korkunç - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

korkunç



"korkunç" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 70 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
korkunç formidable s.
korkunç scary s.
korkunç terrible s.
korkunç awesome s.
korkunç terrifying s.
korkunç fearful s.
General
korkunç sickening s.
korkunç eldritch s.
korkunç tragic s.
korkunç horrific s.
korkunç terrific s.
korkunç grisly s.
korkunç giant s.
korkunç unspeakable s.
korkunç awesome s.
korkunç outrageous s.
korkunç grim s.
korkunç hellish s.
korkunç fearsome s.
korkunç hair-raising s.
korkunç fell s.
korkunç desperate s.
korkunç horrid s.
korkunç gory s.
korkunç frightful s.
korkunç terrible s.
korkunç minacious s.
korkunç dire s.
korkunç very s.
korkunç morbid s.
korkunç awful s.
korkunç appalling s.
korkunç disastrous s.
korkunç gastly s.
korkunç horrendous s.
korkunç direful s.
korkunç dreaded s.
korkunç grewsome s.
korkunç cruel s.
korkunç lurid s.
korkunç ghoulish s.
korkunç frightening s.
korkunç gruesome s.
korkunç unearthly s.
korkunç bloodcurdling s.
korkunç horrible s.
korkunç tragical s.
korkunç awed s.
korkunç hideous s.
korkunç ghastly s.
korkunç macabre s.
korkunç dreadful s.
korkunç hair-raiser s.
korkunç redoubtable s.
korkunç disgusting s.
korkunç horrifying s.
korkunç monstrous s.
korkunç shocking s.
korkunç superb s.
korkunç egregious s.
korkunç haircurling s.
korkunç ugly s.
korkunç vicious s.
korkunç ghastly zf.
korkunç terribly zf.
Idioms
korkunç bone-chilling
Slang
korkunç skeevy
korkunç damn
British Slang
korkunç god-awful
korkunç smeggy

"korkunç" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 98 sonuç

Türkçe İngilizce
General
biraz geri çekilmek (korkunç bir manzara karşısında) wince f.
irkilmek (korkunç bir manzara karşısında veya acıyla) wince f.
korkunç bir baş ağrısı çekmek have a terrible headache f.
korkunç bir baş ağrısı olmak have a terrible headache f.
korkunç bir kavgaya dönüşmek erupt into a terrible fight f.
korkunç bir şekilde yaralamak mangle f.
korkunç bir şeyler yapmak do something terrible f.
korkunç bir şeyler yapmak do something horrible f.
korkunç görünmek look awful f.
korkunç görünmek look a fright f.
korkunç görünmek look terrible f.
korkunç görüntülere karşı dayanıklı olmak have a strong stomach f.
korkunç sonuçlar doğurmak have horrible consequences f.
korkunç sonuçlar doğurmak have terrible consequences f.
korkunç sonuçlar doğurmak lead to terrible consequences f.
korkunç yalanlar söylemek lie in one's teeth f.
ağız (korkunç bir yere açılan) maw i.
berbat/korkunç gürültü terrible noise i.
çirkin ve korkunç kadın gorgon i.
korkunç ağaç spooky tree i.
korkunç bir hata an egregious mistake i.
korkunç bir şok a dreadful shock i.
korkunç bir trafik kazası a terrible traffic accident i.
korkunç çocuk terrible child i.
korkunç haber terrible news i.
korkunç kaza awful accident i.
korkunç kimse ogre i.
korkunç rüya horrible dream i.
korkunç son doom i.
korkunç şeyler terrible things i.
korkunç şeyler horrible things i.
korkunç tecrübe frightening experience i.
korkunç tip fright i.
korkunç ve tüyler ürpertici hikayeler freaky scary stories i.
korkunç yaratık horrible creature i.
korkunç yaratık bogy i.
çok korkunç monstrous s.
çok korkunç much dreaded s.
daha korkunç olanı direr s.
en korkunç olanı direst s.
korkunç derecede büyük monstrous s.
korkunç derecede kötü monstrous s.
korkunç zamanlar terrible times s.
tarif edilemeyecek kadar korkunç unspeakable s.
korkunç biçimde hopelessly zf.
korkunç bir biçimde gruesomely zf.
korkunç bir biçimde hideously zf.
korkunç bir halde minaciously zf.
korkunç bir karmaşa içinde in a terrible mess zf.
korkunç bir şekilde direly zf.
korkunç bir şekilde appallingly zf.
korkunç bir şekilde terribly zf.
korkunç bir şekilde gorily zf.
korkunç bir şekilde horridly zf.
korkunç bir şekilde frighfully zf.
korkunç bir şekilde frightfully zf.
korkunç bir şekilde terrifyingly zf.
korkunç bir şekilde horribly zf.
korkunç bir şekilde awedly zf.
korkunç bir şekilde atrociously zf.
korkunç bir şekilde sickeningly zf.
korkunç bir şekilde horrendously zf.
korkunç bir şekilde dreadfully zf.
korkunç bir şekilde egregiously zf.
korkunç bir şekilde ghastfully zf.
korkunç oranda at a fearful rate zf.
korkunç şekilde awesomely zf.
korkunç şekilde frightfully zf.
korkunç/feci boyutta (ki) catastrophically zf.
Phrases
korkunç eşitsizlikler the appalling disparities
Colloquial
çok korkunç bir şey oldu something terrible has happened
dışarıda korkunç şeyler oluyor terrible things are happening outside
korkunç bir kaza a horrible accident
Idioms
düşüncesi bile korkunç not bear thinking about
korkunç anne the mother from hell
korkunç gelmek hold terror for someone
korkunç gürültü çıkarmak hammer at
korkunç kin duymak hate someone's guts
Speaking
bu kadar korkunç bir olayın arkasında ne gibi bir neden olduğu konusunda herhangi bir fikrim yok I have no idea what the motive behind such an horrific act might be
kendimi korkunç derecede suçlu hissediyorum i feel terribly guilty
korkunç bir hata yaptım i've made a horrible mistake
korkunç bir kaza geçirdik we had a terrible accident
korkunç şeyler yaptın you've done terrible things
ne kadar kötü/korkunç how horrible
ne korkunç! how scary!
ne korkunç! how awful!
sonuçlar korkunç olabilir the consequences could be dire
Law
korkunç cinayetler horrible murders
Computer
en korkunç halinizle gelin come spooky
Psychology
korkunç durumlara düşme korkusu counterphobia
Zoology
dehşetli/korkunç kurt canis dirus
dehşetli/korkunç kurt dire wolf
History
korkunç ivan ivan the terrible
Cinema
korkunç bir film scary movie
Mythology
hayal ürünü korkunç yaratık chimera
hayal ürünü korkunç yaratık chimaera
kuzey ingiliz folklorunda, mitolojik, büyük diş ve pençeleri olan korkunç köpek barghest
Latin
korkunç yıl annus horribilis