| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | plot i. | komplo | ||
|
To my Eurosceptic friends, I say that this is not some subversive plot. Avrupa şüphecisi arkadaşlarıma bunun yıkıcı bir komplo olmadığını söylüyorum. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | plot i. | arsa | ||
|
A house cannot be built on half a plot of land. Yarım arsa üzerine bir ev inşa edilemez. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | plot i. | hikayenin konusu | ||
| Yaygın Kullanım | plot i. | entrika | ||
| Yaygın Kullanım | plot f. | komplo kurmak | ||
| Genel | ||||
| Genel | plot i. | olay örgüsü | ||
|
How do you come up with such interesting plots for your novels? Romanlarınız için bu kadar ilginç olay örgüsünü nasıl buluyorsunuz? More Sentences |
||||
| Genel | plot i. | arsa | ||
|
A house cannot be built on half a plot of land. Yarım arsa üzerine bir ev inşa edilemez. More Sentences |
||||
| Genel | plot i. | arazi | ||
|
Tobacco is grown on small family plots in regions classed amongst the poorest in Europe. Tütün, Avrupa'nın en yoksulları arasında sınıflandırılan bölgelerde küçük aile arazilerinde yetiştirilmektedir. More Sentences |
||||
| Genel | plot i. | plan | ||
|
Investigators foiled a plot to hijack an airplane. Müfettişler bir uçak kaçırma planını engellediler. More Sentences |
||||
| Genel | plot f. | kumpas kurmak | ||
|
I don't know what Tom is plotting. Tom'un ne kumpas kurduğunu bilmiyorum. More Sentences |
||||
| Genel | plot f. | dolap çevirmek | ||
|
Tom suspects that Mary and I are plotting something. Tom, Mary ile benim bir dolap çevirdiğimizden şüpheleniyor. More Sentences |
||||
| Genel | plot f. | çizmek | ||
|
A framework has had to be established in order for us to plot Europe's future. Avrupa'nın geleceğini çizebilmemiz için bir çerçeve oluşturulmalıdır. More Sentences |
||||
| Genel | plot f. | planlamak | ||
|
The UN is plotting to kill us all. BM hepimizi öldürmeyi planlıyor. More Sentences |
||||
| Ticaret/Ekonomi | ||||
| Ticaret/Ekonomi | plot i. | arsa | ||
|
A house cannot be built on half a plot of land. Yarım arsa üzerine bir ev inşa edilemez. More Sentences |
||||
| Teknik | ||||
| Teknik | plot i. | plan | ||
|
Investigators foiled a plot to hijack an airplane. Müfettişler bir uçak kaçırma planını engellediler. More Sentences |
||||
| İnşaat | ||||
| İnşaat | plot i. | arsa | ||
|
A house cannot be built on half a plot of land. Yarım arsa üzerine bir ev inşa edilemez. More Sentences |
||||
| Edebiyat | ||||
| Edebiyat | plot i. | olay örgüsü | ||
|
How do you come up with such interesting plots for your novels? Romanlarınız için bu kadar ilginç olay örgüsünü nasıl buluyorsunuz? More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | plot i. | olaylar dizisi | ||
| Genel | plot i. | gizli plan | ||
| Genel | plot i. | tertip | ||
| Genel | plot i. | kumpas | ||
| Genel | plot i. | dolap | ||
| Genel | plot i. | suikast | ||
| Genel | plot i. | tema | ||
| Genel | plot i. | fesat | ||
| Genel | plot i. | radarda görünen nokta | ||
| Genel | plot i. | desise | ||
| Genel | plot i. | arazi parçası | ||
| Genel | plot i. | entrikacı | ||
| Genel | plot i. | hedef noktası | ||
| Genel | plot i. | parsel | ||
| Genel | plot i. | ayak oyunu | ||
| Genel | plot i. | çizim | ||
| Genel | plot i. | taslak | ||
| Genel | plot i. | kroki | ||
| Genel | plot i. | kurmaca | ||
| Genel | plot i. | zemindeki küçük alan | ||
| Genel | plot i. | zemindeki bir şeyin kapladığı küçük alan | ||
| Genel | plot i. | belirli bir amaç için ayrılmış küçük alan | ||
| Genel | plot i. | mezarlıktaki birden fazla kabirden oluşan küçük bölüm | ||
| Genel | plot i. | bilimsel çalışma için kullanılan alan | ||
| Genel | plot i. | bitki veya hayvan çalışması yapmak için orman, mera, tarla gibi arazilerde oluşturulan dikdörtgen şeklindeki küçük alan | ||
| Genel | plot i. | tek bir arazi birimini oluşturan parsaların toplamı | ||
| Genel | plot i. | grafik | ||
| Genel | plot i. | çizelge | ||
| Genel | plot i. | bir değişkendeki değişimi diğer değişkenlerle karşılaştıran şema | ||
| Genel | plot i. | aracın hareketlerini veya ilerleyişini gösteren çizelge veya harita | ||
| Genel | plot i. | gök küredeki çizgilerinin kesişim konumu | ||
| Genel | plot i. | gemideki taktiksel merkez | ||
| Genel | plot i. | gemideki kumanda merkezi | ||
| Genel | plot f. | grafiğini çizmek | ||
| Genel | plot f. | planını çizmek | ||
| Genel | plot f. | yerini belirlemek | ||
| Genel | plot f. | plan üzerinde işaretlemek | ||
| Genel | plot f. | fesat karıştırmak | ||
| Genel | plot f. | kroki üzerinde göstermek | ||
| Genel | plot f. | entrika çevirmek | ||
| Genel | plot f. | haritasını çıkarmak | ||
| Genel | plot f. | parsellemek | ||
| Genel | plot f. | dalavere çevirmek | ||
| Genel | plot f. | haritada göstermek | ||
| Genel | plot f. | grafiğe yerleştirilmiş noktaları birleştirerek eğri oluşturmak | ||
| Genel | plot f. | koordinatlar aracılığıyla konumlandırılmak | ||
| Genel | plot f. | yoğun sıcaklığa tabi tutmak | ||
| Genel | plot f. | kaynatmak | ||
| Genel | plot f. | haşlamak | ||
| Genel | plot f. | kavurmak | ||
| Genel | plot f. | ateşe tutmak | ||
| Siyasal | ||||
| Siyasal | plot i. | entrika | ||
| Siyasal | plot i. | fesat | ||
| Siyasal | plot i. | suikast | ||
| Siyasal | plot i. | tertip | ||
| Siyasal | plot f. | entrika çevirmek | ||
| Siyasal | plot f. | suikast yapmak | ||
| Siyasal | plot f. | suikast düzenlemek | ||
| Teknik | ||||
| Teknik | plot i. | kroki | ||
| Teknik | plot i. | parsel | ||
| Teknik | plot i. | taslak | ||
| Teknik | plot f. | çizim yapmak | ||
| Teknik | plot f. | çizdirmek | ||
| Bilgisayar | ||||
| Bilgisayar | plot expr. | çizdir | ||
| İnşaat | ||||
| İnşaat | plot i. | imar parseli | ||
| Medikal | ||||
| Medikal | plot f. | çizim yapmak | ||
| Medikal | plot f. | grafiğe dönüştürmek | ||
| Matematik | ||||
| Matematik | plot f. | (denklemi) eğri çizerek şeklen göstermek | ||
| İstatistik | ||||
| İstatistik | plot i. | çiziş | ||
| Biyokimya | ||||
| Biyokimya | plot i. | çizit | ||
| Edebiyat | ||||
| Edebiyat | plot f. | (edebi eserin) konusunu oluşturmak | ||
| Edebiyat | plot f. | edebi eserin konusu tasarlamak | ||
| Edebiyat | plot f. | edebi bir eserin konusunu geliştirmek | ||
| Askeri | ||||
| Askeri | plot i. | topçu hedefinin yerini belirleyen bireyin veya taktiksel ortamın grafik gösterimi | ||
| Tiyatro | ||||
| Tiyatro | plot i. | olaylar dizisi | ||
| Tiyatro | plot i. | olaydizimi | ||
| Tiyatro | plot i. | olaydizim | ||
| Eski Kullanım | ||||
| Eski Kullanım | plot i. | yüzeyde kendini belli eden nokta | ||
| Eski Kullanım | plot i. | yüzeyin bütünden farklı görünen bölümü | ||