unpleasant - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

unpleasant

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


"unpleasant" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 13 sonuç

İngilizce Türkçe
Common Usage
unpleasant s. hoşa gitmeyen
unpleasant s. sevimsiz
unpleasant s. hoş olmayan
unpleasant s. nahoş
unpleasant s. tatsız
General
unpleasant s. antipatik
unpleasant s. çirkin
unpleasant s. fena
unpleasant s. kubat
unpleasant s. aynasız
unpleasant s. sıkıcı
unpleasant s. zevksiz
unpleasant s. kaba

"unpleasant" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 20 sonuç

İngilizce Türkçe
General
become permeated with a strong unpleasant odor f. koku sinmek
become unpleasant f. çekilmez hale gelmek
become unpleasant f. çekilmez bir hal almak
become unpleasant f. çekilmez bir hale gelmek
overlook something unpleasant f. kusura bakmamak
an unpleasant experience i. acı deneyim
an unpleasant place i. tatsız bir yer
unpleasant experience i. acı tecrübe
unpleasant food i. zıkkım
unpleasant odour i. rahatsız edici koku
unpleasant side i. pot yeri
unpleasant smell i. kötü koku
unpleasant surprise i. kötü sürpriz
unpleasant/painful experiences i. acı tecrübeler
most unpleasant s. en tatsız
Colloquial
an unpleasant surprise tatsız bir sürpriz
Technical
unpleasant weather kötü hava koşulları
unpleasant weather kötü hava şartları
Medical
unpleasant or uncomfortable respiratory sensation hoş olmayan veya konforsuz soluk alma hissi
unpleasant or uncomfortable sensation of breathing hoş olmayan veya konforsuz soluk alma hissi