inandırmak - Türkisch Englisch Wörterbuch

inandırmak

Bedeutungen von dem Begriff "inandırmak" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 19 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
inandırmak convince v.
I convinced them that I am the best person for the job.
Onları bu işe en uygun kişinin ben olduğuma inandırdım.

More Sentences
General
inandırmak wash v.
Your explanation won't wash; it's too improbable to be true.
Açıklamanız inandırıcı değil; gerçek olamayacak kadar imkansız.

More Sentences
inandırmak make believe v.
He made believe not to know me.
Beni tanımadığına inandırdı.

More Sentences
inandırmak persuade v.
I wish I could persuade you that there are better men for you somewhere.
Keşke sizi bir yerlerde sizin için daha iyi erkekler olduğuna inandırabilseydim.

More Sentences
inandırmak convince v.
I convinced them that I am the best person for the job.
Onları bu işe en uygun kişinin ben olduğuma inandırdım.

More Sentences
Phrasals
inandırmak make believe v.
He made believe not to know me.
Beni tanımadığına inandırdı.

More Sentences
General
inandırmak reason v.
inandırmak sell somebody on v.
inandırmak satisfy v.
inandırmak assure v.
inandırmak lead on v.
inandırmak assure somebody that v.
inandırmak get round v.
inandırmak cause someone to believe v.
Idioms
inandırmak make certain v.
inandırmak make sure v.
inandırmak lead to believe v.
Archaic
inandırmak conclude v.
inandırmak possess v.

Bedeutungen, die der Begriff "inandırmak" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 31 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
General
doğruluğuna inandırmak carry conviction v.
birini bir şeye inandırmak lead someone to believe something v.
kendini inandırmak convince oneself v.
yeniden inandırmak reconvince v.
Phrasals
(bir şeye) ikna etmek/inandırmak bring around v.
(bir şeye) ikna etmek/inandırmak bring round v.
(bir şeyi yaparak) inandırmak/ikna etmek satisfy (someone, something, or oneself) by (doing something) v.
(birini ya da kendini bir şeye) inandırmak delude (someone or oneself) into (something) v.
birini bir şeye inandırmak delude someone into something v.
(bir şeye) inandırmak convince of (something) v.
(birini bir şeye) inandırmak co-opt (one) into (something) v.
'-e inandırmak co-opt into v.
-e inandırmak delude into v.
(birini/kendini bir şeye) inandırmak/düşürmek fool (one or oneself) into (something) v.
'-e inandırmak/düşürmek fool into v.
(birini) inandırmak reason with (one) v.
-erek inandırmak/ikna etmek satisfy by v.
(bir şeye) yavaş yavaş inandırmak wed (one) to (something) v.
-e inandırmak wed to v.
Colloquial
(birini bir şeye) katakulliyle inandırmak put one across v.
Idioms
birini bir şeye inandırmak/bir şeyin kanaatine vardırmak make a believer of someone v.
birini bir şeye inandırmak/bir şeyin kanaatine vardırmak make a believer out of someone v.
birini bir şeye inandırmak lead someone to believe something v.
karşısındakini meziyetlerine/yeteneklerine inandırmak sell oneself v.
kendini (bir şeye) inandırmak get/take it into your head that... v.
(birini) inandırmak lead (one) to believe v.
birini (bir şeye) inandırmak lead somebody to believe (that...) v.
-i bir şeye inandırmak/bir şeyin kanaatine vardırmak make a believer of v.
(birini birine/bir şeye) tekrar güvendirmek/inandırmak restore (one's) belief in (someone or something) v.
(birini birine/bir şeye) tekrar güvendirmek/inandırmak restore (one's) trust in (someone or something) v.
Philosophy
faydacılığa inandırmak utilitarianize v.