gece gece - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

gece gece



"gece gece" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 1 sonuç

Türkçe İngilizce
General
gece gece at this time of (the night) zf.

"gece gece" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 500 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
gece night s.
General
yatmamak (gece) sit up f.
gece boyu beklemek sit up for f.
gece çökmek fall f.
gece yarısına kadar çalışmak burn the midnight oil f.
beklemek (gece yatmayıp) sit up for f.
gece elbisesi giymek dress f.
gece uykusuna yatmak üzere yatmak go to bed f.
gece gündüz demeden çalışarak kendini helak etmek burn the candle at both ends f.
gece uykusuna yatırılan çocuğun üstünü örtmek tuck someone in f.
gece kalmak stay overnight f.
felekten bir gece çalmak have a very enjoyable night f.
gece dışarı çıkmak go out at night f.
gece geç saatlere kadar uyanık kalmak stay up late f.
gece uyanmak wake in the night f.
gece sokağa çıkmak go out at night f.
gece yemek eat at night f.
bütün gece çalışmak pull an all-nighter f.
bütün gece ayakta kalmak stay up all night f.
bütün gece uyumamak stay up all night f.
gece çıkmak go out at nights f.
gece geç saatlere kadar çalışmak work until very late f.
gece geç saatlere kadar çalışmak work or study late into the night f.
gece uyuyacak bir yer bulmak bed down some place f.
gece için kamp kurmak make camp for the night f.
(köpek) bütün gece ulumak howl all night long f.
gece çökmek (for night) to fall f.
tüm gece çalışmak work all night f.
kuru fasulyeleri bir gece önceden ıslatmak soak the beans overnight f.
kuru fasulyeleri bir gece önceden ıslatmak soak the beans the night before f.
gece geç saate kadar dışarıda kalmak stay out late f.
kodeste bir gece geçirmek spend a night in jail f.
bir gece kulübüne gitmek go to a nightclub f.
birbirinden gece gündüz kadar farklı olmak be as different as night and day f.
sessiz bir gece geçirmek have a quiet night in f.
(bebek) gece süt için uyanmak wake to nurse f.
gece yalnız yürümek walk alone at night f.
tanıdık ve arkadaşları selamlamak amacıyla bir lokanta ya da gece kulubündeki masalar arasında dolaşmak table-hop f.
gece geçirmek night f.
(bir edebi eser için) gece saatlerinde çok yoğun çalışmak elucubrate [obsolete] f.
onikinci gece twelfth night i.
gece başlığı nightcap i.
gece nighttime i.
gece postası night mail i.
gece yatısı overnight visit i.
gece yatısına gelen misafir houseguest i.
gece yarısından sonraki zaman the wee hours i.
gece nöbetçisi night watchman i.
gece elbisesi nightdress i.
gece klübü cabaret i.
hesap (lokanta/bar veya gece kulübünde yenilip içilen şeyler için) check i.
geçen gece last night i.
gece kulüplerinde eğlence gösterisi floorshow i.
gece uçuşu night flight i.
gece nöbeti night watch i.
gece çantası evening bag i.
gece kelebeği moth i.
gece bölümü night school i.
gece işçisi workman on the night shift i.
gece nöbet tutma vigil i.
gece yarısı güneşi kıyısı midnight sun coast i.
gece lambası night light i.
gece balıkçılı night heron i.
gece bekçisi night watchman i.
gece körlüğü night blindness i.
gece kandili night light i.
kadınların gece toplantılarında giydikleri gösterişli giysi toilet i.
gece klübü nightclub i.
gece gösterisi evening showing i.
gece klübü nightspot i.
gece mavisi saxe i.
gece kuşu night owl i.
gece kuşu owl i.
gece yarısından sonraki ilk saatler the small hours i.
gece geç saatler the small hours i.
gece okulu night school i.
gece vakti nighttime i.
gece kuşu bat i.
ucuz gece kulübü honky tonk i.
gece karanlığı nightfall i.
gece mesaisi night shift i.
gece kuşu nighthawk i.
gece hemşiresi night nurse i.
gece vakti night time i.
gece manzarası nocturne i.
gece nöbeti night duty i.
gece terlemesi night sweat i.
gece tarifesi night tariff i.
tiyatro ve gece kulübüne sıkça giden adam man about town i.
gece elbisesi dress clothes i.
gece uyumama vigil i.
gece yarısı güneşi midnight sun i.
gece klübü honky tonk i.
ucuz bar veya gece klubü barrelhouse i.
gece yarısından sonraki üç dört saat small hours i.
gece görme scotopic vision i.
dün gece last night i.
gece hayatı night life i.
gece nöbetçisi nightwatchman i.
gece matinesi soiree i.
gece klübü spot i.
gece elbisesi evening dress i.
gece nöbeti vigil i.
beyaz gece white night i.
gece ibadeti vigil i.
eski bir inanışa göre cadıların, hayaletlerin, hortlakların ortalığa çıktığı gece (31 ekim) halloween i.
(telefonda) gece tarifesi night charge i.
gece yarısı midnight i.
gece eğitimi night training i.
gece kırmızısı midnight red i.
gece telefonu night phone i.
gece mavisi midnight blue i.
gece müziği nocturne i.
gece bekçilerinin devriyelerinin tutulduğu kayıt defteri noctograph i.
hristyanlıkta gece ayini nocturn i.
gece kulübü nightspot i.
gece kuşu noctambule i.
gece kuşu nightjar i.
gece hayatı nightlife i.
binbir gece masalları arabian nights i.
gece çalışması night work i.
gece yıldızı night star i.
gündüz külahlı gece silahlı whited sepulcher i.
gündüz külahlı gece silahlı whited sepulchre i.
gece görüş cihazı forward looking infra-red i.
gündüz-gece şalteri day-night reverser i.
gece işçisi night-worker i.
gece açık bırakılan loş ışık night-light i.
bataklıklarda gece görülen ve yakamoza benzeyen bir parıltı will-o-the-wisp i.
abd'de bar veya gece kulübü café i.
gece 12 ile öğlen 12 arasındaki zaman dilimi a.m. (ante meridiem) i.
gece night i.
bir gece kalma overnight stay i.
gece için azaltma ayarı night setback i.
gece postası night shift i.
gece kuşu night bird i.
gece vardiyası night shift i.
gece postası night crew i.
gece bekçisi night watchman i.
gece lambası reading light i.
yarın gece tomorrow night i.
gece yarısı başlayan gün civil day i.
gece nöbeti graveyard watch i.
gece nöbeti middle watch i.
gece nöbeti midwatch i.
gece night time i.
gece işi nightwork i.
gece kuşu night-owl i.
tutku dolu bir gece a night of passion i.
tutkulu bir gece a night of passion i.
yıldızsız gece starless night i.
gece pazarı night market i.
gece yarısından sonraki saatler small hours i.
gece kıyafeti evening gown i.
gece kıyafeti night dress i.
gece elbisesi night dress i.
gece elbisesi evening gown i.
gece kıyafeti evening dress i.
binbir gece masalları 1001 arabian nights i.
1001 gece masalları 1001 arabian nights i.
binbir gece masalları a thousand and one nights i.
binbir gece masalları 1001 nights i.
1001 gece masalları a thousand and one nights i.
1001 gece masalları 1001 nights i.
gece yolculuğu night ride i.
gece yolculuğu night trip i.
gece yolculuğu night travel i.
uykusuz gece sleepless night i.
hatırlanacak bir gece a night to remember i.
unutulmayacak bir gece a night to remember i.
on dört gece fourteen nights i.
(aynı gece içinde) o bar senin bu bar benim gezme bar tour i.
(aynı gece içinde) o bar senin bu bar benim gezme bar-hopping i.
(aynı gece içinde) o bar senin bu bar benim gezme pub crawl i.
(aynı gece içinde) o bar senin bu bar benim gezme bar crawl i.
gece lambası nightlight i.
gece devriyesi night patrol i.
gece yürüyüşü night walk i.
gece yürüyüşü night walking i.
gece uçuşu/seferi redeye flight i.
gece uçuşu/seferi redeye i.
gece editörü night editor i.
yıldızlı gece starry night i.
gece lambası night lamp i.
tatlı gece lovely night i.
gece lambası bedside lamp i.
renkli/canlı/hareketli gece hayatı vibrant nightlife i.
uykusuz/huzursuz gece restless night i.
gece night-time i.
hesap (lokanta/bar veya gece kulübünde yenilip içilen şeyler için) cheque i.
gece vakti night-time i.
gece klubü a-go-go i.
sağanak yağışlı gece a night of heavy rain i.
sağanak yağışlı gece a night with heavy rain i.
gece kulübü disco i.
gece kulübü night club i.
gece kulübü club i.
gece kulübü nightclub i.
gece kulübü discothèque i.
gece çavuşu night sergeant i.
gece adamı nightman i.
tüm gece süren parti all-night party i.
(genelde gökyüzü için söylenir) yıldızlarla dolu gece star-studded night i.
yıldızlı gece star-studded night i.
fırtınalı gece stormy night i.
gece çantası clutch i.
bulutsuz gece clear night i.
gece kampı camp overnight i.
gece yürüyüşü night stroll i.
gece yürüyüşü nighttime stroll i.
hızlı ve canlı dans edilen gece kulübü à gogo i.
gece çorbası night soup i.
kadın dansçıları veya striptizcileri olan erkeklere özel gece kulübü gentleman’s club i.
gece nicht [scottish] i.
özel gece night i.
gece etkinliği night i.
gece vardiyası night i.
gece mavisi night blue i.
gece çanı night bell i.
gece zili night bell i.
gece mesaisi ekibi night shift i.
gece çalışan işçiler night shift i.
gece nöbeti night shift i.
gece nöbetçisi night watch i.
gece vardiyacısı night watch i.
gece gözcüsü night watch i.
gece bekçisi night watch i.
gece kulübüne gitme nightclubbing i.
gece kulübünde takılma nightclubbing i.
gece vakti nightertale i.
gece koşullarına uygun spor veya kamp giysisi nightgear i.
gece çalışan tuvalet temizlikçisi nightman i.
gece görevlisi nightman i.
gece çalışan tuvalet temizlikçisi night man i.
gece görevlisi night man i.
gece mesaisi nightshift i.
gece vardiyası nightshift i.
gece vardiyası nightshift [usa] i.
gece görüşü night-sight i.
seyahatte verilen gece molası night-stop i.
gece dolaşan haydut nocturnal i.
gece dolaşan fahişe nocturnal i.
quebec ulusal bayramı'nda hastalık ve uğursuzluğu def etmek için gece yakılan ateş needfire i.
gece yarısı the midnight hour i.
geçen gece the other night i.
gece yarısı twelve i.
gece yarısı twelve hours [scottish] i.
tüm gece süren proje all nighter i.
tüm gece süren etkinlik all nighter i.
bütün gece süren şey all-nighter i.
bütün gece yetecek kadar ışık allnight i.
bütün gece yetecek kadar yakıt allnight i.
bütün gece yetecek kadar yiyecek allnight i.
gündüz ve gece süresinin eşit olduğu tarih fall equinox i.
gündüz ve gece süresinin eşit olduğu tarih september equinox i.
(bir edebi eser için) gece saatlerinde çok yoğun çalışma elucubration [obsolete] i.
gece saatlerinde çok yoğun çalışarak üretilen edebi eser elucubration i.
gece seyahati overnighter i.
gece yarısı zero hour i.
gece elbisesi cocktail dress i.
sadece üyelerini ve onların davetlilerini kabul eden, üyelerinde mekanın anahtarının bulunduğu bir gece kulübü key club i.
gece eğlencesi evening i.
cesedin başında tutulan gece nöbeti latewake [uk] i.
cesedin başında tutulan gece nöbeti late-wake [uk] i.
cesedin başında tutulan gece nöbeti lykewake [scotland] i.
gece ibadeti vigily i.
gece nöbeti vigily i.
bir şarkıcı veya gece kulüpleri oluşumu tarafından düzenlenen müzik festivali saengerfest i.
şafak ile gece yarısının ortası quarternight i.
gece olan overnight s.
gece boyunca süren nightlong s.
aşırı kalabalık (mekan, gece kulübü vb) rammed s.
gece meydana gelen nightly s.
gece dolaşan noctivagant s.
bir gece için olan overnight s.
gece boyunca (süren) nightlong s.
gece nocturnal s.
uykusuz (gece) restless s.
gece parlayan (özellikle bulut) noctilucent s.
gece parlayan (bulut) noctilucent s.
bütün gece süren (bir olay) all-night s.
gece gündüz yapılan round-the-clock s.
gece night-time s.
bir gece süren overnight s.
(bulut) gece parlayan noctilucent s.
gece nighttime s.
gece konulu night s.
gece özelliği taşıyan night s.
gece meydana gelen night s.
gece düzenlenen night s.
gece çalışan night s.
gece görevi yapan night s.
gece göreviyle ilgili night s.
gece aktif olan night s.
gece vakti yolculuk yapan nightfaring s.
gece vakti yurtdışına seyahat eden nightfaring s.
gece vakti yolculuk yapan night-faring s.
gece vakti yurtdışına seyahat eden night-faring s.
bir gece ve bir günü kapsayan noctidial s.
gece olduran noctiferous [obsolete] s.
üç gece süren trinoctial s.
gece boyu açık all-night s.
tüm gece açık all-night s.
gece geç saatte olan late-night s.
gece ve gündüz eşitliği ile ilgili equidiurnal s.
gece gündüz round the clock zf.
gece in the night zf.
gece at night zf.
gece geç vakte kadar far into the night zf.
hem gece hem gündüz by day as well as night zf.
gece yarısı at midnight zf.
gece gündüz night and day zf.
gece yarısı at dead of night zf.
bütün gece all night long zf.
her gece nightly zf.
gece boyunca all night long zf.
gece by night zf.
dün gece yesternight zf.
gece boyunca throughout the night zf.
gece yarısından sonra in the small hours zf.
gece gündüz day and night zf.
hiç bitmeyecekmiş gibi gelen bir gece boyunca all the livelong night zf.
bir gece içinde overnight zf.
gece boyunca all night zf.
gece nocturnally zf.
hiç bitmeyecekmiş gibi gelen gece boyunca at the livelong night zf.
bu gece this night zf.
her gece every night zf.
gece boyunca nightlong zf.
bu gece tonight zf.
öğlen 12 ile gece 12 arasındaki zaman dilimi p.m. (post meridiem) zf.
gece boyu nightlong zf.
üç gün üç gece three days and three nights zf.
gece overnight zf.
üst üste her gece night after night zf.
gece yarısından bu yana since midnight zf.
gece yarısından beri since midnight zf.
bir önceki gece the night before zf.
gece ve gündüz around the clock zf.
öğleden sonra dört ile gece yarısı arasında between four in the afternoon and midnight zf.
ertesi gece next night zf.
gece yarısından hemen önce just before midnight zf.
birçok gece night by night zf.
gece vaktinde nocturnally zf.
gece esnasında nocturnally zf.
gece anight zf.
gece anights zf.
gece gündüz for 24 hours zf.
Phrasals
gece gündüz demeden çalışmak peg away at f.
gece dışarı çıkmak take someone out f.
gece hayaletler/hortlaklar çıkacak sanma things that go bump in the night expr.
Phrases
iyi bir gece geçirmek have a good night f.
(gün/gece/parti) çok hoştu/güzeldi It’s been expr.
çok hoş/güzel (bir gün/bir gece/vakit) geçirdik It’s been expr.
gece yarısından önceki bir saatlik uyku sonrasındaki iki saate bedeldir one hour's sleep before midnight is worth two after expr.
gece yeni başladı the night's still young expr.
Proverb
gece/karanlıkta her şey birbirine benzer all cats are grey at night i.
gece/karanlıkta her şey birbirine benzer all cats are grey by night i.
gece yarısından önceki bir saatlik uyku sonrasındaki iki saate bedeldir one hour's sleep before midnight is worth two after
Colloquial
gece kulübüne gitmek hit up the clubs f.
gece kulübünde takılmak hit up the clubs f.
bütün gün/gece/hafta sonu bir şey yapmak make a day/night/weekend of it f.
gece birlikte kalmak spend the night f.
gece birlikte kalmak spend the night with somebody/together f.
gece birlikte kalmak stay the night f.
gece çalışmak work nights f.
gece vardiyasında çalışmak work nights f.
gece sokaklarda gezen külhanbeyi night bird i.
gece kulübü niterie i.
gece kulübü nitery i.
gece çocuk ağladığı için yanına gidip onun yatağında uyuyakalma musical beds i.
büyük gece big night i.
çok özel bir gece a very special night i.
gece yapılan uçak seyahati a red eye i.
gece yarısından sonraki zaman dead of night i.
gece sonu end of the night i.
gece otel görevlisi night guy i.
gece uçuşu a red eye i.
gece insanı a night person i.
gece kuşu a night owl i.
gece yarısını bir geçe one minute past midnight i.
gece kutlaması night celebration i.
iyi bir gece uykusu a good night's sleep i.
sabah/öğle ve akşam/gece morning, noon, and night i.
son gece last night i.
(alkollü bir mekana gidildiğinde) dönüşte arabayı kullanacak olan dolayısıyla o gece içmeyen kişi a designated driver i.
gece dim i.
gece kulüplerine/barlara gitme giggling i.
gece izinsiz özel/halka açık havuzlara girme pool-hopping i.
kapalıyken veya gece gizlice özel/halka açık havuzlara girme pool-hopping i.
(bardan, gece kulübünden) kaldırılan kişiler pick-up i.
karanlıkta/gece bütün kediler gridir nifty i.
gece kulübü spot i.
bir gece one night zf.
birkaç gece önce a few nights ago expr.
gece gündüz durmadan non-stop expr.
gece gündüz durmadan round the clock expr.
gece gündüz durmadan nonstop expr.
gece gündüz durmadan around-the-clock expr.
gece geç saatlere kadar late into the night expr.
gece yarısı gibi (varmak/gitmek vb) along about midnight expr.
gece gündüz durmadan day-and-night expr.
haftada beş gece five nights a week expr.
gece gündüz kadar farklı different as night and day expr.
kusura bakma bu gece çıkamam sorry I can't go out tonight expr.
söz konusu gece on the night in question expr.
gece yarısından sonraki ilk saatler the early hours (of the night) expr.
bu gece olmaz (cinsel ilişkiye atfen) not tonight, josephine expr.
bütün gece içen/içmiş on the squiff expr.
Idioms
gece uçuşu yapmak take the red eye f.
uçakla gece yolculuğu bakmak take the red eye f.
gece gündüz demeden çalışmak burn both ends of the candle f.
gece vakti (pılıyı pırtıyı toplayıp) kaçmak/sıvışmak go between the moon and the milkman f.
işe sabah karanlıkta gidip gece yarılarına kadar çalışmak burn both ends of the candle f.
bütün gece içmek go on a bat f.
birbirinden gece gündüz kadar farklı olmak be as different as chalk and cheese f.
birbirinden gece gündüz kadar farklı olmak be like chalk and cheese f.
birbirlerinden gece ile gündüz kadar farklı olmak be like oil and water f.
bütün gece yapmak make a night of it f.
bütün gün ve gece çalışmak work round the clock f.
gece geç saatlere kadar çalışmak burn the midnight oil f.
felekten bir gece çalmak go out on a spree f.
gece gündüz demeden çalışmak keep one's shoulder to the wheel f.
gece kaçmak do a moonlight flit f.
felekten bir gece çalmak go out on the town f.
kötü bir gece geçirmek have a bad night f.
gece gündüz çalışmak work till you drop f.
gece gündüz çalışmak work until you drop f.
gece gündüz çalışmak burn both ends of the candle f.
gece yarılarına kadar çalışmak burn both ends of the candle f.
bütün gece bir şey yapmak make a day/night/week of it f.
gece boyunca bir şey yapmak make a day/night/week of it f.
kararı bir gece düşünmek sleep on something f.
gece (içi) rahat/huzurlu uyumak sleep the sleep of the just f.
gece (içi) rahat/huzurlu uyumak sleep the sleep of the just f.
(birini) gece uykuya/yatağa yatırmak put (someone) to bed f.
gece dışarı çıkma a night out i.
gece kuşu a night person i.
gece kuşu night person i.
gece kuşu nightbird i.
gece kutlaması night on the town i.
gece yarısı the witching hour i.
gece kuşu night owl i.
gece kuşu nighthawk i.
gece yarısından hemen sonraki saatler the wee hours of the night i.
gece yarısından hemen sonraki saatler the small hours of the night i.
gece yarısı in the dead of night i.
saat 12 (gece yarısı) the witching hour i.
binbir gece masallarında dilenciye boş tabaklarla ziyafet çeken prense yapılan bir gönderme barmecide feast i.
gece geç saat the witching hour i.
gece sinsice yapılan hırsızlık moonlight requisition i.
gece hissettirmeden/çaktırmadan yapılan hırsızlık moonlight requisition i.
gece fark ettirmeden yapılan hırsızlık moonlight requisition i.
gece hırsızlığı moonlight requisition i.
gece yarısı yapılan hırsızlık moonlight requisition i.
aşırı derecede soğuk gece three-dog night [old-fashioned] i.
buz gibi gece three-dog night [old-fashioned] i.
çok soğuk gece three-dog night i.
gece geç saatlerde alem yapan on the tiles [brit] s.
gece gibi kör blind as a bat s.
gece gibi kör blind as a beetle s.
gece gibi kör blind as a mole s.
resmi gece elbisesi giymiş in your glad rags s.
gece kadar kör blind as a bat s.
gece kadar kör blind as a beetle s.
gece kadar kör blind as a mole s.
gündüzle gece a2o (apples to oranges) expr.
gündüzle gece apples to oranges expr.
gece geç vakit at all hours of the night expr.
gece silahlı gündüz külahlı leading a double life expr.
gece veya gündüz herhangi bir saatte at all hours of the day and night expr.
gündüz külahlı gece silahlı as slippery as an eel expr.
gece geç saatlere kadar until all hours expr.
gece-gündüz çalışma working around the clock expr.
gece yarısından sonra the dead of night expr.
gece geç saatlere kadar far into the night expr.
gece ile gündüz kadar farklı like oil and water expr.
gece gündüz round the clock expr.
gece gündüz around the clock expr.
gece gündüz kadar farklı as different as night and day expr.
gece ve gündüz gibi like night and day expr.
gece kafanı yastığa rahat koyabiliyor musun? how can you sleep at night? expr.
gece için rahat uyuyabiliyor musun? how can you sleep at night? expr.
gece başınızı yastığa rahat koyabiliyor musunuz? how can you sleep at night? expr.
gece içiniz rahat uyuyabiliyor musunuz? how can you sleep at night? expr.
Informal
gece nite i.
Speaking
tüm gece whole night i.
bütün gece throughout the whole night zf.
bütün gece whole night zf.
aynı gece olduğundan emin misin? are you sure it was the same night? expr.
bu şey her gece olmayacak this is not happening every night expr.
bu gece pek hareket yok there isn't much action tonight expr.
bütün gece neredeydin? where have you been all night? expr.
bu gece görüşürüz I'll see you tonight expr.
ben gündüz diyorum sen gece I say day you say night expr.
burada gece oldu it's night here expr.
bu gece yemek pişirecek havada değilim I'm in no mood to cook dinner tonight expr.
bu gece olmaz not tonight expr.
bu gece benimle çıkar mısın? would you like to go out with me tonight? expr.
bu gece kapalıyız we are closed tonight expr.