geçmiş - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

geçmiş



"geçmiş" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 35 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
geçmiş history i.
geçmiş past s.
General
geçmiş case history i.
geçmiş yesterdays i.
geçmiş lang syne i.
geçmiş departing i.
geçmiş antecedents i.
geçmiş background i.
geçmiş passe s.
geçmiş perfect s.
geçmiş foregone s.
geçmiş former s.
geçmiş departed s.
geçmiş gone s.
geçmiş bygone s.
geçmiş belated s.
geçmiş excelled s.
geçmiş previous s.
geçmiş antecedent s.
geçmiş passed s.
geçmiş past s.
geçmiş bypast s.
geçmiş geared s.
geçmiş olden s.
geçmiş anterior s.
geçmiş back s.
geçmiş agone s.
geçmiş of late zf.
Trade/Economic
geçmiş background
Politics
geçmiş background
Technical
geçmiş past
Computer
geçmiş traversed
geçmiş retro
Linguistics
geçmiş past
Archaic
geçmiş yore

"geçmiş" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 499 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
kendinden geçmiş unconscious s.
Irregular Verb
(geçmiş zamanda) run ran f.
catch fiilinin geçmiş zaman formu caught f.
catch fiilinin geçmiş zaman sıfat'-fiil formu caught f.
reach fiilinin hikaye ve miş'li geçmiş zamanda çekimi (eski) raught [obsolete] s.
reach fiilinin hikaye ve miş'li geçmiş zamanda çekimi (eski) raught [obsolete] s.
General
geçmiş tarih atmak (faturaya vb) antedate f.
wrench fiilinin geçmiş zaman hali wrenched f.
geçmiş tarihle yazmak predate f.
geçmiş tarih atmak antedate f.
yardımcı fiil olarak geçmiş zamanı gösterir have f.
geçmiş olsun dilemek wish someone a speedy recovery f.
modası geçmiş olmak be old-fashioned f.
geçmiş bir tarihi koymak foredate f.
modası geçmiş olmak become unfashionable f.
geçmiş olsun dilemek wish someone get well soon f.
geçmiş hakkında konuşmak talk about past f.
söylemek fiilinin geçmiş zamandaki hali tauld [scottish] f.
söylemek fiilinin geçmiş zamandaki hali tauld [scottish] f.
söylemek fiilinin geçmiş zamandaki hali tauld [scottish] f.
az işlemden geçmiş yiyecek wholefood i.
geçmiş deneyimler background i.
geçmiş örnek precedent i.
vadesi geçmiş USD alacaklar receivable overdue in USD i.
harekete geçmiş teşkilat mobilized organization i.
geçmiş zaman kipi preterite i.
geçmiş zaman öneki augment i.
geçmiş zaman past i.
geçmiş zaman preterit i.
önceki geçmiş zaman pluperfect tense i.
geçmiş zaman past times i.
geçmiş zaman eld i.
mişli geçmiş zaman pluperfect i.
geçmiş şey bygone i.
geçmiş zamanda olma durumu pastness i.
önceki geçmiş zaman pluperfect i.
geçmiş zaman preterite i.
geçmiş zaman kipi preterit i.
geçmiş zaman lang syne i.
belirsiz geçmiş zaman reported past i.
mişli geçmiş zaman past perfect i.
iç içe geçmiş ağ yapı interpenetrating i.
feleğin çemberinden geçmiş someone with a great deal of experience i.
daha güçsüz birine geçmiş yetki devolved power i.
geçmiş dönem previous period i.
geçmiş deneyimler previous experiences i.
akademik geçmiş academic credentials i.
vadesi geçmiş fatura a bill that is due i.
cezaî geçmiş criminal past i.
geçmiş zaman sıfat-fiili past participle i.
modası geçmiş yöntem old school i.
ortak geçmiş common history i.
ortak geçmiş common past i.
ortak geçmiş common background i.
akademik geçmiş academic background i.
tarihi geçmiş historical background i.
geçmiş tarihli gazete past issues of a newspaper i.
etnik geçmiş ethnic background i.
geçmiş tarihli gazete back issue newspaper i.
geçmiş tarihli dergi/gazete/yayın back issue i.
gelmiş geçmiş en iyi all-time best i.
modası geçmiş giysiler unfashionable clothes i.
modası geçmiş doktrin old-fashioned doctrine i.
günü geçmiş expired date i.
öz geçmiş resume i.
kalıtsal geçmiş hereditary background i.
geçmiş tecrübeler past experiences i.
geçmiş deneyimler past experiences i.
zengin geçmiş rich past i.
geçmiş kuşak past generation i.
gelmiş geçmiş en kötü günlerden biri one of the worst days ever i.
shall yardımcı fiilinin geçmiş zaman kipinde ikinci tekil şahsı should i.
geçmiş yıllarda çıkmış sorular retired questions i.
öz geçmiş araştırması background investigation i.
iç içe geçmiş yapı byzantine i.
geçmiş olsun dileği get well soon wish i.
geçmiş olsun dilekleri get well soon wishes i.
geçmiş olsun dilekleri get well wishes i.
geçmiş olsun dileği get well wish i.
gelmiş geçmiş en iyi takım best team ever i.
geçmiş araştırması background check i.
geçmiş sorgulaması background check i.
süresi geçmiş jeton expired token i.
uzak geçmiş distant past i.
ingilizceden fransızcaya geçmiş kelime veya deyim franglais i.
kendinden geçmiş senseless s.
modası geçmiş outofdate s.
kendinden geçmiş in raptures about something s.
modası geçmiş oldfashioned s.
soğuk iliğine geçmiş chilled to the marrow s.
kendinden geçmiş beside oneself s.
modası geçmiş fogyish s.
modası geçmiş demode s.
modası geçmiş out of fashion s.
modası geçmiş out s.
geçmiş zaman belirten preterit s.
modası geçmiş unfashionable s.
modası geçmiş dated s.
kendinden geçmiş rapturous s.
harekete geçmiş activated s.
modası geçmiş passee s.
modası geçmiş superannuated s.
modası geçmiş outdated s.
zamanı geçmiş behind the times s.
birbirine geçmiş lap streaked s.
birbirine geçmiş lap straked s.
modası geçmiş passe s.
kendinden geçmiş intoxicated s.
kendinden geçmiş ensorceled s.
modası geçmiş played out s.
zamanı geçmiş past due s.
modası geçmiş antiquated s.
modası geçmiş high tide s.
birbirine geçmiş intertangled s.
modası geçmiş old hat s.
tarihe geçmiş historied s.
modası geçmiş out of fasion s.
modası geçmiş nerdy s.
modası geçmiş fogeyish s.
modası geçmiş old fashioned s.
modası geçmiş out of date s.
modası geçmiş old s.
kendinden geçmiş gone s.
modası geçmiş archaic s.
kendinden geçmiş entranced s.
modası geçmiş obsolete s.
günü geçmiş overdue s.
tarihe geçmiş historic s.
harekete geçmiş actuated s.
kendinden geçmiş ensorcelled s.
tarihi geçmiş out of date s.
birbirine geçmiş raddled s.
kendinden geçmiş distracted s.
modası geçmiş demoded s.
kendinden geçmiş distraught s.
kendinden geçmiş ecstatic s.
kendinden geçmiş enrapt s.
modası geçmiş fusty s.
modası geçmiş outmoded s.
modası geçmiş old world s.
tarihe geçmiş historical s.
kendinden geçmiş rapt s.
başarı sevinciyle kendinden geçmiş drunk with success s.
modası geçmiş corny s.
kendinden geçmiş ecstatical s.
kendinden geçmiş drunk s.
modası geçmiş outworn s.
hayli geçmiş well past s.
kendinden geçmiş in raptures over something s.
sansürden geçmiş unexpurgated s.
kendinden geçmiş slaphappier s.
kendinden geçmiş temulent s.
birbirine geçmiş locked s.
tarihi geçmiş anachronistic s.
kış uykusuna geçmiş latibulized s.
dikey durumdan eğik duruma geçmiş haded s.
savaş durumuna geçmiş embattled s.
daha güçsüz birine geçmiş devolved s.
sezonu geçmiş unseasoned s.
modası geçmiş nonprogressive s.
noterden geçmiş notarised s.
noterden geçmiş notarized s.
yaşını çoktan geçmiş ama hala gençler gibi giyinip onlar gibi takılan kimse adultescent s.
birbirine geçmiş engaged s.
modası geçmiş has-been s.
modası geçmiş out-of-fashion s.
modası geçmiş moss-grown s.
modası geçmiş out-of-date s.
modası geçmiş old-fashioned s.
vadesi geçmiş overdue s.
geçmiş tarihli backdated s.
son kullanma tarihi geçmiş expired s.
gelmiş geçmiş en iyi the best ever s.
yakın geçmiş the recent past s.
modası geçmiş outmode s.
zamanı geçmiş outmoded s.
vadesi çoktan geçmiş long-overdue s.
geçmiş zaman belirten preterite s.
harekete geçmiş stirred up s.
artık modası geçmiş now-obsolete s.
kısmen zamanı geçmiş slightly outdated s.
kısmen zamanı geçmiş slightly dated s.
elemeleri önceden geçmiş prequalified s.
ön yeterlilik aşamasından geçmiş prequalified s.
iç içe geçmiş interwoven s.
işlemden geçmiş process s.
geçmiş tarihli back s.
harekete geçmiş agoing s.
kendinden geçmiş agone s.
modası geçmiş reach-me-down s.
gelmiş geçmiş ever zf.
geçmiş günlerin hatırı için for old's sake zf.
modası geçmiş olarak datedly zf.
kendinden geçmiş bir şekilde raptly zf.
kendinden geçmiş bir biçimde rapturously zf.
modası geçmiş bir halde cornily zf.
kendinden geçmiş bir şekilde entrancedly zf.
modası geçmiş bir şekilde unfashionably zf.
kendinden geçmiş bir şekilde intoxicatedly zf.
kendinden geçmiş bir şekilde frenzily zf.
iskoçca'dan ingilizce'ye geçmiş hayır anlamındaki kelime nae zf.
otuzunu hayli geçmiş well past thirty zf.
geçmiş yıllarda in the past years zf.
yakın geçmiş hafızasında yer alan in recent memory zf.
geçmiş zaman(lar)da in times past zf.
geçmiş yüzyılda in the last century zf.
alarma geçmiş şekilde affrightedly [obsolete] zf.
Phrases
kırkını geçmiş on the shady side of forty
modası geçmiş on the way out
gelmiş geçmiş all times
geçmiş senelerdeki gibi as before
geçmiş senelerdeki gibi as in previous years
geçmiş yıllardaki gibi as before
geçmiş yıllardaki gibi as in previous years
zamanı çoktan gelmiş geçmiş it's long overdue
geçmiş tecrübelerden edinilmiş bilgilerle with the benefit of hindsight
geçmiş zamanlarda in times gone
Proverb
bırakalım geçmiş geçmişte kalsın let bygones be bygones
geçmiş geçmişte kaldı bygones are bygones
Colloquial
feleğin çemberinden geçmiş olmak be through the mill
geçmiş güzel günler palmy days
geçmiş başarılı günler palmy days
iş işten geçmiş past it
modası geçmiş a back number
mutluluktan kendinden geçmiş over the moon
kendinden geçmiş out cold
kendinden geçmiş out like a light
zaman nasıl geçmiş anlamamışım (geç oldu) time's kind of escaped me
gelmiş geçmiş of all time
geçmiş doğum gününüz kutlu olsun happy belated birthday
geçmiş doğum günün kutlu olsun happy belated birthday
bırak geçmiş geçmişte kalsın let bygones be bygones
bırak geçmiş geçmişte kalsın let the past be the past
gelmiş geçmiş all time
modası geçmiş/banal corny-looking
Idioms
modası geçmiş queen anne is dead
modası geçmiş old hat
modası geçmiş back number
geçmiş yağmura şemsiye açmak be wise after the event
kendinden geçmiş beside oneself
modası geçmiş yesterday's news
yaşı geçmiş over the hill
modası geçmiş went out with the ark
modası geçmiş olmak be out of the ark
modası geçmiş had gone out with the ark
başlangıç aşamasını geçmiş olmak be off the starting blocks
başlangıç aşamasını geçmiş olmak be out of the starting blocks
modası geçmiş buggy whip
günü geçmiş/miadı dolmuş olmak be past your sell-by date
modası geçmiş out of style
kendinden geçmiş knocked out
modası geçmiş way out in left field
iş işten geçmiş the damage is done
hareke geçmiş off and running
30-40 yaşını geçmiş olmak be (on) the wrong side of 30/40 etc
kendinden geçmiş spaced out
elden geçmiş souped up
bir başarıda emeği geçmiş olduğu halde adı zikredilmeyen kimse unsung hero
Speaking
geçmiş olsun that's tough
geçmiş olsun sorry to hear what happened
geçmiş olsun get well
geçmiş olsun get well soon
keşke sen de olsaydın (geçmiş zaman) i wish you had been here/there too
keşke sen de olsaydın (geçmiş zaman) i wish you had been here/there as well
gelmiş geçmiş en iyi the best of all times
geçmiş geçmiştir what is past is past
geçmiş geçmiştir the past is the past
benden geçmiş bunlar they are all behind me
benden geçmiş bunlar i'm too old for this stuff
zaman nasıl geçmiş anlamamışım (geç oldu) i did not realize how late it had become
geçmiş olsun recover soon
geçmiş olsun get better soon!
gelmiş geçmiş en havalı kişi the coolest person ever
çok geçmiş olsun may you recover soon
çok geçmiş olsun i hope you get better soon
çok geçmiş olsun i wish you a speedy recovery
hiç on yıl geçmiş gibi değil it doesn't feel like ten years
hiç on sene geçmiş gibi değil it doesn't feel like ten years
sanki 10 yıl geçmiş gibi değil it doesn't feel like ten years
sanki on yıl geçmiş gibi değil it doesn't feel like ten years
geçmiş olsun get better soon
(geçmiş zaman) çok kötü olmalı it must have been so bad
para bugün hesabınıza geçmiş money arrived in your bank account today
Slang
kendinden geçmiş adrian quist [australia] s.
modası geçmiş ve sıkıcı uncool
kendinden geçmiş zoned out
kendinden geçmiş knocked up
modası geçmiş eski telefon brickberry
Trade/Economic
gelecekteki fiyat değişikliklerini öngörmek amacıyla geçmiş fiyat değişikliklerinin analizi technical analysis i.
gelecekteki fiyat değişikliklerini öngörmek amacıyla geçmiş fiyat değişikliklerinin analizi technical analysis of stock trends i.
vadesi geçmiş ertelenmiş veya taksitleri vergi ve diğer yükümlülükler overdue, deferred or restructed taxes and other liabilities
vadesi geçmiş borç outstanding account
geçmiş yıllar kar/zararları accumulated profit/loss
bir senede geçmiş tarih atmak antedate
vakti geçmiş olduğu halde ödenmemiş overdue bill
geçmiş dönemler ait ve henüz ödenmemiş faiz back interest
geçmiş yıl kar veya zararları profit or loss brought forward
geçmiş yıl karı retained earnings
vadesi geçmiş çek stale check
geçmiş yıllar karları veya zararları accumulated profit or loss
vadesi geçmiş over due
geçmiş yıllarla karşılaştırma yapabilmek için bilançonun ayrıntılı biçimde hazırlanması analysis
amerika'da belirli eğitime ve mesleki koşullara sahip ulusal muhasebeciler birliği'nin düzenlediği bir dizi sınavları geçmiş olan muhasebeci certified management accountant
vadesi geçmiş ertelenmiş veya taksitlendirilmiş vergi ve diğer yükümlülükler matured, delayed or deferred tax by installments and other liabilities
geçmiş yıl zararları losses of previous periods
vadesi geçmiş ert tak vergi ve diğer overdue and tallied taxes payable
vadesi geçmiş vergi ve diğer yükümlülükler delayed taxes and other liabilities
geçmiş yıllar zararı accumulated loss
iç içe geçmiş yönetim kurulları interlocking directorate
geçmiş bir tarihten başlayan ücret artışı dolayısıyla biriken farkların ödenmesi back pay
geçmiş dönemlerle ilgili standartlar historical standards
geçmiş yıllar karları previous year's profits
geçmiş yıllar zararları previous year's losses
modası geçmiş outfashion
geçmiş yıllar karı accumulated profit
öz geçmiş resume
vergilendirmede zararın geçmiş yıl karı ile mahsup edilmesi tax loss carry back
vadesi geçmiş past due
geçmiş işletme birleşmesi past business combination
vadesi geçmiş overdue
yatırımın geçmiş getirilerinin standart sapması historical volatility
öz geçmiş background
geçmiş uygulamalara uygun olarak yapılan consistent with past practice
geçmiş yıllar karları retained earnings
geçmiş hizmet maliyeti past service cost
vadesi geçmiş pastdue
vadesi geçmiş ödeme overdue payment
geçmiş yıllara ait rakamlara dayanarak geleceğin tahmin edilmesine yarayan bir istatistik yöntemi extrapolation
akran denetiminden geçmiş peer review
akran denetiminden geçmiş peer assessment
akran denetiminden geçmiş peer evaluation
günü geçmiş bilet ticket out of date
vadesi geçmiş out of time
vadesi geçmiş senet past bill
vadesi gelmiş veya geçmiş borç matured liability
geçmiş yıl zararı loss from previous year
hisse başı teorik geçmiş haklar değeri theoretical ex-rights value per share
geçmiş satışlar analizi past-sales analysis
geçmiş yıllar zararları losses from previous years
vadesi geçmiş çek overdue check
vadesi geçmiş senet expired bill
vadesi geçmiş senet bill after date
geçmiş yıl zararları retained losses
geçmiş yıllar zararları retained losses
geçmiş yıllar karları accumulated earnings
geçmiş yıl karları accumulated earnings
geçmiş yıl zararları accumulated losses
geçmiş yıllar zararları accumulated losses
geçmiş yıl karları retained earnings
vadesi geçmiş poliçe overdue bill
vadesi geçmiş senet overdue bill
geçmiş dönemlere ait ödenmemiş vergiler back taxes
ödeme zamanı geçmiş overdue
vadesi geçmiş borç matured liability
muayeneden geçmiş examined
geçmiş yıl kar ve zararları prior years' profits and losses
vadesi geçmiş hesaplar past due accounts
kişisel geçmiş personal background
geçmiş işyeri previous workplace
geçmiş işyeri former workplace
köklü geçmiş deep rooted history
köklü geçmiş long-standing past
köklü geçmiş long-standing background
köklü geçmiş deep-rooted past
günü geçmiş nüsha overdue copy
vadesi geçmiş, ertelenmiş veya takas verilmiş diğer yükümlülükler overdue, deferred or restructured taxes and other fiscal liabilities
vadesi geçmiş in arrears
sosyal geçmiş social background
son kullanma tarihi geçmiş expired
son kullanma tarihi geçmiş ürün expired product
geçmiş yıllar giderleri previous years expenses
vadesi geçen/geçmiş tüketici kredileri overdue consumer loans
vadesi geçen/geçmiş kredi overdue loan
vadesi geçmiş borç overdue debt
(bilançoda) geçmiş yıllar zararları accumulated deficit
Law
soydan geçmiş legitimated
kayda geçmiş kanun written law
vadesi geçmiş overdue
geçmiş süre için ödenen işten çıkarma tazminatı back-pay
mirasçıya henüz geçmiş olan mülkün bir üçüncü kişi tarafından işgali abatement of freehold
sabıkalı geçmiş criminal past
kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf enjoyment of lost property or property obtained by mistake
Politics
geçmiş performans track record
geçmiş olsun ziyareti get-well visit
Insurance
yaşı geçmiş overage
Media
geçmiş sayı backfile
Technical
geçmiş dosyası history file
kişisel geçmiş listeleri personal history lists
elekten geçmiş grated
birbirine geçmiş interlocked
ağır deneylerden geçmiş high-test
revizyondan geçmiş rebuilt
dişler vasıtasıyla birbirine geçmiş splined
iç içe geçmiş uçları açık cam eşya aludel
sıkı geçmiş disk shrunk-on disc
geçmiş verilerin analizi meta-analysis
birbirine geçmiş interlaced
Computer
geçmiş sayfalarda ara search history
geçmiş'i temizle clear history
komuta ait geçmiş command history
süresi geçmiş expired
geçmiş olsun büyük başlığı get well banner
geçmiş klasörü history folder
geçmiş listesi history list
geçmiş kütüğü history file
geçmiş günlüğü history log
geçmiş bandı history band
geçmiş olsun kartları get well cards
iç içe geçmiş kutular jumbled boxes
iç içe geçmiş kutular nested boxes
süresi geçmiş görevler overdue tasks
süresi geçmiş elektronik posta expired e-mail
modası geçmiş deprecated
şifrenizin süresi geçmiş ve değişmesi gerekiyor your password has expired and must be changed
şifrenizin süresi geçmiş ve değiştirmeniz gerekiyor your password has expired and must be changed
şifrenizin süresi geçmiş ve değiştirilmesi gerekiyor your password has expired and must be changed
çevrimiçi geçmiş denetimi online background check
Informatics
geçmiş günlüğü history log
geçmiş işlem günlüğü history log
geçmiş kütüğü history file
geçmiş veriler historical data
Telecom
geçmiş raporlar historical reports
Mechanic
birbirine geçmiş müteaddit dişli tertibatı gear train
Construction
iç içe geçmiş boru düzenekleri pipe-in-pipe assemblies
Marine
geçmişteki dalga özelliklerinin geçmiş dalga hareketleriyle tahmin edilmesi wave hindcasting
Petrol
sondajı tamamlanmış ve üretim safhasına geçmiş petrol, doğal gaz, jeotermal vs. kuyularında; bakım, onarım veya geliştirme için yapılan operasyonların tümü workover
Medical
öz geçmiş autobiography
klinik geçmiş clinical history
genetik geçmiş genetic background
genetik geçmiş genetic history
geçmiş tıbbi hikayesi past medical history (pmh)
geçmiş cerrahi hikayesi past surgical history (psh)
geçmiş hastalıklar ex-diseases
Psychology
cinsel geçmiş sexual history
Pathology
vücudun bir bölümünden diğerine geçmiş (hastalık yayıcı hücre) metastasized
vücudun bir bölümünden diğerine geçmiş (hastalık yayıcı hücre) metastasised
Biology
cinsiyet kromozomu üzerindeki genlerle yavruya geçmiş ve bu genler tarafından oluşturulmuş autosex
cinsiyet kromozomu üzerindeki genlerle yavruya geçmiş ve bu genler tarafından oluşturulmuş autosexing
Social Sciences
tarihi olayların, geçmiş toplumların olaylarını günümüzün değer sistemi ve bakış açısıyla değerlendirilmesi presentism
Education
geçmiş performans record i.
yetersiz akademik geçmiş unsatisfactory academic record
meslektaş incelemesinden geçmiş çalışma peer-reviewed study
meslektaş incelemesinden geçmiş çalışma peer-reviewed paper
Literature
geçmiş zaman anlatımı narrative past
Linguistics
read'in geçmiş zaman hali (eskiden) radde f.
mişli geçmiş past perfect continuous tense
görülen geçmiş zaman the perfect tense
geçmiş zaman kipi past
geçmiş zaman past tense
geçmiş zamanda süreklilik past continuous tense
geçmiş zaman simple past tense
yakın geçmiş present perfect
geçmiş zaman the past tense
belirsiz geçmiş past indefinite tense
belirli geçmiş kipi past definite perfect tense
belirli geçmiş definite past
geçmiş zaman past
geçmiş zaman preterite
geçmiş zaman ortacı past participle
geçmişte geçmiş zaman past perfect
belirli geçmiş zaman past definite
belirsiz geçmiş zaman past indefinite
belirli geçmiş zaman past perfect
di’li geçmiş simple past
-miş'li geçmiş zaman past perfect tense
geçmiş dışı non-past
geçmiş dışı zaman non-past tense
-miş'li geçmiş pluperfect
-miş'li geçmiş the pluperfect
yakın geçmiş zaman present perfect tense
sürekli geçmiş zaman past continuous tense
geçmiş zaman eki past tense suffix
başka dilden geçmiş kelime loanword
başka dilden geçmiş kelime loan word
mişli geçmiş zaman pluferfect tense
mişli geçmiş zaman pluperfect
mişli geçmiş zaman past perfect simple
mişli geçmiş zaman past perfect tense
mişli geçmiş zaman past perfect
geçmiş zaman formu past form of
geçmiş zaman preterit
sürekli geçmiş zaman past progressive tense
devam eden yakın geçmiş present perfect continuous
Environment
geçmiş veriler historical data
Military
süresi geçmiş tahsisat lapsed appropriation
sözleşmeye geçmiş tahsisat expired appropriation
geçmiş hizmeti yok no prior service
Hunting
avın yakın zamanda geçmiş olabileceği bölgede av köpeğine iz sürdürme casting i.
Archaic
eski ingilizcede say fiilinin geçmiş zaman kipi saith f.
reave'nin geçmiş zaman hali rafte f.
carve fiilinin eski/edebi dilde hikaye geçmiş zaman çekimi carven f.
be fiilinin ikinci (geçmiş) hali wast
konuşmak fiilinin geçmiş zamanı spake
British Slang
modası geçmiş antwacky
(uyuşturucu yüzünden) kendinden geçmiş brained
(uyuşturucu yüzünden) kendinden geçmiş boxed
kendinden geçmiş cabbaged
kendinden geçmiş destroyed
modası geçmiş naff