in all - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

in all

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


"in all" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 16 sonuç

İngilizce Türkçe
General
in all zf. ceman
in all zf. bilcümle
in all zf. yekunu
in all zf. toplam
in all zf. hepsi içinde
in all zf. topu topu
in all zf. hepsinde
in all zf. tamamı
in all zf. toplam olarak
in all zf. hepsi
in all zf. topyekun
in all zf. hepsini toplasan
Phrasals
in all tutar olarak
in all toplam olarak
Colloquial
in all yekun olarak
in all toplam olarak

"in all" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 259 sonuç

İngilizce Türkçe
General
be all in a fluster f. çırpınmak
put all of one's efforts in a job f. canla başla çalışmak
support someone in all aspects of something f. birisine birşeyin her alanında destek olmak
support someone in all aspects of something f. birisine birşeyin her alanında yardım etmek
go off in all these other directions f. bambaşka yönlere gitmek
regret having come (at all/in the first place) f. geldiğine geleceğine pişman olmak
have all sizes and colors in stock f. stokunda tüm ebatlarından/boylarından ve renklerinden bulunmak
be all/completely alone (in the world) f. kimi kimsesi olmamak
say all in f. rest çekmek/demek (pokerde)
all in ballast i. tüvenan balast
all-in ballast i. tuvenan balast
all-in price i. her şey içinde fiyat
all the words in english i. ingilizce'deki bütün kelimeler
all the children in the world i. dünyadaki bütün çocuklar
all in s. yorgun
all in s. her şey dahil
all in bits s. paramparça
all in s. turşu gibi
all in s. çok yorgun
all in pieces s. paramparça
all in s. bitkin
different in all aspects s. her yönüyle farklı
all in one package s. hepsi tek pakette
in all respects zf. her bakımdan
all in all zf. her şey
in all likelihood zf. büyük ihtimalle
in all conscience zf. mutlaka
all in unison zf. hep beraber
all in good time zf. müsait bir zamanda
all in all zf. sonuçta
in all likelihood zf. neredeyse kesin
all in all zf. her şeyi hesaba katarak
in all conscience zf. pek haklı olarak
all in unison zf. hepsi aynı zamanda
in all reason zf. hakkıyla düşünülürse
in the midst of all this zf. tam bu arada
in all my experience zf. bütün ömrümde
in the middle of it all zf. tam ortasında
in the face of all men zf. çevreye karşı
all in all zf. herşeyi hesaba katarak
in all my experience zf. bütün hayatım boyunca
in all cases zf. her durumda
all in the same breath zf. aynı zamanda
in all sincerity zf. tam bir içtenlikle
in all probability zf. her ihtimale göre
in all my born days zf. bütün ömrümde
all in good time zf. uygun bir zamanda
in all respects zf. her hususta
in all conscience zf. vicdanen
in all reason zf. mantıki olarak
all in all zf. son
all in all zf. neticede
in all honesty zf. gerçekten
in all honesty zf. sahiden
in all honesty zf. hakikaten
in all phases zf. tüm aşamalarda
in all steps zf. tüm aşamalarda
all in good time zf. zamanı gelince
in all the countries of the world zf. dünyanın bütün ülkelerinde
in all probability zf. en iyi ihtimalle
in all likelihood zf. en iyi ihtimalle
(something) in all ways zf. nereden baksan
all in one breath zf. bir nefeste
all in one breath zf. bir solukta
all in one breath zf. hepsini bir anda
in an all-inclusive manner zf. ayrıntılı bir şekilde
in all circumstances zf. her koşulda
in all aspects zf. her haliyle
in all extents zf. her haliyle
in all conditions zf. her koşulda
in all aspects of zf. her bakımdan
in all aspects of zf. her yönden
in all probability zf. ne olursa olsun
in all probability zf. her türlü olasılıkta
in all reason zf. mantıklı olarak
in all reason zf. mantıken
in almost all cases zf. nerdeyse her durumda
in almost all cases zf. hemen hemen her durumda
in all its aspects zf. bütün yanlarıyla
in all its aspects zf. bütün yönleriyle
in all conscience zf. doğrusu
in all seriousness zf. oldukça ciddi bir biçimde
in all seriousness zf. bütün ciddiyetiyle
in all seriousness zf. tüm ciddiyetle
in all directions zf. dört bir yana
Phrasals
be all in tükenmek
be all in yorgunluktan bitip tükenmek
be all in çok yorulmuş olmak
be all in mahvolmak
Phrases
in all fairness doğruyu söylemek gerekirse
in no time at all çabucak
in no time at all çok çabuk
in no time at all çabucacık
in all honesty açık söylemek gerekirse
we are all equal in the sight of god tanrının nazarında hepimiz eşitiz
in spite of all these things bütün bunlara rağmen
in no time at all çok geçmeden
in the light of all the facts mentioned above yukarıda bahsedilen tüm bu gerçeklerin ışığında
in addition to all these tüm bunların yanında
in all spheres her alanda
in all areas her alanda
all ye all ye outs in free elma dersem çık armut dersem çıkma
all the outs in free calling all the outs in free elma dersem çık armut dersem çıkma
in all fields/branches of life hayatın her alanında
in all fields/branches of life yaşamın her alanında
we all smile in the same language hepimiz aynı dilde gülümsüyoruz
to put it all in simple terms basitçe söylemek gerekirse
having all these in mind tüm bunlar göz önüne alındığında
in all parameters tüm parametrelerde
out of all the things in the world dünyadaki bütün şeylerin dışında
it's all in the name isimden anlaşılıyor
it'll all come out in the wash hiçbir şey gizli kalmaz
it was all in good fun kötü bir niyet yoktu
all in one aynı anda
out of all the things in the world dünyadaki bunca şeyin arasından
Proverb
all cats are gray in the dark karanlıkta bütün kediler gridir
moderation in all things her şey kararında olmalı
moderation in all things her şeyi kararında yapmalı
all is fair in love and war aşkta ve savaşta her şey mubahtır
all great minds run in the same channel aklın yolu birdir
Colloquial
all in a tumble karmakarışık
all in a tumble altüst
all in a sweat ter içinde
all rolled in one hepsi bir arada
all in one hem ... hem de
all in one hepsi bir arada
all in yorgunluktan tükenmiş
all in bitkin düşmüş
all in her şey dahil
in all likelihood çok mümkündür
in all likelihood büyük bir ihtimalle
in all likelihood büyük ihtimalle
in all likelihood olası
in all probability olası
in all probability çok mümkündür
in all probability büyük bir olasılıkla
in all probability büyük ihtimalle
in all probability büyük bir ihtimalle
in all likelihood büyük bir olasılıkla
all in one piece sapasağlam
all in one piece tek parça halinde
all in one piece zarar görmemiş
in spite of all bütün bunlara rağmen
in all likelihood büyük olasılıkla
in all probability büyük olasılıkla
place all your eggs in one basket her şeyini riske atmak
in addition to all these tüm bunlara ilaveten
all in one tümü bir arada
in all my born days hayatımda (böyle bir şey görmedim vb)
in the middle of all that fun onca eğlencenin ortasında
in all aspects nereden baksan
in all aspects nasıl bakarsan bak
in all aspects nereden bakarsan bak
all people are equal in the eyes of the law kanunun önünde/gözünde tüm insanlar eşittir
all the problems in life hayattaki bütün sorunlar
all in all topu topu
all in all hepsi içinde
all in all hepsi
Idioms
all in the same boat aynı durumda
all in one piece sağ salim
all in külçe gibi
all in one breath bir solukta
all in turşu gibi
all in one piece tek parça
not for all the tea in china dünyaları verseler
ride off in all directions dört dönmek
put all one's eggs in one basket sermayeyi kediye yüklemek
all in all bütün olarak (değerlendirildiğinde)
all in all ayrıntısına inildiğinde
all in all genel olarak (değerlendirildiğinde)
put all one's eggs in one basket varını yoğunu tehlikeye atmak
all in a day's work gündelik işin bir bölümü
don't spend it all in one place (güle güle harca gibi) birisine özellikle az miktarda para verildiğinde söylenen bir söz
in all but name her şeyi var, bir tek ismi yok
be all done in yapacak gücü kalmamak
be all done in yorgun düşmek
be all done in dermanı kesilmek
be all done in çok yorulmak
be all done in takati kalmamak
be all in the mind (büyütülecek bir şey değil) sadece kafasında büyütmek
be all in a day's work her gün yaptığı şeyin bir parçası olmak
be all in one's mind (büyütülecek bir şey değil) sadece
be all in a day's work günlük işinin bir parçası olmak
would not do something for all the tea in China hiçbir surette
would not do something for all the tea in China dünyaları verseler
would not do something for all the tea in China kat'iyen
all in one breath soluksuz/soluk almadan (konuşma)
all in one breath bir nefeste (söylemek)
put all one's eggs in one basket varını yoğunu riske atmak
be all in one's mind kafasında büyütmek
in all good conscience vicdanı rahat biçimde
in all good conscience vicdanı rahatsız etmeden
all in the family aile arasında (gizli vb)
be in all somebody's glory bayram yapmak
be in all somebody's glory gün doğmak
be in all somebody's glory çok mutlu/başarılı/güzel olmak
have all the time in the world istemediği kadar çok zamanı olmak
have all the time in the world çok zamanı olmak
in all modesty söylemesi ayıp (kendi başarılarından bahsederken)
in all but name her şeyi tam, bir tek ismi eksik
in no time at all hemen/anında
in no time at all aniden
in no time at all bir anda
ride off in all directions çil yavrusu gibi dört bir yana dağılmak
run off in all directions çil yavrusu gibi dört bir yana dağılmak
have all the time in the world dünya kadar vakti olmak
be all up in one's grill bir kişinin yakasından düşmemek
be all up in one's grill birinin yakasından düşmemek
don't spend it all in one place Bozdur bozdur harca
in all (one's) puff bütün hayatı boyunca
Speaking
all in order her şey yerli yerinde
it is all in the air as yet fol yok yumurta yok
in the lives of all of us hepimizin hayatında
it is all in your head hepsi senin kafanda (hepsi gerçek olmayan senin hayal ettiğin şeyler)
it'll all end in tears sonu iyi bitmeyecek
it'll all end in tears sonu kötü bitecek
it'll all come out in the wash yoluna girer
it'll all come out in the wash gelip geçer
I've never seen anything like it in all my born days hayatımda hiç böyle bir şey görmemiştim
accidents happen in surgeries all the time ameliyatlarda kazalar hep yaşanır
don't put all your eggs in one basket tüm kaynaklarını aynı işe yatırma
don't put all your eggs in one basket tüm yumurtalarını aynı sepete koyma
it all starts in the mind her şey beyinde başlar
leave it all in ruins arkasında (hep/daima) enkaz bırakmak
we all know why you're in here hepimiz neden burada olduğunu biliyoruz
the kid in all of us içimizdeki çocuk
you’re are putting all of us in danger hepimizi tehlikeye atıyorsun
i didn't mean to get you involved in all this seni buna bulaştırmak istememiştim
all of a sudden, a dog appeared before / in front of me karşıma birden köpek çıktı
Chat Usage
you are beautiful in all ways her halinle güzelsin
you are beautiful in all aspects her halinle güzelsin
Slang
all in a fog kafası bulanık olmak
all in a fog kafası bulanmak
all in a fog duyguları karışık olmak
go all in her şeyini masaya yatırmak
go all in her şeyini ortaya koymak
Trade/Economic
in all material respects esasa ilişkin yönlerden
all in policy genel sigorta poliçesi
all-in-cost toplam maliyet
all-in price her şeyin dahil olduğu fiyat
all-in cost tüm masraflar dahil
all disputes arising out of or in connection with this contract bu sözleşme sonucu ya da bu sözleşme ile bağlantılı olarak doğacak/doğan tüm anlaşmazlıklar
all-in-1 hepsi bir arada
Law
follow up all transactions at the public and private bodies and agencies in connection therewith bu işlemlerden dolayı bilcümle resmi ve hususi daireler ve kamu kurum ve kuruluşları nezdindeki işlemleri takip ve tedvire
all men are equal in the sight of the law kanun nazarında/karşısında tüm bireyler eşittir
Politics
in all its parts tüm yönleriyle
and sadder and graver than all these circumstances, those who hold power within the country may be in error, misguided and may even be traitors bütün bu şeraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde iktidara sahip olanlar gaflet ve dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler
Technical
all-in aggregate tuvönan agrega
all-in aggregate tuvenan agregat
all-in-ballast tüvanan malzeme
all-in aggregate tüvanan agregat
all-in ballast luvenan balast
all-in-ballast elenmemiş doğal gereç
Computer
all public transporters in the set kümedeki tüm genel taşıyıcılar
all pages in range aralıktaki tüm sayfalar
all in tümü içinde
delete all images in this folder bu klasördeki tüm resimleri sil
Construction
all-in aggregate materials tüvenan agrega malzemeler
all-in-aggregate tüvenan agrega