inanmak - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

inanmak



"inanmak" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 37 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
inanmak believe f.
General
inanmak attach credence to f.
inanmak believe f.
inanmak accredit f.
inanmak deem f.
inanmak swear by f.
inanmak rely on f.
inanmak give credence to f.
inanmak hold f.
inanmak stock f.
inanmak believe in f.
inanmak rely f.
inanmak credit f.
inanmak trust f.
inanmak buy f.
inanmak esteem f.
inanmak be persuaded that f.
inanmak put faith in f.
inanmak swallow f.
inanmak depend on f.
inanmak give credence to something f.
inanmak come to believe f.
inanmak think f.
inanmak trust in f.
inanmak have faith in f.
inanmak affy f.
inanmak hold the view f.
inanmak trew [scottish] f.
Phrasals
inanmak credit with f.
inanmak bend towards f.
inanmak bend to f.
inanmak eat up f.
Colloquial
inanmak eat it up f.
Idioms
inanmak take stock in f.
inanmak give credit for f.
inanmak hold by f.
Archaic
inanmak trow f.

"inanmak" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 77 sonuç

Türkçe İngilizce
General
suçlu olduğuna inanmak believe to be guilty f.
birinin sözüne inanmak take someone's word for it f.
körü körüne inanmak have blind confidence in f.
birine inanmak take someone at her word f.
allah'a inanmak believe in god f.
inanmak (şaşırtıcı bir olaya) get over f.
birine inanmak take someone at his word f.
olduğuna inanmak suppose f.
kanıt olmadan bir şeye inanmak take something on faith f.
inanmak (bir şeye) believe in f.
gerçekten inanmak firmly believe f.
gerçekten inanmak really believe f.
yürekten inanmak believe wholeheartedly f.
sözüne inanmak believe someone's words f.
suçlu olduğuna inanmak believe someone guilty f.
suçlu olduğuna inanmak presume someone guilty f.
hurafelere inanmak believe in superstitions f.
büyüye inanmak believe in magic f.
birine inanmak count on someone’s veracity f.
mucizelere inanmak believe the miracles f.
fala inanmak believe in fortune telling f.
islama inanmak believe in islam f.
mucizelere inanmak believe in miracles f.
dine inanmak believe in religion f.
kendine inanmak believe in yourself f.
samimi olarak inanmak have a good faith belief f.
tanrı'ya inanmak believe in god f.
varlığına inanmak think f.
olduğuna inanmak allow [dialect] f.
bir şeye inanmak için sebep oluşturmak bespeak f.
(bir şeyin) olacağına inanmak judge f.
Phrasals
gerçekleştiğine inanmak believe in f.
gerçekleşeceğine inanmak believe in f.
bir fikre/girişime inanmak buy in f.
bütün kalbiyle ve hiç sorgulamaksızın inanmak buy into f.
olduğuna inanmak peg (one) down as (something) f.
olduğuna inanmak peg down f.
olduğuna inanmak set down f.
Proverb
inanmak başarmanın yarısıdır believe you can and you're halfway there
Colloquial
(bir şeyi) yapacağına canı gönülden inanmak be all for something/for doing something f.
inanmak için görmek lazım have to be seen to be believed expr.
inanmak için görmek lazım must be seen to be believed expr.
Idioms
birine/bir şeye inanmak/güvenmek place stock in f.
birine/bir şeye inanmak/güvenmek put stock in f.
(birine/bir şeye) kanmak/inanmak be taken in by (someone) f.
(birine/bir şeye) kanmak/inanmak get taken in (by someone or something) f.
var/doğru olmadığına inanmak set no store by (something or someone) f.
bir şeye inanmak hang one's hat on something f.
bir düşünceye/varsayıma yanlış yere inanmak labour under an assumption f.
bir şeye sorgusuz sualsiz inanmak take something on faith f.
birinin hikayesine tamamen inanmak believe one's story hook line and sinker f.
bir fikre körü körüne inanmak drink the kool-aid f.
bir şeye gözü kapalı inanmak take something on faith f.
bir şeye salak gibi inanmak swallow something hook, line, and sinker f.
birinin hikayesine en ince ayrıntısına kadar inanmak believe one's story hook line and sinker f.
bir düşünceye/varsayıma yanlış yere inanmak labor under an assumption f.
doğruluğuna inanmak take as gospel f.
gözü kapalı inanmak fall for something hook line and sinker f.
körü körüne inanmak pin one's faith on f.
sözüne inanmak give someone the benefit of the doubt f.
sorunları savaşarak çözeceğine inanmak (draw the sword and) throw away the scabbard f.
tamamen inanmak take something as gospel truth f.
tamamen inanmak accept something as gospel truth f.
tamamen inanmak pin one's faith on f.
bir dine inanmak find god f.
(bir şeye) inanmak take (something) through (one's) head f.
çok büyük olasılıkla (bir şeyin) olacağına inanmak lay (someone) a pound to a penny f.
(birine/bir şeye) inanmak lay store in (something or someone) f.
(birine/bir şeye) inanmak/inancı olmak put store in (something or someone) f.
(birine/bir şeye) inanmak set store in (something or someone) f.
(birinin) kötü/ahlaksızca bir şey yapabileceğine inanmak not put (something) past (one) f.
(birinin) rezilce bir şey yapabileceğine inanmak not put (something) past (one) f.
Speaking
buna ben de inanmak istiyorum I'd like to believe that expr.
inanmak yerindedir there is reason to believe that expr.
önceleri inanmak istemedim I didn't want to believe it at first expr.
Religious
hristiyanlığa inanmak experience religion f.
British Slang
(cockney) inanmak adam and eve f.