clouds - Türkisch Englisch Wörterbuch

clouds

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Bedeutungen von dem Begriff "clouds" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 1 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
clouds n. bulutlar
And I say this because dark clouds are appearing on the horizon.
Bunu söylüyorum çünkü ufukta kara bulutlar beliriyor.

More Sentences

Bedeutungen, die der Begriff "clouds" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 100 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
war clouds n. savaş bulutları
rain clouds n. yağmur bulutları
billowing clouds n. sigara dumanı gibi yükselen bulutlar
rain-bearing clouds n. yağmur yüklü bulutlar
rain-bearing clouds n. yağmur taşıyan bulutlar
rain-laden clouds n. yağmur taşıyan bulutlar
rain-laden clouds n. yağmur yüklü bulutlar
clouds of ink n. mürekkep bulutu
rise clouds of dust v. tozu dumana katmak
have one's head in the clouds v. aklı bir karış havada olmak
be head-in-the-clouds v. aklı bir karış havada olmak
be head-in-the-clouds v. aklı havada olmak
in the clouds adj. dalgın
intermittent clouds adj. parçalı bulutlu
head-in-the-clouds adj. aklı bir karış havada olan
in the clouds adv. hayal aleminde
head-in-the-clouds adv. hayal alemine dalmış bir şekilde
in the clouds expr. kendini fantezilere kaptırmış
in the clouds expr. uçmuş
in the clouds expr. aklı bir karış havada
Colloquial
with one's head in the clouds expr. ayakları yere basmaz
with one's head in the clouds expr. dalgın
with one's head in the clouds expr. hayal aleminde
Idioms
dark clouds on the horizon n. muhtemel tehlike
dark clouds on the horizon n. ufuktaki kara bulutlar
storm clouds n. sorunlar
storm clouds n. belalar
storm clouds n. fırtına/yağmur bulutları
storm clouds n. kara bulutlar
have one's head in the clouds v. başında kavak yelleri esmek
be up in the clouds v. bulutların üzerinde olmak
be up in the clouds v. gerçeklerle ilgisi olmamak
be up in the clouds v. bulutlarda yaşamak
have one's head in the clouds v. bulutlarda gezinmek
have one's head in the clouds v. ayakları yere basmamak
have one's head in the clouds v. sürekli düş kurmak
have one's head in the clouds v. hayal aleminde yaşamak
have one's head in the clouds v. düş dünyasında yaşamak
have head in the clouds v. aklı bir karış havada olmak
have head in the clouds v. bulutlarda gezinmek
have head in the clouds v. başında kavak yelleri esmek
have head in the clouds v. düş dünyasında yaşamak
have head in the clouds v. ayakları yere basmamak
have head in the clouds v. başı bulutlarda olmak
have head in the clouds v. hayal aleminde yaşamak
have your head in the clouds v. ayakları yere basmamak
have your head in the clouds v. başında kavak yelleri esmek
have your head in the clouds v. düş dünyasında yaşamak
have your head in the clouds v. hayal aleminde yaşamak
have your head in the clouds v. başı bulutlarda olmak
have your head in the clouds v. sürekli düş kurmak
have your head in the clouds v. bulutlarda gezinmek
have your head in the clouds v. aklı bir karış havada olmak
have one's head in the clouds v. hayalperestlikten iş görememek
in the clouds adv. kullanışsız
in the clouds adv. pratik olmayan
clouds on the horizon expr. ufukta kara bulutlar belirmek (olumsuz bazı durumların yaşanacığını gösterir)
dark clouds on the horizon expr. ufukta kara bulutlar belirmek (olumsuz bazı durumların yaşanacığını gösterir)
gathering clouds expr. gerilim yükseliyor
there are clouds on the horizon expr. ufukta kara bulutlar var/görünüyor
there are clouds on the horizon expr. muhtemel tehlikeler var/görünüyor
there are clouds on the horizon expr. kötü şeyler olacağına dair işaretler/belirtiler var
with your head in the clouds expr. dalgın
with your head in the clouds expr. ayakları yere basmaz halde
with your head in the clouds expr. hayal aleminde
Speaking
get your head out of the clouds! expr. gerçekleri gör!
get your head out of the clouds! expr. at gözlüklerini çıkar!
his head is in the clouds expr. aklı bir karış havada
Technical
the explosion characteristics of dust clouds n. toz bulutlarının patlama karakteristikleri
Aeronautic
high clouds n. yüksek bulutlar
heap clouds n. küme bulutlar
Astronomy
mare nubium (sea of clouds) n. bulutlar denizi
magellanic clouds n. güney yarım küreden görülebilen, samanyolu'na en yakın bağımsız yıldız sistemleri olan iki küçük galaksiden her biri
magellanic clouds n. macellan bulutları
Meteorology
noctilucent clouds n. gece bulutları
billow clouds n. dalgalı bulutlar
layer clouds n. tabaka bulutlar
high clouds n. yüksek bulutlar
iridescent clouds n. gökkuşağı bulutları
echolon clouds n. basamak bulutlar
middle clouds n. orta bulutlar
roll clouds n. tüp bulut
low clouds n. alçak bulutlar
heap clouds n. tepeli bulutlar
nacreous clouds n. sedef bulutlar
roll clouds n. yuvarlanan bulut
wind clouds n. rüzgar bulutları
echelon clouds n. kademeli bulutlar
iridescent clouds n. sedef renkli bulutlar
iridescent clouds n. alkım bulutlar
mother-of-pearl clouds n. sedef bulutlar
cumulus clouds n. kümülüs bulutları
ash clouds n. kül bulutları
some clouds n. az bulutlu
low-hung clouds n. düşük bulut tabanı
periodic clouds expr. parçalı bulutlu
Music
obscured by clouds n. pink floyd albümü (1972)
Star Wars
clouds of cormelish n. cormelish bulutları
degan gas clouds n. degan gaz bulutları
fusion clouds of tartaglia n. tartaglia füzyon bulutları