History


Meanings of "kışkırtıcı" in English Turkish Dictionary : 30 result(s)

Turkish English
Common Usage
kışkırtıcı n. agitator
kışkırtıcı n. instigator
kışkırtıcı adj. inciting
kışkırtıcı adj. provocative
General
kışkırtıcı n. fomenter
kışkırtıcı n. provocateur
kışkırtıcı n. stumper
kışkırtıcı n. demagogue
kışkırtıcı n. inciter
kışkırtıcı n. abettor
kışkırtıcı n. provoker
kışkırtıcı n. factionist
kışkırtıcı n. demagog
kışkırtıcı n. plotter
kışkırtıcı adj. provocating
kışkırtıcı adj. tempting
kışkırtıcı adj. commoving
kışkırtıcı adj. rabble-rousing
kışkırtıcı adj. seditious
kışkırtıcı adj. thought-provoking
kışkırtıcı adj. enticing
kışkırtıcı adj. tantalizing
kışkırtıcı adj. instigating
kışkırtıcı adj. factious
kışkırtıcı adj. coat-trailing
kışkırtıcı adj. incendiary
kışkırtıcı adj. tantalising
kışkırtıcı adj. thought-provoking
kışkırtıcı adj. inflammatory
Law
kışkırtıcı provoker

Meanings of "kışkırtıcı" with other terms in English Turkish Dictionary : 14 result(s)

Turkish English
General
hükümete karşı kışkırtıcı yazı, konuşma, eylem n. sedition
kışkırtıcı ajan n. agent provocateur
kışkırtıcı kişi n. galvanizer
kışkırtıcı kişi n. inspirer
kışkırtıcı kişi n. galvaniser
kışkırtıcı söz/laf/açıklama n. inflammatory remark
kışkırtıcı biçimde adv. seductively
kışkırtıcı bir biçimde adv. inflammatorily
kışkırtıcı bir biçimde adv. provocatively
kışkırtıcı bir şekilde adv. factiously
kışkırtıcı bir şekilde adv. seditiously
Idioms
kışkırtıcı sözler fighting talk it out
Politics
kışkırtıcı propaganda agitprop
Informatics
kışkırtıcı ileti flame mail