stick to - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

stick to

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


"stick to" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 9 sonuç

İngilizce Türkçe
General
stick to f. -e yapışmak
stick to f. tutmak
stick to f. terketmemek
stick to f. sadık kalmak
stick to f. ayrılmamak
stick to f. bırakmamak
stick to f. yapışmak
stick to f. bir konuya yoğunlaşmak
stick to f. bağlı kalmak

"stick to" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 57 sonuç

İngilizce Türkçe
General
(one's stomach) to stick out f. karnı şişmek
stick to a budget f. bütçeye bağlı kalmak
stick to it f. ısrar etmek
stick to it f. diretmek
stick to one's decision f. kararına bağlı kalmak
stick to the agreement f. sözleşmeye uymak
stick to the agreement f. anlaşmaya uymak
stick to the agreement f. anlaşmaya bağlı kalmak
stick to the pan and burn f. dibi tutmak
stick to the plan f. plana uymak
stick to the plan f. plana bağlı kalmak
stick to the plan till the end f. sonuna kadar plana bağlı kalmak
stick to the point f. konuya odaklanmak
stick to the rules f. kurallara bağlı kalmak
stick to the schedule f. programa sadık kalmak
stick to the schedule f. programa uymak
stick up to f. karşı koymak
stick up to f. göğüs germek
stick-to-itiveness i. devamlılık
stick-to-itiveness i. istikrar
stick-to-itiveness i. süreklilik
Phrases
stick to the script plana sadık kal
stick to the script plana sadık kal
Proverb
let the cobbler stick to his last kendi alanında olmayan bir olaya müdahale etme
Colloquial
stick to the roof of one’s mouth damağına yapışmak
Idioms
not hold a stick to someone eline su dökememek
stick it to someone gününü göstermek
stick it to someone kötü davranmak
stick one's nose in to something (başkasının işine) burnunu sokmak
stick to one's guns ayak diremek
stick to one's guns ödün vermemek
stick to one's guns savundukları konusunda inatçı olmak
stick to one's guns savunduklarından vazgeçmemek
stick to one's guns kendi bildiğini okumak
stick to one's guns eleştirilere kulak asmamak
stick to one's guns direnmek
stick to one's guns tüm olumsuzluklara karşın görüşlerini ya da inançlarını savunmayı sürdürmek
stick to one's guns ne olursa olsun düşüncelerinden/ ilkelerinden vazgeçmemek
stick to one's guns savunduklarını sürdürmek
stick to one's principles ilkelerine bağlı olmak
stick to one's principles prensiplerine bağlı olmak
stick to one's ribs tıka basa doyurmak (yiyecekler için)
stick to somebody like glue sülük gibi yapışmak
stick to somebody like glue kene gibi yapışmak
stick to someone's fingers aşırmak
stick to someone's fingers çalmak
stick to someone's fingers cebine indirmek
stick to someone's fingers cebe indirmek
stick to the facts gerçeklere bağlı kalmak
stick to the facts gerçeklerden ayrılmamak
stick to your knitting yolundan şaşma
stick to your knitting bildiğin yolda yürü
Speaking
i had to poke him with a stick to wake him onu uyandırmak için bir sopayla dürtmem gerekti
stick to the facts hayallere kapılma
stick to the point konuya odaklan
we stick to the plan plana sadık kalıyoruz
Proverbs
let the cobbler stick to his last çizmeden yukarı çıkma