| Türkisch | Englisch | |||
|---|---|---|---|---|
| General | ||||
| General | avangart | avant-garde n. | ||
|
The consulting firm is adding a new dimension to avant-garde office design. Danışmanlık firması avangart ofis tasarımına yeni bir boyut katıyor. More Sentences |
||||
| Colloquial | ||||
| Colloquial | avangart | far-out adj. | ||
| Psychology | ||||
| Psychology | avangart | avant garde n. | ||
| Türkisch | Englisch | |||
|---|---|---|---|---|
| General | ||||
| General | köklü olan, bilinen veya kabul görülen ve artık avangart, deneysel veya yıkıcı olarak addedilmeyen | overground adj. | ||
| Idioms | ||||
| Idioms | avangart sanatçılar | the avant-garde n. | ||
| Literature | ||||
| Literature | 20 yüzyılın sonunda ortaya çıkan bir avangart şiir akımı | flarf poetry n. | ||
| Art | ||||
| Art | avangart tiyatro | avant-garde theatre n. | ||
| Art | sanatta avangart veya deneysel akımlar | new wave n. | ||
| Music | ||||
| Music | 1940'ların başı ile avangart cazın ortaya çıkışı arasında gelişip fazla armonik ve ritmik karmaşıklık ile karakterize olan caz türleri | modern jazz n. | ||
| Music | köklü olan, bilinen veya kabul görülen ve artık avangart, deneysel veya yıkıcı olarak addedilmeyen (pop müzik) | overground adj. | ||
| Cinema | ||||
| Cinema | klasik veya avangart film gösterimi yapan küçük bir sinema | cinematheque n. | ||