in house - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

in house

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


"in house" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 2 sonuç

İngilizce Türkçe
General
in house s. kurumun içinde
Trade/Economic
in house kurum içi

"in house" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 76 sonuç

İngilizce Türkçe
General
live in a rented house f. kirada oturmak
lock oneself in the house f. eve kapanmak
envelop the house in dense vapor f. (sis) evi yoğun bir duman ile sarmak
be found dead in her/his house f. evinde ölü bulunmak
settle in a house f. eve yerleşmek
open an umbrella in the house f. kapalı yerde şemsiye açmak
open an umbrella in the house f. evin içinde şemsiye açmak
open an umbrella in the house f. evde şemsiye açmak
house plants in interior decoration i. iç dekorasyonda ev bitkileri
son-in-law living in his wife's parents' house i. içgüveyisi
house in forest i. orman içinde ev
in-house publication i. bir şirketin özellikle çalışanları için yayınladığı dergi
in-house magazine i. firma dergisi
in-house publication i. firma dergisi
in-house magazine i. bir şirketin özellikle çalışanları için yayınladığı dergi
living quarters (in a house) i. yaşama alanı
in-house developed s. kurum içi geliştirilmiş
in-house developed s. kurum içi geliştirilen
Colloquial
in the house (spiker/programcı) sizinle/sizinleyim
Idioms
bow down in the house of rimmon f. uyum sağlamak adına inançlarından ya da ilkelerinden vazgeçmek
put one's house in order işlerini kontrol altına almak
set one's house in order işlerini kontrol altına almak
set one's house in order işlerini yoluna koymak
put one's house in order işlerini düzenlemek
set one's house in order işlerini düzenlemek
put one's house in order işlerini yoluna koymak
put one's house in order işleri hal yoluna koymak
set one's house in order işleri hal yoluna koymak
there wasn't a dry eye in the house herkes gözyaşlarına boğulmuştu
there wasn't a dry eye in the house herkes iki gözü iki çeşme ağlıyordu
get one's own house in order sorunlarını kendi başına çözmek
put one's own house in order sorunlarını çözmek
put one's own house in order sorunlarını kendi başına çözmek
get one's own house in order sorunlarını çözmek
everybody in the house (disko vb'de) ortamdaki herkes
put one's own house in order sorunlarını kendi kendine çözmek
get one's own house in order kendi sorunlarını kendi çözmek
put one's own house in order kendi sorunlarını kendi çözmek
get one's own house in order sorunlarını kendi kendine çözmek
Speaking
in the house evde
in the house evin içinde
not a living soul in the house evde kimsecikler yok
not a dry eye in the house ağlamayan kalmadı
there wasn't a dry eye in the house herkes ağladı
not a dry eye in the house herkes ağladı
there wasn't a dry eye in the house ağlamayan kalmadı
what color are the chairs in the house? evdeki sandalyeler ne renk?
there's been a murder in the house evde bir cinayet işlendi
this house was built with children in mind bu ev çocuklar da hesaba katılarak inşa edildi
how many rooms are there in your house? evin kaç odalı?
how many rooms are there in your house? eviniz kaç odalı?
how many rooms are there in your house? evinde kaç oda?
how many rooms are there in your house? evinizde kaç oda var?
don't raise your voice in my house evimde sesini yükseltme
that is not how we talk to each other in this house bu evde birbirimizle bu şekilde konuşmayız
the house in your mother's name ev annenin adına kayıtlı
the house in your mother's name ev annenin ismine kayıtlı
what kind of house do you live in? nasıl bir evde yaşıyorsunuz?
what kind of house do you live in? nasıl bir evde yaşıyorsun?
Trade/Economic
in-house kurum içi
in-house bir ortaklığın içinde olmak
in-house testing kurum içi test
in-house production depth firmadaki/firma içi üretim derinliği
Law
escape from prison or detention house or assisting in an escape tevkifhane ve hapishaneden firar ve firara vesatat
in-house counsel kurum avukatı/danışmanı
Politics
deaths in house and workshop raids ev ve işyeri baskınlarında ölenler
in-house training dahilde eğitim
in-house training hizmet içi eğitim
Tourism
in-house guests (otelde) kalan/konaklayan misafirler
Advertising
in-house ad kurum içi reklam
Technical
in-house manufacture kendi olanaklarıyla üretim
in-house manufacture şahsi üretim
Telecom
in house network abone şebekesi
in house network bina içi şebeke
in-house system ev içi sistem
Medical
in-house standard dahili standart