.
dağıtmak break f.
dağıtmak bestrew f.
dağıtmak make a mess of f.
dağıtmak tumble f.
dağıtmak diffuse f.
dağıtmak propagate f.
dağıtmak give out f.
dağıtmak crack up f.
dağıtmak divert f.
dağıtmak rumple f.
dağıtmak deploy f.
Phrasals
dağıtmak give out
dağıtmak put out
dağıtmak issue to
dağıtmak rip apart
dağıtmak distribute among
Colloquial
dağıtmak be well away
dağıtmak have one's fling
Idioms
dağıtmak be on the rampage
dağıtmak even out
dağıtmak fuck about with
dağıtmak fuck up
dağıtmak go on the rampage
dağıtmak make hay
Slang
dağıtmak whoop it up
Trade/Economic
dağıtmak issue
dağıtmak distribute
dağıtmak allocate
dağıtmak divide
Law
dağıtmak dissolve
dağıtmak dispense
Politics
dağıtmak allocate
Technical
dağıtmak decompose
dağıtmak deliver
dağıtmak scatter
Food Engineering
dağıtmak disperse
Archaic
dağıtmak overshake

"dağıtmak" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 180 sonuç

Türkçe İngilizce
General
(dikkatini) dağıtmak distract f.
(görev) dağıtmak dispatch f.
(yoksullara para/yiyecek) dağıtmak dole f.
ablukayı dağıtmak lift blockade f.
ablukayı dağıtmak remove blockade f.
adalet dağıtmak dispense justice f.
adalet dağıtmak do justice f.
alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle uçup büsbütün dağıtmak total freak out f.
aralarında dağıtmak distribute among f.
azar azar dağıtmak dole out f.
beynini dağıtmak blow somebody's brains out f.
bir yeri dağıtmak mess something up f.
birinin dikkatini dağıtmak distract someone f.
broşür dağıtmak distribute pamphlet f.
broşür dağıtmak distribute brochure f.
cimrice dağıtmak dole out f.
dağıtmak (gazete, mektup vb'ni) deliver f.
dağıtmak (içerek) smash f.
dağıtmak (iskambil kağıtlarını) deal f.
dağıtmak (para) disburse f.
dikkat dağıtmak distract attention f.
dikkat dağıtmak divert f.
dikkat dağıtmak make concentration difficult f.
dikkat dağıtmak distract f.
dikkati dağıtmak divert one's attention away f.
dikkati dağıtmak cause somebody to lose concentration f.
dikkati dağıtmak distract f.
dikkatini dağıtmak distract f.
dikkatini dağıtmak cause somebody to lose concentration f.
dikkatini dağıtmak divert one's attention away f.
dikkatini dağıtmak distract someone from something f.
dikkatini dağıtmak break one's concentration f.
dikkatini dağıtmak divert f.
efkar dağıtmak drown one's sorrows f.
eşit kısımlara ayırıp dağıtmak parcel out f.
eşit olarak dağıtmak prorate f.
gazete dağıtmak deliver newspapers f.
gazete dağıtmak distribute f.
gıda dağıtmak distribute food f.
göstericileri biber gazı sıkarak dağıtmak fend off the protesters with pepper spray f.
göstericileri biber gazı sıkarak dağıtmak clear the protesters with pepper spray f.
göstericileri biber gazı sıkarak dağıtmak dispel the protesters with pepper spray f.
göstericileri biber gazıyla dağıtmak dispel the protesters with pepper spray f.
göstericileri biber gazıyla dağıtmak clear the protesters with pepper spray f.
göstericileri biber gazıyla dağıtmak fend off the protesters with pepper spray f.
göstericileri dağıtmak break up the demonstration f.
göstericileri dağıtmak disperse the demonstrators f.
göstericileri dağıtmak disperse demonstration f.
göstericileri dağıtmak scatter the protesters f.
grevi dağıtmak break a strike f.
haksızca dağıtmak divide unfairly f.
herkese mavi boncuk dağıtmak be flirtatious with everyone f.
herkese mavi boncuk dağıtmak flirt with everyone f.
ısı dağıtmak dissipate heat f.
idareli dağıtmak dole out f.
ikramiye dağıtmak pay premium f.
ikramiye dağıtmak pay bonus f.
ikramiye dağıtmak distribute bonus f.
ilgi dağıtmak distract f.
kafa dağıtmak let it all hang out f.
kafa dağıtmak let one's hair down f.
kafa dağıtmak let oneself go f.
kağıt dağıtmak deal f.
kalabalığı dağıtmak break up the crowd f.
kalabalığı dağıtmak disperse the crowd f.
kalabalığı dağıtmak decongest f.
kalabalığı dağıtmak disperse f.
kalabalığı dağıtmak scatter f.
kalabalığı dağıtmak disband the crowd f.
kalanı dağıtmak split the difference f.
kar payı dağıtmak pay dividend f.
kaşıkla dağıtmak spoon out f.
kırarak dağıtmak diffract f.
konuyu dağıtmak ramble f.
konuyu dağıtmak digress f.
korkutarak dağıtmak stampede f.
maaş dağıtmak pay f.
mektup dağıtmak deliver f.
merkezden birkaç yere yetki dağıtmak decentralise f.
merkezden birkaç yere yetki dağıtmak decentralize f.
merkezden yetki dağıtmak decentralise f.
merkezden yetki dağıtmak decentralize f.
mirası eşit dağıtmak için mülklerin bölünmesi hotchpot f.
ortalığı dağıtmak make untidy f.
ortalığı dağıtmak mess up f.
oyun kağıdı dağıtmak deal f.
piyangoda hediye olarak dağıtmak raffle off f.
protestocuları dağıtmak scatter the protesters f.
protestocuları dağıtmak disperse the demonstrators f.
rastgele dağıtmak randomize f.
rastgele dağıtmak randomise f.
serveti yeniden dağıtmak redistribute wealth f.
sofrada eti kesip dağıtmak carve f.
sorumluluğu dağıtmak decentralise f.
sorumluluğu dağıtmak decentralize f.
şifa dağıtmak heal f.
taraftarları dağıtmak disperse the supporters f.
temettü dağıtmak pay dividend f.
ücretsiz dağıtmak hand out f.
vesika ile dağıtmak ration f.
yanlış dağıtmak misdeal f.
yazılı kağıdı dağıtmak give out f.
yazılı kağıdı dağıtmak hand out f.
yemek dağıtmak give out food f.
yemek dağıtmak hand out food f.
yemek dağıtmak distribute food f.
yeniden dağıtmak redistribute f.
yeniden dağıtmak redeliver f.
yiyecek dağıtmak distribute food f.
Phrasals
arasında dağıtmak distribute among
birine bir şey vermek/dağıtmak issue someone with something
dikkatini dağıtmak put off
göndermek/dağıtmak send around something
göndermek/dağıtmak send something around
olarak yayınlamak/dağıtmak issue as something
Colloquial
ağzını burnunu dağıtmak smash someone's face in
burnunu dağıtmak smash one’s nose
sabahleyin mahmurluğu dağıtmak için içilen içki eye-opener
suratını dağıtmak smash someone's face in
Idioms
(içerek) efkar dağıtmak drown one’s sorrows
(içerek) efkar dağıtmak drown one's troubles
adilce dağıtmak fair something out
ağzını burnunu dağıtmak beat the daylights out of
ağzını burnunu dağıtmak knock the daylights out of
birinin dikkatini dağıtmak put somebody off their stroke
birinin dikkatini dağıtmak put somebody off their stride
birinin suratını dağıtmak mess someone's face up
birinin yüzünü dağıtmak smash someone's face in
dağıtmak (eğlence vb) live it up
dikkati dağıtmak draw a red herring across the path
dikkatini dağıtmak put someone off the trail
dikkatini dağıtmak put someone off the track
içip dağıtmak large it up
kafayı dağıtmak blow off steam
mantıklı açıklamalarla kuşkuları dağıtmak explain away
sis bulutunu dağıtmak clear the air
umut dağıtmak sell hope
yüzünü dağıtmak smash someone's face in
Slang
(eğlenme amacıyla) dağıtmak get schwifty
(silahla) beynini dağıtmak split your wig
(yumrukla) suratını dağıtmak split your wig
amı götü dağıtmak be (totally) fucked up
Trade/Economic
bedelsiz olarak dağıtmak burn stocks
eşit olarak dağıtmak prorate
hissedarlara temettü dağıtmak a dividend to the shareholders
riski dağıtmak spread a risk
yeniden dağıtmak prorate
yerel merkezler arasında dağıtmak decentralize
yerel merkezler arasında dağıtmak decentralise
yetki dağıtmak decentralise
yetki dağıtmak decentralize
Law
meclisi dağıtmak adjourn
mirası eşit dağıtmak için mülklerin bölünmesi hotchpotch rule
mirası eşit dağıtmak için mülklerin bölünmesi hotchpotch
mirası eşit dağıtmak için mülklerin bölünmesi hotchpot
Politics
bildiri dağıtmak distribute leaflets
halka bedava kömür dağıtmak distribute free coal to the public
vatandaşa bedava kömür dağıtmak distribute free coal to the citizens
Technical
pistonun sıcaklığını dağıtmak the heat from the piston
rastgele dağıtmak randomize
rastgele dağıtmak randomise
yükleri dağıtmak distribute forces
Computer
görev dağıtmak dispatch
usenet ağ haberleri mesajlarını dağıtmak distributing usenet newsgroup messages
Gastronomy
dağıtmak (yemek vb) dish out
yemekleri dağıtmak dish out
Biology
(dikkatini) dağıtmak distract
Card
kartları yeniden dağıtmak redeal
Theatre
rol dağıtmak cast a play
tiyatroda ücretsiz bilet dağıtmak paper
British Slang
(göstericileri dağıtmak amacıyla kullanılan) polis aracı hoolivan
ağzını yüzünü dağıtmak kick ten bells out of someone
ağzını yüzünü dağıtmak beat seven shades of shit out of someone
ağzını yüzünü dağıtmak kick the stuffing out of someone
ağzını yüzünü dağıtmak kick seven bells out of someone
ağzını yüzünü dağıtmak kick seven shades of shit out of someone
birinin ağzını yüzünü dağıtmak knock ten bells out of someone
birinin ağzını yüzünü dağıtmak pan someone's head in
birinin ağzını yüzünü dağıtmak beat seven shades of shit out of (someone)
birinin ağzını yüzünü dağıtmak knock seven shades of shit out of someone