girme - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

girme



"girme" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 16 sonuç

Türkçe İngilizce
General
girme incoming i.
girme foray i.
girme ingress i.
girme entrance i.
girme intake i.
girme admission i.
girme trespass i.
girme penetration i.
girme entry i.
girme entering i.
Speaking
girme don't enter
Trade/Economic
girme entry
Politics
girme adherence
girme access
Technical
girme infiltration
Food Engineering
girme penetration

"girme" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 196 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
araya girme intervention i.
General
birbirine girme fall out with f.
girme imkanı olmak have access to f.
araya girme insert i.
araya girme interlocation i.
araya girme intercession i.
araya girme intervenience i.
ayrıntılara girme elaboration i.
bahse girme wagering i.
bahse girme betting i.
bahse girme wager i.
bir boşluğa veya aralığa girme introitus i.
birbirinin içine girme interpenetration i.
birbirinin içine girme interweaving i.
biribirinin içine girme interpenetration i.
devreye girme activation i.
devreye girme cut-in i.
dölyatağına girme enwombing i.
döngüye girme enwheeling i.
döngüye girme encircling i.
ekonomik darboğaza girme downswing i.
etki alanına girme enwheeling i.
etki alanına girme encircling i.
gerçek kimliğini gizleyerek girme (örgüt/kuruluş vb'ne) infiltration i.
gerdeğe girme entering the nuptial chamber i.
girdaba girme eddying i.
girme hakkı medical treatment i.
girme yetkisi olan ingressiveness i.
gizlice girme penetration i.
günaha girme committing sin i.
havalara girme assumption i.
havalara girme pomposity i.
hayvanlarla cinsel ilişkiye girme bestiality i.
iç içe girme nesting i.
içe girme penetration i.
ilişkiye girme snatch i.
izinsiz girme trespass i.
izinsiz girme trespassing i.
izinsiz girme intrusion i.
izinsiz mülke girme trespass i.
izinsiz ve davetsiz girme intrusion i.
kabul edilip yürürlüğe girme (tasarı) passage i.
karışıklık içine girme embroiling i.
kist içine girme encystation i.
kist içine girme encysting i.
kullanıma girme inurement i.
pazara girme market penetration i.
pozuna girme attitudinising i.
pozuna girme attitudinizing i.
rahime girme enwombing i.
rolüne girme pretence i.
rolüne girme pretense i.
salınma girme hunting i.
savaşa girme entering the war i.
suya girme bathe i.
yağ cebi içine girme encysting i.
yağ cebi içine girme encystation i.
yeni yıla girme turn of the year i.
yeniden girme reentry i.
yeniden girme re-entry i.
zorla bir binaya girme breaking i.
zorla girme intrusiveness i.
zorla girme obtrusion i.
zorla girme breaking i.
zorla girme breaking-in i.
zorla girme break-in i.
zorla girme irruption i.
zorla girme intrusion i.
zorla içeri girme forced entry i.
zorla içeri girme intrusion i.
baz ile tepkimeye girme özelliği olan basophilic s.
Idioms
bir filmde rol almak için yönetmenin/yapımcının yatağına girme the casting couch
boğaza kadar borca girme borrowing to the hilt
Speaking
fazla havalara girme don't get too cocky
hiç girme o konuya don't even go there
hiç o konuya girme don't even go there
kapımı çalmadan evime girme hakkını sana kim verdi? who granted you license to enter my house without knocking?
kapıyı çalmadan evime girme yetkisini sana kim verdi? who granted you license to enter my house without knocking?
o konuya girme don't go in there
sen zahmete girme don't go to the bother
sen zahmete girme don't go to the trouble
strese girme don't stress
zahmete girme don't go to the trouble
zahmete girme don't go to the bother
Slang
(hapishane argosu) kıçına oynama/bahse girme ass betting
anüse dille girme anilingus
anüse dille girme anal-oral sex
anüse dille girme anal-oral contact
anüse dille girme tossing the salad
anüse dille girme a rimjob
aynı anda birden çok kişiyle eş değiştirerek ilişkiye girme gangbang
aynı anda birden çok kişiyle eş değiştirerek ilişkiye girme gang bang
dur hemen tribe girme don't get your bloomers in a knot
dur hemen tribe girme don't get your panties in a bunch
dur hemen tribe girme don't get your panties in a wad
Trade/Economic
araya girme interposition
başkasının arazisine izinsiz girme trespass
borç yükümlülüğüne girme incur liability
devreye girme initiation
fatura girme writing the invoice details
girme hakkı admission right
ihaleye girme tendering
pazara girme penetration to the market
pazara girme access to market
pazara girme market access
yeni alıcıların piyasaya girme sıklığı buyer turnover
yürürlüğe girme entry into force
Law
araya girme suretiyle kabul acceptance for honour
başkasının arazisine girme access to another's property
başkasının arazisine girme hakkı right of access to another's property
başkasının arsasına izinsiz girme trespassing
başkasının arsasına izinsiz girme trespass
başkasının gayrimenkulüne yasal bir sebebe dayanarak girme justifiable trespass
başkasının mülküne kanunsuz olarak girme breach of close
bir başkasının mülküne zorla girme forcible entry
bir eve zorla girme amacıyla evin kapısının açılması breaking doors
cezaevine girme receiving into prison
geçici olarak yürürlüğe girme provisional entry into force
yeniden zilyetliğe girme re-entry
yeniden zilyetliğe girme reentry
yürürlüğe girme entry into effect
yürürlüğe girme entry into force
yürürlüğe girme inurement
yürürlüğe girme tarihi effective date
zorla başkasının arazisine girme forcible trespass
zorla girme effraction
zorla girme belirtisi yok no sign of forced entry
zorla ilişkiye girme non-consensual sexual intercourse
Politics
avrupa birliğine girme süreci the eu accession period
devlet hizmetlerine girme hakkı right to enter public service
girme hakkı right to access
yürürlüğe girme entry into force
yürürlüğe girme entering in force
Technical
(tornavida vb.) girme derinliği penetration depth
adam girme deliği manhole
araya girme kaybı insertion loss
araya girme sinyali intrusion tone
araya girme tonu barge-in tone
birbirine girme entanglement
darbe başına girme (kazık) penetration per blow
devreye girme engaged
devreye girme engagement
devreye girme noktası cut-in point
devreye girme zamanı running-up time
girme bağlantı insert connection
girme deneyi penetration test
girme-çıkma fırın in-and-out furnace
işlevsel birbiri arasına girme functional interleaving
izinsiz girme sistemleri intrusion systems
komut girme switch insertion
kulaklık tipi koruyucuların araya girme kaybı insertion loss of ear-muff type protectors
paralele girme değerleri toleransı parallelism tolerance
pazara girme market penetration
reaksiyona girme sıcaklığı reaction threshold temperature
salınıma girme hunting
tekrar girme açısı re-entering angle
veri girme switch insertion
zamansız devreye girme accidental activation
Computer
araya girme interference
araya girme intrusion
araya girme sinyali telefon intrusion tone
bilgi girme data input
bir dosyaya girme oranı pass-along rate
işlevsel birbiri arasına girme functional interleaving
komut girme switch insertion
otomatik oturuma girme auto logon
veri girme switch insertion
Informatics
araya girme intervention
eksi işaretini girme negative entry
Telecom
araya girme kaybı insertion loss
araya girme kazancı insertion gain
hücredeki yanlış araya girme oranı cell misinserted rate
telefon şebekesine yasadışı girme phreak
Marine
çevredeki suyun jetteki akıma girme olasılığı probability of entrainment
Medical
hayvanlarla cinsel ilişkiye girme zooerastia
iğne ile organ içine girme puncture
menopoza girme yaşı menopausal age
sıvı çekme amacıyla kulak zarını iğne ile delerek timpan boşluğuna girme tympanocentesis
Psychology
araya girme hataları intrusion errors
kimliğine girme appersonation
ölüyle cinsel ilişkiye girme thanatophilia
ölüyle cinsel ilişkiye girme necrophilia
ölüyle cinsel ilişkiye girme necrolagnia
riske girme risk taking
Agriculture
toprağa girme penetration
Geology
araya girme intrusion
zorla girme intrusion
Military
hatta girme wiretapping
hile ile askere girme fraudulent enlistment
kısmi girme partial penetration
muhabereye tamamıyla girme decisive engagement
sınırlı girme partial penetration
taahhüt altına girme yetkisi obligation authority
tehlikeli girme critical penetration
British Slang
araç ile mağazaya girme ram-raid
dur hemen tribe girme don't get your knickers in a twist