have one - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

have one



"have one" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 97 sonuç

İngilizce Türkçe
General
have (something/someone) brought to one f. ayağına getirtmek
have a one-night stand f. tek gecelik heyecan yaşamak
have a one-night stand f. tek gecelik ilişki yaşamak
have a one-night stand f. tek gecelik aşk yaşamak
have a one-track mind f. bir konuyu tutturmak
have it in one f. yeteneği olmak
have money ledged with one f. birisinde parası olmak
have money owed to one f. alacağı olmak
have money owed to one (by) f. alacaklanmak
have more than one meaning f. birden çok anlama gelmek
have more than one meaning f. birden çok anlama sahip olmak
have more than one meaning f. birden çok anlamı olmak
have one's wits about one f. doğru dürüst düşünebilmek
have one's wits about one f. kafası yerinde olmak
let one have f. ulaştırmak
Phrases
we have one suspect in custody gözaltında bir şüpheli var
Colloquial
have everything one needs ihtiyaç duyduğu her şeye sahip olmak
have one thing in common bir ortak noktası olmak
Idioms
have one conform to your instruction f. birini hizaya getirmek
have one conform to your instruction f. birini yola getirme
have a lot going for one (bir iş için) gerekli meziyetleri olmak
have a lot going for one (bir görev için) biçilmiş kaftan olmak
have a one-track mind sadece tek bir konuyu düşünmek
have a quick one bir iki tek atmak
have a quick one iki tek atmak
have a way with one şeytan tüyü olmak
have as much chance as a one-legged man in a butt kicking contest hiç şansı olmamak
have had one over the eight kafayı tütsülemek
have it in one beceriye sahip olmak
have it in one gerekli cesareti olmak
have it in one yeteneği olmak
have just one oar in the water kafası karışık olmak
have just one oar in the water salim kafayla düşünememek
have just one oar in the water sağlıklı düşünememek
have more than one string to fiddle bir çok alanda yeteneği olmak
have more than one string to fiddle on parmağında on marifet olmak
have more than one string to one's fiddle bir çok alanda yeteneği olmak
have more than one string to one's fiddle on parmağında on marifet olmak
have more than one string to one's fiddle her alanda kabiliyeti olmak
have one eye on something bir gözü (dikkati) başka bir şeyde olmak
have one foot in the grave ölmek üzere olmak
have one foot in the grave bir ayağı mezarda olmak
have one foot in the grave ölüme yaklaşmış olmak
have one foot in the grave gözü toprağa bakmak
have one foot in the grave bir ayağı çukurda olmak
have one foot in the grave elden ayaktan düşmek
have one foot in the grave bir gözü toprağa bakmak
have one foot in the grave ölüme yakın olmak
have one foot in the grave gidici olmak
have one in the oven bebek beklemek
have one in the oven bir bebeğe hamile olmak
have one over the eight şişede balık olmak
have one over the eight aşırı derecede içmek
have one over the eight küfelik almak
have one over the eight çok içmek
have one too many içkiyi fazla kaçırmak
have one too many sarhoş olmak
have one too many g and t's içkiyi (özellikle cin/tonik) fazla kaçarmak
have one's wits about one (bir tehlikeye vb karşı) paniğe kapılmamak
have one's wits about one gözünü dört açmak
have one's wits about one (bir tehlikeye vb karşı) sükunetini korumak
have one's wits about one gözünü açmak
have one's wits about one dikkat kesilmek
have one's wits about one tetikte olmak
have something coming to one (cezalandırılmayı vb) hak etmek
have the cards stacked against one şans yüzüne gülmemek
have the cards stacked against one şansı yaver gitmemek
have the cards stacked against one şans kendinden yana olmamak
have the deck stacked against one şans kendinden yana olmamak
have the deck stacked against one şansı yaver gitmemek
lose everything one has and have nowhere to turn arafat´ta soyulmuş hacıya dönmek
Speaking
can i have one? bir tane alabilir miyim?
have a good one iyi sabahlar
have a good one iyi günler
have a good one iyi geceler
have you ever been with one of them? onlardan biriyle hiç beraber oldun mu?
I have one last question sana son 1 sorum var
I have one last question sana son bir sorum var
I have one last question son bir sorum var
I have one last question for you sana son 1 sorum var
I have one last question for you sana son bir sorum var
I have one last question for you son bir sorum var
i don't have one on me yanımda (hiçbir tane) yok
i have one brother bir abim var
i have one brother bir ağabeyim var
i have one brother bir erkek kardeşim var
i have one rule tek bir kuralım var
if i can't have you, no one can ya benimsin, ya toprağın
if i can't have you, no one can ya benimsin, ya kara toprağın
if you mess with one person you will have the whole family after you içlerinden birine dalaşırsan tüm aile peşine düşer
they didn't have a bigger one? daha büyüğü yok muydu?
you have one hell of an imagination acayip bir hayal gücün var
you might have heard me tell this one before önceden anlattığımda duymuşsun herhalde
you're not the one who'd have to do it bunu yapması gereken kişi sen değilsin
British Slang
have one in the departure lounge kakası gelmek
have one off the wrist otuzbir çekmek
have one off the wrist mastürbasyon yapmak