deprive - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

deprive

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


"deprive" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 13 sonuç

İngilizce Türkçe
General
deprive i. mahrumiyet
deprive f. yoksun bırakmak
deprive f. mahrum etmek
deprive f. görevden almak
deprive f. yoksun etmek
deprive f. kaybettirmek
deprive f. son vermek
deprive f. bitirmek
deprive f. sona erdirmek
deprive f. sonlandırmak
Law
deprive f. mahrum etmek
deprive yoksun bırakmak
Religious
deprive f. kilise görevinden azletmek

"deprive" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 29 sonuç

İngilizce Türkçe
General
deprive of virginity i. kızlığını kaybetme
deprive of virginity i. bekaretini kaybetme
be deprive of something f. yoksun olmak
deprive of f. mahrum etmek
deprive of f. yoksun bırakmak
deprive of one's possessions f. varını yoğunu elinden almak
deprive of f. mahrum bırakmak
deprive somebody of something f. elinden almak
not to deprive f. mahrum etmemek
deprive someone of water and food f. aç susuz bırakmak
deprive oneself f. kendinden ödün vermek
deprive of f. -den etmek
deprive of f. -den mahrum etmek
deprive [obsolete] f. almak
deprive [obsolete] f. götürmek
deprive [obsolete] f. çıkarmak
deprive [obsolete] f. yok etmek
deprive [obsolete] f. ortadan kaldırmak
Phrasals
deprive somebody of something f. yoksun bırakmak
deprive someone of something f. birini bir şeyden yoksun bırakmak
deprive someone of something f. birini bir şeyden mahrum etmek
deprive someone of something f. bir şeyi birinin elinden almak
deprive someone of something f. birini bir şeyden etmek
deprive (one) of (something) f. (birini bir şeyden) yoksun bırakmak
deprive (one) of (something) f. (birini bir şeyden) mahrum etmek
deprive (one) of (something) f. (bir şeyi birinin) elinden almak
deprive (one) of (something) f. (birini bir şeyden) etmek
Politics
deprive of citizenship of a country f. vatandaşlıktan çıkarmak
History
in the future, too, there may be malevolent people at home and abroad who will wish to deprive you of this treasure expr. istikbalde dahi, seni, bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahili ve harici, bedhahların olacaktır