Island - Türkisch Englisch Wörterbuch

Island

Bedeutungen von dem Begriff "Island" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 30 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
island n. ada
General
island n. ada
island n. adacık
island n. bataklık veya alüvyal arazi ile çevrili yüksek arazi parçası
island n. düz araziyle çevrili ormanlık alan
island n. izole grup
island n. farklı türden dokunun içindeki küçük izole kütle
island n. langerhans adacığı
island n. parmak izindeki çizgiler arasındaki izole küçük boşluk
island n. (el falcılığında kullanılan) avuç içindeki mızrak şekilli çizgi
island n. çevresindekilerden ayrı duran ve her yandan erişim sağlanabilen platform
island n. emniyet bölgesi
island n. gemi güvertesinde üst yapı
island v. ada haline getirmek
island v. adalar serpiştirmek
island v. adaya kapatmak
island v. izole etmek
Architecture
island n. ada tezgah
island n. ada mutfak tasarımı
Traffic
island n. emniyet adası
island n. refüj
Railway
island n. orta peron
Petrol
island n. benzin istasyonlarında yakıt pompalarının bulunduğu yükseltilmiş platform
Social Sciences
island n. belirli özellikleriyle çevresinden ayrılan grup veya alan
island n. izole etnolojik grup
island n. topluluğun içinde farklı dil konuşan topluluk
Geography
island n. ada
island n. kentucky eyaletinde şehir
island n. izlanda
Ottoman Turkish
island n. cezire

Bedeutungen, die der Begriff "Island" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 150 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
coral island n. mercanada
longitudinal island n. boyuna ada
traffic island n. emniyet adası
marquesas island fiction n. marquesas adalar romanı
safety island n. röfuj
floating island n. yüzer ada
safety island n. emniyet adası
easter island n. paskalya adası
coral island n. atol
traffic island n. refüj
safety island n. refüj
garden island n. bahçe adası
coral island n. mercan adası
rota island n. rota adası
saipan island n. saipan adası
tinian island n. tinian adası
johnston island n. johnston adası
man island n. man adası
mayotte island n. mayotte adası
bouvet island n. bouvet adası
norfolk island n. norfolk adası
jarbah island n. cerbe adası
kos island n. kos adası
lesbos island n. midilli adası
treasure island n. hazine adası
treasure island n. define adası
howland island n. howland adası
desert island n. ıssız ada
island ferry n. ada vapuru
small island economy n. küçük ada ekonomisi
christmas island n. christmas adası
madeire island n. madeira adası
navassa island n. navassa adası
main island n. ana ada
saba island n. saba adası
museum island n. müze adası
rhodes island n. rodos adası
historical island n. tarihi ada
big island n. büyük ada
a deserted island n. ıssız bir ada
aegean island n. ege adası
crete island n. girit adası
deserted island n. ıssız ada
adventure island n. macera adası
honey island swamp n. honey adası bataklığı
kitchen island n. mutfak masası
kitchen island n. (genelde mutfağın ortasına yerleştirilmiş) mutfak masası
a lonely island n. ıssız bir ada
pirate island n. korsan adası
palm island n. palmiye adası
urban heat island n. kent ısı adası
heat-island n. ısı adası
island carib n. küçük antiller adası'nda konuşulan dil
island-dweller n. ada sakini
island carib n. küçük antiller adası
island state n. ada ülkesi
island nation n. ada ülkesi
island country n. ada ülkesi
maroon someone on an island v. bir kişiyi ıssız bir adada tek başına bırakmak
become stranded on a deserted island v. ıssız adaya düşmek
become stranded on a desert island v. ıssız adaya düşmek
end up on a desert island v. ıssız adaya düşmek
island hop v. (askeri taarruzda) adaları art arda ele geçirmek
island hop v. adadan adaya seyahat etmek
island–hop v. adadan adaya seyahat etmek
island–hop v. (askeri taarruzda) adaları art arda ele geçirmek
like an island adj. adamsı
inter-island adj. ada içi
island-grown adj. adada yetişmiş
island-grown adj. adada büyüyen
island-grown adj. adada büyümüş
island-grown adj. adada yetişen
Phrases
all over the island n. adanın her yeri
in case end up on a desert island expr. ıssız adaya düşersen
Proverb
no man is an island (entire of itself) hiç kimse bir ada değildir
no man is an island (entire of itself) insanlar birbirinin/başkalarının desteğine ihtiyaç duyar
no man is an island (entire of itself) insanlar ayakta kalmak için birbirine ihtiyaç duyar
no man is an island insan ada değildir
no man is an island (entire of itself) herkesin birine/birbirine ihtiyacı vardır
no man is an island yalnızlık allah'a mahsustur
no man is an island (entire of itself) kimse yalnız yaşayamaz
no man is an island herkesin birine/birbirine ihtiyacı vardır
no man is an island insanlar ayakta kalmak için birbirine ihtiyaç duyar
no man is an island (entire of itself) insan ada değildir
no man is an island hiç kimse bir ada değildir
no man is an island insanlar birbirinin/başkalarının desteğine ihtiyaç duyar
no man is an island (entire of itself) yalnızlık allah'a mahsustur
no man is an island kimse yalnız yaşayamaz
Colloquial
monkey island n. maymun adası
aquidneck island n. abd'de bir eyalet
pig island [new zealand] n. yeni zelanda
be on an island v. adada olmak
at different points on the island expr. adanın farklı noktalarında
Idioms
maroon (one) on an island v. (birini) ıssız bir adada tek başına bırakmak
maroon on an island v. ıssız bir adada tek başına bırakmak
maroon on an island v. adada bırakmak
Speaking
if you were stranded on a deserted island name three things you would bring? expr. ıssız adaya düşsen yanına alacağın üç şey ne olurdu?
if you were stranded on a deserted island what three things would you take? expr. ıssız adaya düşsen yanına alacağın üç şey ne olurdu?
if you were stranded on a deserted island what three things would you bring? expr. ıssız adaya düşsen yanına alacağın üç şey ne olurdu?
Politics
reunion island n. reunion adası
small island developing country n. gelişmekte olan küçük ada ülkesi
small island developing state n. gelişmekte olan küçük ada devleti
Advertising
island position n. ada reklam alanı
island position n. çevresinde hiçbir ilan yeri olmayan müstakil reklam alanı
island position n. ada pozisyonu
island position n. çevresinde hiçbir ilan yeri olmayan müstakil reklam alanı
Technical
island effect n. adacık olayı
channelizing island n. yönlendirme adası
divisional island n. ayırma adası
rotary island n. göbek
pedestrian island n. yaya adası
reunion island n. reunion adası
island operation n. şebekeden ayrık i̇şletim
valve island n. valf adası
Computer
wake island n. wake adası
rota island:11 n. rota adası:11
Electric
island effect n. adacık olayı
Textile
sea-island cotton n. uzun elyaflı pamuklar
sea-island cotton n. uzun elyaflı pamuğun liflerinden üretilmiş materyal
Automotive
canalizing island n. kontrol alanı
ghost island n. hayalet ada
rotary traffic island n. dönel kavşak adası
traffic island n. trafik adası
central refuge island n. trafik adası
Traffic
safety island n. emniyet adası
safety island n. röfuj
safety island n. güvenlik adası
safety island n. araç trafiği dışı alan
pedestrian island n. yaya adası
traffic island n. emniyet adası
traffic island n. refüj
traffic island n. röfuj
traffic island n. orta kaldırım
safety island n. yaya güvenlik adası
safety island n. trafik emniyet adası
traffic island sign n. refüj başı tabelası
traffic island sign n. refüj başı
Railway
island platform n. orta peron
Marine
port island n. liman ada
land tide island n. tombolo ile karaya bağlanan ada
key island n. kum tepeciklerinden oluşan ada
artificial island n. yapay ada
heat island n. yüksek sıcaklığa sahip ayrı bir alan
offshore man–made island n. açık deniz yapay adası
artificial island fishing port n. yapay ada balıkçı barınağı
barrier island n. bariyer ada
man made island n. yapay ada
floating island n. yüzer ada
three-island vessel n. üç kasaralı gemi
three island vessel n. üç kasaralı gemi