delivered - Turco Inglés Diccionario

delivered

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Significados de "delivered" en diccionario turco inglés : 11 resultado(s)

Inglés Turco
General
delivered adj. verilmiş
I deplore the weakness of the political message delivered by Parliament's report.
Parlamento raporu ile verilen siyasi mesajın zayıflığından üzüntü duyuyorum.

More Sentences
Trade/Economic
delivered adj. teslim edilmiş
Sixteen million people are starving today; 15 000 tonnes have been delivered.
Bugün on altı milyon insan açlık çekiyor; 15 000 ton teslim edildi.

More Sentences
delivered adj. verilmiş
The opinion delivered by our Committee on Industry, External Trade, Research and Energy, contains a revealing phrase.
Sanayi, Dış Ticaret, Araştırma ve Enerji Komisyonumuz tarafından verilen görüş, açıklayıcı bir ifade içermektedir.

More Sentences
Computer
delivered adj. teslim edilmiş
Make sure all the boxes are well sealed before they're delivered.
Teslim edilmeden önce tüm kutuların iyice kapatıldığından emin olun.

More Sentences
delivered expr. iletildi
Was the message delivered?
Mesaj iletildi mi?

More Sentences
General
delivered adj. taşınmış
delivered adj. iletilmiş
delivered adj. nakledilmiş
Insurance
delivered expr. teslim edildi
Computer
delivered expr. teslim edildi
delivered expr. ulaştırıldı

Significados de "delivered" con otros términos en diccionario inglés turco: 63 resultado(s)

Inglés Turco
Computer
not delivered expr. teslim edilmemiş
He has good faith, but his government has not delivered the goods.
Kendisi iyi niyetli, ancak hükümeti malları teslim etmedi.

More Sentences
General
quantity delivered n. teslim edilen miktar
quantity delivered n. teslim edilmiş miktar
amount delivered n. teslim edilen miktar
amount delivered n. teslim edilmiş miktar
be delivered to (one's) address v. adresine ulaşmak
be delivered to v. iletilmek
have something delivered v. teslim edilmesini sağlamak
have something delivered v. teslim ettirmek
delivered by hand adj. elden teslim
non-delivered adj. iletilmeyen
zugestellt (delivered) [de] adj. teslim edilmiş
hand-delivered adj. elden teslim edilen
Idioms
to be delivered of v. doğurmak
signed sealed and delivered adj. resmi olarak imzalanmış
Speaking
this package was delivered to the wrong address expr. bu paket hatalı adrese teslim edilmiş
Trade/Economic
to be delivered n. alivre
uniform delivered pricing n. aynı teslim fiyatından fiyatlandırma
uniform delivered pricing n. bir ürünün tüm piyasalarda aynı fiyatla teslim edilmesi
delivered at frontier n. daf
delivered duty unpaid n. gümrük resmi ödenmemiş olarak teslim
delivered duty free n. gümrüğü ödenmiş olarak teslim
delivered duty unpaid n. gümrük resmi ödenmeksizin teslim
delivered duty paid n. gümrük resmi ödenmiş olarak teslim
delivered duty paid n. gümrük vergisi ödenmiş olarak teslim
shipment delivered in good condition n. iyi durumda teslim edilmiş gönderi
delivered price n. ödenen fiyat
delivered pricing n. satıcının belirlediği fiyatın taşıma giderlerini de kapsamasına dayanan bir fiyatlandırma yöntemi
uniform delivered pricing n. tek düze teslim fiyatı
uniform delivered pricing n. tek düzen teslim fiyatı
delivered notice n. teslim belgesi
delivered pricing n. teslim fiyatı
delivered price n. teslim fiyatı
delivered at terminal (dat) n. terminalde teslim
be delivered at the residence v. evde teslim edilmek
delivered ex ship adj. gemide teslim
delivered free at dock adj. rıhtımda teslim
delivered ex quay adj. rıhtımda teslim
delivered at frontier adj. sınırda teslim
delivered at place (dap) expr. belirlenen yerde teslim
delivered duty paid (ddp) expr. gümrük vergisi ödenmiş olarak
the products were delivered expr. ürünler teslim edildi
the products have been delivered expr. ürünler teslim edildi
delivered duty paid abrev. ddp
delivered duty unpaid (ddu) abrev. gümrük resmi ödenmeksizin teslim
fco (postage/delivered free) abrev. ücretsiz gönderim
fco (postage/delivered free) abrev. ücretsiz teslimat
Law
goods delivered to another n. tevdi edilmiş eşya
Technical
delivered at site n. şantiyede teslim
cold rolled non-oriented electrical steel sheet delivered in the fully processed state n. tam işlenmiş durumda teslim edilen soğuk haddelendirilerek yönlendirilmemiş taneli elektrik çelikten levha
Computer
non-delivered adj. iletilmemiş (e-posta)
the message has been delivered expr. mesaj iletildi
date delivered expr. teslim tarihi
Telecom
delivered torque n. aktarılan dönme kuvveti
Construction
delivered free on site adj. şantiyede teslim
Automotive
delivered duty unpaid n. gümrük resmi ödenmemiş olarak teslim
delivered duty paid n. gümrük resmi ödenmiş olarak teslim
delivered ex ship adj. gemide teslim
delivered ex quay adj. rıhtımda teslim
delivered at frontier adj. sınırda teslim
Transportation
das (delivered alongside ship) abrev. rıhtımda teslim
Environment
delivered dose n. hedeflenen doz
Military
air delivered weapon n. havadan sevk edilen silah