birini bir şey yapmaya ikna etmek - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

birini bir şey yapmaya ikna etmek



Bedeutungen von dem Begriff "birini bir şey yapmaya ikna etmek" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 5 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
General
birini bir şey yapmaya ikna etmek argue someone into doing something v.
birini bir şey yapmaya ikna etmek convince someone to do something v.
Phrasals
birini bir şey yapmaya ikna etmek sway someone to something v.
birini bir şey yapmaya ikna etmek coax someone to do something v.
Idioms
birini bir şey yapmaya ikna etmek rope someone into doing something v.

Bedeutungen, die der Begriff "birini bir şey yapmaya ikna etmek" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 23 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
General
dil dökerek birini bir şey yapmaya ikna etmek wheedle someone into v.
tartışarak birini bir şey yapmaya ikna etmek argue someone into something v.
(birini) suçlu hissettirerek bir şey yapmaya ikna etmek guilt (into) v.
Phrasals
(birini bir şey) yapmaya ikna etmek beguile (someone) into (doing something) v.
(birini bir şey) yapmaya ikna etmek beguile someone into something v.
(birini/bir canlıyı bir şey yapmaya) ikna etmek entice (someone or something) into (something) v.
(birini bir şey yapmaya) ikna etmek nudge (someone) into (doing) (something) v.
(birini bir şey) yapmaya ikna/razı etmek wring (something) out of (someone) v.
(birini bir şey) yapmaya ikna etmek cajole (one) into (something) v.
(birini bir şey yapmaya) ikna etmek hoodwink (someone) into (doing something) v.
(birini kurnazlıkla bir şey yapmaya) ikna etmek inveigle (someone) into (something) v.
(birini) tatlı sözlerle (bir şey yapmaya) teşvik etmek/yüreklendirmek/ikna etmek jolly (someone) into (doing) (something) v.
(birini bir şey yapmaya) ikna etmek persuade (one) to (do something) v.
(birini bir şey yapmaya) ikna etmek prevail upon (one) to (do something) v.
(birini bir şey yapmaya) ikna etmek prevail on (one) to (do something) v.
(birini/kendini bir şey yapmaya) ikna etmek talk (someone or oneself) into (doing) (something) v.
(birini bir şey) yapmaya ayartmak/ikna etmek tempt (one) to (do something) v.
(birini) yalakalıkla (bir şey yapmaya) ikna etmek wheedle (one) into (doing something) v.
dil dökerek (birini bir şey yapmaya) ikna etmek wheedle (one) into (doing something) v.
Idioms
birini konuşarak bir şey yapmaya ikna etmek fast-talk someone into something v.
birini bir şey yapmaya kandırmak/ikna etmek fool someone into something v.
tatlı dil ile birini bir şey yapmaya ikna etmek sweet-talk somebody into doing something v.
tatlı dille (birini bir şey yapmaya) ikna etmek sweet-talk (one) into (doing something) v.