Filter - Türkisch Englisch Wörterbuch

Filter

Bedeutungen von dem Begriff "Filter" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 47 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
filter n. süzgeç
filter n. filtre
filter v. süzmek
General
filter n. süzek
filter n. filtre
filter n. sağa/sola dönüş ışığı
filter v. sızmak
filter v. süzülmek
filter v. süzerek ayırmak
filter v. süzmek
filter v. süzgeçlemek
filter v. filtrelemek
filter v. filtreleme yapmak
filter v. filtreden süzmek
filter v. filtre etmek
filter v. filtreden geçirmek
filter v. sokulmak
filter v. elekten geçirmek
filter v. arasından seçmek
filter v. ayırıp kenara koymak
filter v. (bir şeyi) filtreyle sıvıdan ayıklamak
filter v. filtreden geçmek
filter v. (ışık) tam geçirgen olmayan bir şeyden geçmek
filter v. belirli bir sürede küçük birimler halinde ilerlemek
filter v. (haber vb.) yavaş yavaş ulaşmak
filter v. (trafik ışığı) seçerek durdurmak
Technical
filter n. filtre
filter n. süzgeç
filter n. belirli bir frekanstaki dalga veya salınımları minimize eden araç
filter n. elektrik devresinde indüktörler ve kapasitörlerden oluşan ve istenen aralıktaki frekansta akıma izin veren devre elemanı
filter n. girişim veya polarizasyon özellikleri sebebiyle bazı dalga boyunlarındaki ışınları daha iyi ileterek bir çeşit süzgeç görevi gören şeffaf malzeme
filter n. renk filtresi
filter n. ses kanalında yer alan ve içinden geçen seslerin frekans aralıklarını sınırlayan boru, açıklık, veya rezonans boşluğu
filter v. filtreden geçirmek
filter v. filtre etmek
filter v. filtrelemek
Computer
filter n. süzme
filter n. çevrimiçi bir içeriği sıralayan fonksiyon
filter n. çevrimiçi içeriğe erişimi engelleyen yazılım
filter expr. süz
Telecom
filter n. filtre
filter n. süzgeç
filter expr. filtrele
Automotive
filter n. filtre
filter v. filtrelemek
Food Engineering
filter n. filtre
Statistics
filter n. süzme

Bedeutungen, die der Begriff "Filter" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 150 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
coffee filter n. kahve filtresi
mechanical filter n. mekanik filtre
filter tip n. filtreli sigara
filter paper n. süzücü kağıt
color filter n. renk filtresi
felt filter n. keçe filtre
fine filter n. ince filtre
noise filter n. gürültü filtresi
main fuel filter n. ana yakıt filtresi
filter bed n. filtre havuzu
sand filter n. kum filtresi
cigarette filter n. sigara filtresi
filter tip n. filterli sigara
oil filter n. yağ süzgeci
water filter n. su filtresi
low pass filter n. alçak geçirgen filtre
filter tip n. sigara filtresi
interference filter n. parazit filtresi
filter paper n. süzgeç kağıdı
electromechanical filter n. elektromekanik süzgeç
water filter n. tasfiye aygıtı
diesel particulate filter n. dizel partikül filtresi
cartridge filter n. kaset filtre
filter-tipped cigarette n. filtreli sigara
odour filter n. koku önleyici filtre
filter paper n. filtre kağıdı
pearl filter n. inci dolgusu
filter coffee n. filtre kahve
algae filter n. yosun filtresi
filter bed n. hazne veya deponun dibinde bulunup suyu filtrelemek için kullanılan kum veya çakıl tabakası
filter lane n. dönüş şeridi
filter out v. süzmek
filter out v. sızmak
filter on v. filtreden geçirmek
(daylight) filter through something v. (günışığı) içeri girmek
filter by means of suction v. emerek süzmek
filter by means of suction v. emerek filtre etmek
filter light v. ışık sızdırmak
(light) filter v. ışık sızmak
filter out v. filtrelemek
filter out v. ayırıp kenara koymak
filter out v. elekten geçirmek
filter out v. arasından seçmek
attach a filter v. filtre takmak
filter out v. yavaş yavaş tanınmak
filter-press v. pres filtreden geçirmek
filter out v. kademeli olarak ortaya çıkmak
filter-press v. pres filtre ile işlem uygulamak
filter out v. ayıklamak
having a filter adj. filtreli
with a filter adj. filtreli
filter-tipped adj. filtreli (sigara)
filter-tipped adj. filtreli
Phrasals
filter down v. (sıvı) alt bölümlere doğru yayılmak
filter down v. aşağıya doğru yayılmak
filter into (some place) v. (bir yere) yavaş yavaş yayılmak
filter in v. bir yere teker teker girmek
filter in (some place) v. (bir yere) yavaş yavaş sızmak
filter out v. süzmek
filter out v. bir şeyi filtrelemek
filter out v. bulup ayırmak
filter in (some place) v. (bir yerden) yavaş yavaş geçmek
filter into (some place) v. (bir yere) yavaş yavaş sızmak
filter in (some place) v. (bir yere) kademeli olarak girmek
filter out v. bir şeyi filtreleyerek bir şeyden gidermek/çıkarmak
filter out v. elemek
filter in (some place) v. (bir yere) yavaş yavaş yayılmak
filter in v. içeri sızmak
filter out v. filtrelemek
filter into (some place) v. (bir yerden) yavaş yavaş geçmek
filter out v. bir şeyi filtreleyerek dışarıda bırakmak
filter in v. bir yeri yavaş yavaş doldurmak
filter out v. bir şeyi bulup çıkarmak
filter up v. (bilgi, kaynak, iletişim) (üst düzey çalışanlara) yavaş ulaşmak
filter out v. bir şeyi filtreleyerek bir şeyden ayırmak/ayrıştırmak
filter in v. bir yere küçük gruplar halinde girmek
filter out v. süzgeçten geçirmek
filter out v. bir şeyi süzerek atmak/çıkarmak
filter out v. bir şeyi filtreleyerek bir şeyin dışında bırakmak
filter into (some place) v. (bir yere) kademeli olarak girmek
filter out v. bir şeyi süzerek bir şeyden ayırmak/ayrıştırmak
filter into (some place) v. (bir yere) yavaş yavaş girmek
filter in (some place) v. (bir yere) yavaş yavaş girmek
filter out v. dışarıda bırakmak
filter through (something) v. (bir şeyden) geçip girmek
filter (something) out of (something) v. (bir şeyi) filtreden geçirip (bir şeyden) gidermek/çıkarmak
filter down v. bilgi, kaynak, iletişim azalarak daha alt kademedeki birine, gruba, kuruma ulaşmak
filter down v. bilgi, kaynak, iletişim süzüle süzüle alt tabakaya ulaşmak
filter out of v. filtreden geçirip (bir şeyden) gidermek/çıkarmak
filter through v. '-den içeri girmek
filter through v. '-den geçip girmek
filter through v. -den içeri sızmak
filter through (something) v. (bir şeyden) içeri sızmak
filter through (something) v. (bir şeyden) içeri girmek
filter out v. (sansür ya da kısaltma amacıyla) filtreden geçirmek
filter out v. filtreden geçirmemek
filter out v. filtrenin dışında tutmak
Colloquial
ceiling filter n. tavan filtresi
bozo filter n. kara listeye alma
bozo filter n. hödükler/öküzler filtresi
bozo filter n. rahatsız edici kişileri engellemek için e-posta hesabında oluşturulan bir filtre
Trade/Economic
filter test n. filtre testi
Technical
digit filter n. sayı süzgeci
screen type filter n. perde filtre
metal filter n. metal filtre
viscous filter n. viskoz filtre
cellular filter n. hücreli filtre
crystal bandpass filter n. kristal bant geçirici filtre
loaded inverted filter n. ters filtre
seismic filter n. sismik filtre
crystal filter n. kristal süzgeç
aeration filter n. havalandırma filtresi
sand filter n. kum filtre
paper filter n. kağıt süzgeç
filter layer n. filtre tabakası
filter dehydrator n. nem alıcı filtre
sea water filter n. deniz sulu filtresi
filter plant n. filtre tesisi
spatial filter n. uzamsal süzgeç
comb filter n. tarak süzgeci
odour filter n. koku önleyici filtre
roll filter n. makaralı filtre
all pass filter n. tam geçirgen filtre
filter retainer n. filtre taşıyıcısı
inverted filter n. ters filtre
cooling water filter n. soğutma suyu filtresi
filter bed n. tabanı kum kaplı tank
continuous filter n. devamlı filtre
filter bag n. filtre torbası
fight filter n. ışık filtresi
oil filter housing n. yağ filtresi yuvası
(infinite impulse response) iir filter n. sonsuz dürtü yanıtlı süzgeç
impact filter n. darbeli filtre
bag type filter n. torba filtre
filter connection n. filtre bağlantısı
filter bed n. filtre tabaka
filter discrimination n. süzgeç diskriminasyonu
filter sand n. filtre kumu
filter insert n. filtre bacası
hydraulic fluid filter n. hidrolik sıvısı filtresi
fuel filter resistance n. yakıt filtresi ikazı
filter crystal unit n. süzgeç kristal birim
bag filter n. torba filtre
filter medium n. filtre ortamı
filter cartridge n. filtre kartuşu
dust filter n. toz filtresi
comb filter n. tarak süzgeç
slow sand filter n. yavaş kum filtresi
fibrous filter n. fiber filtre
graded filter n. derecelenmiş filtre