göstermek - Turkish English Dictionary

göstermek

Meanings of "göstermek" in English Turkish Dictionary : 130 result(s)

Turkish English
Common Usage
göstermek demonstrate v.
göstermek show v.
göstermek indicate v.
General
göstermek make v.
göstermek set out v.
göstermek point v.
göstermek screen v.
göstermek display v.
göstermek manifest v.
göstermek express v.
göstermek give v.
göstermek evidence v.
göstermek signify v.
göstermek look v.
göstermek show off v.
göstermek hold v.
göstermek tell v.
göstermek present v.
göstermek designate v.
göstermek show up v.
göstermek exercise v.
göstermek prove v.
göstermek point out v.
göstermek hold up v.
göstermek point to v.
göstermek exhibit v.
göstermek point at v.
göstermek produce v.
göstermek stand for v.
göstermek mark v.
göstermek determine v.
göstermek read v.
göstermek represent v.
göstermek denote v.
göstermek reveal v.
göstermek suggest v.
göstermek record v.
göstermek say v.
göstermek illustrate v.
göstermek mean v.
Phrasals
göstermek hold out v.
Idioms
göstermek go to show v.
Trade/Economic
göstermek exhibit v.
Automotive
göstermek display v.
General
göstermek betray v.
göstermek infer v.
göstermek set v.
göstermek introduce v.
göstermek initiate into v.
göstermek depicture v.
göstermek purport v.
göstermek signalize v.
göstermek wear v.
göstermek trot out v.
göstermek teach v.
göstermek testify to v.
göstermek initiate v.
göstermek predicate v.
göstermek attest to v.
göstermek give vent to v.
göstermek chart v.
göstermek stamp v.
göstermek connote v.
göstermek denominate v.
göstermek promise v.
göstermek evince v.
göstermek put forth v.
göstermek disclose v.
göstermek reflect v.
göstermek vent v.
göstermek mirror v.
göstermek uncork v.
göstermek direct v.
göstermek token v.
göstermek speak of v.
göstermek settle v.
göstermek table v.
göstermek open v.
göstermek betoken v.
göstermek be indicative of v.
göstermek discover v.
göstermek expose v.
göstermek depict v.
göstermek dial v.
göstermek register v.
göstermek witness v.
göstermek flash something around v.
göstermek signalise v.
göstermek note [obsolete] v.
göstermek remark [obsolete] v.
göstermek uncurtain v.
göstermek etch v.
göstermek wear v.
göstermek wisse v.
göstermek breathe v.
göstermek revelate v.
göstermek disport v.
göstermek infer [obsolete] v.
göstermek infuse v.
göstermek index v.
göstermek flex v.
göstermek foreshow [obsolete] v.
göstermek ostend [obsolete] v.
göstermek shadow (forth) v.
göstermek shadow (out) v.
göstermek shaw [dialect] v.
göstermek symptomatise [uk] v.
göstermek symptomatize v.
göstermek symptomise [uk] v.
göstermek symptomize v.
Phrasals
göstermek open up v.
göstermek play off v.
göstermek display to v.
göstermek pint out v.
göstermek draw forth v.
göstermek flash around v.
Colloquial
göstermek unclasp [obsolete] v.
Idioms
göstermek give one to understand v.
Trade/Economic
göstermek bid v.
Biology
göstermek exude v.
Archaic
göstermek shew v.
göstermek redound v.
göstermek testify v.
göstermek shew v.
göstermek auspicate v.
göstermek kydde v.
göstermek kythe v.
göstermek list v.
göstermek shewn v.
Slang
göstermek shake a stick at v.

Meanings of "göstermek" with other terms in English Turkish Dictionary : 500 result(s)

Turkish English
Common Usage
saygı göstermek show respect v.
yol göstermek lead v.
çaba göstermek make an effort v.
anlayış göstermek understand v.
yol göstermek guide v.
gelişim göstermek progress v.
saygı göstermek respect v.
rıza göstermek consent v.
özen göstermek care v.
tepki göstermek react v.
aday göstermek nominate v.
General
rıza göstermek consent to v.
uyum göstermek adjust v.
cesaret göstermek show courage v.
saygı göstermek respect v.
ilgi göstermek show interest v.
özen göstermek take care of v.
etkisini göstermek take effect v.
göstermek (saat belirli bir zamanı) go v.
yol göstermek show the way v.
genç göstermek look younger v.
aday olarak göstermek nominate v.
çaba göstermek strive v.
özen göstermek take care v.
sabır göstermek be patient v.
parmakla göstermek point at v.
saygı göstermek honour v.
gerekçe göstermek reason v.
küçük göstermek look younger v.
kendini göstermek show v.
büyük göstermek look older v.
televizyonda göstermek show on television v.
yol göstermek lead the way v.
kendini göstermek manifest itself v.
tepki göstermek respond to v.
(aradaki farkı göstermek üzere) karşılaştırmak contrast v.
artış göstermek increase v.
mazur göstermek excuse v.
özen göstermek care v.
saygı göstermek venerate v.
çaba göstermek endeavour v.
saygı göstermek reverence v.
için çaba göstermek work at v.
saygı göstermek look up to v.
(direniş/şiddet) göstermek offer v.
göstermek (dolaylı olarak) imply v.
farklılık göstermek differ from v.
farklılık göstermek be different from v.
haklı göstermek justify v.
tepki göstermek react to v.
genç göstermek look young v.
saygı göstermek honor v.
rıza göstermek consent v.
tepki göstermek react v.
göstermek (derece vb) register v.
zayıflık göstermek show weakness v.
düşüş göstermek fall v.
kimlik göstermek show identification v.
liderlik göstermek show leadership v.
yol göstermek usher v.
değişim göstermek change v.
gelişme göstermek improve v.
değişiklik göstermek differ v.
Common Usage
açıkça göstermek manifest v.
son bir çaba göstermek spurt v.
düşüş göstermek decrease v.
örneklerle göstermek exemplify v.
rağbet göstermek show interest in v.
kanıt göstermek adduce v.
kanıt göstermek show evidence v.
General
gelişmiş haritalarda tepelerin dikliğini göstermek üzere kullanılan paralel çizgiler hachures n.
birçok değişken arasındaki ilgileri bir arada göstermek için kullanılan grafik nomogram n.
yabancı bir dilin karmaşık/anlaşılmaz kullanımı (daha çekici göstermek için) flowery n.
(yapım aşamalarını göstermek amacıyla) tabağın kenarına konulan özel işaret remarque n.
belirli bir miktarın alındığını göstermek için listedeki öğenin karşısına yazılmış t harfi tot n.
koleksiyonu daha büyük göstermek için tutulan değeri düşük eşya filler n.
(heykelin) ilk defa göstermek unveiling n.
onay vermeme, şüphe, merak göstermek için kafa sallama headshake n.
kadınların saçlarını daha gür ve hacimli göstermek için kullandıkları küçük yastık mouse n.
manevi bir gerçeği göstermek için anlatılan hikaye myth n.
şarkıyı veya müzisyeni yapımcıya göstermek için yapılan kayıt demo n.
koordinat sisteminde belirli bir noktayı göstermek için kullanılan kareli ağ grid n.
bazı gezegen ve uyduların göreli hareketlerini göstermek için saatlere eklenen bir tür cihaz orrery n.
kendini göstermek assert oneself v.
denklem ile göstermek equate v.
sadakat göstermek obey v.
önemsizmiş gibi göstermek (kabahat, hakaret vb'ni) palliate v.
mazur göstermek palliate v.
uyum göstermek accord v.
mazur göstermek legitimate v.
aşırı özen göstermek show ultimate attention v.
küçük göstermek seem younger v.
manevi bir gerçeği göstermek için anlatılan hikaye parable v.
hedef göstermek target v.
cesaret göstermek brave v.
kendini göstermek assert herself v.
beklenenden daha az başarı göstermek underachieve v.
acıyıp merhamet göstermek relent v.
saygı göstermek make obeisance v.
referans göstermek show reference v.
itiraza cüret göstermek venture an objection v.
çeşitlilik göstermek vary v.
hedef göstermek cause somebody to become the target for v.
zor bir durum karşısında cesaret göstermek put a bold face on v.
belirti göstermek show indications v.
yanlış yol göstermek misdirect v.
çıkarıp göstermek produce v.
hassasiyet göstermek be sensitive v.
boy göstermek appear v.
teveccüh göstermek be kind v.
saygı göstermek hold in esteem v.
eğilim göstermek lean v.
faaliyet göstermek get busy v.
bir şeyi açıkça göstermek show something up v.
kendini çok istekli göstermek fall over oneself v.
yakınlık göstermek be friendly v.
alaka göstermek take an interest v.
azami gayret göstermek show a maximum effort v.
kahramanlık göstermek show heroism v.
ihtimam göstermek coddle v.
saygı göstermek consider v.
gayret göstermek give one's all v.
isim vererek göstermek designate with a term v.
gün göstermek make somebody live happily v.
boy göstermek put in an appearance v.
emsal göstermek point to a precedent v.
saygı göstermek hold in estimation v.
bir şey birinin belirli bir gruba ait olduğunu göstermek stamp someone as v.
özen göstermek make a point of v.
özen göstermek come to a point v.
yol göstermek prevent v.
önemsiz gibi göstermek downplay v.
bir an için göstermek flash v.
iyi göstermek (kendisini vb) flatter v.
saygı göstermek pay obeisance to v.
başka türlü göstermek dissimulate v.
hedef göstermek make somebody scapegoat for something v.
çizelge ile göstermek chart v.
gururla göstermek show off v.
benzerlik göstermek show similarity v.
yol göstermek direct v.
kendini göstermek distinguish oneself v.
parmakla göstermek finger v.
bir bölgenin doğal atraksiyonlarını göstermek üzere söz konusu bölgenin içinden geçen tabelalı yol nature trail v.
kendini göstermek reveal oneself v.
farklı göstermek dress up v.
teveccüh göstermek be kind to v.
mazur göstermek blanch over v.
teminat olarak göstermek provide as a guarantee v.
ilişkiyi göstermek correlate v.
yakınlık göstermek sympathize v.
eğilim göstermek show a tendency to v.
aday göstermek run v.
iyi göstermek (elbise vb) fit well v.
örnek göstermek hold up as v.
makul göstermek (bir yanlışı/doğru olmayan bir şeyi) gloss over v.
diş göstermek show one's teeth v.
diyagram ile göstermek diagram v.
yanlış olduğunu göstermek explode v.
kendini göstermek come into one's own v.
davranış göstermek exhibit a behavior v.
ilgi göstermek take an interest in v.
kötü havaya karşı dayanıklık göstermek weather v.
övünerek göstermek flaunt v.
fazla özen göstermek overdo v.
düzenli katılım göstermek attend regularly v.
adres göstermek show address v.
gibi göstermek put it on v.
varlık göstermek make one's presence felt v.
aday göstermek set up v.
her zaman zamanı doğru göstermek (saat) keep time v.
yol göstermek beacon v.
kolaylık göstermek make things easier for v.
yeniden göstermek rerun v.
düşme göstermek drop off v.
aday göstermek present v.
mukavemet göstermek show resistance v.
doğru yolu göstermek show the right way v.
önemsiz göstermek mince v.
tedavinin uygun olmadığını göstermek contraindicate v.
büyüklük göstermek be magnanimous v.
cesaret göstermek present a bold front v.
sözde alçakgönüllülük göstermek condescend v.
delil göstermek adduce proofs v.
büyük göstermek seem older v.
rıza göstermek assent to v.
doğru göstermek (bir yanlışı/doğru olmayan bir şeyi) gloss over v.
yol göstermek lead off v.
çaba göstermek slug on v.
yerini göstermek usher v.
alaka göstermek show interest in v.
yol göstermek shepherd v.
teveccüh göstermek show favour v.
sağlık vb düşüş göstermek go downhill v.
olduğundan az göstermek understate v.
özen göstermek cross one's t's v.
göstermek (film) run v.
ekranda göstermek screen v.
sebep göstermek give a reason (for something) v.
bir şeyi önemsizmiş gibi göstermek play something down v.
gerekçe göstermek show reason v.
gamzesini göstermek dimple v.
borç bakiyesi göstermek be overdrawn v.
yalandan kendini hasta göstermek malinger v.
liyakat göstermek merit v.
avın yerini göstermek set v.
neden göstermek show reason v.
cüret göstermek make bold v.
göstermek (ilk kez olarak) unveil v.
yanlış yol göstermek misguide v.
gaflet göstermek be unwary v.
faaliyet göstermek be active v.
baş göstermek arise v.
saygı göstermek pay homage to v.
mazeret göstermek plead v.
gülümseyerek (bir şeyi) göstermek smile v.
rıza göstermek grant v.
yol göstermek instruct v.
mazur göstermek legitimatize v.
mazur göstermek warrant v.
gününü göstermek check v.
televizyonda göstermek televise v.
saygı göstermek observe v.
aktivite göstermek become active v.
saygı göstermek do obeisance to v.
birine karşı takdir nişanesi göstermek pay tribute to v.
ilgi göstermek show an interest in v.
klasını göstermek show one's class v.
profesyonellik göstermek display professionalism v.
kroki üzerinde göstermek plot v.
kendini ... gibi göstermek masquerade as v.
insanların bildiklerinin yanlış olduğunu göstermek amacıyla durum ile ilgili gerçekleri dile getirmek put the record straight v.
zamanı göstermek (saat) tell the time v.
küçük göstermek dwarf v.
yol göstermek pilot v.
tepki göstermek elicit v.
mazur göstermek legitimize v.
çizgilerle göstermek line v.
aşırı hassasiyet göstermek sentimentalize v.
doğru yolu göstermek lead to the right path v.
aşırı düşkünlük göstermek overindulge v.
saygı göstermek revere v.
kanıt olarak göstermek allege v.
aday göstermek present candidates v.
alaka göstermek show an interest v.
eğilim göstermek trend v.
olağanüstü çaba göstermek spurt v.
her zamanki performansı göstermek do oneself justice v.
kendini göstermek show one's face v.
normalden iyi göstermek (kendisini vb) flatter v.
liyakat göstermek deserve v.
anlayış göstermek empathise v.
itibar göstermek consider v.
husumet göstermek be hostile v.
çaba göstermek apply v.
alaka göstermek take an interest in v.
büyük bir çaba göstermek strain every nerve v.
birine dünyanın kaç bucak olduğunu göstermek let someone have it v.
saat her zaman zamanı doğru göstermek keep good time v.
birine kapıyı göstermek show someone the door v.
yol göstermek conduct v.
göstermek (termometre) register v.
artış göstermek show increase v.
alaka göstermek show an interest in v.
adalet göstermek act justly v.
özen göstermek nurse v.
olduğundan eksik/hafif göstermek understate v.
gibi göstermek simulate v.
metanet göstermek show firmness v.
yaşını göstermek look one's age v.
anlayış göstermek be tolerant v.
yakınlık göstermek behave warmly v.
kendini göstermek give a good account of oneself v.
örnek göstermek exemplify v.
birine bir şeyin nasıl yapıldığını göstermek show someone the way to do something v.
alaka göstermek show interest v.
rağbet göstermek lionize v.
saygı göstermek defer v.
özen göstermek watch over v.
açıkça göstermek evince v.
ilgi göstermek be solicitous about v.
beklenenden daha düşük performans göstermek underperform v.
ana hatlarını şema halinde göstermek outline of v.
kendini göstermek show ability v.
özen göstermek take pains v.
yanlış yön göstermek misdirect v.
yol göstermek front v.
rıza göstermek agree v.
özen göstermek fuss v.
empati göstermek show empathy towards v.
gaflet göstermek be careless v.
saygısını göstermek (bir hareketle) venerate v.
olduğundan eksik göstermek understate v.
aday göstermek nominate as a candidate v.
hayvan dişlerini göstermek bare its teeth v.
başka türlü göstermek dissemble v.
haklı göstermek legitimize v.
neden göstermek give reason v.
güler yüz göstermek behave in a friendly manner v.
esrarengiz göstermek mystify v.
saygı göstermek show consideration v.
gerçeği göstermek debunk v.
yanında küçük göstermek foreshorten v.
azami çaba göstermek show a maximum effort v.
sebep göstermek show reason v.
ek resimlerle göstermek grangerize v.
sabır göstermek bear with v.
insanların bildiklerinin yanlış olduğunu göstermek amacıyla durum ile ilgili doğruları açıklamak set the record straight v.
kendini göstermek do one's stuff v.
baş göstermek appear v.
özen göstermek elaborate v.
kendini göstermek rise to the occasion v.
tevazu göstermek act modestly v.
önceden göstermek foreshow v.
olduğundan iyi gibi göstermek fake v.
getirip göstermek adduce v.
göstermek (belirtmek vb.) denote v.
dünyanın kaç bucak olduğunu göstermek teach somebody a lesson v.
baş göstermek (yavaş yavaş) unfold v.
anlayış göstermek show understanding v.
büyük göstermek magnify v.
varlığını göstermek be v.
mazur göstermek extenuate v.
müsamaha göstermek indulging v.
bir duygu veya niteliği göstermek exhibit v.
sadakat göstermek show loyalty v.
örnekle göstermek exemplify v.
aday göstermek put somebody in for v.
saygı göstermek pay respect v.
yanlış olduğunu göstermek give the lie to v.
gerekçe göstermek justify v.
yol göstermek shepherding v.
önceden göstermek foreshadow v.
paralellik göstermek show parallelism with v.
rıza göstermek give consent v.
kendini hasta gibi göstermek malinger v.
parmakla göstermek wag one's finger at v.
ilgi göstermek take on interest v.
numune göstermek submit samples v.
lüzum göstermek necessitate v.
mazeret göstermek pretext v.
yakınlık göstermek show concern for v.
yol göstermek give somebody a lead v.
zaafiyet göstermek reveal weakness v.
zaafiyet göstermek show weakness v.
zayıflık göstermek reveal weakness v.
mazeret olarak göstermek allege v.
başarı göstermek hit pay dirt v.
başarı göstermek hit the jackpot v.
memnuniyetini göstermek show one's appreciation v.
faturada fiyatı yüksek göstermek overbill v.
doğru yolu göstermek show the right course v.
benzerlik göstermek be similar v.
benzerlik göstermek resemble v.
aba altından değnek sopa göstermek speak softly but carry a big stick v.
memnuniyetsizlik göstermek show displeasure v.
memnuniyetsizlik göstermek be displeased with v.
memnuniyetsizlik göstermek make a face v.
davranış göstermek show behaviour v.
dikkat göstermek show attention v.
devamlılık göstermek show continuity v.
dikkat göstermek be attentive v.
değişiklik göstermek show a change v.
değişim göstermek show a change v.
davranışta göstermek feign v.
dikkat göstermek show attention towards v.
değişiklik göstermek show an alteration v.
değişim göstermek show an alteration v.
kanıt göstermek instantiate v.
duraklama göstermek pause v.
gerekçe göstermek give justification v.
sevgi göstermek exhibit love v.
duyarlılık göstermek show awareness v.
düşüş göstermek be on the decline v.
tutarsızlık göstermek show inconsistency v.
uyumsuzluk göstermek show incongruity v.
uğraş göstermek make an effort v.
hayat belirtisi göstermek show signs of life v.
uğraş göstermek endeavour v.
tam bir anlayışsızlık göstermek show a total lack of comprehension v.
anlayışsızlık göstermek show a lack of comprehension v.
hassasiyet göstermek display sensitivity v.
teminat göstermek lend something on security v.
yön göstermek give someone a direction v.
bahane göstermek give as a pretext v.
beceri göstermek demonstrate skill v.
anlayış göstermek make allowance v.
sadakat göstermek display loyalty v.
maharet göstermek display skill v.
beceri göstermek display skill v.
maharet göstermek demonstrate skill v.
yön göstermek nudge somebody in direction v.
maharet göstermek show skill v.
farkını göstermek show one's difference v.
hassasiyet göstermek show sensitivity v.
teminat göstermek stand security v.
yön göstermek point somebody in direction v.
yerini göstermek show somebody to one's place v.
teminat olarak göstermek pledge something as security v.
bahane göstermek provide somebody with an excuse v.
beceri göstermek show skill v.
gelişme göstermek make progress v.
gelişim göstermek advance v.
gelişme göstermek progress v.
gelişme göstermek advance v.
gelişim göstermek make progress v.
azalma göstermek show decrease v.
bahane göstermek give something as an excuse v.
bahane göstermek make up an excuse v.
kendini farklı göstermek false pretence v.
kendini olduğundan farklı göstermek false pretence v.
saygı göstermek hold in high esteem v.
birisine aşırı bağlılık göstermek carry a torch v.
karamsarlık göstermek display pessimism v.
teminat olarak göstermek provide something as collateral for (a loan) v.
teminat olarak göstermek supply as a collateral v.
teminat olarak göstermek pledge as a collateral v.
saygısızlık göstermek show a lack of respect v.
ilgi göstermek give consequence to v.
tölerans göstermek show tolerance v.
önemsiz göstermek downplay v.
esneklik göstermek show flexibility v.
esneklik göstermek show tolerance v.
minnet göstermek express gratitude v.
tutarlılık göstermek show consistency v.
minnet göstermek show gratitude v.
işaretlerle göstermek notate v.
öncelik göstermek give priority v.
benzerlikler göstermek show similarities v.
benzerlikler göstermek share similarities v.
benzerlik göstermek share similarity v.
büyük saygı ve hayranlık göstermek revere v.
kendini göstermek distinguish v.
şiddet göstermek use violence v.
şiddet göstermek turn to violence v.
şiddet göstermek engage in violence v.
şiddet göstermek inflict violence v.
şiddet göstermek perpetrate violence v.
şiddet göstermek resort to violence v.
şiddet göstermek commit violence v.
her çabayı göstermek make every endeavour v.
çaba göstermek make an endeavour v.
fonksiyon göstermek function v.
diş göstermek show teeth v.
diş göstermek bare teeth v.
diş göstermek reveal teeth v.
boy göstermek show up v.
kıskançlık göstermek be jealous v.
üstün performans göstermek overperform v.
üstün performans göstermek deliver an outstanding performance v.
üstün performans göstermek put in an outstanding performance v.
üstün performans göstermek give an outstanding performance v.
kıskançlık göstermek get jealous v.
kıskançlık göstermek grow jealous v.
gider göstermek record expenses v.
yaşam belirtisi göstermek show sign of life v.
performans göstermek show performance v.
performans göstermek display performance v.
şahit göstermek produce a witness v.
yol göstermek show (someone) how to get to a place v.
yol göstermek guide (someone) v.
yol göstermek show (someone) how to solve something v.
yol göstermek steer v.
birine saygı göstermek show someone respect v.
büyüme göstermek achieve growth v.
yeteneklerini göstermek show one's skills v.
birine saygı göstermek respect someone v.
bilançoda göstermek show in the balance sheet v.
kimlik göstermek show one's identity card v.
sabır göstermek show patience v.
değişim göstermek undergo change v.
büyük ilgi göstermek show great interest v.
gelişme göstermek grow v.
gelişme göstermek come a long way v.
gelişme göstermek increase v.
razı olduğunu göstermek make overtures v.
pişmanlık göstermek show remorse v.
pişmanlık göstermek express remorse v.
pişmanlık göstermek display remorse v.
yetenek göstermek show ability v.
yetenek göstermek demonstrate ability v.
rağbet göstermek lionise v.
çok özen göstermek pay strict attention to v.
titizlik göstermek take great care to v.
titizlik göstermek do something with meticulous care v.
titizlik göstermek be particular about v.
neden göstermek substantiate v.
gelişme göstermek develop v.
yararlılık göstermek show usefulness v.
yararlılık göstermek demonstrate usefulness v.
neden olarak göstermek argue v.
olduğunu göstermek assert v.
sapma göstermek deviate v.
sapma göstermek show deviation v.
geçerli neden göstermek show a valid reason v.
(film) yeniden göstermek rerun v.
sözde bağlılık göstermek pay lip service v.
saygı göstermek defer to v.
güç göstermek show power v.
güç göstermek show strength v.