ters ters - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

ters ters



"ters ters" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 2 sonuç

Türkçe İngilizce
General
ters ters bad-temperedly zf.
ters ters cantankerously zf.

"ters ters" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 500 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
ters back i.
ters adverse s.
ters opposite s.
ters reverse s.
ters unfavourable s.
ters unfavorable s.
General
ters ters bakmak look daggers at f.
ters ters bakmak glower f.
ters tarafından kalkmak wake up on the wrong side of bed f.
birisiyle ters düşmek conflict f.
ters anlamak take a word in the wrong sense f.
ters cevap vermek rebuff f.
ters tarafından kalkmak get out of the wrong side f.
ters düşmek contradict f.
ters dönmek overturn f.
ters yönde dönmek retrograde f.
ters bakışla korkutmak browbeat f.
ters düşmek be at variance with f.
ters anlamak take amiss f.
ters tarafından kalkmak get up on the wrong side of the bed f.
ters düşmek be contrary to f.
ters dönmek turn f.
ters gitmek back fire f.
ters döndürmek evert f.
ters yüz etmek reverse f.
ters düşmek contrast with f.
ters örmek purl f.
çıkarlarına ters düşmek conflict one's interest f.
ters düşmek be contradictory f.
ters yönde dönmek reverse f.
ters ters bakmak look daggers at somebody f.
ters çevirmek upturn f.
ters dönmek capsize f.
ters anlamak get hold the wrong end of the stick f.
ters düşmek jar with f.
ters ve huysuz yapmak embitter f.
ters düşmek belie f.
birine ters cevap vermek bite someone's nose off f.
ters düşmek fall afoul f.
ters gitmek backfire f.
bir ters örmek knit one, purl one f.
ters çevirmek turn upside down f.
ters ters bakmak glare f.
ters anlamak spell backward f.
ters anlam vermek twist f.
şansı ters gitmek have a run of bad luck f.
ters düşmek go against f.
ters anlamak give a wrench to f.
ters çevirmek turn inside out f.
ters düşmek differ f.
ters anlamak get it wrong f.
ters ters bakmak glare at f.
ters düşmek be contrary f.
ters gitmek not to go well f.
son derece ters gelmek be abhorrent to f.
ters dönmek turn upside down f.
ters ilmikle örmek seam f.
ters yönde dönmek retrogress f.
ters anlamak wrench f.
ters anlamak misunderstand f.
ters gitmek go awry f.
ters çevirmek turn down f.
pedalı ters yönde çevirmek backpedal f.
çıkarlarına ters düşmek conflict with one's interests f.
ters dönmek turn down f.
ters düşmek fall foul f.
ters ters bakmak glower at f.
ters yüz etmek turn f.
ters düşmek come into conflict with f.
bisiklet pedalını ters yönde çevirmek backpedal f.
ters yöne girmek enter the opposite lane f.
pedalı ters yöne çevirmek backpedal f.
ters bir şekilde söylemek snap f.
ters yola sapmak take a wrong turn f.
(biriyle) ters düşmemek stay on someone’s good side f.
ters yola sapmak go astray f.
ters yola sapmak turn the wrong direction f.
ata ters binmek mount a horse backwards f.
ters akıntıya kapılmak get caught in the riptide f.
ters gitmek go wrong f.
ters yöne taramak backcomb f.
ters taramak backcomb f.
ters düşmek collide f.
ters dönmek roll completely over f.
pedalı ters yöne çevirmek back-pedal f.
bisiklet pedalını ters yönde çevirmek back-pedal f.
pedalı ters yönde çevirmek back-pedal f.
ters salto/perende atmak backflip f.
ters giymek wear inside out f.
ters düşmek bely f.
tamamen ters düşmek contrast sharply with f.
bir şeyi ters giymek wear back to front f.
bir orman yangınını söndürmek için ters yönden yeni bir yangın başlatmak backfire f.
ters dönmek cave [dialect] f.
ters şey inverse i.
madalyanın ters tarafı the reverse of the medal i.
ters akıntı countercurrent i.
ters excrement i.
topluma ters düşerek ayrı duran kimse dropout i.
ters taraf back i.
soldan ters öğe left inverse element i.
ters tepki backlash i.
kısa ve ters oluş abruptness i.
ters çevirme reversing i.
işin ters gitmesi miscarriage i.
ters çevrilemeyen işlemler irreversible processes i.
ters tepki kickback i.
ters taraf rear i.
ters dönme eversion i.
ters bakış glower i.
taban tabana ters olma antipodes i.
ters örgü purl i.
yün örgüsünde ters örme purl i.
ters şey invert i.
ters yönde dönme retrogression i.
ters vuruş backstroke i.
ters yön retrograde i.
ters supap drop valve i.
ters the wrong way round i.
deniz yüzündeki akıntıya ters giden dip akıntısı undertow i.
ters tepme backlash i.
ters düşme opposing i.
ters orantı inverse proportion i.
ters dönme inversion i.
ters alacakaranlık yayı antitwilight arch i.
ters amiss i.
ters atımlı fay reverse slip fault i.
ters yönlü dip akıntısı undertow i.
ters önerme contrary proposition i.
ters vuruş backhand i.
ters cevap counterblast i.
ters açı opposite angle i.
ters face down i.
ters ve işlemi nand operation i.
şansın ters dönmesi down i.
ters yönde dönme retrogadation i.
ters dönme turnabout i.
ters taraf reverse i.
ters döndürme eversion i.
ters yönde yürüme countermarch i.
ters problemler inverse problems i.
ters çevirme overturn i.
ters bakış glare i.
ters taraf reverse side i.
ters anafor backset i.
ters cevap unkind answer i.
ters cevap rebuff i.
ters önerme obverse i.
ters etki perverse effect i.
ters yazı mirror writing i.
ters cevap verme rebuffing i.
ters durum adverse condition i.
ters sonuç adverse outcome i.
ters video inverse video i.
ters etki adverse effect i.
ters akış back flow i.
ters yıkama backwash i.
ters akıntı backstream i.
ters hareket reverse motion i.
ters yöne çevirme reversal i.
ters senim contraflexure i.
ters etki counter-effect i.
ters huy ill-humor i.
ters problem inverse problem i.
ters droppings i.
ters yön reverse direction i.
ters forbidding i.
ters yanıt rebuff i.
ters yüz wrong side i.
ana akıma ters davranan contrarian i.
ters tarafa dönüş reverse turn i.
ters mühendis reverse engineer i.
ters yanıt dusty answer i.
ters harem reverse harem i.
ters argo back slang i.
ters haç inverted cross i.
karesi ile ters orantılı inversely proportional to the square of i.
ters tarama backcombing i.
ters yöne tarama backcombing i.
ters vuruş backhander i.
ters yönde akım (su vb) backset i.
ters akım backset i.
ters ilişki anal sex i.
ters akıntı crosscurrent i.
ters huy ill-humour i.
ters salto/perende backflip i.
ters yönde derleme decompilation i.
ters istikamette derleme decompilation i.
ters derleme decompilation i.
ters ışık reverse light i.
ters etki backlash i.
ters şişe tottle i.
ters akım backflowing i.
ters tepkiye neden olan backlasher i.
ters opposite s.
ters churlish s.
ters pigheaded s.
ters çevrilmiş inverse s.
ters unfavorable s.
ters dour s.
beklenene ters düşen anomalous s.
ters hard s.
ters fractious s.
ters çevrilebilir reversible s.
ters badtempered s.
ters testy s.
ters harsh s.
ters sour s.
ters (taraf) wrong s.
ters grumpy s.
ters versed s.
ters inimical s.
ters reflex s.
ters çevrilmiş reversed s.
ters inverted s.
ters disappointing s.
ters reversed s.
ters peevish s.
ters frowning s.
ters cranky s.
ters cross s.
ters quarrelsome s.
ters brusque s.
ters bilious s.
ters olarak wrong s.
ters crabbed s.
ters untoward s.
ters moody s.
ters off s.
ters backward s.
ters awkward s.
ters perverse s.
ters çevrilemez irreversible s.
ters curt s.
ters (söz) sharp s.
ters snuffy s.
ters doggish s.
ters petulant s.
ters short s.
ters wrong s.
ters surly s.
ters abrupt s.
ters cussed s.
ters wayward s.
ters huylu shrewish s.
ters huylu disgruntled s.
ters acrimonious s.
ters disagreeable s.
kendiyle ters düşen self contradictory s.
ters froward s.
meslek ahlakına ters düşen unprofessional s.
ters anti s.
ters contradictory s.
ters yönden esen (rüzgar) contrary s.
ters etki counterproductive s.
ters dönmüş upturned s.
ters negative s.
ters ters bakan glaring s.
ters dung s.
ters ill s.
ters indecorous s.
ters ve kısa (söz) curt s.
ters tart s.
ters gruff s.
ters contrary s.
inanışa ters düşen heretical s.
ters awry s.
ters opposing s.
ters illegitimate s.
kısa ve ters abrupt s.
ters fretful s.
ters sullen s.
ters unfavourable s.
ters bakışık antisymmetric s.
ters adverse s.
ters counter s.
ters violent s.
ters inverse s.
ters reverse s.
inanışa ters düşen cacodoxical s.
ters düşen noncommital s.
tepenin ters tarafında abapical s.
ters çeviren reversing s.
ters converse s.
ters (insan) bad-tempered s.
ters bloody-minded s.
ters cross-grained s.
ters ill-natured s.
ters yönde olan looking-glass s.
kendiyle ters düşen self-contradictory s.
ters upside-down s.
ters wrong-headed s.
ters çevrilmiş inverted s.
ters contra s.
ters crusty s.
sağ-sol ters mirror-inverted s.
ters reciprocal s.
ters ugly s.
ters tepen counterproductive s.
ters dönmüş flipped s.
ters bad tempered s.
ters bağlantılı back coupled s.
(birbirine) ters düşen running counter s.
ters yönde back s.
ters agee s.
ters aigre s.
ters ramgunshoch [scottish] s.
ters cataphysical s.
ters back zf.
ters bir tavırla wrongheadedly zf.
ters bir şekilde shortly zf.
saat yönüne ters ccw zf.
ters olarak backwards zf.
ters bir şekilde acerbically zf.
inanışa ters düşen bir şekilde heretically zf.
ters olarak invertedly zf.
ters akıntı şeklinde countercurrently zf.
ters olarak against zf.
ters on the cross zf.
ters olarak inversely zf.
saat yelkovanının ters yönünde counterclockwise zf.
ters bir şekilde cevap vererek unfavourably zf.
ters olarak testily zf.
ters tarafta on the contrary side zf.
ters bir şekilde curtly zf.
ters wrongly zf.
ters olarak wrongly zf.
ters agley zf.
ters backwards zf.
ters yöne about zf.
ters upside down zf.
ters inversely zf.
kısa ve ters bir şekilde abruptly zf.
ters bir zamanda at an inconvenient time zf.
ters facedown zf.
ters bir tavırla wrong-headedly zf.
ters bir şekilde bad-temperedly zf.
ters bad-temperedly zf.
ters bir biçimde acrimoniously zf.
ters bir şekilde cevap vererek unfavorably zf.
ters yönde directly away zf.
ters yönde about zf.
ters reciprocally zf.
ters olarak reciprocally zf.
ters düşen inimical to ed.
ters agin ed.
ters re- ök.
Phrasals
ters gitmek recoil on f.
ters gitmek recoil upon f.
ters gitmek go badly
Phrases
ters-yüz end-for-end
fıtrata aykırı/ters against nature
Proverb
bir iş ters gidecekse gider If anything can go wrong it will
en iyi hesaplanmış planlar bile ters gidebilir best-laid schemes o' mice an' men gang aft a-gley
en iyi hesaplanmış planlar bile ters gidebilir best-laid plans of mice and men oft go astray
en iyi hesaplanmış planlar bile ters gidebilir best-laid plans of mice and men often go astray
insanın bir kere ters gitmeye görsün işi muhallebi yerken kırılır dişi misfortunes never come singly
Colloquial
ters izlenim yaratmak give a false impressions
ters izlenim yaratmak create a false impression
ters ters bakmak give somebody a black look
her şey ters gidiyor everything's going wrong
ters/olumsuz bir neticeyi kabullenmek cop it sweet
ters bir şey mi var? something wrong?
ters gitmek go pear-shaped
ters gitmek go awry
sanki ters giden bir şeyler var gibi something doesn't feel right
çiftlerin ilişkileri yolunda gittiğini sanarken aksine ters gitmesi durumu trouble in paradise
Idioms
her şeyin ters gittiği zor bir gün one of those days
her şeyin ters gittiği bir gün one of those days
ters yüz olmak get a slap in the face
talihi ters gitmek go through a bad patch
birisi ile ters düşmek fall foul of someone
birine ters ters bakmak give someone a dirty look
şeytana külahı ters giydirmek play both ends against the middle
ters köşe yapmak throw a curve
ters köşe yapmak throw someone a curve
şeytana külahını ters giydirmek play both ends against the middle
ters düşmek fall foul of
ters ters bakmak look daggers at
mezarında ters döndürmek make turn over in his grave
mezarında ters döndürmek make turn in his grave
ters tarafından kalkmak get out of the bed on the wrong side
birbirlerini yanlış anlayıp ters düşmek be at cross-purposes
birbirlerini yanlış anlayıp ters düşmek talk at cross-purposes
ters yöne dönmek face about
ters adam cross-patch
birisine ters ters bakmak shoot somebody a dirty look
birisine ters ters bakmak give a dirty look
birisine ters ters bakmak shoot a dirty look
birisine ters ters bakmak give somebody a dirty look
işler bir ters gitmeye görsün bread always falls on the buttered side
bir şeyin ters gitme olasılığı varsa mutlaka ters gidecektir bread always falls on the buttered side
(olması gerekene göre) ters arse about face
olumsuz ve ters durum a balls-up
her şeyin ters gittiği durum a balls-up
ters giden (bir şeyler) dead cat on the line
olumsuz/ters bir tavır takınmak cop an attitude
birisine ters ters bakmak shoot daggers at somebody
birisine ters ters bakmak give somebody the evil eye
ters düşmek run afoul of
ters düşmek fly in the face of someone
ters düşmek fly in the teeth of someone
bir şeyi ters çevirmek face something down
birisiyle ters düşmek fall afoul of someone
birisiyle ters düşmek run afoul of someone
ters giden bir şeylerin kokusunu almak something is rotten in denmark
ters giden bir şeylerin kokusunu almak something is rotten in the state of denmark
ters düşmek run counter to
ters köşeye yatırmak throw someone a curve/curveball
mezarında ters döndürmek make someone turn in his grave
işlerin ters gitmesi the wheels have come off
mezarında ters dönmek turn in one's grave
ters gitmek break bad
bir şey ile ters düşmek be counter to something
bir şey ile ters düşmek go counter to
bir şey ile ters düşmek run counter to something
ters (insan) as accommodating as a hog on ice
ters (insan) accommodating as a hog on ice
aşırı ters/huysuz as cross as a bear
aşırı ters/huysuz cross as a bear
aşırı ters/huysuz as cross as a bear with a sore head
aşırı ters/huysuz cross as a bear with a sore head
Speaking
bir şeyler ters giderse if anything goes wrong
birkaç şey ters gitti a couple of things fell through
bir şeyler ters giderse if something goes sideways
ters yöne gidiyorsun you're going the wrong way
ters giden bir şeyler var something's not right
gömleğini ters giymişsin your shirt's inside out
gömleği ters giymişsin your shirt's inside out
bir şeyler ters gitti something went wrong
her şey ters gidiyor everything is going wrong
Slang
ters ters bakmak give the stink-eye
ters ters/pis pis bakmak stinkeye
ters ters/pis pis bakmak give the stinkeye
ters ters/pis pis bakmak stink eye
ters ters/kötü kötü bakma/bakış hairy eyeball
ters ilişki bumfuck
Trade/Economic
ters çevrilebilen reversible
ters çevirme reversal
ters kayıt reversal
ters seçim adverse selection
ters ilişki inverse relationship
birinin fiyatı değiştiğinde diğerinin talebi ters yönde etkilenen girdiler gross complements
ters bakiyeli hesap contra account
saat yönüne ters yönlü olan counterclockwise
ters repo reverse repo
ters madde reversal of a journal entry
ters repo işlemlerinden alınan faizler interest from reverse repo transactions
denkleştirici ters işlem reversing
ters repo alacakları receivables from reverse repo
repo/ters repo aracılık komisyonları commissions on repo transactions
ters talep ilişkisi inverse demand
ters edinim reverse acquisition
ters madde reversing entry
ters işlem adverse event
ters yönde dağıtım reversal of redistribution
ters bakiye red balance
ters hareket adverse movement
ters giriş reversal
ters arz şoku adverse supply shock
ters huni sırası inverted-funnel sequence
ters bakiye red-ink
ters işlem yapılacak kayıt red-ink entry
kaydın ters kayıtla iptali reversal of an entry
ters kayıt reverse entry
ters getiri farkı reverse yield gap
ters kayıt contra entry
işin ters gitmesi set back
ters kayıt cross entry
ters bakiye deficit balance
ters seçilme adverse selection
ters ibraz bedeli chargeback fee
ters ipotek reverse mortgage
ters para ikamesi reverse currency substitution
ters talep eşitliği inverse demand equation
ters ipotek teminatlı kredi reverse mortgage loan
ters nedensellik reverse causality
bist repo-ters repo pazarı bist repo-reverse repo market
bankalararası repo-ters repo pazarı interbank repo-reverse repo market
ters eğilim countertrend
ters eğilim counter-trend
ters seçim adverse selection
ters-ölçek ekonomisi diseconomies of scale
ters repo reverse repo
ters talep rejimi reverse solicitation regime
Law
ters giriş reversal
ters bakiye deficit balance
ters contrary
ters adverse
ters kelepçe handcuffing behind the back
ters kelepçeleme handcuffing behind the back
ters kelepçeleme rear-handcuffing
ters kelepçe rear-handcuffing
Politics
ters etki adversely effect
ters kamu diplomasisi reversed public diplomacy
Insurance
ters repo reverse repo
Technical
ters eksantrik back eccentric i.
ters polonyalı yazımı reverse polish notation
optik cihazlarda ters yüz edilmiş görüntüleri düzeltmek için kullanılan dik açılı bir prizma erecting prism
ters geribesleme inverse feedback