vazgeçmek - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

vazgeçmek



"vazgeçmek" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 138 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
vazgeçmek renounce f.
vazgeçmek surrender f.
vazgeçmek give up f.
vazgeçmek abandon f.
vazgeçmek waive f.
General
vazgeçmek recede f.
vazgeçmek desist from f.
vazgeçmek retract f.
vazgeçmek unlearn f.
vazgeçmek back out of f.
vazgeçmek drop f.
vazgeçmek back down f.
vazgeçmek throw over f.
vazgeçmek resign f.
vazgeçmek turn around f.
vazgeçmek declare off f.
vazgeçmek forbear f.
vazgeçmek cede f.
vazgeçmek deter f.
vazgeçmek back off f.
vazgeçmek back out f.
vazgeçmek cease f.
vazgeçmek give over f.
vazgeçmek kick f.
vazgeçmek beat a retreat f.
vazgeçmek give up f.
vazgeçmek waive f.
vazgeçmek scuttle f.
vazgeçmek turn away f.
vazgeçmek swerve f.
vazgeçmek jack in f.
vazgeçmek disclaim f.
vazgeçmek forgo f.
vazgeçmek forego f.
vazgeçmek leave off f.
vazgeçmek change one's mind f.
vazgeçmek backtrack f.
vazgeçmek opt out of f.
vazgeçmek abdicate f.
vazgeçmek recant f.
vazgeçmek lay aside f.
vazgeçmek be off f.
vazgeçmek cut loose f.
vazgeçmek stow f.
vazgeçmek go without f.
vazgeçmek forsook f.
vazgeçmek leave f.
vazgeçmek relinquish f.
vazgeçmek wangle f.
vazgeçmek let slide f.
vazgeçmek back down from f.
vazgeçmek back f.
vazgeçmek drop the reins f.
vazgeçmek turn about f.
vazgeçmek cry off f.
vazgeçmek forsake f.
vazgeçmek back track f.
vazgeçmek turn up f.
vazgeçmek throw off f.
vazgeçmek do without f.
vazgeçmek abjure f.
vazgeçmek sink f.
vazgeçmek discontinue f.
vazgeçmek abnegate f.
vazgeçmek dispense with f.
vazgeçmek opt out f.
vazgeçmek put away f.
vazgeçmek abandon f.
vazgeçmek throw up f.
vazgeçmek remit f.
vazgeçmek desist f.
vazgeçmek dispense f.
vazgeçmek quit f.
vazgeçmek cancel f.
vazgeçmek drop out f.
vazgeçmek chuck f.
vazgeçmek release f.
vazgeçmek lay off f.
vazgeçmek render f.
vazgeçmek wuss out f.
vazgeçmek abrenounce f.
vazgeçmek absist f.
vazgeçmek refuse [obsolete] f.
vazgeçmek relent [obsolete] f.
vazgeçmek turn the back on one f.
vazgeçmek let [obsolete] f.
vazgeçmek quat [scotland] f.
vazgeçmek hain f.
vazgeçmek weyve [obsolete] f.
vazgeçmek renegue f.
vazgeçmek revoke f.
vazgeçmek yield f.
Phrasals
vazgeçmek throw overboard f.
vazgeçmek fall from f.
vazgeçmek set by [obsolete] f.
vazgeçmek knock off f.
vazgeçmek pass off f.
vazgeçmek fall back f.
vazgeçmek have done f.
vazgeçmek give back f.
vazgeçmek lay down f.
vazgeçmek give up on f.
vazgeçmek go back on f.
vazgeçmek lay by f.
vazgeçmek bargain away f.
vazgeçmek chuck it in f.
vazgeçmek back off
Colloquial
vazgeçmek be past f.
vazgeçmek be through f.
Idioms
vazgeçmek cross the cudgels f.
vazgeçmek pack it in f.
vazgeçmek change one's mind f.
vazgeçmek cut bait f.
vazgeçmek haul in (one's) horns f.
vazgeçmek lay down and die f.
vazgeçmek lie down and die f.
vazgeçmek give up the ghost f.
vazgeçmek give up the ghost f.
vazgeçmek turn up (one's) toes f.
vazgeçmek bid adieu f.
vazgeçmek call it quits f.
vazgeçmek change your mind f.
vazgeçmek cut adrift f.
Law
vazgeçmek abdicate f.
vazgeçmek waive f.
vazgeçmek relinquish f.
vazgeçmek abalienate f.
vazgeçmek remise f.
vazgeçmek renounce f.
vazgeçmek desist f.
vazgeçmek dispense f.
vazgeçmek renounce f.
Technical
vazgeçmek escape f.
vazgeçmek quit f.
vazgeçmek abandon f.
Computer
vazgeçmek cancel f.
Slang
vazgeçmek cheese f.
vazgeçmek crap out f.

"vazgeçmek" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 162 sonuç

Türkçe İngilizce
General
bir iddiadan vazgeçmek back down f.
bir şeyden vazgeçmek desist from f.
hakkından vazgeçmek veya el çekmek waive f.
katılmaktan vazgeçmek withdraw from f.
vazgeçmek (ceza vb'nden) remit f.
şimdilik vazgeçmek shelve f.
bir şeyi yapmaktan vazgeçmek think better of f.
evlenmekten vazgeçmek jilt f.
savunulan iddadan vazgeçmek back down f.
hayal kurmaktan vazgeçmek come down to earth f.
davadan vazgeçmek give up a claim f.
büyüyüp vazgeçmek (kötü bir şeyden) grow out of f.
yemin ederek vazgeçmek abjure f.
bir şeyden vazgeçmek let something go by the board f.
vazgeçmek (bir imtiyazdan) renounce f.
savaşmaktan vazgeçmek lay down one's arms f.
takipten vazgeçmek compound f.
yeminle vazgeçmek abjure f.
olgunlaşıp vazgeçmek (kötü bir şeyden) grow out of f.
bir süre için inanç ve prensiplerinden vazgeçmek lapse f.
dayanamayarak karşı gelmekten vazgeçmek succumb f.
vazgeçmek (bir iddiadan) renounce f.
bir şeyden vazgeçmek dispense with f.
bir şeye katılmaktan vazgeçmek withdraw from f.
uçmaktan vazgeçmek cancel the flight f.
uçmaktan vazgeçmek decide to not fly f.
(hakkından) vazgeçmek abdicate f.
bir önceki tahminden vazgeçmek unpredict f.
bir anda bir alışkanlıktan vazgeçmek go cold turkey f.
korkup vazgeçmek chicken out f.
yeminle vazgeçmek forswear f.
-den vazgeçmek dispense with f.
-den vazgeçmek (büyüyünce) outgrow f.
bir şeyin mantıklı olmadığını düşünerek -den vazgeçmek think better of f.
-den vazgeçmek relinquish f.
endişelenmekten vazgeçmek get past caring f.
savunulan iddadan vazgeçmek stop defending one's opinion in a debate f.
korkup vazgeçmek flunk f.
yüksekten atmaktan vazgeçmek come round f.
yüksekten atmaktan vazgeçmek come around f.
gelmekten vazgeçmek stop coming f.
(yapmaktan) vazgeçmek ex f.
bir şeyi yapma fikrinden vazgeçmek give up the idea of (doing something) f.
babalık haklarından vazgeçmek give up one’s paternal rights f.
iddiadan vazgeçmek disclaim f.
mücadeleden vazgeçmek relent f.
takip etmekten vazgeçmek unfollow f.
(birine/bir şeye olan/karşı) saplantısından vazgeçmek/kurtulmak drop one's obsession with f.
endişelenmekten vazgeçmek stop worrying f.
verilen karardan vazgeçmek undecide f.
ilkelerinden vazgeçmek lapse f.
dileğinden vazgeçmek unwish f.
tırsıp vazgeçmek chicken f.
bir iddiadan vazgeçmek renege f.
Phrasals
cezalandırmaktan vazgeçmek bear with f.
biri ya da bir grup karşısında bir şeyden vazgeçmek concede something to someone or something f.
fikrinden vazgeçmek climb down f.
fikrinden vazgeçmek back down f.
iddiadan vazgeçmek back down f.
korkup vazgeçmek bottle out f.
talepten vazgeçmek back down f.
tutmaktan vazgeçmek let loose of someone or something f.
katılmaktan vazgeçmek drop out f.
aniden vazgeçmek veer away from (someone or something) f.
(evlenmekten, nişanlanmaktan) vazgeçmek/caymak back out (of something) f.
birinden/bir şeyden vazgeçmek kiss someone or something off f.
(bir şeyden) vazgeçmek back out from (something) f.
(bir şeyden) vazgeçmek bomb out on (something) f.
saldırmaktan/üstüne gitmekten vazgeçmek call off f.
(birine/bir şeye) karşı koymaktan vazgeçmek cave in (to someone or something) f.
Proverb
kötü alışkanlıklardan vazgeçmek zordur bad habits die hard
Colloquial
(artık) üzerine varmamak/varmaktan vazgeçmek ease off on someone f.
uğraşmaktan vazgeçmek pack up and leave f.
(bir şeyden) vazgeçmek be past (something) f.
vazgeçmek üzere hacked s.
eski rutinlerden/geleneklerden vazgeçmek zordur old traditions die hard expr.
Idioms
birini eleştirmekten vazgeçmek get off (someone's) case f.
tedbirli davranmaktan vazgeçmek cast caution to the wind f.
tedbirli davranmaktan vazgeçmek fling caution to the wind f.
evlenmekten vazgeçmek give the sack to f.
talebinden vazgeçmek pull in one's horns f.
kısa vadeli kazançlar için önemli hak ve değerlerden vazgeçmek sell (one's) birthright for a mess of pottage f.
kısa vadeli kazançlar için önemli hak ve değerlerden vazgeçmek sell (one's) birthright for a bowl of soup f.
uyum sağlamak adına inançlarından ya da ilkelerinden vazgeçmek bow down in the house of rimmon f.
kısa vadeli kazançlar için önemli hak ve değerlerden vazgeçmek sell (one's) birthright for a bowl of soup f.
erteleme vs. huyundan vazgeçmek break the cycle f.
evlenmekten vazgeçmek give (one) the air f.
evlenmekten vazgeçmek give someone the air f.
evlenmekten vazgeçmek give someone the brush off f.
evlenmekten vazgeçmek give someone the gate f.
evlenmekten vazgeçmek give someone the old heave-ho f.
kavga etmekten/savaşmaktan vazgeçmek bury the hatchet f.
artık kafa yormaktan vazgeçmek be beyond caring f.
mücadeleden vazgeçmek give up the cause f.
duruşundan vazgeçmek give up the cause f.
(bir şeyden) yaşlanıp/olgunlaşıp vazgeçmek age out (of something) f.
bir şeye karşı koymaktan vazgeçmek cave in to something f.
hayal kurmaktan vazgeçmek come in out of the rain f.
fikirden vazgeçmek drop the idea f.
ilkelerinden vazgeçmek shatter one's faith f.
söylediği ya da yaptığı şeyden aniden vazgeçmek catch oneself f.
son anda evlenmekten vazgeçmek leave at the altar f.
tedbirli davranmaktan vazgeçmek throw caution to the winds f.
tedbirli davranmaktan vazgeçmek throw caution to the wind f.
(artık) üzerine gitmemek/üzerine varmaktan vazgeçmek ease off on someone f.
(almaktan vb) vazgeçmek keep one's hands off f.
emekli olmaktan vazgeçmek do a melba [australia] f.
evlenmekten vazgeçmek give a basket f.
fırsat varken bırakmak/vazgeçmek quit while the going is good f.
hala şans varken bırakmak/vazgeçmek quit while the going is good f.
yol yakınken geri dönmek/vazgeçmek quit while the going is good f.
işler daha da zorlaşmadan bırakmak/vazgeçmek quit while the going is good f.
çok kötü sonuçlar yaşamadan vazgeçmek quit while the going is good f.
durum iyice kötüye gitmeden bırakmak/vazgeçmek quit while the going is good f.
kavga etmekten/savaşmaktan vazgeçmek hang up (one's) hatchet f.
seçime/yarışa katılmaktan vazgeçmek bow out of the running f.
(bir şeyden) vazgeçmek put a stopper on (something) f.
'-den vazgeçmek put a stopper on f.
'-den vazgeçmek put the stopper on f.
(bir şeyden) vazgeçmek put the stopper on (something) f.
hızlı/kısa süreli kazanç için prensiplerinden vazgeçmek sell oneself f.
şiddetten/savaşmaktan vazgeçmek beat swords into plowshares f.
hemen vazgeçmek send the helve after the hatchet f.
(bir şeyden) ayrılmak/vazgeçmek bid (something) adieu f.
-den vazgeçmek bid adieu to f.
bir alışkanlıktan/huydan/bağımlılıktan vazgeçmek break a habit f.
saldırmaktan/üstüne gitmekten vazgeçmek call off your dogs f.
kötülemekten vazgeçmek call off one's dogs f.
kızmaktan vazgeçmek call off one's dogs f.
saldırmaktan/üstüne gitmekten vazgeçmek call off one's dogs f.
saldırmaktan/üstüne gitmekten vazgeçmek call the dogs off f.
korkutmaktan vazgeçmek call the dogs off f.
tedbirli davranmaktan vazgeçmek toss caution to the wind f.
tedbirli davranmaktan vazgeçmek toss caution to the winds f.
sevdiği bir şeyden vazgeçmek kill (one's) darlings f.
Trade/Economic
alacaktan vazgeçmek renounce f.
bir siparişten vazgeçmek withdraw an order f.
hakkından vazgeçmek waive f.
siparişten vazgeçmek withdraw an order f.
Law
rüşvet karşılığında kovuşturma yapmaktan vazgeçmek compound a felony f.
bir başkası için hakkından vazgeçmek abalienate f.
bir talep veya dava hakkından vazgeçmek quitclaim f.
davadan vazgeçmek waive a claim f.
davadan vazgeçmek withdraw lawsuit f.
davadan vazgeçmek withdraw the lawsuit f.
davadan vazgeçmek compound f.
davadan vazgeçmek relinquish f.
haktan vazgeçmek renounce a right f.
şikayetten vazgeçmek withdraw a appeal f.
rehin hakkından vazgeçmek waive a lien f.
şikayetten vazgeçmek withdraw a complaint f.
talepten vazgeçmek abandon a contention f.
yeminle vazgeçmek abjure f.
Politics
hakkından vazgeçmek disclaim f.
tabii ya da kazanılmış haklardan vazgeçmek abandon f.
Military
takipten vazgeçmek drop track f.
yerde uçuştan vazgeçmek ground abort f.
Baseball
(koşudan veya vuruştan) vazgeçmek yield f.
Slang
hışımla vazgeçmek rage quit (internet slang) f.
hışımla vazgeçmek ragequit (internet slang) f.
korkup vazgeçmek crap out f.
(bir şeyden) korkup vazgeçmek chicken out of (something) f.