suçlamak - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

suçlamak



"suçlamak" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 64 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
suçlamak blame f.
suçlamak charge f.
suçlamak accuse f.
General
suçlamak put the blame on somebody f.
suçlamak fault f.
suçlamak charge somebody with something f.
suçlamak incriminate f.
suçlamak denounce f.
suçlamak censure f.
suçlamak put in the dock f.
suçlamak reprehend f.
suçlamak inculpate f.
suçlamak discommend f.
suçlamak impeach f.
suçlamak excoriate f.
suçlamak task f.
suçlamak condemn f.
suçlamak arraign f.
suçlamak criminate f.
suçlamak charge with f.
suçlamak put the blame on f.
suçlamak charge somebody f.
suçlamak accuse f.
suçlamak indict f.
suçlamak tax f.
suçlamak reproach f.
suçlamak impute f.
suçlamak bring an accusation against somebody f.
suçlamak plead f.
suçlamak point the finger at f.
suçlamak accuse of f.
suçlamak accriminate f.
suçlamak reform [obsolete] f.
suçlamak note [obsolete] f.
suçlamak thank f.
suçlamak threap [scottish] f.
suçlamak trounce [scottish] f.
suçlamak appeach [obsolete] f.
suçlamak attach [obsolete] f.
suçlamak attask [obsolete] f.
suçlamak empugn [obsolete] f.
Phrasals
suçlamak cry out against f.
Idioms
suçlamak point the bone at (someone or something) f.
suçlamak land upon f.
suçlamak land on f.
suçlamak bring a charge against f.
Trade/Economic
suçlamak accuse f.
Law
suçlamak accriminate f.
suçlamak present f.
suçlamak blame f.
suçlamak adjudge f.
suçlamak delate f.
suçlamak rectare f.
suçlamak retare f.
suçlamak criminate f.
suçlamak impeach f.
suçlamak charge with a crime f.
suçlamak accuse f.
suçlamak emplead f.
suçlamak complain f.
suçlamak endict f.
Politics
suçlamak charge f.
Archaic
suçlamak article f.
suçlamak endict f.

"suçlamak" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 96 sonuç

Türkçe İngilizce
General
birisini suçlamak blame on f.
ağır biçimde suçlamak chastise f.
açıkca suçlamak denounce f.
birbirini suçlamak recriminate f.
ile suçlamak indict for f.
suçlamak (birbirini) recriminate f.
büyük bir devlet memurunu görevindeki kusurdan dolayı yüce divanda suçlamak impeach f.
yalancılıkla suçlamak give the lie to f.
alenen suçlamak denounce f.
-i suçlamak point the finger at f.
birini suçlamak accuse someone (of) f.
yanlış kişiyi suçlamak bark up the wrong tree f.
(bir şeyle) suçlamak charge with f.
inekleri suçlamak blame the cows f.
haksız yere suçlamak accuse someone unjustly f.
haksız yere suçlamak accuse someone falsely f.
haksız yere suçlamak accuse wrongly f.
birini birşey için suçlamak fault someone for something f.
birinin ölümünden birini suçlamak blame someone for one’s death f.
birbirini suçlamak accuse each other f.
birbirlerini suçlamak accuse each other f.
birini hırsızlıkla suçlamak accuse someone of stealing f.
birini uluslararası suçlu olmakla suçlamak accuse someone of being an international criminal f.
birini bir şey ile suçlamak accuse someone of something f.
olanlardan dolayı birini suçlamak blame someone for what happened f.
birbirlerini suçlamak blame each other f.
bir kimseyi anarşist olmakla suçlamak red-bait f.
Phrasals
olmakla/yapmakla suçlamak condemn (someone or something) as (something) f.
olmakla/yapmakla suçlamak condemn someone as something f.
açıkça/alenen olmakla suçlamak/itham etmek denounce (one) as (something) f.
açıkça/alenen olmakla suçlamak/itham etmek denounce someone as something f.
(birini bir şey için) suçlamak cite (one) for (something) f.
(birini ya da bir şeyi bir şeyle) suçlamak condemn (someone or something) as (something) f.
(birini ya da bir şeyi bir şey olmakla) suçlamak condemn (someone or something) as (something) f.
(birini ya da bir şeyi bir şeyle) suçlamak condemn (someone or something) for (something) f.
(birini ya da bir şeyi bir şey olmakla) suçlamak condemn (someone or something) for (something) f.
birini bir şeyle suçlamak condemn someone as something f.
birini bir şey olmakla suçlamak condemn someone as something f.
birini bir şey yüzünden suçlamak condemn someone for something f.
birini bir şeyle suçlamak condemn someone for something f.
birini bir şey yapmakla suçlamak condemn someone for something f.
(bir şey için birini) suçlamak chalk up f.
(bir şey için birini) suçlamak chalk something up f.
birini bir şey yapmakla suçlamak accuse somebody of doing something f.
birini bir şeyi yapmakla suçlamak accuse somebody of doing something f.
birisini bir şey için suçlamak blame someone for something f.
ile suçlamak impeach someone for something f.
(birini suçlamak amacıyla) evine/odasına/valizine vb. (uyuşturucu/yasa dışı materyal) yerleştirmek plant something on someone f.
-den dolayı eleştirmek/suçlamak denounce someone for something f.
(bir şey) için (birini ya da kendini) suçlamak curse (someone or oneself) for (something) f.
birini bir şeyle suçlamak denounce someone as something f.
(birin/bir şey yaptığı bir şeyden dolayı) suçlamak reproach (someone or something) for (doing) (something) f.
birini bir şey için suçlamak reproach someone for something f.
(birin/bir şey yaptığı bir şeyden dolayı) suçlamak reprove (someone or something) for (doing) (something) f.
birini bir şey için suçlamak reprove someone for something f.
(birini bir şeyle) suçlamak tax (one) with (something) f.
ile suçlamak tax with f.
Colloquial
birini suçlamak throw the book of rules at someone f.
kendini suçlamak blame oneself f.
(birini) suçlamak give (one) a hammering f.
(birini) suçlamak give (one) a pasting f.
birini bir şeyle suçlamak lay something on someone f.
ne yapacağını görmek için (birini) suçlamak put it to (one) f.
ne yapacağını görmek için birini suçlamak put it to someone f.
Idioms
haksız yere suçlamak point the bone at (someone or something) f.
yok/boş yere (bir şeyle) suçlamak make (someone or something) out to be (something) f.
yok/boş yere (bir şeyle) suçlamak make something out to be (something else) f.
(birini bir şeyle) suçlamak bring (one) up on charges f.
birini bir şey için suçlamak cite someone for something f.
birisini suçlamak lay at someone's door f.
birini suçlamak put the finger on someone f.
birisini suçlamak point the finger at someone f.
birini suçlamak lay the finger on someone f.
birisini suçlamak lay the blame at somebody's door f.
birisini suçlamak lay the blame on somebody f.
birini suçlamak throw the book at f.
birisini suçlamak place the blame on someone f.
kendini cezalandırmak/suçlamak beat oneself up f.
(elinde) birini suçlayacak/suçlamak için hiçbir kanıtı olmamak have nothing on someone f.
(bir şeyi yaptığından dolayı) kendini suçlamak kick oneself for doing something f.
Law
yeniden suçlamak reaccuse f.
yeniden suçlamak reindict f.
cinayetle suçlamak accuse someone of murder f.
cinayetle suçlamak charge with murder f.
cinayetle suçlamak charge someone with murder f.
haksız yere suçlamak accuse falsely f.
ile suçlamak charge with f.
ihanetle suçlamak impeachment f.
sahtekarlıkla suçlamak charge someone with fraud f.
sahtekarlıkla suçlamak accuse someone of fraud f.
(bir tarafı) iddianame ile suçlamak endict f.
Politics
(birini) komünist veya komünizn sempatizanı olmakla suçlamak redbait f.
komünistlikle suçlamak redbait f.
Slang
birini suçlamak lay something on someone f.
birini suçlamak hang the blame on me f.
British Slang
birini eleştirmek/suçlamak cast nasturtiums f.