hasarlı - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

hasarlı



"hasarlı" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 14 sonuç

Türkçe İngilizce
General
hasarlı damaged s.
hasarlı debilitated s.
hasarlı infelicitous s.
hasarlı flawed s.
hasarlı rip (ripped) kısalt.
Phrases
hasarlı knocked-out s.
Colloquial
hasarlı bunged up s.
Trade/Economic
hasarlı damaged s.
Technical
hasarlı damaged s.
hasarlı ripped s.
hasarlı deformed s.
hasarlı short s.
Slang
hasarlı opgefok [africa] s.
hasarlı rooted [new zealand/australia] s.

"hasarlı" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 59 sonuç

Türkçe İngilizce
General
hasarlı kargo damaged cargo i.
maddi hasarlı kaza accident resulting in material damage i.
hasarlı bir alana dahil olma involvement i.
hasarlı indirmek crash-land f.
hasarlı inmek crash-land f.
ağır hasarlı half-ruined s.
hasarlı durum anlamına gelen ön ek par- ök.
Colloquial
tampona çarpmayla oluşan az hasarlı kaza rear-ender i.
arkadan çarpmayla meydana gelen küçük hasarlı kaza rear-ender i.
tampona çarpmayla oluşan az hasarlı kaza back-ender i.
arkadan çarpmayla meydana gelen küçük hasarlı kaza back-ender i.
Idioms
defolu/hasarlı hediye a gift horse i.
Trade/Economic
hasarlı mal damaged merchandise i.
hasarlı ürün defective product i.
hasarlı teslim defective delivery i.
hasarlı ürün flawed product i.
hasarlı ürün damaged product i.
hasarlı mal damaged goods i.
koleksiyoner için değersiz olan hasarlı madeni para cull i.
(mal, mülk) hasarlı distressed s.
Law
hasarlı yüklenen yükü belirten konşimento foul bill of lading i.
sigortalının gemiyi tam hasarlı olarak düşünerek sigortacıya terki ile teminatın tamamını talep etmesi abandonment i.
Industry
hasarlı gemi yüzeylerini düzelten kimse bumper i.
Insurance
hasarlı emtia damaged goods i.
hasarlı emtia damaged merchandise i.
hasarlı mal damaged merchandise i.
hasarlı mal damaged goods i.
kalan malların satılmasını sağlamak üzere pamuk balyalarından ayrılan hasarlı malzeme pickings i.
varış tarihinde hasarlı brüt değer gross arrived damaged value i.
eski, hasarlı, tahrip olmuş veya kayıp ürünlerin yenileriyle değiştirilmesi esasına dayanan (sigorta) new-for-old s.
deniz hasarlı sea damaged s.
yangın hasarlı fire-damaged s.
Technical
terminal hasarlı damaged terminal i.
hasarlı veya kayıp camları değiştirmek reglaze f.
hasarlı kanadı düzeltmek align a damaged blade f.
Computer
bu disk hasarlı this disk is damaged expr.
Informatics
bu disk hasarlı this disk is damaged expr.
Automotive
hasarlı dişlerin tamiri chase i.
hasarlı araç damage car i.
hasarlı araç örtüsü wreck wrap i.
hasarlı taşları kullanmayınız do not use damaged discs expr.
Railway
raylardaki enkazı temizlemek, hasarlı demiryolu hattı ve rayları onarmak, vagonları kurmak ve hasarlı vagonları kaldırmak için kullanılan demiryolu arabası wrecker i.
Medical
hasarlı kan damarının tedavi edilmesi veya bir koroner atardamarın açılması için yapılan cerrahi müdahale angioplasty i.
ölü veya hasarlı dokulardan kaynaklanan organik atık debris i.
sağlıklı derinin alınarak vücudun hasarlı bölümüne uygulanması işlemi skin grafting i.
Psychology
hasarlı mal sendromu damaged goods syndrome i.
Pathology
bağışıklık sistemi hasarlı bireylerde gelişen bir zatürre çeşidi interstitial plasma cell pneumonia i.
bağışıklık sistemi hasarlı bireylerde gelişen bir zatürre çeşidi pneumocystis carinii pneumonia i.
bağışıklık sistemi hasarlı bireylerde gelişen bir zatürre çeşidi pneumocystis pneumonia i.
bağışıklık sistemi hasarlı bireylerde gelişen bir zatürre çeşidi pneumocytosis i.
Printing
baskı bloğu veya plaka üstündeki hasarlı alan batter i.
baskı bloğu veya plaka üstündeki hasarlı alan batter i.
baskı bloğu veya plaka üstündeki hasarlı alan nedeniyle baskı hatası batter i.
Biology
anlamlı olsa da ürettiği elemanların görevlerini yerine getirmediği hasarlı bir dna dizilimi missense i.
Tobacco
yaprakları hasarlı olan tütün sınıfı broke i.
Military
hasarlı yer wreckage i.
Printery
yazıcının içine hasarlı veya atık malzemeleri attığı kap hell i.
yazıcının içine hasarlı veya atık malzemeleri attığı kap hellbox i.
Slang
hasarlı mal damaged goods i.