korkunç - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

korkunç



"korkunç" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 91 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
korkunç formidable s.
korkunç scary s.
korkunç fearful s.
korkunç terrible s.
korkunç terrifying s.
General
korkunç atelic i.
korkunç very s.
korkunç horrendous s.
korkunç direful s.
korkunç dreaded s.
korkunç grewsome s.
korkunç horrific s.
korkunç terrific s.
korkunç grisly s.
korkunç sickening s.
korkunç eldritch s.
korkunç awesome s.
korkunç outrageous s.
korkunç grim s.
korkunç hellish s.
korkunç fearsome s.
korkunç disgusting s.
korkunç awful s.
korkunç appalling s.
korkunç disastrous s.
korkunç cruel s.
korkunç lurid s.
korkunç ghoulish s.
korkunç frightening s.
korkunç gruesome s.
korkunç unearthly s.
korkunç bloodcurdling s.
korkunç horrible s.
korkunç tragical s.
korkunç awed s.
korkunç hideous s.
korkunç ghastly s.
korkunç macabre s.
korkunç dreadful s.
korkunç horrifying s.
korkunç monstrous s.
korkunç shocking s.
korkunç superb s.
korkunç egregious s.
korkunç haircurling s.
korkunç ugly s.
korkunç vicious s.
korkunç fell s.
korkunç desperate s.
korkunç horrid s.
korkunç gory s.
korkunç frightful s.
korkunç terrible s.
korkunç minacious s.
korkunç dire s.
korkunç giant s.
korkunç redoubtable s.
korkunç gastly s.
korkunç hair-raiser s.
korkunç hair-raising s.
korkunç tragic s.
korkunç unspeakable s.
korkunç morbid s.
korkunç affrightful [obsolete] s.
korkunç nameless s.
korkunç tragedious [obsolete] s.
korkunç animal s.
korkunç ugsome s.
korkunç effrayable s.
korkunç ungodly s.
korkunç wack s.
korkunç terribly zf.
korkunç ghastly zf.
Colloquial
korkunç awesome s.
korkunç narly s.
korkunç something awful expr.
Idioms
korkunç bone-chilling s.
Archaic
korkunç tremendous s.
korkunç elrich s.
korkunç vitious s.
Slang
korkunç damn s.
korkunç skeevy s.
korkunç dank s.
korkunç gnarly [us] s.
korkunç hellacious s.
korkunç hiddy s.
korkunç obno s.
korkunç obnoc s.
korkunç (something) blows expr.
British Slang
korkunç smeggy s.
korkunç god-awful s.

"korkunç" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 136 sonuç

Türkçe İngilizce
General
biraz geri çekilmek (korkunç bir manzara karşısında) wince f.
korkunç yalanlar söylemek lie in one's teeth f.
irkilmek (korkunç bir manzara karşısında veya acıyla) wince f.
korkunç görüntülere karşı dayanıklı olmak have a strong stomach f.
korkunç bir şekilde yaralamak mangle f.
korkunç görünmek look terrible f.
korkunç görünmek look awful f.
korkunç bir şeyler yapmak do something horrible f.
korkunç bir şeyler yapmak do something terrible f.
korkunç bir kavgaya dönüşmek erupt into a terrible fight f.
korkunç görünmek look a fright f.
korkunç bir baş ağrısı olmak have a terrible headache f.
korkunç bir baş ağrısı çekmek have a terrible headache f.
korkunç sonuçlar doğurmak have horrible consequences f.
korkunç sonuçlar doğurmak have terrible consequences f.
korkunç sonuçlar doğurmak lead to terrible consequences f.
ağız (korkunç bir yere açılan) maw i.
korkunç son doom i.
çirkin ve korkunç kadın gorgon i.
korkunç tip fright i.
korkunç bir hata an egregious mistake i.
korkunç kimse ogre i.
korkunç haber terrible news i.
korkunç tecrübe frightening experience i.
korkunç şeyler terrible things i.
korkunç şeyler horrible things i.
korkunç ve tüyler ürpertici hikayeler freaky scary stories i.
berbat/korkunç gürültü terrible noise i.
korkunç bir trafik kazası a terrible traffic accident i.
korkunç yaratık horrible creature i.
korkunç rüya horrible dream i.
korkunç yaratık bogy i.
korkunç kaza awful accident i.
korkunç bir şok a dreadful shock i.
korkunç ağaç spooky tree i.
korkunç çocuk terrible child i.
yaygın rustik yaşamdan korkunç manzara temsili bambocciade i.
korkunç kimse terrible i.
korkunç şey terrible i.
korkunç şey thundercloud i.
korkunç olma ugsomeness [scottish] i.
korkunç kimse hair-raiser i.
çok korkunç monstrous s.
korkunç derecede büyük monstrous s.
en korkunç olanı direst s.
tarif edilemeyecek kadar korkunç unspeakable s.
korkunç derecede kötü monstrous s.
daha korkunç olanı direr s.
çok korkunç much dreaded s.
korkunç zamanlar terrible times s.
korkunç olmayan unformidable s.
korkunç olmayan unscary s.
korkunç bir biçimde hideously zf.
korkunç bir biçimde gruesomely zf.
korkunç bir şekilde sickeningly zf.
korkunç bir şekilde egregiously zf.
korkunç bir şekilde ghastfully zf.
korkunç şekilde frightfully zf.
korkunç biçimde hopelessly zf.
korkunç bir şekilde awedly zf.
korkunç bir şekilde appallingly zf.
korkunç bir şekilde frightfully zf.
korkunç bir şekilde frighfully zf.
korkunç bir şekilde gorily zf.
korkunç bir şekilde horridly zf.
korkunç bir halde minaciously zf.
korkunç bir şekilde terrifyingly zf.
korkunç bir şekilde direly zf.
korkunç bir şekilde horribly zf.
korkunç bir şekilde atrociously zf.
korkunç bir şekilde horrendously zf.
korkunç şekilde awesomely zf.
korkunç bir şekilde dreadfully zf.
korkunç bir şekilde terribly zf.
korkunç oranda at a fearful rate zf.
korkunç/feci boyutta (ki) catastrophically zf.
korkunç bir karmaşa içinde in a terrible mess zf.
korkunç bir şekilde wickedly zf.
korkunç ve zorba anlamı veren son ek -zilla snk.
Phrasals
biri hakkında korkunç bir şey keşfetmek find someone out f.
Phrases
korkunç eşitsizlikler the appalling disparities expr.
Colloquial
korkunç bir kaza a horrible accident i.
korkunç deneyim harrowing experience i.
korkunç bir şey horror show i.
korkunç durumda olan şey horror show i.
uyuşturucudan kaynaklı korkunç/ürkütücü halüsinasyonlar horrors i.
korkunç bir şey horse pucky [us] i.
berbat/korkunç (bir şey veya kişi) a hell of a someone or something zf.
berbat/korkunç (bir şey veya kişi) a helluva someone or something zf.
dışarıda korkunç şeyler oluyor terrible things are happening outside expr.
çok korkunç bir şey oldu something terrible has happened expr.
korkunç iyi wicked bad expr.
Idioms
korkunç gürültü çıkarmak hammer at f.
korkunç kin duymak hate someone's guts f.
korkunç gelmek hold terror for someone f.
korkunç anne the mother from hell i.
gizli tutulan korkunç bir şey something nasty in the woodshed i.
korkunç kimse a sick puppy i.
korkunç kimse one sick puppy i.
korkunç boyutlarda of biblical proportions s.
düşüncesi bile korkunç not bear thinking about expr.
(birinin/bir şeyin) korkunç/acı hatırası altında under the shadow of (someone or something) expr.
Speaking
bu kadar korkunç bir olayın arkasında ne gibi bir neden olduğu konusunda herhangi bir fikrim yok I have no idea what the motive behind such an horrific act might be expr.
korkunç bir hata yaptım I've made a horrible mistake expr.
ne korkunç! how scary! expr.
korkunç bir kaza geçirdik we had a terrible accident expr.
kendimi korkunç derecede suçlu hissediyorum I feel terribly guilty expr.
ne korkunç! how awful! expr.
ne kadar kötü/korkunç how horrible expr.
korkunç şeyler yaptın you've done terrible things expr.
sonuçlar korkunç olabilir the consequences could be dire expr.
Law
korkunç cinayetler horrible murders i.
korkunç, şiddetli ve pornografik film video nasty [uk] i.
Television
kasıtlı olarak şiddet içeren, rahatsız edici ve korkunç programlar gösteren televizyon programları car-crash tv i.
Psychology
korkunç durumlara düşme korkusu counterphobia i.
Zoology
dehşetli/korkunç kurt canis dirus i.
dehşetli/korkunç kurt dire wolf i.
History
korkunç ivan ivan the terrible i.
Sport
korkunç sayı eighty-seven i.
Cinema
korkunç bir film scary movie i.
Mythology
hayal ürünü korkunç yaratık chimera i.
hayal ürünü korkunç yaratık chimaera i.
kuzey ingiliz folklorunda, mitolojik, büyük diş ve pençeleri olan korkunç köpek barghest i.
uykularında göğüslerine veya midelerine çömelerek veya korkunç hayaller görmelerini sağlayarak insanlara işkence eden dişi bir iblis mara i.
uykularında göğüslerine veya midelerine çömelerek veya korkunç hayaller görmelerini sağlayarak insanlara işkence eden dişi bir iblis mare [obsolete] i.
Latin
korkunç yıl annus horribilis i.
Archaic
korkunç olma tremendousness i.
korkunç bir şekilde tremendously zf.
Slang
korkunç bir suratı olmak been bobbing for fries f.
korkunç bir olay yerine doğru giden ambulans meat wagon i.
korkunç eğlenceli hairy-assed s.
çok/aşırı/korkunç kötü shit-ass s.
çok/aşırı/korkunç kötü shitass s.
korkunç eğlenceli hairy-ass s.
(bir şey) korkunç iyi (something) is wicked expr.
korkunç (iyi/güzel) (totally) tubular [cliché] expr.