kapalı - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

kapalı



"kapalı" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 61 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
kapalı off s.
kapalı closed s.
kapalı shut s.
General
kapalı inclose s.
kapalı secret s.
kapalı cryptic s.
kapalı impenetrable s.
kapalı sable s.
kapalı recondite s.
kapalı close s.
kapalı gray s.
kapalı enclosed s.
kapalı shut s.
kapalı sullen s.
kapalı backhanded s.
kapalı secluded s.
kapalı indoor s.
kapalı privy s.
kapalı skyless s.
kapalı stuffy s.
kapalı murky s.
kapalı grey s.
kapalı impervious s.
kapalı muggy s.
kapalı introverted s.
kapalı unopened s.
kapalı hidden s.
kapalı crypto s.
kapalı obscure s.
kapalı cloistered s.
kapalı cloudy s.
kapalı covered s.
kapalı closed s.
kapalı overcast s.
kapalı down s.
kapalı gratin s.
kapalı roofed s.
kapalı sealed s.
kapalı confined s.
kapalı heavy s.
kapalı implicit s.
kapalı cloudily zf.
Trade/Economic
kapalı sealed
kapalı implicit
kapalı blocked
Technical
kapalı power off
kapalı shutdown
kapalı stowed
Computer
kapalı turned off
kapalı closed
kapalı collapsed
kapalı on hook
kapalı offline
kapalı off line
Math
kapalı closed
Linguistics
kapalı closed
kapalı close
Meteorology
kapalı overcast
Geology
kapalı endorheic
Military
kapalı converge
Latin
kapalı clausum

"kapalı" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 500 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
kapalı alan confined space i.
kapalı spor salonu indoor sports facility i.
kapalı spor salonu indoor sports hall i.
General
bilinci kapalı olmak be unconscious f.
bir yazıdaki kapalı anlamı keşfetmek read between the lines f.
borcundan dolayı kapalı olmak be disconnected due to nonpayment f.
gemiyi kapalı bir kanal içinden geçirmek lock f.
kapağı kapalı ve ağır ateşte pişirmek stew f.
kapalı anlamını keşfetmek read between the lines f.
kapalı bir yerde durmak stay indoor f.
kapalı bir yerde oturmak stay indoor f.
kapalı bir yerde tutmak coop up f.
kapalı gişe oynamak have a sell-out f.
kapalı gişe oynamak play to a full house f.
kapalı gişe oynamak be a blockbuster f.
kapalı kalmak stay closed f.
kapalı kalmak remain closed f.
kapalı konuma getirmek switch to off position f.
kapalı olmak be up f.
kapalı olmak (elektrik/ışık) be off f.
kapalı olmak (makine/aygıt) be off f.
kapalı yerde şemsiye açmak open an umbrella in the house f.
kapalı yerde şemsiye açmak open an umbrella indoors f.
telefonu kapalı olmak have one's phone turned off f.
telefonu kapalı tutmak keep the phone switched off f.
üstü kapalı anlatmak intimate f.
üstü kapalı bir şekilde bahsetmek allude to f.
üstü kapalı bir şekilde eleştirmek snipe f.
üstü kapalı konuşmak riddle f.
üstü kapalı söylemek hint at f.
üstü kapalı söylemek intimate f.
üstü kapalı söylemek allude f.
üstü kapalı söylemek hint f.
üstü kapalı söylemek insinuate f.
üstü kapalı söylemek (kötü bir şeyi) insinuate f.
üstü kapalı şekilde böbürlenmek humblebrag f.
(kapalı) at arabası clarence i.
(tutsakların tutulduğu) etrafı çitlerle çevrili kapalı alan compound i.
açık havada çalan müzik topluluklarına özgü ve çoğu zaman üstü kapalı platform bandstand i.
açık ve kapalı raflar open and closed shelves i.
arkası kapalı kamyon van i.
basına kapalı toplantı closed-door meeting i.
bina dışında birkaç basamakla çıkılan üstü kapalı sahanlık stoop i.
çok katlı kapalı otopark multi story parking garage i.
çok katlı kapalı otopark multi storey car park i.
denize çıktıktan sonra açılmak üzere kaptana verilen kapalı zarf içindeki emir sealed orders i.
devlet dairelerinin ve ticari işletmelerin de çoğunun kapalı olduğu gün public holiday i.
dışa kapalı yerleşim bölgesi enclave i.
eski üstü kapalı hafif gezinti arabası shandrydan i.
giriş izni gerektiren kapalı alan permit-required confined space i.
havuz (kapalı) baths i.
ibadethanelerin halka kapalı kısımları adytum i.
kalın ve kapalı tava dutch oven i.
kapalı akım closed circuit i.
kapalı alan confined space i.
kapalı alan closed area i.
kapalı alanlar closed areas i.
kapalı alanlar closed spaces i.
kapalı alışveriş merkezi mall i.
kapalı alışveriş merkezi enclosed mall i.
kapalı araba hardtop i.
kapalı araba brougham i.
kapalı arazi avı canned hunt i.
kapalı bisiklet park yeri bicycle shed i.
kapalı büğet lock i.
kapalı çarşı covered market i.
kapalı çarşı covered bazaar i.
kapalı çarşı mall i.
kapalı deniz enclosed sea i.
kapalı deniz epicontinental sea i.
kapalı deniz inland sea i.
kapalı devre kamera izleme sistemi closed circuit camera monitoring system i.
kapalı devre kamera sistemi closed circuit camera system i.
kapalı devre kamera sistemi closed circuit camera system (cctv) i.
kapalı devre televizyon closed-circuit television i.
kapalı devre televizyon sistemi closed circuit television system i.
kapalı devre tv sistemi closed circuit television system i.
kapalı diplomasi closed diplomacy i.
kapalı durum off-position i.
kapalı duruşma closed hearing i.
kapalı elbise modest dress i.
kapalı formül closed formula i.
kapalı geçit cloister i.
kapalı gişe house full i.
kapalı gişe sell-out i.
kapalı gişe sellout i.
kapalı gişe oynayan film/oyun box-office hit i.
kapalı gişe oyun bumper house i.
kapalı hava overcast i.
kapalı hava overcast weather i.
kapalı havuz indoor pool i.
kapalı hece closed syllable i.
kapalı hizmetler closed services i.
kapalı ifade close expression i.
kapalı kamyonet van i.
kapalı kayıt closed record i.
kapalı kutu closed book i.
kapalı kutu close-lipped i.
kapalı kutu cagey i.
kapalı kutu a dark horse i.
kapalı kutu close-tongued i.
kapalı kutu secretive i.
kapalı mekan enclosed space i.
kapalı mekan indoor i.
kapalı olarak equivocally i.
kapalı olma closedness i.
kapalı otopark indoor parking i.
kapalı otopark parking garage i.
kapalı oturum closed session i.
kapalı paten alanı covered skating rink i.
kapalı pazar yeri covered market i.
kapalı spor salonu xyst i.
kapalı spor salonu gym i.
kapalı spor salonu gymnasium i.
kapalı stadyum covered stadium i.
kapalı tenis kortu indoor tennis court i.
kapalı tepkime kabı calandria i.
kapalı toplum closed society i.
kapalı tribün covered grandstand i.
kapalı uçlu soru closed ended question i.
kapalı vagon covered wagon i.
kapalı yalak closed bearing i.
kapalı yüzme havuzu indoor pool i.
kapalı yüzme havuzu covered swimming pool i.
kapalı/gizli olmama aletheia i.
lokomotif veya kamyon sürücüsünün oturduğu kapalı bölüm cab i.
rüzgara kapalı yer lees i.
sürücüyle yolcu arasında ayırıcı bölme bulunmayan kapalı araba saloon i.
taşıtlara kapalı cadde mail i.
ucu kapalı soru closed end question i.
üstü kapalı (kötü) söz insinuation i.
üstü kapalı anlatma intimation i.
üstü kapalı balkon piazza i.
üstü kapalı ifade inexplicit expression i.
üstü kapalı konuşan hinter i.
üstü kapalı söyleme insinuation i.
üstü kapalı söyleme intimation i.
üstü kapalı söz hint i.
üstü kapalı söz innuendo i.
üstü kapalı söz insinuation i.
üstü kapalı söz ya da imalarla etki altına alınmış earwigged i.
üstü kapalı söz ya da imalarla etki altına alma earwigging i.
üstü kapalı şekilde böbürlenme humblebrag i.
üstü kapalı tavsiye implicit recommendation i.
üstü kapalı tekerlekli sandalye bath chair i.
üstü kapalı yolcu veya yük arabası caravan i.
üstü kapalı yüzme havuzu natatorium i.
üstü kapalı, üç yanı açık ve evin bir cephesinde boydan boya uzanan balkon veranda i.
üstü kapalı/dile getirilmemiş itham veiled accusation i.
üstü kapalı/dile getirilmemiş itham unspoken accusation i.
üstü kapalı/dile getirilmemiş suçlama veiled accusation i.
üstü kapalı/dile getirilmemiş suçlama unspoken accusation i.
üzeri kapalı otobüs durağı bus shelter i.
(hava) kapalı muggy s.
(telefon) kapalı on-hook s.
ağzı kapalı reserved s.
basına kapalı closed to the press s.
basına kapalı closed s.
başı kapalı headscarfed s.
başı kapalı turbaned s.
dışa kapalı self-enclosed s.
dudakları kapalı tightlipped s.
-e kapalı closed to s.
geçici olarak kapalı temporarily closed s.
gelişime kapalı nonprogressive s.
gözü kapalı blindfolded s.
halka kapalı nonpublic s.
halka kapalı non-public s.
kapalı (deniz) mediterranean s.
kapalı (gök) heavy s.
kapalı (hava) overcast s.
parmaklıkla kapalı barred s.
sımsıkı kapalı hermetic s.
tartışmaya kapalı non-negotiable s.
tartışmaya kapalı not negotiable s.
tek tarafı kapalı blind-ended s.
tek tarafı kapalı blind-end s.
temyize kapalı inappellable s.
umuma kapalı non-public s.
umuma kapalı nonpublic s.
üstü kapalı veiled s.
üstü kapalı vague s.
üstü kapalı allusive s.
üstü kapalı covert s.
üstü kapalı subtle s.
üstü kapalı obscure s.
üstü kapalı implicit s.
üstü kapalı insinuating s.
üstü kapalı tacit s.
üstü kapalı söylenmiş alluded s.
kapalı bir halde impenetrably zf.
kapalı kapılar ardında behind closed doors zf.
kapalı yapıda/formda in closed form zf.
kapalı yer korkusuna ilişkin claustrophobically zf.
kapalı zarf usulü ile by sealed tender zf.
resimli tarafı kapalı olarak (iskambil kâğıdı) facedown zf.
ucu kapalı sonlanan bir şekilde cecally zf.
üstü kapalı olarak tacitly zf.
üstü kapalı olarak tacitely zf.
üstü kapalı olarak implicitly zf.
üstü kapalı olarak insinuatingly zf.
Phrases
halka kapalı closed off to the public
tatil sebebiyle kapalı closed for a holiday
Colloquial
gözü kapalı with one arm tied behind one's back
gözü kapalı yapmak be able to do something blindfold
kapalı anlamı bulmak read between the lines
kapalı kapılar ardında behind closed doors
kapalı sezon close season
kapıyı kapalı tut keep the door shut
telefonu kapalı olmak one's phone/fone be off
üstü kapalı ima etmek drop a hint
üstü kapalı olmak be above one's head
Idioms
(bir şeyi) gözü kapalı yapmak/yapabilmek able to do something standing on one's head
(bir şeyi) gözü kapalı yapmak/yapabilmek be able to do something blindfolded
(kolay olduğundan) bir şeyi gözü kapalı/zorlanmadan yapmak could do something in their sleep
ağzını kapalı tutmak keep one's mouth shut
ağzını kapalı tutmak keep one's mouth trap shut
bir işi gözü kapalı yapabilmek be able to do something blindfolded
bir şeye gözü kapalı inanmak take something on faith
çenesini kapalı tutmak keep one's mouth shut
gözleri kapalı olsa da bilmek see with half an eye
gözleri kapalı yapabilmek be able to do something with one's eyes closed
gözü kapalı with one's eyes closed
gözü kapalı almak buy a pig in a poke
gözü kapalı atlamak/dalmak/girmek walk blindly into something
gözü kapalı bilmek see with half an eye
gözü kapalı girişmek go off the deep end
gözü kapalı girişmek jump off the deep end
gözü kapalı inanmak fall for something hook line and sinker
gözü kapalı satın almak buy a pig in a poke
gözü kapalı yapabilmek do something with one's eyes shut
gözü kapalı yapabilmek somebody could do something with their eyes closed
gözü kapalı yapabilmek be able to do something with one's eyes closed
gözü kapalı yapabilmek somebody could do something with their eyes shut
gözü kapalı yapabilmek do something with one's eyes closed
kapalı kapılar ardında gerçekleşen siyasi toplantı smoke-filled room
kapalı kitap a closed book
kapalı kutu a wild card
kapalı kutu a closed book
kapalı kutu gibi as deep as a well
kapalı kutu olmak be a closed book
kapalı oynamak keep one's cards close to one's chest
kapalı oynamak play one's cards close to one's vest
kapalı oynamak play one's cards close to one's chest
kapalı oynamak keep one's cards close to one's vest
kapalı oynamak hold one's cards close to one's chest
kolayca/zorlanmadan/gözü kapalı yapmak could do something standing on your head
üstü kapalı cevaplar vermek play a straight bat
Speaking
çenesini kapalı tuttu he kept his mouth shut
ışıklar kapalı the lights are off
kapıyı kapalı tut hold the door shut
Trade/Economic
aynı anda açılan kapalı zarf teklifi sealing
bankaların kapalı olduğu günler bank holiday
dış ticarete kapalı closed economy
dışarıya/iletişime kapalı (bilgi sistemi) silo vision
dışarıya/iletişime kapalı (bilgi sistemi) silo thinking
dışarıya/iletişime kapalı (bilgi sistemi) silo mentality
dışarıya/iletişime kapalı (bilgi sistemi) information silo
halka açık bir anonim ortaklığın halka kapalı hale dönüşmesi going private
halka kapalı anonim şirketi closed joint stock company
halka kapalı şirket non-public company
halka kapalı şirketler non-public companies
iş mülakatlarında, mülakatçının adayla bir havaalanında saatlerce kapalı kalmaya dayanılabilecek bir karakter olup olmadığını anlamak için sorduğu sorular için kullanılan mecaz airport test
kapalı alan indoor area
kapalı alan indoor space
kapalı arz private placement
kapalı bilgisayar ağı closed computer network
kapalı çarşı covered market
kapalı diplomasi closed diplomacy
kapalı ekonomi closed economy
kapalı ekonomi closed economy
kapalı ekonomi dengesi pre-trade equilibrium
kapalı gişe booked up
kapalı hesap closed account
kapalı iş yeri closed shop
kapalı ortaklık close corporation
kapalı pazar covered market
kapalı piyasa closed market
kapalı satış mukavelesi closed case
kapalı siyasal sistem closed political system
kapalı şirket close company
kapalı şirket close corporation
kapalı şirketler close corporations
kapalı teklif sealed bid
kapalı teklif usulü sealed bid method
kapalı teşhir closed display
kapalı uçlu ipotek closed-end mortgage
kapalı uçlu soru closed-end questions
kapalı uçlu soru completely structured question
kapalı uçlu sorular closed questions
kapalı uçlu yatırım fonu closed end fund
kapalı uçlu yatırım fonu closed-end mutual fund
kapalı uçlu yatırım şirketi closed-end investment company
kapalı usulle teklif closed bidding
kapalı zarf usulü ihale sealed tender
kapalı zarf usulü ile artırma sealed tender
kapalı zarf usulü ile fiyat teklif etme closed bidding
kapalı zarf usulü ile ihale sealed-bid tender
kapalı zarf usulüyle artırma sealed tender
kapalı zarfla fiyat verme yöntemi sealed-bid pricing
kapalı zarfla ihale sealed tender
kapalı-ipotekli tahviller closed-end mortgage bonds
üstü kapalı tacit
üstü kapalı yük aracı boxcar
yabancı malların gümrüksüz saklandığı kapalı yer entrepot
yeni üyeliğe kapalı sendika closed union
Law
kapalı celse hearing in camera (law court)
kapalı celse closed session
kapalı ceza evi closed prison
kapalı ceza infaz kurumu closed prison
kapalı ceza infaz kurumu closed penitentiary institution
kapalı cezaevi closed prison
kapalı görüş non-contact visit
kapalı görüş non-contact visitation
kapalı görüş telephone visit
kapalı hapishane closed prison
kapalı ipotek kredisi closed mortgage
kapalı müzakere deliberation in private
kapalı oturum hearing in camera (law court)
kapalı şart implied condition
kapalı yerlerde bulunan şeylerin zorla alınması breach of pound
kapalı zarf usulü teklif sealed tender
temyiz yolu kapalı cannot be appealed
Politics
kapalı celse in camera sitting
kapalı kamp politikası closed camp policy
kapalı oylama vote by secret ballot
kapalı önseçim closed primary
kapalı veya gizli faaliyetler covert or clandestine nature
oy verenlerin (parti yanlılarının) gözü kapalı desteklerini çekerek partiyi zayıflatmaları dealignment
özel ya da dışa kapalı görüşme private conversation
Tourism
kapalı çarşı grand bazaar
Technical
(kapalı kalıpla) hassas dövme impression-die forging
açık ve kapalı gözeneklilik open and closed porosity
açık ve kapalı kalıp dövmelere ait mekanik deneyler mechanical testing of open die and closed die forgings
açık-kapalı değiştirme tertibatı cut-off control lever
atmosfere kapalı closed to atmosphere
bir kapalı eğri çevresindeki mesafe circumference
bir uçağın kanadında bulunan ve motorları ihtiva eden kapalı kısım nacelle
çelik kapalı kalıp dövme steel closed die forging
dört dingilli kapalı vagon covered bogie wagon
düğme açık motor kapalı key on engine off
eşya ya da insan taşıyan üstü kapalı geniş araç van
fren açık/kapalı brake on/off
giden aramalara kapalı outgoing calls barred
gözü kapalı automatically
gözü kapalı algoritma blind algorithm
gözü kapalı denkleştirici blind equalizer
gözü kapalı sınama blind test
gözü kapalı tahmin dead reckoning
hızlı denge kapalı kap yöntemi rapid equilibrium closed cup method
iki dingilli kapalı vagon two-axle covered wagon
işitilebilir sinyal üreten kapalı döngü hoot stop
kaçış için kendi kendine yeterli kapalı devre solunum aparatı self-contained closed-circuit breathing apparatus for escape
kapalı akuple close-coupled
kapalı alan closed space
kapalı alan close area
kapalı alan uyarı levhası confined space warning sign
kapalı alan yangını compartment fire
kapalı altıgen paketleme hexagonal close-packing
kapalı altyordam closed subroutine
kapalı besi suyu devresi closed feed water system
kapalı bir bölmenin havasını boşaltan fan vent fan
kapalı bir respirometrede oksijen ihtiyacı oxygen demand in a closed respirometer
kapalı bir respirometrede oksijen ihtiyacını ölçme measuring the oxygen demand in a closed respirometer
kapalı bir respirometrede oksijen ihtiyacının ölçülmesi measuring the oxygen demand in a closed respirometer
kapalı boru closed conduit
kapalı büyük kap covered container
kapalı conta covered gasket
kapalı çekirdekli transformatör closed core transformer
kapalı çerçeve closed frame
kapalı çevrim closed cycle
kapalı çevrim bant genişliği closed loop bandwidth
kapalı çevrim bant genişliği closed-loop bandwidth
kapalı çevrim çıkış empedansı closed loop output impedance
kapalı çevrim çıkış empedansı closed-loop output impedance
kapalı çevrim gerilim kazancı closed-loop voltage gain
kapalı çevrim kazancı closed loop gain
kapalı çevrim kazancı closed-loop gain
kapalı çevrim kontrol sistemi closed loop control system
kapalı çevrim kontrolü closed-loop control
kapalı çevrim kontrolü closed loop control
kapalı çevrim sistemi closed-loop system
kapalı çevrim sistemi closed loop system
kapalı çevrim voltaj kazancı closed loop voltage gain
kapalı çevrime denetimli sistem closed cycle control system
kapalı çevrimli denetim sistemi closed cycle control system
kapalı çokgensel bölge closed polygonal region
kapalı damıtma haznesi closed retort
kapalı denklik bağıntısı closed equivalence relation
kapalı devir kontrol sistemi closed-cycle control system
kapalı devre closed circuit
kapalı devre closed loop
kapalı devre closed cycle
kapalı devre bataryası closed circuit battery
kapalı devre çalışma closed-circuit working
kapalı devre havalandırma closed-circuit ventilation
kapalı devre kamera sistemi closed circuit camera system
kapalı devre karbüratör kontrolü closed loop carburetor control
kapalı devre kayıt closed circuit recording
kapalı devre kontağı closed circuit contact
kapalı devre kontrol closed-loop control
kapalı devre kontrolü closed loop control
kapalı devre öğütme closed-circuit grinding
kapalı devre sirkülasyon closed circulation
kapalı devre sistemi closed circuit system
kapalı devre soğutma closed-loop cooling
kapalı devre soğutma closed-circuit cooling
kapalı devre soğutma sistemi closed-circuit cooling system
kapalı devre soğutma suyu sistemi closed-circuit cooling water system
kapalı devre soğutucu closed-circuit cooler
kapalı devre solunum aparatı closed-circuit breathing apparatus
kapalı devre televizyon closed circuit television
kapalı devre televizyon CCTV
kapalı devre televizyon closed-circuit-tv
kapalı devre televizyon sistemi closed circuit television/tv system
kapalı devre televizyon sistemi closed circuit television system
kapalı devre televizyonu closed circuit television
kapalı devre vakumlu damıtma closed-loop vacuum fractionation
kapalı devreler closed circuits
kapalı devreli closed-circuit
kapalı dikdörtgen closed rectangle
kapalı dipli keson closed-end caisson
kapalı diyagram closed diagram
kapalı dizge closed system
kapalı dosya closed file
kapalı döngü closed cycle
kapalı döngü closed-loop
kapalı döngü closed loop
kapalı dren closed drain
kapalı dren buried drain
kapalı dren covered drain
kapalı drenaj subdrainage
kapalı drenaj subsurface drainage system
kapalı drenaj underground drainage
kapalı durum off-position
kapalı durumdaki anma brüt kapasite nominal gross-lidded capacity
kapalı eğri closed curve
kapalı elektron kabukları closed electron shells
kapalı etriye closed stirrup
kapalı fonksiyon closed function
kapalı gaz konumu anahtarı ctp -closed throttle position switch
kapalı geçi closed pass
kapalı genleşme kabı closed expansion tank
kapalı göze closed cell
kapalı gözeli plastikler closed-cell cellular plastics
kapalı gözeli sünger closed-cell foam
kapalı gözenek closed pore
kapalı gözeneklilik closed porosity
kapalı gradasyonlu agrega closely-graded aggregate
kapalı hacim enclosed volume
kapalı havuz reaktörü tank reactor
kapalı hücre closed cell
kapalı ışınım kaynağı sealed source
kapalı ışıtaç sealed headlamp
kapalı iletim sistemi closed transmission system
kapalı imbik closed retort
kapalı işletme closed shop
kapalı kabuk closed shell
kapalı kalıp closed die
kapalı kalıp çelik dövme steel closed die forging
kapalı kalıp dövmesi closed-die forging
kapalı kalıp süreci closed mould process
kapalı kalıpta dövme closed die forging
kapalı kalibre closed pass
kapalı kanallarda akışkan debisinin ölçülmesi measurement of fluid flow in closed conduits
kapalı kap closed vessel
kapalı karbon ark ışığı enclosed carbon arc light
kapalı karbon ark lambası closed carbon arc lamp
kapalı kare closed square
kapalı kazan önü sistemi closed stokehold
kapalı konik tapalı vana closed bottom taper plug valve
kapalı kontrollü iklimlendirme cihazı close control air conditioner
kapalı kontrollü klima close control air conditioner
kapalı konum closed position
kapalı konuma geçirmek switch to off position
kapalı konumdaki kapılar doors in a closed position
kapalı kör perçin closed end blind rivet
kapalı kutu tavı close box annealing
kapalı kuvvet poligonu closed force polygon
kapalı kuyu fırın closed-pit furnace
kapalı küme closed set
kapalı manyetik devre closed magnetic circuit
kapalı merdiven box stairs
kapalı merkez closed shop
kapalı nipel (makine) close nipple
kapalı olarak mühürlenmiş hermetically sealed relay
kapalı ortam havası indoor air
kapalı paso closed pass
kapalı pensky-martens kabı yöntemi pensky-martens closed cup method
kapalı pota closed pot
kapalı radyoaktif kaynak sealed radioactive source
kapalı sandıklı palet closed box-pallet
kapalı sargı bobini closed coil armature
kapalı sistem sealed system
kapalı sistem closed system
kapalı sistemde korozyon deneyi corrosion test in closed system
kapalı soğutma devresi closed cooling system
kapalı somun cap nut
kapalı şalt tesisi indoor switchgear
kapalı şalt tesisi indoor switching station