mücadele etmek - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

mücadele etmek



"mücadele etmek" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 34 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
mücadele etmek struggle f.
mücadele etmek tackle f.
General
mücadele etmek strive f.
mücadele etmek be up against f.
mücadele etmek battle f.
mücadele etmek contend with f.
mücadele etmek crusade f.
mücadele etmek be at war with f.
mücadele etmek tussle f.
mücadele etmek fight a battle f.
mücadele etmek war f.
mücadele etmek buffet f.
mücadele etmek put up a fight f.
mücadele etmek combat f.
mücadele etmek agonize f.
mücadele etmek fight f.
mücadele etmek struggle f.
mücadele etmek fight off f.
mücadele etmek compete f.
mücadele etmek agonise f.
mücadele etmek challenge f.
mücadele etmek campaign f.
mücadele etmek tilt f.
mücadele etmek bandy [obsolete] f.
mücadele etmek kemp f.
mücadele etmek wool f.
Colloquial
mücadele etmek run hard f.
mücadele etmek be hard pushed f.
Idioms
mücadele etmek put up a struggle f.
mücadele etmek make a struggle f.
mücadele etmek swing for the fences f.
mücadele etmek give battle [dated] f.
Sport
mücadele etmek combat f.
Slang
mücadele etmek duke it out f.

"mücadele etmek" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 110 sonuç

Türkçe İngilizce
General
karşı mücadele etmek struggle against f.
için mücadele etmek campaign for f.
birbiriyle mücadele etmek clash f.
uğruna mücadele etmek fight for f.
ölümüne mücadele etmek struggle severely f.
zorluklarla mücadele etmek grapple with difficulties f.
zorluklarla mücadele etmek struggle against difficulties f.
zorluklarla mücadele etmek fight against difficulties f.
kıran kırana mücadele etmek get stuck in f.
terörizmle mücadele etmek combat terrorism f.
terörle mücadele etmek fight against terrorism f.
ırkçılıkla mücadele etmek combat racism f.
terörle mücadele etmek combat terrorism f.
ırkçılıkla mücadele etmek fight against racism f.
terörizmle mücadele etmek fight against terrorism f.
ile mücadele etmek compete against f.
fakirlikle mücadele etmek combat the poverty f.
önlemek için mücadele etmek fightback f.
ile mücadele etmek get to grips with f.
vicdanıyla mücadele etmek wrestle with one's conscience f.
ile mücadele etmek struggle with f.
küresel krizle mücadele etmek fight the global crisis f.
küresel krizle mücadele etmek fight against the global crisis f.
suçla mücadele etmek fight the crime f.
yangınla mücadele etmek tackle a blaze f.
kendiyle mücadele etmek struggle with oneself f.
suçla mücadele etmek tackle crime f.
kanının son damlasına kadar mücadele etmek die game f.
kanının son damlasına kadar mücadele etmek die in harness f.
zor şartlarda mücadele etmek baffle f.
ileri ve yukarı doğru mücadele etmek ert [dialect] [uk] f.
hasat yarışmasında mücadele etmek kemp f.
Phrasals
zorluklarla başarılı bir şekilde mücadele etmek weather out f.
'-ile mücadele etmek clash against (someone or something) f.
'-ile mücadele etmek clash against something f.
(biriyle veya bir şeyle) mücadele etmek campaign against (someone or something) f.
(bir şey) uğrunda mücadele etmek campaign against (someone or something) f.
biriyle mücadele etmek/savaşmak struggle with someone f.
bir şey için biriyle yarışmak/mücadele etmek race someone for something f.
ile boğuşmak/mücadele etmek tussle with f.
ile mücadele etmek walk out f.
'-e karşı mücadele etmek face off f.
bir şeyle mücadele etmek face up f.
(bir sorunla) mücadele etmek tilt at f.
(bir sorunla) mücadele etmek tilt at f.
(birine) karşı mücadele etmek battle against f.
(biriyle veya bir hastalıkla) mücadele etmek battle against f.
(bir yer veya şey) için mücadele etmek battle for f.
(biri/bir şey) için mücadele etmek campaign for (someone or something) f.
-e karşı mücadele etmek play against f.
ile mücadele etmek play against f.
birine/bir şeye karşı mücadele etmek play against someone or something f.
bir şeyde mücadele etmek run in something f.
(biriyle/bir şeyle) mücadele etmek jostle with (someone or something) f.
(biri/bir şey) için (biriyle/bir hayvanla) mücadele etmek fight with (someone or an animal) over (someone or something) f.
Proverb
elde etmek istediğin şey için savaşmalısın/mücadele etmelisin cat in gloves catches no mice
Colloquial
hırsla/gayretle mücadele etmek pour it on f.
yoğun bir şekilde bastırmak/mücadele etmek pour it on f.
kuvvetle bastırmak/mücadele etmek pour it on f.
tüm gücüyle bastırmak/mücadele etmek pour it on f.
tüm gücüyle/her şeyiyle mücadele etmek slug it out [uk] f.
sert mücadele etmek slug it out [uk] f.
tüm gücüyle/her şeyiyle mücadele etmek slog it out [uk] f.
sert mücadele etmek slog it out [uk] f.
Idioms
canla başla mücadele etmek give a hundred and ten percent f.
canla başla mücadele etmek give 110% f.
kanının son damlasına kadar mücadele etmek die in the last ditch f.
başarana kadar mücadele etmek/pes etmemek answer the bell f.
kendisiyle mücadele etmek be all (one) could do (not) to (do something) f.
kendisiyle mücadele etmek be all somebody can/could do (not) to do something f.
(birine veya bir şeye) karşı birlikte mücadele etmek/savaşmak make common cause against (someone or something) f.
bir şey için kararlılıkla mücadele etmek (maça/mücadeleye) tutunmak take something by the throat f.
dezavantajlı bir ortamda mücadele etmek fight an uphill battle f.
din kurallarına uygun yaşamak için mücadele etmek fight the good fight f.
canını dişine takarak mücadele etmek fight tooth and nail f.
dişe diş mücadele etmek give as good as you get f.
dişe diş/kora kor mücadele etmek give somebody a run for their money f.
ilkeler uğruna, iyi niyetle, doğru bir amaç için mücadele etmek fight the good fight f.
ölesiye mücadele etmek put up a good fight f.
kıran kırana mücadele etmek fight tooth and nail f.
sonuna kadar mücadele etmek put up a good fight f.
sistemle mücadele etmek buck the system f.
sorunlarla mücadele etmek keep the wolves at bay f.
zorluklarla mücadele etmek bear one's cross f.
zorluklarla mücadele etmek carry one's cross f.
yorulana kadar mücadele etmek fight to a standstill f.
zorluklarla ertelemeden anında mücadele etmek take the bull by the horns f.
kıran kırana mücadele etmek crawl (all) over each other f.
(biriyle) mücadele etmek try a fall with (someone) f.
sonuna kadar mücadele etmek go for the fences f.
son raddeye kadar çarpışmak/mücadele etmek (fight) to the bitter end f.
huzurlu bir yaşam için mücadele etmek do anything for a quiet life f.
sonuna kadar mücadele etmek stay the distance f.
kana kan mücadele etmek play the same game (as somebody) f.
göze göz mücadele etmek play the same game (as somebody) f.
dişe diş mücadele etmek play the same game (as somebody) f.
kendi başına mücadele etmek fight (one's) own battles f.
(bir şeyle) mücadele etmek be in the throes of f.
bin türlü problemle mücadele etmek go through hell and high water [uk] f.
(bir zorlukla/sıkıntıyla) mücadele etmek groan under (someone or something) f.
canla başla mücadele etmek give 110% f.
kana kan dişe diş mücadele etmek cut one another's throats f.
Trade/Economic
yolsuzlukla mücadele etmek fight the corruption f.
yolsuzlukla mücadele etmek tackle the corruption f.
yolsuzlukla mücadele etmek combat the corruption f.
Medical
hastalıkla mücadele etmek struggle with the disease f.
hastalıkla mücadele etmek fight against the disease f.
Religious
1. dünya savaşı'ndan sonra ingiltere'de yalnızlık ve nefretle mücadele etmek ve hristiyanlığı teşvik etmek için kurulan bir topluluk toc h i.
Sport
sonuna kadar mücadele etmek fight to a finish f.
Football
kıran kırana mücadele etmek get stuck in f.