Locker - Türkisch Englisch Wörterbuch

Locker

Bedeutungen von dem Begriff "Locker" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 20 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
locker n. malzeme dolabı
locker n. kilitli dolap (soyunma odasında/okul koridorunda)
locker n. kilitli dolap
locker n. kilitleyen kimse
locker n. göz
locker n. mağaza
locker n. kilitleyen
locker n. dolap
locker n. ambar
locker n. kilitli çekmece
locker n. derin dondurucu
Technical
locker n. kilitleyen
Marine
locker n. ambar
locker n. dolap
locker n. fenerlik
locker n. gemi kamaralarındaki kilitli kutu ya da dolap
locker n. portuç
Gastronomy
locker n. derin donduruculu bölme
Sport
locker n. soyunma dolabı
Music
locker n. dijital müzik dosyalarını bulut tabanlı depolayan bir çevrimiçi hizmet

Bedeutungen, die der Begriff "Locker" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 79 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
locker room n. sporcuların elbiselerini bıraktığı dolaplı oda
locker room n. dolaplı sporcu odası
locker room n. soyunma odası
locker rooms n. soyunma odaları
locker room n. soyunma giyinme odası
meat locker n. et saklanan yer
storage locker n. saklama dolabı
storage locker n. depo
locker combo n. dolap kilidi şifresi
locker combination n. dolap kilidi şifresi
student locker n. öğrenci dolabı
end up in davy jones's locker v. denizin dibini boylamak
locker-room adj. nezaketsiz
locker-room adj. soyunma odasına uygun
locker-room adj. açık saçık
locker-room adj. seksle ilgili
locker-room adj. soyunma odasında bulunan
locker-room adj. soyunma odasıyla ilgili
locker-room adj. yavan
Colloquial
locker-room humor n. müstehcen şaka
locker-room humor n. kaba mizah
locker-room humor n. terbiyesiz şaka
locker-room humor n. belden aşağı şaka
locker-room humor n. bel altı mizah
one shot in your locker n. tek atımlık/son kurşunun
one shot in (one's) locker [old-fashioned] n. (birinin) tek atımlık/son kurşunu
one shot in your locker n. son şansın/fırsatın
one shot in (one's) locker [old-fashioned] n. (birinin) son şansı/fırsatı
Idioms
davy jones's locker n. denizde ölenlerin mezarı
davy jones's locker n. deniz tabanı
locker-room jokes n. (erkek erkeğe yapılan) bel altı şakalar
a shot in the locker n. son bir şans/fırsat
a shot in the locker n. daha tek atımlık kurşunu olma
a shot in the locker n. atacak kurşunu olma
go to davy jones's locker v. denizin dibini boylamak
send someone to the locker room v. oyuncuyu kenara almak
send someone to the locker room v. oyuncuyu soyunma odasına göndermek
not have a shot in (one's) locker [obsolete] v. çaresiz olmak
not have a shot in (one's) locker [obsolete] v. hiç şansı olmamak
not have a shot in (one's) locker [obsolete] v. beş parasız olmak
not have a shot in (one's) locker [obsolete] v. cebinde metelik olmamak
not have a shot in (one's) locker [obsolete] v. hiçbir kaynağı/dayanağı olmamak
gone to davy jones's locker adj. denizin dibini boylamış
gone to davy jones's locker adj. gemiden denize atılmış
not a shot in the locker expr. cepte metelik yok
davy jones's locker expr. denizin dibi
not a shot in your locker [uk] expr. cebinde metelik yok
not a shot in your locker [uk] expr. hiç şansı yok
Speaking
there is not a shot in my locker expr. on param yok
Industry
locker [uk] n. (birleşik krallık'ta) antrepodan sorumlu gümrük çalışanı
Technical
chain locker n. zincir dolabı
automatic baggage locker n. otomatik bagaj muhafaza yeri
chain locker n. zincirlik
keypad locker n. tuş kilidi
Textile
clasp locker n. fermuar
Furniture
locker [dialect] n. çamaşır dolabı
Aeronautic
automatic baggage locker n. otomatik bagaj muhafaza yeri
overhead locker n. uçaklarda üstte çanta koyulan dolapçık
Marine
davy jones's locker n. denizin dibi için kullanılan denizci argosu
locker clench n. hırca mapası
boatswain's locker n. porsun dolabı
boatswain's locker n. porsun ambarı
chain locker n. zincir dolabı
davy jones' locker n. okyanusun dibi
shot locker n. içerisinde havan toplarının yer aldığı kalın çerçeveli hazne
Military
arms locker n. silah dolabı
Hunting
shot locker n. topların muhafaza edildiği alan
Sport
send someone to the locker room v. oyuncuyu soyunma odasına yollamak
Slang
hurt locker n. çileli/acı dolu dönem veya yer
locker room talk n. müstehcen konuşma/sohbet
locker room talk n. kaba saba konuşma/sohbet
locker room talk n. açık saçık konuşma/sohbet
locker room talk n. seks/cinsel içerikli konuşma/sohbet
locker room talk n. edepsizce konuşma/sohbet
locker-room talk n. bel altı mizah/espri
locker-room talk n. seks/cinsel içerikli mizah/espri
locker room talk n. bel altı konuşma/sohbet
locker room talk n. terbiyesizce konuşma/sohbet
locker-room talk n. açık saçık mizah/espri