on the nose - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

on the nose

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


"on the nose" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 14 sonuç

İngilizce Türkçe
General
on the nose s. belirli bir kriteri eksiksiz karşılayan
on the nose s. (yarış hayvanı) kazanmak üzere olan
on the nose s. hayal gücü olmayan
on the nose s. harfi harfine
on the nose s. gerçeklere sıkı sıkıya bağlı
on the nose s. nüanssız
on the nose zf. tam da olması gerektiği gibi
on the nose zf. (yarış hayvanı) kazanmak üzere
Colloquial
on the nose i. onikiden vurma
on the nose expr. tamı tamına
on the nose expr. tam isabet
Idioms
on the nose expr. kesinlikle doğru
on the nose expr. tam üzerine bastın
on the nose expr. tastamam öyle

"on the nose" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 60 sonuç

İngilizce Türkçe
General
as plain as the nose on your face s. apaçık
as plain as the nose on your face s. besbelli
as plain as the nose on your face s. gün gibi ortada
as plain as the nose on your face s. bariz
as plain as the nose on your face s. açık seçik
Phrasals
kiss someone on the tip of one's nose f. birini burnunun ucundan öpmek
Colloquial
right on the nose i. onikiden vurma
right on the nose expr. tam kıvamında
right on the nose expr. tam isabet
Idioms
put the nose-bag on f. bir şeyler yemek
be as plain as the nose on somebody's face f. gün gibi ortada olmak
put the nose-bag on f. yemek yemek
take it on the nose f. sineye çekmek
take it on the nose f. katlanmak
put the nose-bag on f. yemeğin başına oturmak
put the nose-bag on f. karnını doyurmak
put the nose-bag on f. bir şeyler yemek
put the nose-bag on f. bir şeyler otlanmak
put the nose-bag on f. yemek yemeye başlamak
put the nose-bag on f. yemek yemek
take (something) on the nose f. buruna yumruk yemek
take (something) on the nose f. burnuna darbe almak
take (something) on the nose f. (bir şeyi) soğukkanlılıkla karşılamak
take (something) on the nose f. (bir şeyi) ağırbaşlılıkla karşılamak
take (something) on the nose f. (bir şey) karşısında dik durmak
take (something) on the nose f. (bir şeyi) sineye çekmek
take (something) on the nose f. (bir şeyi) görmezden gelmek
take (something) on the nose f. (bir şeyi) kabullenmek
take (something) on the nose f. (bir şeyi) normal karşılamak
take (something) on the nose f. (bir şeyin) ceremesini çekmek
take (something) on the nose f. (bir şeyin) bedelini ödemek
take (something) on the nose f. (bir şeyin) cefasını/çilesini çekmek
take (something) on the nose f. (bir şeyin) derdini çekmek
take (something) on the nose f. (bir şeyin) sıkıntısını/eziyetini çekmek
take (something) on the nose f. (bir şeyden) mağdur olmak
be as plain as the nose on (one's) face f. apaçık olmak
be as plain as the nose on (one's) face f. apaçık ortada olmak
be as plain as the nose on (one's) face f. besbelli olmak
be as plain as the nose on (one's) face f. aşikar olmak
be as plain as the nose on (one's) face f. bariz olmak
be as plain as the nose on (one's) face f. gün gibi ortada olmak
(as) plain as the nose on (one's) face s. besbelli
(as) plain as the nose on (one's) face s. apaçık ortada
(as) plain as the nose on (one's) face s. aşikar
plain as the nose on your face s. apaçık
plain as the nose on your face s. besbelli
plain as the nose on your face s. bariz
plain as the nose on your face s. açık seçik
plain as the nose on your face s. gün gibi ortada
plain as the nose on your face s. gün gibi aşikar
plain as the nose on your face s. gün gibi açık
as plain as the nose on one's face expr. açık seçik
as plain as the nose on one's face expr. apaçık
as plain as the nose on your face expr. besbelli
as plain as the nose on your face expr. gün gibi aşikar
as plain as the nose on your face expr. gün gibi açık
Speaking
you're right on the nose expr. tam üstüne bastın
Slang
on the nose [australia] s. pis kokulu
on the nose [australia] s. kokuşmuş
on the nose [australia] s. berbat kokan