karşı çıkmak - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

karşı çıkmak



"karşı çıkmak" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 57 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
karşı çıkmak challenge f.
karşı çıkmak object f.
General
karşı çıkmak interpose f.
karşı çıkmak run counter to f.
karşı çıkmak set against f.
karşı çıkmak oppose f.
karşı çıkmak object to f.
karşı çıkmak protest f.
karşı çıkmak antagonise f.
karşı çıkmak kick against f.
karşı çıkmak disaffirm f.
karşı çıkmak deprecate f.
karşı çıkmak stand up to f.
karşı çıkmak antagonize f.
karşı çıkmak mind f.
karşı çıkmak object f.
karşı çıkmak go against f.
karşı çıkmak face f.
karşı çıkmak protest against f.
karşı çıkmak be faced with f.
karşı çıkmak argue against something f.
karşı çıkmak except f.
karşı çıkmak go counter to f.
karşı çıkmak resist f.
karşı çıkmak thwart f.
karşı çıkmak contravene f.
karşı çıkmak frown upon f.
karşı çıkmak frown on f.
karşı çıkmak demur f.
karşı çıkmak remonstrate f.
karşı çıkmak expostulate f.
karşı çıkmak rise against f.
karşı çıkmak counter f.
karşı çıkmak contradict f.
karşı çıkmak turn against f.
karşı çıkmak repugnate f.
karşı çıkmak say no f.
karşı çıkmak affront [obsolete] f.
karşı çıkmak naysay f.
karşı çıkmak nayt [obsolete] f.
karşı çıkmak traverse f.
Phrasals
karşı çıkmak put in f.
karşı çıkmak heave at f.
Idioms
karşı çıkmak take issue f.
karşı çıkmak lift the hand against f.
karşı çıkmak fly in the teeth of someone f.
karşı çıkmak take issue with f.
karşı çıkmak come out against f.
karşı çıkmak argue against f.
karşı çıkmak set one's face against f.
karşı çıkmak kick against the pricks f.
karşı çıkmak take exception to f.
karşı çıkmak fly in the face of someone f.
Slang
karşı çıkmak kick up a fuss f.
karşı çıkmak kick up a stink f.
karşı çıkmak kick up a row f.
Archaic
karşı çıkmak transverse f.

"karşı çıkmak" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 29 sonuç

Türkçe İngilizce
General
otoriteye karşı çıkmak kick against the pricks f.
öneri yerine, öneriyi yapan kişi tartışma konusu edilerek iddialara karşı çıkmak argumentum ad hominem f.
ısrarlı biçimde karşı çıkmak set one's face against f.
kanuna karşı çıkmak contravene the law f.
kanuna karşı çıkmak oppose the law f.
-e karşı çıkmak/durmak be in opposition to f.
yeniden karşı çıkmak re-challenge f.
Phrasals
(bir şeye) söz ve eylemleriyle karşı çıkmak clamor against (something) f.
görüşüne, sözüne vs. karşı çıkmak challenge (one) on (something) f.
görüşüne, sözüne karşı çıkmak challenge someone on something f.
(birine veya bir şeye) karşı çıkmak protest about (someone or something) f.
(birine veya bir şeye) karşı çıkmak and protest against (someone or something) f.
(birine bir konuda) karşı çıkmak remonstrate about (someone or something) (with one) f.
mantıklı bir şekilde karşı çıkmak reason against something f.
nedenlerini sıralayarak/söyleyerek bir şeye karşı çıkmak reason against something f.
-e karşı çıkmak come up against
Idioms
şiddetle karşı çıkmak fly in the face of f.
statükoya karşı çıkmak challenge the status quo f.
bir şeye karşı çıkmak have one's heart dead set against something f.
bir şeye karşı çıkmak have one's heart set against something f.
değişime karşı çıkmak sit pat f.
değişime karşı çıkmak stand pat f.
gücünün yettiğince karşı çıkmak cry out against f.
şiddetle karşı çıkmak set one's face against
şiddetle karşı çıkmak fly in the face of
şiddetle karşı çıkmak fly in the teeth of
şiddetle karşı çıkmak argue against
sürekli şikayet etmek/karşı çıkmak play merry hell about
Law
mahkeme kararına karşı çıkmak abjudicate f.