lose someone - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

lose someone

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


"lose someone" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 2 sonuç

İngilizce Türkçe
General
lose someone f. birisini kaybetmek
lose someone f. birini kaybetmek

"lose someone" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 87 sonuç

İngilizce Türkçe
General
cause someone to lose f. kayba uğratmak
lose one's faith in someone/something f. sıtkı sıyrılmak
lose sleep over someone or something f. birisi ya da bir şey için uykusu kaçmak
cause someone to lose time f. zaman kaybına neden olmak
cause someone to lose time f. zaman kaybettirmek
make someone lose time f. zaman kaybettirmek
lose trace of someone f. izini kaybetmek
lose someone so close f. çok yakın birisini/birini kaybetmek
Phrasals
lose out to someone or something f. -e kaybetmek
lose out to someone or something f. -e yenilmek
lose out to someone or something f. -e mağlup olmak
Idioms
lose one's touch with someone f. artık kontrol/idare edememek
lose ground to someone f. avantajı rakibine kaptırmak
lose one's grip on someone f. birisi üzerindeki hakimiyetini yitirmek
lose one's hold over someone f. birisi üzerindeki hakimiyetini yitirmek
lose one's hold on someone f. birisi üzerindeki hakimiyetini yitirmek
lose favor with someone f. birinin gözünden düşmek
lose patience with someone f. (birine olan) sabrını yitirmek
lose trace of (someone or something) f. (birinin/bir şeyin) farkındalığını yitirmek
lose trace of (someone or something) f. (birini/bir şeyi) gözden kaybetmek
lose trace of (someone or something) f. (birini/bir şeyi) ihmal etmek
lose trace of (someone or something) f. (birini/bir şeyi) unutmak
lose trace of (someone) f. (biriyle) iletişimi azalarak yok olmak
lose trace of (someone) f. (biriyle) iletişimi zamanla kesilmek
lose trace of (someone) f. zamanla (biriyle) teması yitirmek
lose trace of someone or something f. birinin/bir şeyin izini kaybetmek
not lose (any) sleep (over someone or something) f. (biri/bir şey) için pek endişelenmemek
not lose (any) sleep (over someone or something) f. (biri/bir şeyle) ilgili pek endişe duymamak
not lose (any) sleep (over someone or something) f. (biri/bir şey) için çok endişelenmemek
not lose (any) sleep (over someone or something) f. (biri/bir şey) için hiç endişelenmemek
not lose (any) sleep (over someone or something) f. (biri/bir şeyle) ilgili çok endişe duymamak
not lose (any) sleep (over someone or something) f. (biri/bir şeyle) ilgili hiç endişe duymamak
not lose (any) sleep (over someone or something) f. (biri/bir şeyle) ilgili uykuları kaçmamak
not lose (any) sleep (over someone or something) f. (biri/bir şey) yüzünden uykuları kaçmamak
lose contact with someone or something f. biriyle/bir şeyle iletişimi kopmak
lose contact with someone or something f. biriyle/bir şeyle olan bağlantısını kaybetmek
lose contact with someone or something f. biriyle/bir şeyle temasını kaybetmek
lose contact with someone or something f. biriyle/bir şeyle irtibatını kaybetmek
lose contact with someone or something f. biriyle/bir şeyle irtibatı kesilmek
lose touch with someone or something f. biriyle/bir şeyle iletişimi kopmak
lose touch with someone or something f. biriyle/bir şeyle olan bağlantısını kaybetmek
lose touch with someone or something f. biriyle/bir şeyle temasını kaybetmek
lose touch with someone or something f. biriyle/bir şeyle irtibatını kaybetmek
lose touch with someone or something f. biriyle/bir şeyle irtibatı kesilmek
lose ground (to someone or something) f. (birinin/bir şeyin) gerisinde kalmak
lose ground (to someone or something) f. (birinin/bir şeyin) gerisine düşmek
lose (one's) faith (in something or someone) f. (bir şeye/birine) olan güvenini/inancını kaybetmek
lose (one's) faith (in something or someone) f. (bir şeye/birine) olan güvenini/inancını yitirmek
lose (one's) faith (in something or someone) f. (birinden/bir şeyden) şüphe duymaya başlamak
lose (one's) grip on (someone or something) f. (birini/bir şeyi) bırakmak
lose (one's) grip on (someone or something) f. (birini/bir şeyi) tutmayı bırakmak
lose (one's) grip on (someone or something) f. (birinden/bir şeyden) eli kaymak/kurtulmak
lose (one's) grip on (someone or something) f. (birine/bir şeye) tutunamamak
lose (one's) grip on (someone or something) f. (birini/bir şeyi) tutamamak
lose (one's) heart to (someone) f. kalbini (birine) kaptırmak
lose (one's) heart to (someone) f. (birine) aşık olmak
lose (one's) heart to (someone) f. (birine) gönlünü kaptırmak
lose (one's) heart to (someone) f. (birine) abayı yakmak
lose (one's) heart to (someone) f. (birine) sevdalanmak
lose (one's) hold on (someone or something) f. (birini/bir şeyi) bırakmak
lose (one's) hold on (someone or something) f. (birini/bir şeyi) tutmayı bırakmak
lose (one's) hold on (someone or something) f. (birinden/bir şeyden) eli kaymak/kurtulmak
lose (one's) hold on (someone or something) f. (birine/bir şeye) tutunamamak
lose (one's) hold on (someone or something) f. (birini/bir şeyi) tutamamak
lose (one's) hold on (someone) f. (biri) üzerindeki hakimiyetini kaybetmek
lose (one's) hold on (someone) f. (biri) üzerindeki otoritesini yitirmek
lose (one's) hold over (someone or something) f. (biri) üzerindeki hakimiyetini kaybetmek
lose (one's) hold over (someone or something) f. (biri) üzerindeki otoritesini yitirmek
lose ground to (someone or something) f. yerini (birine/bir şeye) bırakmak/kaptırmak
lose ground to (someone or something) f. elindeki avantajı (birine/bir şeye) kaptırmak
lose ground to (someone or something) f. liderliği (birine/bir şeye) kaptırmak
lose sight of (someone or something) f. (birini/bir şeyi) gözden kaybetmek
lose sight of (someone or something) f. (birinin/bir şeyin) görüşünü yitirmek
lose sleep about (someone or something) f. (biriyle/bir şeyle) ilgili uykuları kaçmak
lose sleep about (someone or something) f. (biri/bir şey) için uykusu kaçmak
lose sleep about (someone or something) f. (biriyle/bir şeyle) ilgili çok endişe duymamak
lose track of (someone) f. (birinin) izini kaybetmek
lose track of (someone) f. (biriyle) irtibatını kaybetmek
lose track of (someone) f. (biriyle) irtibatı kesilmek
lose track of (someone) f. (biriyle) irtibatı kopmak
lose track of something/someone f. bir şeyin/birinin izini kaybetmek
lose track of something/someone f. bir şeyle/biriyle irtibatını kaybetmek
lose track of something/someone f. bir şeyle/biriyle irtibatı kesilmek
lose track of something/someone f. bir şeyle/biriyle irtibatı kopmak
lose (one's) patience (with someone) (birine) sinirlenmek
lose (one's) patience (with someone) (birine) karşı sabrını yitirmek
lose (one's) patience (with someone) (birine) kızmak