görünmek - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

görünmek



"görünmek" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 47 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
görünmek appear f.
görünmek seem f.
General
görünmek approve oneself f.
görünmek seem to be f.
görünmek be seen f.
görünmek break through f.
görünmek be in evidence f.
görünmek haunt f.
görünmek rise f.
görünmek come out f.
görünmek come f.
görünmek present oneself f.
görünmek show one's face f.
görünmek show oneself f.
görünmek come in view f.
görünmek look f.
görünmek show up f.
görünmek put in an appearance f.
görünmek report f.
görünmek loom f.
görünmek feel f.
görünmek seem f.
görünmek make one's appearance f.
görünmek come in sight f.
görünmek come along f.
görünmek appear f.
görünmek come on f.
görünmek figure f.
görünmek reappear f.
görünmek come into sight f.
görünmek come into view f.
görünmek emanate f.
görünmek occur f.
görünmek show one's head f.
Phrasals
görünmek crop out f.
görünmek come off f.
görünmek turn out f.
görünmek come on f.
görünmek come out f.
Idioms
görünmek make an appearance
görünmek burst into sight
görünmek come into view
görünmek show your face
Trade/Economic
görünmek appear
Technical
görünmek show
görünmek come into view
Textile
görünmek loom

"görünmek" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 350 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
yeniden görünmek reappear f.
yapar gibi görünmek pretend f.
cesur görünmek seem brave f.
cesur görünmek look brave f.
General
doğu ufkunda görünmek (yıldız/gezegen) be in the ascendant f.
büyük görünmek bulk large f.
gibi görünmek seem f.
gibi görünmek make out f.
gibi görünmek (yapar) feign f.
yapar gibi görünmek make as if f.
gibi görünmek look as if f.
kesenin dibi görünmek run out of money f.
görünmek (hortlak/ruh) materialize f.
..gibi görünmek appear to f.
gibi görünmek appear f.
sorumsuz görünmek show to be irresponsible f.
yapar gibi görünmek pretend f.
gibi görünmek affect f.
hayalet gibi görünmek spook f.
dibi görünmek run out f.
karaltı gibi görünmek loom up f.
tekrar görünmek reappear f.
görünmek (yavaş yavaş) unfold f.
gibi görünmek look like f.
uyur gibi görünmek pretend to be asleep f.
göze hoş görünmek please the eye f.
olduğundan başka türlü görünmek sail under false colors f.
arkasından görünmek appear behind f.
genç görünmek look young f.
belli belirsiz görünmek loom up f.
hayal meyal görünmek peer f.
karaltı gibi görünmek loom f.
kayar gibi görünmek (ay/bulut vb) ride f.
belli belirsiz görünmek peer f.
güzel görünmek look beautiful f.
belli belirsiz görünmek loom f.
gibi görünmek purport f.
gibi görünmek semble f.
yapar gibi görünmek play upon f.
görünmek (güzel/hasta vb) look f.
birlikte görünmek be seen together f.
gibi görünmek appear to be f.
doktora görünmek see the doctor f.
doktora görünmek see doctor f.
doktora görünmek see a doctor f.
doktora görünmek go to a doctor f.
hasta görünmek look sick f.
hasta görünmek seem sick f.
hasta gibi görünmek seem sick f.
hasta gibi görünmek look sick f.
hazır görünmek look ready f.
çıplak görünmek appear naked f.
abartılı görünmek look exaggerated f.
hasta görünmek appear to be ill f.
hazır görünmek appear ready f.
hazır görünmek seem ready f.
abartılı görünmek seem exaggerated f.
güzel görünmek seem beautiful f.
aciz görünmek appear unable f.
pis görünmek look dirty f.
aciz görünmek appear helpless f.
aciz görünmek appear incapable f.
aciz görünmek seem incapable f.
zengin görünmek look rich f.
kararlı görünmek look determined f.
kararlı görünmek appear determined f.
kararlı görünmek seem determined f.
gibi görünmek appear like f.
gibi görünmek seem like f.
karlı görünmek seem profitable f.
tuhaf görünmek look strange f.
tuhaf görünmek appear bizarre f.
tuhaf görünmek seem bizarre f.
tuhaf görünmek seem strange f.
tuhaf görünmek look bizarre f.
tuhaf görünmek appear strange f.
sakin görünmek appear calm f.
sakin görünmek seem calm f.
sakin görünmek look calm f.
aktif görünmek seem active f.
faal görünmek seem active f.
aktif görünmek look active f.
faal görünmek look active f.
neşeli görünmek appear cheerful f.
neşeli görünmek look cheerful f.
doğal görünmek look natural f.
ufukta görünmek be sighted on horizon f.
hoş görünmek appeal to f.
sağlıklı görünmek seem to be in good health f.
sağlıklı görünmek look well f.
iyi görünmek seem to be in good health f.
kötü görünmek look bad f.
hoş görünmek look good f.
iyi görünmek look good f.
güzel görünmek look well f.
hoş görünmek look well f.
çekici görünmek look well f.
iyi görünmek look well f.
şık görünmek look stylish f.
ölü gibi görünmek look dead f.
şık görünmek look fashionable f.
hoş görünmek look nice f.
aç görünmek look hungry f.
mükemmel görünmek look perfect f.
mümkün görünmek seem possible f.
mümkün görünmek look possible f.
mümkün görünmek appear possible f.
televizyon programlarında görünmek appear on tv shows f.
televizyon programlarında görünmek appear on tv programs f.
zor görünmek seem difficult f.
zor görünmek look difficult f.
zor görünmek seem hard f.
komik görünmek seem funny f.
komik görünmek look funny f.
endişeli görünmek look worried f.
hırslı görünmek seem ambitious f.
hasta görünmek look ill f.
farketmemiş gibi görünmek not seem to notice f.
farketmemiş gibi görünmek not appear to notice f.
masum görünmek look innocent f.
suçsuz görünmek look innocent f.
masum görünmek seem innocent f.
suçsuz görünmek seem innocent f.
kafası karışmış (gibi) görünmek look confused f.
harika görünmek look great f.
uygun görünmek look appropriate f.
uygun görünmek look suitable f.
tuhaf görünmek seem weird f.
tuhaf görünmek appear bizarre/strange f.
garip görünmek seem weird f.
garip görünmek look strange f.
garip görünmek appear bizarre/strange f.
temiz görünmek look clean f.
temiz görünmek seem clean f.
olgun görünmek seem/look mature f.
solgun görünmek look pale f.
üzgün görünmek look sad f.
sessiz görünmek seem quiet f.
çok mutsuz görünmek look so unhappy f.
daha iyi görünmek look better f.
umutsuz görünmek appear desperate f.
berbat görünmek look terrible f.
korkunç görünmek look awful f.
korkunç görünmek look terrible f.
berbat görünmek look awful f.
ağır başlı görünmek appear demure f.
tam bir trajedi gibi görünmek seem like such a tragedy f.
korkunç görünmek look a fright f.
berbat görünmek look a fright f.
yol görünmek time to get going f.
şık görünmek look classy f.
umut verici görünmek look promising f.
eski görünmek look old f.
küçük bir melek gibi görünmek look like a little angel f.
daha parlak görünmek appear brighter f.
benzer görünmek appear similar f.
iyi görünmek seem well f.
bir dişçiye görünmek see a dentist f.
fiziksel olarak zayıf/güçsüz görünmek appear physically weak f.
meşgul görünmek look busy f.
harika görünmek look gorgeous f.
mutlu görünmek look happy f.
mutlu görünmek seem happy f.
yapar gibi görünmek pretend to be doing something f.
inanılmaz görünmek sound unbelievable f.
inanılmaz görünmek be hardly believable f.
harika görünmek look awesome f.
görünmek (hortlak/ruh) materialise f.
gülünç görünmek look ridiculous f.
komik görünmek look ridiculous f.
(bir kıyafetin) içinde iyi görünmek look good in f.
umursamaz görünmek seem unconcerned f.
aldırmıyor gibi görünmek seem unconcerned f.
daha kötü görünmek look worse f.
gergin görünmek look nervous f.
zor görünmek sound difficult f.
Mantıklı görünmek seem logical f.
Mantıklı görünmek make sense f.
(doktora vb) görünmek see f.
gibi görünmek assume f.
mantıklı görünmek make sense f.
(filmde/dizide) şöyle bir görünmek cameo f.
kabul etmeye istekli görünmek nibble f.
cazip görünmek tempt f.
gibi görünmek think [obsolete] f.
doğal görünmek keep the countenance f.
muhtemel görünmek bid fair f.
Phrasals
gibi görünmek take on f.
seçkin görünmek stand off f.
yapar görünmek bluff (one's) way through (something) f.
gibi görünmek come across like (someone or something) f.
gibi görünmek come across like someone or something (to someone) f.
gibi görünmek come across as someone or something (to someone) f.
toplum içinde görünmek come out f.
gibi görünmek come across as
gibi görünmek seem as
ile karşılaştırıldığında (iyi/kötü vs.) görünmek stack up against
yapar gibi görünmek play at something
Colloquial
gibi görünmek make like
stresli görünmek look blue
üzüntülü görünmek look blue
neşeli görünmek look spry
havalı görünmek put on the ritz
çok mutlu görünmek look so happy
çok çaresiz görünmek seem so helpless
olduğundan daha önemliymiş gibi görünmek put on the ritz
geleceği parlak görünmek one's future looks bright
soğuk görünmek seem cold
soğuk görünmek look cold
uzak görünmek seem distant
soğuk görünmek look distant
uzak görünmek look distant
Idioms
hiddetli görünmek look daggers f.
gibi/'-mış gibi yapmak/davranmak/görünmek make as though f.
olarak görünmek appear as something f.
kapkara görünmek look black f.
umutsuz görünmek look black f.
vahim görünmek look black f.
çıkmazda görünmek look black f.
kötü görünmek look black f.
kasvetli görünmek look bleak f.
umutsuz görünmek look bleak f.
iç karartıcı görünmek look bleak f.
sevimsiz görünmek look bleak f.
bir fotoğrafta çok sağlıklı görünmek be the picture of health f.
bir fotoğrafta çok mutlu görünmek be the picture of happiness f.
olacak/yapacak gibi görünmek look (all) set (to do something) f.
olacak/yapacak gibi görünmek be(all) set (for something) f.
olacak/yapacak gibi görünmek be(all) set (to do something) f.
olduğu gibi görünmek to thine own self be true f.
sabahın/günün ilk ışıkları/saatleri doğmak/çıkmak/görünmek early beam f.
az biraz havalı görünmek have a touch of class f.
zarif görünmek have a touch of class f.
klas görünmek have a touch of class f.
zevk sahibi görünmek have a touch of class f.
gerçek gibi görünmek come alive f.
gerçek gibi görünmek come to life f.
hasta gibi görünmek be green about the gills f.
solgun görünmek be green about the gills f.
aşırı mutsuz görünmek have a face as long as a wet week (aus) f.
aşırı mutsuz görünmek have a face like a wet weekend (brit) f.
büyük bir başarı elde etmiş gibi görünmek look like the cat that swallowed the canary f.
bir işe uygunmuş gibi durmak/görünmek look the part f.
bir anda belirmek/görünmek flash into view f.
yapıyormuş gibi görünmek go through the motions
rahatsız görünmek green about the gills
üzüntülü görünmek look blue
kötü görünmek look bad
üzgün görünmek look bad
üzgün görünmek look blue
umutsuz görünmek look bad
utanmış görünmek hang one's head
iş yapıyor görünmek go through the motions
şöyle bir görünmek show the flag
çalışıyor görünmek go through the motions
olduğu gibi görünmek wear one's heart on one's sleeve
çok pis görünmek look like something the cat dragged in
çok pis görünmek look like something the cat brought
suçlu olduğu halde masum görünmek look as if butter wouldn't melt in one's mouth
çok yorgun görünmek look like death warmed up
çok hasta görünmek look like death warmed up
destekler gibi görünmek give lip-service
destekler gibi görünmek pay lip-service
üzgün görünmek down in the mouth
çok mutlu görünmek be all smiles
diğerine göre daha az önemli görünmek fade into insignificance
diğerine göre önemsiz görünmek pale into insignificance
diğerine göre daha az önemli görünmek pale into insignificance
diğerine göre önemsiz görünmek fade into insignificance
çok mutlu görünmek grin from ear to ear
çok mutlu görünmek smile from ear to ear
soğuk görünmek look as if butter wouldn't melt in one's mouth
hissiz görünmek look as if butter wouldn't melt in one's mouth
hasta görünmek blue around the gills
hasta görünmek pale around the gills
hasta görünmek green around the gills
suçsuz görünmek smell like a rose
masum görünmek smell like a rose
(genelde erkek için) çok güzel görünmek cut a fine figure
(genelde erkek için) çok hoş görünmek cut a fine figure
harika görünmek cut a fine figure
sütten çıkma ak kaşık gibi görünmek butter wouldn't melt in somebody's mouth
şüpheli görünmek smell fishy
şöyle bir görünmek put in an appearance (at something)
entelektüel görünmek arty-farty
entelektüel görünmek artsy-fartsy
çok önemli bir şey yapmış gibi görünmek like the cat that ate the canary
çok önemli bir şey yapmış gibi görünmek like the cat that got the cream
mükemmel görünmek look like a million dollars
harika görünmek look like a million dollars
mükemmel görünmek look like a million bucks
harika görünmek look like a million bucks
ufukta görünmek burst into sight at the horizon
üstü başı perişan görünmek look like something the cat dragged in
üstü başı perişan görünmek look like something the cat brought in
gibi görünmek come on as something
korkmuyormuş gibi görünmek/davranmak be whistling in the dark
korkmuyormuş gibi görünmek/davranmak whistle in the dark
çok solgun görünmek look like death warmed over
göze hoş görünmek be easy on the eye
çok sinirli görünmek have a face like thunder
çok sinirli görünmek look like thunder
harika görünmek look fit to kill
çok şık görünmek look fit to kill
cesur gibi görünmek put on a brave front
cesur gibi görünmek put up a brave front
solgun görünmek be green around the gills
solgun görünmek be pale around the gills
solgun görünmek be blue around the gills
kağıt üzerinde iyi görünmek look good on paper
çok hasta görünmek look like death warmed over
çok bitkin görünmek look like death warmed over
otuz yaşında olmasına rağmen yaşlı görünmek seem over-the-hill at thirty
masummuş gibi görünmek play innocent
makul görünmek stand to reason
(çok) dalgın olmak/görünmek/durmak look to be million miles away
(çok) dalgın olmak/görünmek/durmak seem million miles away
ufukta görünmek loom on the horizon
sıkı fıkı/içli dışlı/yakın arkadaş gibi görünmek be palsy-walsy
(biraz) solgun görünmek look a bit off colour
mantıklı görünmek stand to reason
ihtimal dışı görünmek seem a long shot
destekler gibi görünmek give/pay lip service to something
olduğundan abartılı biçimde mutlu görünmek be jolly hockey sticks
hasta görünmek look green
yapamayacak gibi görünmek cannot seem to do something
çok sağlıklı görünmek look the picture of health
yokmuş gibi görünmek fade into the woodwork
yokmuş gibi görünmek blend into the woodwork
Speaking
bir çok insan daha iyi görünmek isterler most people want to look better expr.
bir çok insan daha iyi görünmek ister most people want to look better expr.
pek çok insan daha iyi görünmek istediklerini söylerler most people say they want to look better
pek çok insan daha iyi görünmek ister most people want to look better
pek çok insan daha iyi görünmek isterler most people want to look better
Slang
şatafatlı görünmek lairize f.
seksi görünmek look sexy
yoğun gibi görünmek tap-dance like mad
meşgul gibi görünmek tap-dance like mad
gıcır gıcır/yepyeni görünmek look fresh to death
yapar gibi görünmek fake it
Trade/Economic
bilançonun pasif tarafında görünmek appear on the debit side of the balance sheet f.
gibi görünmek appear
Law
bizzat görünmek appear in person f.
Technical
yavaş yavaş görünmek fade in
görünmek… gibi görünmek seem
görünmek….gibi görünmek seem
Aeronautic
görünmek.gibi görünmek seem
Marine
ufuk üzerinde görünmek rise
Latin
öyle görünmek değil, öyle olmak esse quam videri
British Slang
pis görünmek ming