chance something - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

chance something

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Bedeutungen von dem Begriff "chance something" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 2 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
chance something v. riske girmek
chance something v. riske atmak

Bedeutungen, die der Begriff "chance something" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 47 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
give (someone) a chance (to do something) v. meydan vermek
give (someone) a chance (do something) v. meydan vermek
give (someone) a chance do something v. meydana bırakmak
not give (someone) a chance (do something) v. meydan vermemek
meet (someone/something) by chance v. yoluna çıkmak
leave something to chance v. işi şansa bırakmak
leave something to chance v. işi oluruna bırakmak
leave something to chance v. işini şansa bırakmak
Phrasals
find something by chance v. şans eseri bulmak
get something by chance v. şans eseri bulmak
chance on (someone or something) v. (birine/bir şeye) rast gelmek
chance on (someone or something) v. (birini/bir şeyi) şans eseri bulmak
chance upon (someone or something) v. (birine/bir şeye) rast gelmek
chance upon (someone or something) v. (birine/bir şeye) tesadüf etmek
chance upon (someone or something) v. (birini/bir şeyi) tesadüfen bulmak
chance upon (someone or something) v. (biriyle/bir şeyle) rastlaşmak
chance on (someone or something) v. (birini/bir şeyi) tesadüfen bulmak
chance on (someone or something) v. (biriyle/bir şeyle) rastlaşmak
chance upon (someone or something) v. (birine/bir şeye) rastlamak
chance on (someone or something) v. (birine/bir şeye) tesadüf etmek
chance upon (someone or something) v. (birini/bir şeyi) şans eseri bulmak
chance on (someone or something) v. (biriyle/bir şeyle) tesadüfen karşılaşmak
chance on (someone or something) v. (birine/bir şeye) rastlamak
chance upon (someone or something) v. (biriyle/bir şeyle) tesadüfen karşılaşmak
Colloquial
have an even chance of (doing something) v. yüzde elli şansı olmak
chance (doing) (something) v. (bir şey yapma) riskine girmek
chance (doing) (something) v. (bir şey olması) riskini almak
chance (doing) (something) v. (bir şey yapma) riskini almak
chance (doing) (something) v. (bir şey olmasını) riske atmak
chance (doing) (something) v. (bir şey olması) riskine girmek
Idioms
jump at the chance to do something v. fırsata balıklama atlamak
leap at the chance to do something v. fırsata balıklama atlamak
jump at the chance to do something v. sunulan fırsatı hiç düşünmeden kabul etmek
leap at the chance to do something v. sunulan fırsatı hiç düşünmeden kabul etmek
not have the ghost of a chance of something v. hiç şansı olmamak
stand a chance (of doing something) v. (bir şey için) şansı olmak
take a chance at something v. birşeyde şansını denemek
have an even chance of (doing something) v. şansı/ihtimali yarı yarıya olmak
have an even chance of (doing something) v. şansı/ihtimali eşit olmak
not have a chance in hell (of doing something) v. (bir şeyi yapmakta) hiç şansı olmamak
not have a chance in hell (of doing something) v. (bir şeyi yapmaktan) hiç umudu olmamak
not have a chance in hell (of doing something) v. (bir şeyi yapması) mümkün olmamak
last chance (for something) n. son şans
last chance (for something) n. son fırsat
(a) fat chance (of something/doing something) n. (bir şey/bir şeyi yapmak için) hiç şans yok
(a) fat chance (of something/doing something) n. (bir şeyin/bir şeyi yapmanın) ihtimali/imkanı yok
(a) fat chance (of something/doing something) n. (bir şey/bir şeyi yapmak) uzak ihtimal