sıkıştırmak - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

sıkıştırmak



"sıkıştırmak" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 100 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
sıkıştırmak jam f.
sıkıştırmak compress f.
General
sıkıştırmak bombard f.
sıkıştırmak constrict f.
sıkıştırmak tighten up f.
sıkıştırmak pin f.
sıkıştırmak stress f.
sıkıştırmak dun f.
sıkıştırmak squeeze in f.
sıkıştırmak press for f.
sıkıştırmak slip f.
sıkıştırmak oppress f.
sıkıştırmak press f.
sıkıştırmak incarcerate f.
sıkıştırmak tuck f.
sıkıştırmak clinch f.
sıkıştırmak clamp f.
sıkıştırmak crowd f.
sıkıştırmak wedge f.
sıkıştırmak come down on f.
sıkıştırmak compact f.
sıkıştırmak slip into f.
sıkıştırmak grill f.
sıkıştırmak wring f.
sıkıştırmak bear against f.
sıkıştırmak lean upon f.
sıkıştırmak ply with f.
sıkıştırmak corner somebody f.
sıkıştırmak pressurize f.
sıkıştırmak sandwich f.
sıkıştırmak lean on f.
sıkıştırmak impact f.
sıkıştırmak impress f.
sıkıştırmak thrust f.
sıkıştırmak weigh f.
sıkıştırmak rush f.
sıkıştırmak straiten f.
sıkıştırmak grind f.
sıkıştırmak cram f.
sıkıştırmak ply f.
sıkıştırmak hasten f.
sıkıştırmak astringe f.
sıkıştırmak bring pressure to bear on f.
sıkıştırmak grip f.
sıkıştırmak squeeze into f.
sıkıştırmak jam in f.
sıkıştırmak press somebody close f.
sıkıştırmak clamp down f.
sıkıştırmak urge f.
sıkıştırmak hurry f.
sıkıştırmak besiege f.
sıkıştırmak persecute f.
sıkıştırmak heckle f.
sıkıştırmak pin down f.
sıkıştırmak kern f.
sıkıştırmak hustle f.
sıkıştırmak push f.
sıkıştırmak bottle up f.
sıkıştırmak crush f.
sıkıştırmak compress f.
sıkıştırmak drive somebody to the wall f.
sıkıştırmak be urgent with somebody f.
sıkıştırmak pack f.
sıkıştırmak key f.
sıkıştırmak clench f.
sıkıştırmak cross-examine f.
sıkıştırmak beset f.
sıkıştırmak constrain f.
sıkıştırmak pinch f.
sıkıştırmak scrouge f.
sıkıştırmak pressurise f.
Phrasals
sıkıştırmak crack down
sıkıştırmak box up
sıkıştırmak box in
sıkıştırmak make fast
sıkıştırmak jam in
sıkıştırmak jam into
Idioms
sıkıştırmak entangle in
sıkıştırmak feel up
sıkıştırmak put the heat on
sıkıştırmak turn the heat on
Slang
sıkıştırmak juice up
Technical
sıkıştırmak tight
sıkıştırmak scrooge
sıkıştırmak force
sıkıştırmak jam
sıkıştırmak pinch
sıkıştırmak squeeze
sıkıştırmak squash
sıkıştırmak constrain
sıkıştırmak string
sıkıştırmak tighten
sıkıştırmak crush
sıkıştırmak torque
sıkıştırmak clench
sıkıştırmak compress
sıkıştırmak pack
Computer
sıkıştırmak compress
sıkıştırmak pack
Construction
sıkıştırmak compaction

"sıkıştırmak" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 104 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
bastırıp sıkıştırmak tamp f.
General
iki şeyin arasına sıkıştırmak sandwich between f.
sıkıştırmak (vida vb) tighten f.
tapa koyarak sıkıştırmak plug f.
mengene ile sıkıştırmak cramp f.
bastırıp sıkıştırmak tamp down f.
mengeneyle sıkıştırmak clamp f.
köşeye sıkıştırmak corner f.
arasına sıkıştırmak sandwich f.
programına sıkıştırmak fit into f.
borçluyu sıkıştırmak dun f.
bir şeyi bir yere sıkıştırmak shut something in f.
birini sıkıştırmak put pressure on f.
birinin eline para sıkıştırmak press money into someone's hand f.
bir şeyi bir yere sıkıştırmak shut something on f.
sıkıştırmak (elbise vb) constrict f.
programına sıkıştırmak fit in f.
bir şey için birini sıkıştırmak press someone for something f.
sıkıştırmak (azarlayarak/ısrarla) bear down on f.
mengene ile sıkıştırmak clamp f.
köşeye sıkıştırmak drive somebody into a corner f.
sıkıştırmak (bir kimseyi) pressure f.
çökertip sıkıştırmak (kuru bir maddeyi) settle f.
preste sıkıştırmak press f.
köşeye sıkıştırmak drive into a corner f.
takoz vb ile sıkıştırmak wedge f.
köşeye sıkıştırmak stalemate f.
köşeye sıkıştırmak have somebody over a barrel f.
kendi kendini köşeye sıkıştırmak paint oneself into a corner f.
köşeye sıkıştırmak paint into a corner f.
içine sıkıştırmak get into f.
çevirerek sıkıştırmak screw f.
köşeye sıkıştırmak outmaneuver f.
çenenin altına sıkıştırmak chin f.
köşeye sıkıştırmak outmanoeuvre f.
elini kapıya sıkıştırmak jam one's hand in the door f.
parmağını kapıya sıkıştırmak jam one's finger in the door f.
parmağı kapıya sıkıştırmak jam the finger in the door f.
araya sıkıştırmak shoehorn f.
birlikte sıkıştırmak adpress f.
toprak gibi maddeleri bir yere sıkıştırmak için kullanılan uzun demir çubuk tamping iron i.
Phrasals
küçücük yere sıkıştırmak jam into
küçücük yere sıkıştırmak jam in
borçluyu sıkıştırmak dun someone for something
alacağı için sıkıştırmak dun someone for something
bir şeyi sıkıştırmak/tıkamak jam something up
bastırarak sıkıştırmak pack something down
bir şey için birini sıkıştırmak pester someone into something
birbirlerini sıkıştırmak squeeze themselves up
birbirlerini sıkıştırmak squeeze themselves together
araya sıkıştırmak work in
birini veya bir şeyi aşırı küçük bir alana sıkıştırmak cramp up
Colloquial
(kişiyi) köşeye sıkıştırmak drive into a corner
(kişiyi) köşeye sıkıştırmak force into a corner
Idioms
birini köşeye sıkıştırmak drive someone into a corner
birini köşeye sıkıştırmak get someone over a barrel
birini köşeye sıkıştırmak drive someone to the wall
birini köşeye sıkıştırmak push someone to the wall
birini köşeye sıkıştırmak press someone to the wall
köşeye sıkıştırmak drive someone into a tight corner
köşeye sıkıştırmak drive someone into a corner
köşeye sıkıştırmak throw someone for a loop
köşeye sıkıştırmak go through the hoops
köşeye sıkıştırmak put through the hoops
köşeye sıkıştırmak put through the hoop
birisini sıkıştırmak put the screws on
birisini köşeye sıkıştırmak back somebody into a corner
kendini köşeye sıkıştırmak back oneself into a corner
birisini köşeye sıkıştırmak get by the balls
birisini köşeye sıkıştırmak have somebody by the balls
birisini köşeye sıkıştırmak get someone by the balls
birisini köşeye sıkıştırmak have by the balls
köşeye sıkıştırmak go someone through the wringer
köşeye sıkıştırmak put someone through the wringer
birini köşeye sıkıştırmak have someone cornered
birisini köşeye sıkıştırmak have somebody by the short hairs
birisini köşeye sıkıştırmak have somebody by the short and curlies
birisini köşeye sıkıştırmak force someone to the wall
birisini köşeye sıkıştırmak drive someone to the wall
birini sıkıştırmak put a move on someone
yolu kapayarak trafiği sıkıştırmak tie traffic up
trafiği sıkıştırmak tie traffic up
birini iyice köşeye sıkıştırmak tighten the noose
Slang
(birini) sıkıştırmak put the screws on
(birini) sıkıştırmak put the screws to
birisini fiziksel olarak sıkıştırmak bail somebody up
birisini fiziksel olarak sıkıştırmak bail up
Technical
sıkıştırmak (vida) screw
sınırlı bir hacime sıkıştırmak jam
sınırlı bir hacme sıkıştırmak jam
döverek sıkıştırmak compact tamping
darbe ile sıkıştırmak ram
mengeneyle sıkıştırmak clamp
çevirerek sıkıştırmak screw
kastanyola ile sıkıştırmak pawl
vidayla sıkıştırmak screw down
pozitif sıkıştırmak kompresör positive displacement compressor
buharlı silindirle sıkıştırmak steamroll
Computer
sıkıştırmak (dosyayı) zip
karakter çiftlerini sıkıştırmak kern
Informatics
karakter çiftlerini sıkıştırmak kern
Aeronautic
sıkıştırmak sıkmak compress
Agriculture
toprağı sıkıştırmak firming
Archaic
kemerine sıkıştırmak gird up